Yeni Terracota Savaşçıları bulundu

Yaşam

Yeni Terracota Savaşçıları bulundu
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, 1974 yılında keşfedilen Çin’in kil askerleri sekiz bin kişilik ‘Terracota Savaşçıları’ndan 220 tane daha bulundu. Yüzyılın en büyük arkeolojik keşifleri arasında bulunan asker heykelleri dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmişti.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, 1974 yılında keşfedilen Çin’in kil askerleri sekiz bin kişilik ‘Terracota Savaşçıları’ndan 220 tane daha bulundu. Yüzyılın en büyük arkeolojik keşifleri arasında bulunan asker heykelleri dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmişti.
Çin’de bulunan ve pişmiş çamur ve bronzdan yaptırılmış binlerce toprak asker heykellerden oluşan Terracota Savaşçıları 1974 yılında keşfedilmişti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de alınan heykellerin her birinin birbirinden farklı olduğuna inanılsa da, yapılan araştırmalar neticesinde askerlerin 10 farklı asker şablonu üzerinden üretildiği belirlendi.

Çin’in Şanşi eyaletine bağlı Şi’an’da bulunan heykellerin ilk Çin imparatoru Çin Şi Huang’ı korudukları iddia ediliyor.

EN ESKİ ALTIN DEVE HEYKELİNE DE ULAŞILDI

İmparatorun lahitinin yerini bulmak üzere çalışan arkeologlar ise mevcut sekiz bin askerin yanında yeni 220 heykel daha bulduklarını açıkladı. Bölgenin ayrıca çanak, çömlek, bronz, yeşim taşı, az miktarda altın, gümüş ve demirden yapılmış esrlerle dolu olduğu biliniyor. Bölge üzerinde 2009 yılından beri 500 metrekarelik bir alan üzerinde çalışma yapan ekip, aynı zamanda bugüne kadar yapılmış en eski altın deve heykeline de ulaştı.

Öte yandan, bölgenin Çin’in İpek Yolu üzerinden batı ile kurduğu ticari ilişkilere dair önemli ipuçları barındırdığına inanılıyor.

KÜREĞİ YÜZYILIN BULUŞUNA ÇARPTI

Mart 1974’te Çin’in Şanşi eyaletinin başkenti Şi’an yakınlarında bir köyde Yang Zhifa adlı çiftçi, kardeşleriyle birlikte nar ve ayva bahçelerini sulamak için bir kuyu açıyor. Küreği kilden yapılma bir heykele çarpan Yang, bunu Buddha heykeli sanıyor. Birkaç ay içinde yetkililer ve arkeoloji ekipleri bölgeye geliyor. Çiftçinin karşılaştığı şey 20. yüzyılın en büyük arkeolojik buluşlarından biriydi. Tarlanın altında gömülü halde gerçek insan boyutunda ustaca yapılmış binlerce kilden asker heykeli bulunuyor. Terracota Savaşçıları olarak da bilinen bu heykeller 2 bin 300 yıl öncesine, Çin’i birleştiren ilk imparator Çin Şi Huang dönemine aitti.

Reklamdan sonra devam ediyor

TARİHİNİN EN ÇOK ZİYARETÇİ ÇEKEN SERGİSİ

Asker heykelleri Çin’de olduğu kadar dünyada da büyük heyecan yarattı. Eylül 2007’de bu askerlerden bir seçki altı aylığına Londra’daki British Museum’da sergilendi. 850 bin ziyaretçi gördü sergiyi. Bu kadar çok kitleyi 1972’de Tutankamun’un Hazineleri sergisi çekmişti sadece. Terrakotta askerlerden bir kısmı ‘İmparatorluklar Çağı: Çin ve Han Hanedanlıklarının Sanatı’ temasıyla Çin’in 32 müzesinden 160 sanat eseriyle birlikte New York’taki Metropoliten Sanat Müzesi’nde de sergilendi.

ÇİN SEDDİ’NİN İNŞASINI DA O BAŞLATTI

Tuğlalarla döşenmiş siperlerde dizili askerlerin her birinin kendine özgü karakteri var. Oysa bu bıyıklı yüzlerde 10 farklı tip esas alınmış. Heykeller kırmızı, mavi, pembe ve sarı renklerde boyanmış, ama bugün renkleri solmuş halde. Ellerinde taşıdıkları gerçek silahlar da bugün yok. Çin Şi Huang M.Ö. 221 yılında Çin’i birleştiren imparator olarak biliniyor. Bütün topraklarda yazıyı, parayı, ağırlık ve ölçü birimlerini standart hale getirmiş, kanallar ve yollar yaptırmıştı. Kuzey sınırlarını akınlardan korumak için Çin Seddi’nin inşasını da o başlatmıştı. 8 bin terrakotta askerin koruduğu mezar ise hala bütün gizemini koruyor.

DNA’DA BATILILAR DA VAR

Arkeologlar ve müze uzmanları, havayla temas etmesi halinde her şeyin onarılmaz bir şekilde bozulacağı inancıyla mezarın açılmasına karşı çıkıyor.

Terracota Savaşçıları’nı gün yüzüne çıkarmak için yapılan ilk kazılarda, askerlerin yüzündeki vernik 15 saniye havayla temasın ardından soyulmaya başlamıştı. Heykellerin kim tarafından yapıldığı tam bilinmemekle beraber, iskeletlerden alınan DNA örnekleri işgücünde Batı kökenlilerin de yer aldığını gösteriyor. Bu durum Antik Yunanların Çinlilerle temasa geçip heykel yapma tekniklerini göstermiş olabileceklerini de akla getiriyor. Çünkü Çin’de Huang’ın mezarını inşa öncesinde gerçek boyutlarda olan bu tür eserlere rastlanmadı. (Aydınlık)

Etiketler

Bir Yanıt Yazın