Esra Günen01

Sanatçı ve kızım Esra Günen

Mustafa Günen

ismlik-MUSTAFA GÜNEN

 

Bilindiği gibi yıllardır sanat konusunda yazılar yazıyorum. Nadiren de olsa bir sanatçı ile ilgili yorumlar yaparım. Eğer bir sanatçının hayat görüşü, inançları, toplumuyla ilgili yeterli bilgi ve hakimiyeti olduğu bilgisine sahip olursam o sanatçının çalışmalarını değerlendirebilirim. Yok eğer yeterli bilgiye sahip değilsem o sanatçı hakkında yazmam yanlış olacağı için eseri üzerinden yorum yapmam. 

Kızım Esra Günen doğal olarak çok iyi gözlemlediğim bir sanatçı kişidir. Çocukluğunda Uzakdoğu kültürüne çok meraklıydı. Bu yüzden Kore Dilleri ve Edebiyatı eğitimi aldı son bir yılını da Kore’de okuyarak eğitimini tamamladı. Kısa bir çalışma hayatından sonra “Ben sanat ile ilgilenmek istiyorum.” dedi ve benim atölyemde resim yapmaya başladı.

Esra Günen02

Yaklaşık on yıl içerisinde çok iyi derecede natürel resim yapma noktasına geldi ve sonra soyut görseller yapmaya geçti. Şimdi bu ön bilgiden sonra sanatçı Esra Günen’in çalışmalarını yorumlayayım.

Esra Günen erken yaşlarda kendini ve çevresini sorgulayarak arayışlar içerisine girmiştir ve bu konuda kitaplar okuyarak sorularına cevap aramıştır. İnsanla ilgili düşüncelerini oluştururken bir Freud hayranı olarak başlamış ama Freud’un kabaca materyalist yaklaşımına karşı Jung’un metafiziğe de yeşil ışık yakmasından etkilenmiş ve bu iki psikanalizin fikirlerinden kendi düşüncesine bir denge oluşturmuştur. Bu ikilemin sonucunda felsefeye ilgi duymuştur. Birçok araştırma yapmıştır.

Felsefi araştırmalarının sonucunda Pozitivizmin olguculuk yani doğru bilgiye yalnızca bilim yoluyla ulaşılır ve bunun uzantısı olarak ampirizmin; deneycilik yani varlığı deneyimlerle kavrama gibi izahlara çok sıcak bakmamıştır. Bilgiye ulaşmanın sezgi yoluyla da olabileceği, böylece bazı şeyleri fark etmenin mümkün olduğunu düşünmüştür. Bu konuda birçok bilim adamının üstü örtük olarak söyledikleri ve özellikle kuantum dolanıklığı deneyi sonucu, bilginin, zaman ve mekândan bağımsız olduğu ifade edilmiştir. Bu gibi bilgilere de dayanarak, kozmik bir bilincin olduğuna ve sezgi yoluyla da bu bilgilere ulaşabileceğine olan inancı ağır basmıştır.

Esra Günen03

İnsanın biyolojik varoluşundaki neredeyse mümkünsüz tesadüflerin bir araya gelmiş olması, onu insanın varlığında bir amaç olduğu düşüncesine sevk etmiştir. Bu amacı oluşturan unsur evren ya da Tanrı her neyse, bu unsurların insanla çeşitli yöntemlerle bilgi alışverişinde yahut da bilgilendirme gibi bir kontak kurduklarını düşünmeye başlamıştır. Birçok bilim adamlarının ve sanatçıların sezgi ya da ilham dedikleri şeyin aslında bu tür kontaklar olduğu sonucuna varmıştır.

Bütün bu düşüncelerle oluşan bu fikirler doğrultusunda ortaya bir şey koymak için iyi derecede yaptığı natürel resme ara verip soyut sanatı seçmiştir. Dolayısıyla bu sezgisel bilgiye ulaşma yöntemini, yapıtlarında ortaya koyduğu çalışmalarında açıkça belirtir. Çalışma tekniğini açıklarken yapıtı üzerindeki şekillerin, formların kendi kontrolünde olmadığı ve sadece sezgisel olarak aktardığı biçimde formlar olduğunu belirtir. Bu açıklaması birçok sanatçının iddia ettiği bilinçdışı yönlendirilmeye benziyor olabilir. Hatta Picasso’da çalışmalarıyla ilgili benzer bir açıklama yapmıştır. Şimdi ondan birkaç cümle vereyim.

Ben başkalarının adına görürüm. Başka bir deyişle, bana kendisini zorla kabul ettiren görüntüleri tuvale geçiririm. Tuvale ne koyacağımı önceden bilmem, hangi renkleri kullanacağıma ise hiç karar veremem. Çalışırken, tuvalde neyin resmini yaptığımın hiç farkında değilimdir. Yeni bir resme her başlayışımda kendimi boşluğa atıyormuş gibi bir duyguya kapılırım. Ayaklarımın üstüne düşüp düşmeyeceğimi hiçbir zaman bilemem. Yaptığım şeyin etkisini değerlendirmeye ancak daha sonra başlayabilirimPicasso on Art: A Selection of Views. Dore Ashton

Özellikle soyut çalışan sanatçılar arasında bu ve benzer açıklamalara çok sık rastlanır. Yapıtlarının kontrolü olarak bilinç dışını adres gösterirler. Bilinçdışı, tüm hareket ve düşüncelerini hafızasındaki kayıtlı deneyimlerini baz alarak oluşturur yani geçmişi kullanarak karar verir. Ki ben sanatçıların bu açıklamalarının “Bilinçdışı, soyut sanat ne kadar bilinçdışıdır?” adlı makalemde çok da ciddiye alınamayacak ifadeler olduğunu yazdım.

Sanatçı Esra’ya dönersek, “Şekillerin, formların kendi kontrolünde olmadığı sadece sezgisel olarak aktardığını belirtiyor. Kontrolünde olan tek davranış vardır o da “Akış halinde, akışın olduğu “an” da kalmak” olduğunu söylüyor. Birçok fizik bilimcisinin de belirttiği gibi zaman olarak yalnızca “şimdi” nin var olduğunu, geçmişin “şimdi” lerin birikmesi olduğuna inanıyor. Dolayısıyla Esra, Picasso ve diğer sanatçılar gibi yapıtlarındaki oluşumu, geçmişi kullanan bilinçdışının kontrolüne bırakmıyor. Bilinçdışını, tıpkı bir radyo cihazı gibi kullanıp evrendeki kozmik bilgi yayınlarına ulaşıyor. Bu gibi frekanslara da meditasyon yoluyla güçlü inanç ve meditatif çalışmalarla geliştirilebilen sezgi yoluyla kontak kurulabileceğini söylüyor.

Esara Günen01

Sanatçı, enteresan bir şekilde, bu meditatif yöntemle oluşturduğu şekilleri, formları beğense de beğenmese de hiçbir zaman silmiyor. Bilginin bir seri halinde akış ile gelen şekiller olduğunu söylüyor. İlk serisi; Pineal Light (Epifiz bezi sezgi işlevi) isimle tamamladı. Sanatçı sadece bazı eserlerde aynı şekilde kalem kullanarak formlarında küçük eklemelerle değişiklikler yaptığını. Bunu da şöyle izah ediyor; “Bu formlar, beğenip beğenmeme ya da anlayıp anlamama için var değillerdir. Bunlar bir bilgiyi temsilen oradadırlar ve siz bu bilginin ne olduğunu bilmeyebilirsiniz ya da zamanla ortaya çıkacaktır. Bu şekiller tıpkı bir “hiyeroglif” formlar gibidir” (hiyeroglif; kutsal yazıt) diyor. Yaptığı form değişiklikleri için ise, sadece estetik kaygısıyla yapılan bir sanatçı müdahalesi olduğunu belirtiyor. Sonra bu notlarını modern çağın dijital enstrümanlarını kullanarak, dijital sistemde renklendiriyor ve bir eser haline getiriyor. İkinci serisi olan “Eternal Spinning Game (Sonsuz Dönüş Oyunu)” de ise aynı şekilde dijital sistemi kullanıyor ve An’da kalarak yarattığı şekil ve formların zamandan bağımsız bir şekilde evrende sonsuza kadar var olduğu fikrini vurguluyor. 

Sanatçının çalışmalarına ulaşmak için sosyal Medya Adresleri:

metaverse interaktif galeri:

https://spatial.io/s/Moodyink-Art-Gallery-6223895af623390001d4aeae?share=5810505002545918944

Instagram: @moodyink.art

Email: moodyink.art@gmail.com   

Etiketler

Bir Yanıt Yazın