Düş-Görmek

Yalan Düşler

Hasan Hüseyin Yalvaç

Öylesine labirentler içine sokulmuşuz ki, düşlere yolculuk, ruh sağlığımız için dayatıyor. Elbet kolay bir yolculuk değil dayatılan. Çünkü çıkışın, ne kadar soyutlama yaparsan yap, gerçekten. Gerçeğin bu denli kirletildiği toplumlarda nasıl bir düş kurabilirsin? Soyutlamanı yapacağın paydayı darmaduman eden insan, hiçbir suçu yokmuşçasına rahat, dolaşıp duruyor yeni kirletmeler için. Öylesine sıkıntılıyken vurayım kendimi doğaya dedim. Hiç olmazsa renklerle rahatlarım, doğanın sesiyle yeni dünyalar yaratır oradan düşlere hareket ederim. Hay demez olaydım, karanlığım zifiri karanlığa dönüştü. Çünkü daha adım atar atmaz renklerin kirlendiğini gördüm, seslerin duyulmaz olduğuna tanıklık ettim. Her şey aslını yitirmişti sanki. Doğanın intihar etme gibi bir kimliği olduğunu sanmıyorum, bilmiyorum da. Demek bunlarda, her şeyi babasının malı sanan insanın işi. Karşılığında doğaya hiçbir katkın olmasın, tüket babam tüket. Öylesine çok yerini dolaştım ki doğanın, manzaranın hep aynı olması korkuttu beni. Hele doğanın bana bir bakışı var ki, ‘şaşkına döndüm’ beni de kirleticilerden, katledicilerden sanmıştı. Bu gittikçe derinleşen bir çözümsüzlüktü.

Labirentler içinde labirentler oluşturan bu vurdumduymazlıktan kurtulmak adına, gerçeği bilmeme rağmen düş kurmak istedim.

Düş kuruyorum kör; düş kuruyorum topallıyor; düş kuruyorum akli dengesi yerinde değil. Düşlerin gerçeklerden hareket ettiğini bildiğim için, gerçeğin katliamını bir kez daha öğrendim acıyla. Sonra güzel bir dünyanın kavgasını vermek için düş kurmaya, kendini aldatmaya, zamanı yitirmeye gerek yok dedim. Öyleyse, sok elini taşın altına, öncelikle gerçek yerine otursun sonra düş kurmak daha akıllıca geldi bana.

Tüm diğer işlerimden istifa edip o düşten korktuğum günden beri elimi taşın altından çıkarmadım.

Bence siz de deneyin insanlığınıza yararı olur.

Hasan Hüseyin Yalvaç

Saray, 11 Aralık 2021

Etiketler

Bir Yanıt Yazın