Louvre_pyramid_Paris_France_building_crystal_architecture

Simetri ve eşitsizlik

Gazanfer Eryüksel
Gazanfer-Eryüksel-İsimlik
I

Doğada simetri yoktur. Tıpkı ayıp ve günah kavramları gibi. Tarih boyunca insanlık hemen her kültürde ayıp ve günah kavramlarını üretse de ayıp ve günahsız bir gün ne kelime bir an bile yoktur, olmamıştır. 

Buradan hareketle kavram üretmek teoridir, hayatı belirleyen ise pratiktir. Şimdilerde söylem ve eylem dediğimiz. 

Simetri demiştim ya girişte. (Bu yazı ileri-geri kurgulu bir metin olacak gibi görünüyor. Malum yazının da bir cani var.) Örneğin yüzünüze bakmanın ve görmenin en sıradan şekli vesikalık bir fotoğrafınıza bakmanızdır. Yüzünüzü burundan ikiye bölerseniz hiç de simetrik olmadığını görürsünüz. Veya ben fakirin sağ ayağının başparmağı, sol ayağının başparmağından büyüktür. Al sana asimetrik bir görüntü daha. 

İnsanlar simetri kavramını geometride, resim ve mimaride kullanmışlardır. Simetri görsel eşitliktir. Bir terazi dengesi. Hâlbuki eşitlik doğada yoktur. Eşitsizlik, doğanın döngü dinamiğidir. Örneğin yaşam ve ölüm aynı anda yola çıkarlar. O iki yumurtanın çiftleşmesiyle başlayan yolculukta yaşam bir adım önde gider. Yaşamla ölümün eşitlenmesi ise ölümün bir adım öne çıkması demektir. Yeni bir döngü başlar doğada. Beden bir şekilde toprağa karışır. (Bazı kültürlerde ölü bir törenle yakılmaktadır. Bu durum “topraktan geldik toprağa gideceğiz” sözüyle de ifade edilebilir. Antik çağda da ölüler toprağa bırakılmaktadır. 

Eşitlik, matematikteki soyutlamalarda ve hukukta da kullanılan bir kavramdır. “Bütün insanlar eşittir” ifadesi bir teoridir. Hayatın ve toplumun akışında ise iki insanın bir araya gelmesiyle çift akıntılı bir durum oluşur. Ala vere yaşanan bir döngü. Her eğim ve eğilim kendi dinamiğini taşır şüphesiz. 

Toplumsal yaşamın lafzında da uygulamasında da eşitlik olmasını düşünmek görece bir kavramdır. Olması gereken sadece fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumsal yapıdır. Çünkü zıtların birliği doğanın, kâinatın (toplumun elbette) varoluş yasasıdır. Oluşun ve dönüşümün dinamiği. 

Dönüştürerek biriktiren hep 

Kitaptı doğa 

Şeyleri 

II

Kum edip de eleyendi dağ 

Sabrını 

Kuytusunda denizin 

O çöl saklısı 

Saksıda açan göktü 

Ortanca mavisi deniz 

O düş zerresi tomurcuk 

Şafağın alacasında 

 

Damlayan musluğun 

Sesindeki ırmak 

Kum tanesindeki çöl 

Zerresi dağın 

III

Şeyler, okuyup görebildiğimiz kadardır bizim için. Hayat da o şeyler arasında görece bir boyuttur şüphesiz. Birbirinin içinde geçip giden algılar. (Görememek de bir algı boyutudur.) 

Cevabın sorusuydu doğa 

O harf âlemi ışığın 

 

Gölgesi şeylerin 

Kendi değildi elbet 

Tozuyan suret 

Baktıkça aynalara 

 

Gölgesi şeylerin Kendi değildi elbet 

Tozuyan suret 

Baktıkça aynalara 

 

Düş lekesi tümcelerdi 

Gülümsemesi gecenin 

 

Gazanfer Eryüksel

Etiketler

Bir Yanıt Yazın