Küreselleşen-Dünya

Türk – İslâm Aydınlanması’na giriş… Dr. Cengiz Aldemir yazdı

Cengiz Aldemir

İçinde yaşadığımız süreç küreselleşme sürecidir. Kapitalizm; sömürgecilik ve emperyalizm dönemlerinden sonra, yeni bir dalga olan küreselleşme süreci ile sömürü alanını genişleterek, bu haince planı uygulamaya sokmuştur. İletişim, haberleşme ve ulaşım konularında küreselleşmeyi ve insan refahını toplumlara propaganda ederken yeni ve uçarı bir sömürü düzenini dünya mazlumlarına dayatmaktadır. Her toplumda; özellikle de milli devlet toplumlarında, sosyolojik yıkım projeleri ile milletleri yok etmeye çalışırken, yerelleşme ve etnik ırkçılık ile mezhepçilik akımlarını toplumlara dayatmaktadır.

Özellikle bir taraftan içinde bulunduğumuz Ortadoğu, bir taraftan da Uzak Doğu‘daki çatışmalarda kendi sömürü planlarına uygun düzenlemeler yapmaktadır. Bu arada emperyalizm, propaganda ile çağdaşlaşma ve batılılaşmaya aynı anlamı vererek, çağdaş bir toplum kurmak için muhakkak batılılaşmak zorunda olduğumuzu bizlere kabul ettirmek için zorluyor. Bu da ister istemez milli kültürde bir yabancılaşmaya yol açıyor. Çağdaş-küresel kültürü empoze ederken ilke ve ülküden mahrum bir şekilde bina ediyor. Modernleşme, çağdaşlaşma ve küreselleşme süreçlerinin batılı hayat tarzını dayatmasından dolayı, yabancılaşmayı ve sömürüyü bir arada ele almak gerekiyor. Bu çalışmada* daha çok Türk çağdaşlığının kültür kodları incelenmiş, iktisadi sömürü bir başka çalışmaya bırakılmıştır.

Yaklaşık üç bin yıllık Türk Tarihi‘nin ortaya koyduğu verilerle Türkler‘in bir medeniyet anlayışının varlığı kesindir. Ancak Türk Milliyetçileri her medeniyetin eylemle başladığını, daha sonra fikir, düşünce ve uygulamaların medeniyete hayat verdiğini biraz geç düşünmüşlerdir. Bu kitapta, geciken bu düşünceden hareketle, Türk-İslam medeniyetinin; antik Yunan felsefesi, Roma hukuku ve Protestanlığa dayanan batı medeniyetinin bir parçası olmak yerine kendi medeniyetine güç vermeye çalışmasının zorunluluğu anlatılmaya çalışılmaktadır. Yine bu kitapta; Türk-İslam medeniyetinin temellerinin Müslüman akılcılığı, İslam ahlaki ve estetik olması gerektiği anlatılmaktadır. Bu temeller üzerine kurulacak olan Türk medeniyeti, yeni bir Selçuklu‘ya ya da Osmanlı‘ya dönüştürülmeye çalışılan Türkiye Cumhuriyeti‘ne hayat verecektir. Üçüncü Türk modernleşmesinin mimarı büyük Atatürk’ün ölümüyle birlikte Türk-İslam medeniyetini kurma ideali son bulmuş ve batının bir uydusu haline getirilmiş Türkiye Cumhuriyeti‘nin yeniden şahlanışına gerek vardır. Bunu sağlayacak kesim, Türk milliyetçileri olacaktır. Yeni bir dünyaya kapı aralayacak olan Türk medeniyetini kurma teşebbüsünün başarılı olmasını temenni ediyorum.

Bir sosyolog, bir tarihçi ya da sosyal konular uzmanı olmadığım için bu çalışmayı gerçekleştirirken bilimsel eser niteliğinde bir yayın yapmak gibi bir gayretim olmadı. Daha çok ideolojik düşüncem görüşlerime yol gösterdi. Kitabın arkasında belirttiğim, faydalandığım kaynaklarla ideolojik farklılığımız, çıkarttığımız yayının hiç bir bağnazlık içinde yazılmamış olmasındandır. Bahsi geçen kaynaklardan bol bol yararlandım. O nedenle yararlandığım kişi ve kaynaklara da çok teşekkür ederim. Ben milliyetçi bir bakış açısıyla yeni bir medeniyetin kurulmasını arzu ediyorum. Bu çalışmamın buna vesile olmasını temenni ederim.

Yaptığım sohbetlerde bir kitap yazmamı isteyen, bütün topluma yol gösterici olacağını söyleyerek beni teşvik eden ve bu kitabı yazmama vesile olan Ziraat Yük. Mühendisi ve Tarım Bakanlığı APK Başkanı Dr. Nurullah Özcan, Vet. Hek. Tarım Bakanlığı eski Müsteşar Yrd. Ali Eroğlu, Emekli Genel Müdür Yrd. Dr. Vedat Keçeci, Zir. Yük. Müh. emekli Daire Başkanı Nevzat Uslucan, Vet.Sağ.Tek. Eski Vet. Sağ. Derneği Başkanlarından Nevzat Arıcan, emekli TRT Prodüktörlerinden Nedim Çamurdan ve Zir. Yük. Müh. Emekli Daire Başkanı Osman Özberk‘e işadamı Lütfü Öztürk‘e desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Bu kitabın basımını sağlayan Veteriner Hekimler Merkez Konseyinin başkanı Talat Gözete de özellikle teşekkür ederim. Elinizdeki yayının hazırlanmasında büyük yardımı olan oğlum Mühendis Dr. Alper Aldemir ve oğlum Mühendis Oğuz Aldemir ile gelinim Esin Aldemir’e, ilerlemiş yaşına rağmen her konuda yardımcı olan kayınvalidem Çiçek Kısmet’e, kayınbiraderim Doç. Dr. Kemal Kısmet ve eşi Figen Kısmet ile oğlu Berksu Kısmet’e de ayrıca teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle… Dr. Cengiz Aldemir

  • Editörün Notu: Dr. Aldemir’in sözünü edegeldiği Türk – İslam Aydınlanması başlıklı kitap çalışmasıdır.  Yukarıda okuduğunuz yazı ise bu kitabın önsözüdür …  Aşağıda Cengiz Aldemir’i tanıtma bağlamında kim olduğuna ilişkin bilgilere yer verdik. Aldemir yaşıyor olsaydı kimbilir, ne zevkli tartışma konuları ortaya atılır, düşünce ufkumuz ne denli zenginleşirdi? Bize Aldemir’in çalışmalarını ulaştıran; dört kollu kartal, kültür genetiğimizin yeşermeye çalıştığı her coğrafyada katkısı olan Muhammet Akgün’e teşekkür ederiz. 

Cengiz Aldemir kimdir?

Dr. Cengiz Aldemir

Dr. Cengiz Aldemir, 1954 yılında Muğla’nın Milas ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti dolayısı ile ilkokul ve ortaokulu birkaç ili dolaşarak okudu. Liseyi Ankara’da bitirdikten sonra 1975 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne girdi. Fakülteyi 1980 yılında bitirdi. Veteriner Hekim olarak ilk görevine, şimdi Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)’e bağlı olan Karacabey Harası’nda başladı. Ardından sırası ile Çankırı, Erzincan ve Ankara’da Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. Sakarya ve Bursa’da idari görevlerde bulundu. Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü’nde çalışırken Mikrobiyoloji ihtisasını ve Konya’da Farmakoloji doktorası çalışmalarını tamamladı. 1993-1995 yıllarında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda müşavirlik, müsteşar yardımcılığı ve müsteşar vekilliği görevlerini yürüttü. Ağustos 2001 tarihinde emekli olan Dr. Cengiz Aldemir aynı zamanda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı kurucularından olan Dr. Cengiz Aldemir, 1997-1998 yılları arasında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı Başkanlığı görevinde bulundu. 2002-2003 yılları arası 40. Dönem Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde birçok makalesi yayınlanan Aldemir’in “Milli Devlet ve Küreselleşme”, “Üçüncü Yol Kültür Milliyetçiliği” başlıklı kitapları ve ölümünden sonra yayınlanan “Türk İslam Aydınlanması” adlı kitapları yayınlandı

 Cengiz Aldemir, çok okuyan, araştıran ve irdeleyen bir  kişiliğe sahipti. Dünya ve ülkemizin sorunlarını bu coğrafyadan bakarak çözümler üreten Aldemir, 26 Ekim 2014’te geçirdiği beyin kanaması sonucu aramızdan ayrıldı.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın