ay

Günün Masalı: 22 Mart; Ay Masalı

Günün Masalı
AY MASALI

Ben bilirim, ben bilirim. Ben komik bir masal bilirim. Ama nerden öğrendiğimi bilmem. Çizgi filmde mi seyrettim, yoksa çizgi romanda mı gördüm? Belki de bir kitapta okumuşumdur. Çünkü bu masalı bana kimse anlatmadı. Neden mi anlatmadı, korkudan. Gülerim diye mi korktu, yoksa masallara ne saçma mı derim sandı da korktu? Bilemem. Neden mi gülerim, neden mi saçma derim? Dinleyin de masalı öğrenin. Dinle beni yaramaz terlik, kıpırdanıp durma. Böyle yaparsan hiç masal anlatmam ha..

Bir zamanlar ülkenin birinde geceleri çok karanlık olurmuş. Güneş battı mı her yer kapkaranlık kesilirmiş. Ne yıldız varmış gökte ne de ay. İşte bu karanlık ülkeden dört kardeş, yabancı ülkeleri görme hevesine kapılmışlar, çıkmışlar yola. Gide gide bir ülkeye varmışlar akşamüstü. Güneş batmış o sıra. Ne görsün bizim delikanlılar, bir meşe ağacının üstünde ışıl ışıl bir küre. Güneş gibi değilse de, ışıtıyormuş ortalığı. Şaşıp kalmışlar. Oradan geçen birine sormuşlar: “Biz yabancıyız da, nedir bu?” Adam, “Buna ay denir,” demiş. “Bizim muhtar yabancı bir ülkeden aldı üç altına. Getirip bu ağaca astı. Her gün yağını tazeler, fitilini düzeltir, temizler. Ay böyle parlak yanınca bizden de ücretini alır.” Delikanlılar teşekkür etmişler adama. Konuşup tartışmaya başlamışlar sonra: Biri demiş: “Nerde satılıyorsa öğrenip bir tane de biz alalım şu aydan.” Öteki, “Adam bununla geçiniyor,” demiş, “dünyada söylemez yerini.” Üçüncüsü, “Biz bunu çalalım en iyisi,” demiş. “Onlar nasılsa bulurlar yenisini.” Dördüncü tartışma bitmeden tırmanmış ağaca, ayı aşağı indirmiş. Dört kardeş ayı yükledikleri gibi arabalarına çala kamçı varmışlar yurtlarına. Ayı asmışlar bir ulu meşeye. Yağına, fitiline bakmışlar, köylülerden her hafta para almışlar.

Sonunda yaşlanmışlar. Demiş ki her biri: “Ben ölünce benimle gömülsün ayın dörtte biri.” Böylece ay, dörtte bir dörtte bir eksilmiş. Son sahibi ölünce geceleri yine kap kara kesilmiş. Ama toprağın altı başlamış ışıldamaya. Dört parça ay bir de gelmezler mi bir araya.. Ne güzel diyeceksiniz, hiç de değil. Ölülerin uykusu kaçmış. Melekler ölülerin uykusu kaçmasın diye ayı toprak altından alıp gökyüzüne asmış.

Terlikçiğim gülme o kadar, ağzın yırtılacak. Ben de biliyorum ayın fitili yok, gazı yok. Ben de biliyorum ay öyle eksilmez. Hem yıldızların görülmediği ülke olur mu? Ama masal bu. Çok eski bir masal. Anlatıp eğlenmişler. Sonra ayı merak edip, füzelere binip gitmişler. Yaa! Masalını anlatmadan kimse merak etmez aslını ayın yıldızın. İşte böyle terlikçik insanların huyu. Gece oldu, haydi uyu.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın