Ahlâk

İslam Ahlâkı, Zulme, Şirke, Adaletsizliğe Karşı İsyan Ahlâkıdır

Cengiz Aldemir

Cengiz-Aldemir-Kültür

 

İslam ahlakının yaşandığı bir ortamda özellikle gençler devlete, millete karşı saygı ve sevgi dolu olurlar. Güzel  ahlaklı bir genç askere, polise saldırmaz tam tersine devletin güvenlik güçlerine saygı duyar, sahip çıkar yardımcı olur.  

 Ancak, bu ahlak pasifist itaat ahlâkıyla ahlâklanmak  değildir. İslam Ahlâkı, zulme, şirke, adaletsizliğe karşı isyan  ahlakıdır. Tarihte iktidarlarını sağlamlaştırmak için kitlelere  tevekkül ve pasiflik aşılayan itaat ahlakı Müslüman’ın ahlakı olamaz.

 EMEVİLERDE CEBRİYE İDEOLOJİSİ ABBASİLERDE DARBE YOLU

Emeviler cebriye ideolojisiyle meşruiyet kazanmaya  çalışırken Abbasiler’de darbe yoluyla elde ettikleri iktidarın  teolojik temellerini “Allah’ın dilemesi” düşüncesi ile oluşturmaya çabalamışlardır. Abbasi devletinin kurucusu Ebu Cafer  Mansur, iktidara gelir gelmez yaptığı açıklamada “Allah’ın  yeryüzündeki sultanı olduğunu, O’nun onay ve desteğiyle  insanları yöneteceğini, O’nun mülkünün bekçisi olduğunu,  bu mülk üzerinde O’nun iradesi ve izniyle tasarruf hakkına  sahip olduğunu” söyleyerek kendine göre iktidarının hukuki temellerini atmıştır. Ancak, yönetilenlerin iradesi dışında  tesis edilen bu hukuki irade ahlaki olmaktan uzak kalmış tır. Buna rağmen bu anlayış tarih boyunca devam etmiştir.  

 Ülkeyi yönetenlerde “iktidar, güç ve kuvvetle sağlanır”  ya da “güç kimdeyse ona itaat etmek gerekir” anlayışı hakim  olmuştur. 

 Siyasetteki yozlaşmaya, çıkar ilişkilerine ve yönetilenlerin kaderini kendi iktidarlarının devamında gören yönetimlere karşı koymak zorunludur. Zalimlere karşı isyan ahlakı ek seninde yürütülecek bir mücadele her müslümanın görevidir.  

Bu durum yöneticilerin, yönetilenlerin iradesine uymalarını sağlayacaktır. Bu isyan ahlakı kitlelerin kendi siyasi kaderlerini, kendi ellerinde tutma şuurudur. Bugüne kadarki var olmuş bütün büyük medeniyetler ve kültürlerin çöküşü ahlaki  yozlaşmanın sonucu olmuştur. İnsanın kendini idare etme  sanatı ahlak ise, siyaset de toplumu idare etme sanatıdır.  

 Yukarıda ifade etmeye çalıştığım gibi emperyalizm  tüketim kalıplarını değiştirirken o toplumun ahlakını da değiştirmektedir. 

Kapitalist emperyalizme göre kutsal olan  para, güç ve menfaattir. İnsanoğlu arzularını tatmin etmeli, acı verenden kaçmalıdır. Batı kapitalist sistem içinde güçlü bir egoya sahip narsist, her şeyin merkezinde kendisini  gören bir insan geliştirmiştir. 

Bu yüzden bir avuç çok uluslu  şirket tüm dünya gelirinin yarısına sahipken bir milyar insan  açlıktan kıvranmaktadır. Bir yandan sermaye küreselleşirken azgınlaşan şımarık zenginler, diğer yanda emeğinden  başka hiç bir şeye sahip olmayan zavallılar. Bir Batı ülkesine  kapağı atarak kendilerini kurtarmak isteyen bu fakir insanlar denizlerde, konteynırlarda boğulmaktadır. Yakalananlar  ise ülkelerindeki yoksulluğa, açlığa geri gönderilmektedirler.  

Batılı birey için her şey daha çok kazanmak daha rahat yaşamak, güç sahibi olmak içindir. Daha çok tüketmek ayrıcalığın göstergesidir. Bu anlayışa göre yasalar engel değilse her şey mübahtır. Yasalara uymanın  gerekçesi ise vicdan ve ahlak değil bireysel faydadır.  

Bugün ahlakı yeniden gündeme almak zamanıdır.  Peygamber efendimiz büyük bir ahlak üzeredir ve o nedenle vahye mazhar olmuş ve Allah tarafından seçilmiştir. Bu mübarek Peygamber, “Ahlak ibadetten midir?” diye sorulara “Bilakis dinin tamamıdır” demiştir.  

 Bir insanda doğuştan bulunan insanın doğduğu toprağa bağlılığı biçiminde açıklanacak vatanseverlik kavramıyla aynı sayıldığı için başka bir güç kazanan milliyetçilik,  Türk Milletinin en saygın kavramıdır. 

KÜRESEL SOYGUN ÇETESİNE KARŞI KÜRESEL BİR ADALET ANLAYIŞI

 Milliyetçilik, Türk Milleti tarafından Milli Devlet – İslami Ahlakla özdeş olarak kullanılır. Bizim milliyetçiliğimiz  mazlum milletlerin emperyalizme karşı direnişini simgeler. Küresel soygun çetesine karşı küresel bir adalet anlayışı ile evrensel bir anlam taşır.

 Anti-emperyalist bir anlamı olan Türk Milliyetçiliği içeride ise Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü esas  alan İslami Ahlâk düşüncesi topluma şekil verir.

 Türk Milliyetçilerinin, Müslümanların Anti Emperyalist ve  Anti Kapitalist direnişlerinin ortak adının Milli Devlet – İslami Ahlâk üzere olmasını temenni ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir