Yolluk

Yolluk

Ertuğrul Bulut

Kontrol sonrası Hastane’den çıkıp, hızlı adımlarla Metro’ya doğru yürüdüm.  Semt pazarı kurulmuş, bir telaş insanlarda.

Neyse Metro’ya bindim kafamda deli sorular.

Şimdi ne yapayım diye düşünürken ilk aklıma geleni yapmaya karar verdim. 

Karaköy’de indim doğru eski tekel bayii Nusret Baba’ya uğradım,

Çok eskiden tanırım kendisini…  Biraz sohbetten sonra “Baba bana yolluk” dedim. Şöyle bir baktı yüzüme “Vapur mu, sahil mi?” diye sordu. “Vapur” diye yanıtladım.

Soda şişesinde yolluğu ayarladı ve biraz da nevale verdi.

Benim boğaz sevdam başlıyor” dedim içimden.

Vapura doğru yollandım. “İlk gelen vapura bineyim” dedim içimden. İlk gelen  Moda Vapuru’ydu. Çok da güzel toparlamışlar vapuru. Benim hesabım  vapur Eminönü’nden  dönerken vapurun kıç tarafında yolluğu içmekti..

Vapur Eminönü’ndeki iskeleden kalkarken bende vapurun kıç tarafına geçtim.

Deniz turkuaz renginde  ve  lodos var.

Tam Sarayburnu açığına geldik ben yolluğu açtım.

Bir tarafımda Galatakulesi bir tarafımda aşığı Kızkulesi. Bir tarafda Topkapısarayı ve Ayasofya..  Bir tarafda lodos ve turkuaz rengi deniz, yıllar var bu kaçamağı yapmamıştım . 

Nede güzel gidiyor Nusret Baba’nın yolluğu.  Sağ olasın Nusret Baba

Yaşamak güzel şey be Nusret Baba. Kadıköy’e nasıl geldim bilmiyorum.

Hayat senden aslında  alacaklıyım ama beni hiç duymuyorsun..

Hayatı gönlünüzce ve sağlıkla yaşayın.

Ertelemeye gelmiyor…

Etiketler

Bir Yanıt Yazın