Kemal Urgenç

Kemal Urgenç’in “Denizler Altında Devr-i Alem ve Çeşitlemeler” Resim Sergisi

Sergi

Kemal Urgenç’in Resim Sergisi  “Denizler Altında Devr-i Alem ve Çeşitlemeler”üst başlığını taşıyor ve serginin bir de alt başlığı var: Gelenek, değişim ve dönüşüm

The Green Park Hotels Sanat Galerisi’nde Kemal Urgenç’in kişisel resim sergisinin  açılışı 29 Şubat 2020 (Cumartesi) günü saat: 17.00’de yapıldı. “Denizler Altında Devr-i Alem ve Çeşitlemeler”adlı yağlıboya resim sergisinde, sanatçının 28 eseri sergileniyor. Sergi 13 Mart 2020 tarihine kadar açık kalacak.

Kemal Urgenç, Kültür Sanat Tv‘ye konuştu:

Kemal Urgenç sergiyle ilgili ne diyor?

Matematikçi ve düşünür Thales‘e göre; su, kendisi değişmeyen fakat diğer bütün varolanların kendisinden doğup yine kendisine döndüğü ana maddedir. Aristoteles’e göre ise bu görüş bir yandan deneyime bir yandan da mitolojiye dayanır. Suyun her şeyin kökeninde bulunmasını deneyime dayanan açıklama her şeyin nemlilikten beslenmesi ve hayatın sudan kaynaklanmasıdır.

Suyun köken olarak kabul edilmesinin mitolojik temelleri ise yeryüzünün su üzerine bulunması anlayışının dayandırıldığı Okeanos‘un ilgili söylencedir. Bu anlayışa göre Okeanos, dünyanın başlangıcında bulunur. Okeanos‘un kızları ise insanların hayat güçlerini tazelemesini sağlarlar. Birbiriyle ilişkili bu iki söylencenin yanısıra geçmişte yaşayanların ve kahramanların Okeanos‘un bir kolu olan Styx üzerine yemin ediyor olmaları da suyun kutsal kabul edildiğinin göstergelerinden biri olarak belirtilir. Ayrıca Thalse‘e göre yeryüzü, bir tahta parçası gibi suyun üzerinde yüzmektedir.

Yaşamın başlangıç kaynağı su olduğu konusunda hiç şüphe yoktur. Pekçok düşünür suya eğilir, güzelliği, temizliği onda arar ve bulur. Mevlana ‘nin dediği gibi “Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı, su gibi yaşam kaynağı, su gibi bitmez, bardağın içine sığdır ki girebilmeyi öğren. Insan damarlarına “yaşam ver, vazgeçilmez ol

Hayatımızdaki değişim dönemlerini kabaca, çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık gibi bölümlerden bahsedebiliriz. Oysa hayatımız uzun değişim dönemlerinin bütünüdür. Ve bu değişimler doğal bir hayatın sonucudur.

Ancak burada söz konusu olan, bir irade tavrı sonrası gördüğümüz değişimlerdir. Hayatın durgun akışında içinde yaşarken, endişelerin, umutsuzlukların yok olduğu, heyecan, mücadele ve duygu, düşüncelerinin yüksekliği bir değişim süreci, bizi coşkulu yeni bir bahar dönemine taşıyacaktır.

Bu değişimler ile beraber öncelikle muhafazakar toplumun gelenek ve görenekler üzerine kurulu felsefesinin ve yaşam biçiminin yerini akılcılığa dayanan yeni bir felsefe ve yaşam biçimi almıştır. Bu anlamda muhafazakarlar aydınlanmanın ürünü olan birçok kurum ve kavrama karşı mesafeli davranmışlardır.

Yaşamında tam bu kıyısında sıradanlığı tekrar eden ve varolanı korumaya dönük düşünceler yerine yeniyi, değişimi, gelmekte olanı görerek bir kabuk değiştirme çabası içinde olmak, gerçekten çok anlamlıdır. Bu geçişler iş, yer değişiklikleri, duygusal değişiklikler, mutluluk arayışları, siyasal tercihler, toplumsal değişiklikler gibi hayatta nereye varmak istediğini bilen değişimler yaşarız. Bu sınırlarını zorlayan, yeni doğacak bir hayatın güzelliklerine, umutlarına yelken açan mücadelelerin ve istediğimizin sonuçlarıdır. Daha güzel bir yaşam isteğiyle, bir balık iken, bir çiçeğe, bir çiçek iken bir kuşa, kelebeğe dönüşen bir yaşam düşleyebiliriz. Hayat bize bu fırsatları, geçişleri, değişimleri her zaman sunmaktadır. Bu romantik, ütopik bir istek değil. Gerçekçi bir davet ülkemizde siyasi geçmişimiz, hayatımız gibi uzun yıllar saltanattan cumhuriyette demokrasimiz tek partili dönemden, çok partili döneme inişli çıkışlı çalkantılı dönüşüm dönemleri yaşamıştır. Sonraları ara rejim dönemleri, soğuk savaş dönemlerinden, küresel yeni dünya düzenleri olmak üzere farklı değişim dönemi içinde bulunduğumuzu gözlemliyoruz. Tüm yaşananlar karanlıktan, aydınlığa dönüşen, bize umut dolu bir geleceğe varma isteğimizi, insanlığı olan inancımızı arttırıyor.

KEMAL URGENÇ KİMDİR?

1966 İzmir (Ödemiş) doğumlu.Yedi yaşında ailesiyle İstanbul’a taşındı.

Prof. Dr. Tomur Atagök’ün eğitmenliğinde, resim eğitimi aldı. 1982 yılından beri resim yapmaktadır. Kişisel sergiler açtı. Karma sergilere katıldı. Edebiyat dergilerinde şiir desenleri yayınlandı. İtalya’da Yüksek Rönesans Dönemi hakkında incelemelerde bulundu. Tablolarında ağırlıklı olarak figüratif ve sürrealist anlayışta eserler verdi.

Halen atölyesinde çalışmalarını yürütmektedir.

Doğa, tarih, insan ilişkisini temel alan bir plastik bütünsellik içinde ele alan çalışmalar yaptı. Renk, ton, lekeyle başka bir dünya arayışı, düşsel bir zenginlik içinde tualin sınırlarını uçuşan bir gerçekliğe dönüştürdü.

Ayrıca günlük basında, Radikal Gazetesi (1998-2001) ve Cumhuriyet Gazetesi’nde (2003-2013) karikatürist olarak çalıştı. 5 karikatür kitabı, kendisinin yazıp, resimlediği 6 çocuk kitabı var.

Varlık Dergisi, Sokak Haftalık Haber Dergisi, Yarın Dergisi, Edebiyat ve Eleştiri Dergisi, Yeni Düşün Dergisi, Lacivert Edebiyat Dergisi’nde çizgi ve desenleri yayınlandı.

14 kişisel karikatür sergisi açmıştır.

SERGİLER:

2016- Ramada İstanbul Asia The Luxury Art Hotel “ Hayda Bre Efeler Bozdağlara” kişisel sergisi

2017- Ellen Art Gallery Trabzon karma sergisi

2017- Bahariye Sanat Galerisi “Cumhuriyet” karma sergisi

2017- Nişart Gallery Enstrümantal karma sergisi

2018- Beşiktaş Belediyesi Sanat Galerisi “Epeskiler” kişisel sergisi

2018- Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi “Rüzgar Kanatlı Efeler” kişisel sergisi

2018- İzmir / Ödemiş Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi “Efeler” kişisel resim sergisi

2019- Venüs Sanat Galerisi “Geçiş Dönemi” kişisel resim sergisi

2020- The Green Park Hotels Sanat Galerisi “ Denizler Altında Devr-i Alem” kişisel resim sergisi

Ayrıca yurtdışında Kanada, İngiltere, Almanya, Belçika, Japonya, Belçika, Brezilya’da karma sergilere katıldı.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın