Çaykur Rizespor kadın futbol takımı

Kadınlara Sporu Yasaklayın, Tek Tek Uğraşmayın

Derya Çağlar

Çok dikkati çekmeyen bir haber olsa gerek ki, görsel, yazılı ve internet basınında sadece birkaç yayın organında yer aldı. O da, şöyle bir görünüp kaybolma şeklinde. Dişi sineğin kanadını bile memleket meselesi haline getiren, envai çeşit harften oluşan “toplumsal cinsiyet” meraklılarının yanından, yöresinden geçmedikleri bir haberdi bu aynı zamanda.

Peki, neydi haber?

Çaykur Rizespor, TFF Süper Ligi’nde mücadele eden kadın futbol takımını kapatmıştı…” Buna göre, 2021-2022 sezonunda TFF Kadınlar Futbol Ligi B Grubu’nda mücadele eden ve gruptaki 12 takım arasında 7.olan kadın futbol takımı kapatılmıştı.

20 Haziran 2022 tarihinde yapılan olağan kongrede başkanlığa seçilen, Turgut Müteahhitlik San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Turgut ve yönetiminin de ilk icraatıydı bu.

Kapatma konusunda kamuoyuna ve kadın futbol takımının bileşenlerine herhangi bir açıklama da  yapılmamıştı üstelik. Kulüp çevrelerinde ise, kapatma kararının “ekonomik gerekçelerle” alındığı konuşuluyordu. 2021-2022 sezonunda TFF Süper Lig’den 1.Lig’e düşen, ve bizim gibi gerçek taraftar olan Rizelileri üzen erkek futbol takımının sadece bir oyuncusunun aylık maaşına denk bir toplam maliyeti olan, kadın futbol takımının “ekonomik gerekçeler” ileri sürülerek kapatılması hiç kimseyi tatmin edecek bir gerekçe değildi.

Futbolcular, asgari ücret almakta, transfer peşinatı olarak da kendilerine en fazla 30 bin TL ödenmekteydi. Yani gerekçe, gerekçe değildi. 3’ü Amerikalı, 2’si Azerbaycanlı, kalanı Türk oyunculardan oluşan 24 kişilik takım, aslında, kadını ikinci sınıf gören feodal anlayışın kurbanı olmuşlardı. Bu feodal anlayışın, 2 net tezahürü vardı. Birincisi, “futbol, erkek oyunudur, kadından futbolcu olmaz.” İkincisi, bu kadar net ifade edilmese de Rize ikliminin akla getirdiği, “kadın futbolcuların şort giymesi, bacaklarının görünmesi vb…” şeklindeki karanlıkçı düşünceydi.

O düşünce, Rize’de kadına, toplumsal yaşama etkin şekilde katılmayı da engeller. Günü gelir göz açtırmaz da. Kadını, hep erkeğin arkasından yürütür. Çarşafla, çeşanla sarıp sarmalar, adeta ambalajlayıp öyle bırakır. Bu durum özellikle Rize-Merkez, İyidere, Kalkandere ve İkizdere’de hakimdir. Yıllar önce teyzemle, Rize-Merkez’de oturdukları eve giderken, bizi gören kadınların, aniden sırtlarını döndüklerini görünce şaşırmış ve teyzeme nedenini sormuştum. O da, “buradaki kadınlar, bizum Hemşin’dekilere benzemez. Yabancı erkek gördüler mi, küçük-büyük bakmaz arkalarını dönerler” demişti. Daha sonraki yıllarda da tanık olduğum bu durumu hatırlayınca, erkek egemen yapının, kadın futbol takımını kapatmasını pek de yadırgamadım doğrusu.

Kapatılan kadın futbol takımının oyuncularından Gül Kaplan da durumu saptıyor ve şöyle diyor; “Bu yönetim galiba kadınlara karşı. Zihniyetlerinde kadınlarla çalışma prensibi olmadığı için bu kararı almışlar.”

Gül Kaplan devamla;”Kadın futbol takımını kapatanların, kadın hentbol takımının altyapısını da dağıttıklarını duyduk. Lige çıkan kadın basketbol takımı var, acaba o da kapanacak mı onu bekliyoruz?”

Durum vahim… İş çok… Görev, en çok da Cumhuriyetin Devrimci Kadınlarına düşüyor.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın