Erol-Toy

EROL TOY NEHİR ROMANLARIN YAZARIDIR

Edebiyat

Ben öğretmen kökenli, bir kitap dağıtım şirketinin sahibiyim. Çok okuyan araştıran bir yapım vardı. Bir gün vilayetin karşısında Tekin Yayınevi’ne, Kemal Karatekin‘in yanına uğramıştım. Daha doğrusu Cuma günleri Cin Ali kitaplarının tahsilatını yapıyordum. Işıklar içinde yatsın Kemal Ağabey beni, ben de onu çok severdim. Bana hocam demez Cengiz derdi. Ne okuduğumu sordu; ben de iki haftadır Erol Toy‘un Azap Ortakları’nı okuyup bitirdim, deyince nasıl beğendin mi diye sordu. Ağabey müthiş bir şey. Adam ne kadar güzel yazmış. Hayran oldum. Kemal Ağabey o gevrek gülüşü ile bana baktı. Başı ile işaret etti. Köşedeki sandalyede oturan adam hafifçe güldü ve bana demek çok beğendiniz. Kemal ağabey işte Erol Toy deyince yaklaştım, kendimi tanıttım, elini sıktım ve kutladım.

Azap Ortakları Kemal Ağabey, Erol bu çocuk hem öğretmenlik yapıyor hem de dağıtım şirketi var, ayrıca iyi bir ki tap okuyucusudur diyerek bizi tanıştırdı. İlk böyle karşılaştık Erol Toy ile. O gün sırtında şık siyah bir kadife ceket içinde mavi bir gömlek ayağında çok havalı siyah botları vardı. Gözlerinden zekâyla birlikte ışıklar saçılıyordu. Yıl 1977 bir sonbahar günüydü. Meğer Cuma günleri Babıali‘ye yani Cağaloğlu‘na iner birkaç yayınevine uğrar, sohbet edermiş. Artık onun bir uğrayacağı sohbet edeceği bir kapısı daha olmuştu. Dostluk böyle başlamıştı.

Bir gün sohbet sırasında okuduğum kitapları saymaya başladım. Şaşırdı bu kadar kitabı nasıl okuduğuma. Ağabey ben Eyüp Alibeyköylüyüm, babam şoför, annem ev hanımıydı. Evimize üç gazete girerdi: Akşam, Yeni İstanbul ve Cumhuriyet. Babamla annem her hafta Hayat mecmuası alırlardı, okudukları romanları birbirlerine anlatırlardı. Ben o yıllarda onların okuyup bıraktıkları kitapları okurdum. Daha dokuz yaşında Pol ve Virgini‘yi odunlukta bitirmiştim. Annemin bakkala git, fırına git angaryalarından kurtulmak için odunlukta saklanır sesimi çıkarmaz saatlerce okurdum.

Erol Ağabey sessiz gülen bir adamdır, anlattıklarıma gülmeye başladı. Kendi çocukluğunu anlattı. O kadar benzeşen taraflarımız vardı ki, o zaman sıkı dur ben de sana çocukluğumu anlatayım, dedi.

Ben Manisa Alaşehirliyim. Benim babam lokantacı annem de ev hanımıydı. Okuldan çıkınca doğru lokantaya bulaşık yıkamaya giderdim. O kadar bıkmıştım ki bulaşık yıkamaktan, babam arkasını döndüğünde kaçardım. Herkes mahallede oyun oynarken benim kaçtığım yer şehir kütüphanesiydi.

Cumhuriyetin kazanımlarından işte orada faydalandım. Muhteşem bir kütüphaneydi. Kütüphane benim gizli sığınağımdı.” Ben de hemen düşündüğümü söyledim: “Siz kütüphaneyi sığınak yapmış; okumuş, büyük yazar olmuşsunuz. Bense odunluk ta okudum, bu kadar oldum. Meğer ben deryada bir damlaymışım.” dedim. “Cengiz öyle deme kendine haksızlık etme senin meslektaşların kahve köşelerinde oturuyor; sen kitap paketleri yapıyor üstelik de okuyorsun ama tarihi roman ve aşk romanları okuyorsun, biraz da felsefi kitaplar okusaydın çok daha iyi olurdu.” dedi.

Bu dostluk devam ederken şirketimin bünyesin de iki yayınevim vardı. Yuva ve Yaz Yayınları. Yuva Yayınları’nda Erol Ağabeyin çocuk kitaplarını çıkarmaya başladık. Yuva yayınlarını o yıllarda sadece kendim yönetiyordum. Daha sonraları Turan Yüksel yönetmeye başladı. Fareler Cumhuriyeti, Altın Saray, Kekliğin Son Ötüşü, Son Çağrı kitaplarını yayınladık. 1979 yıllarına gelindiğinde YAZKO hazırlıkları başlamış 1980 Şubat’ında da kurulmuştu. Erol Toy yönetiminde 55 yazar ve çevirmenle yayın üretim kooperatifinin ürettiği kitaplar piyasaya sürülmüştü. Erol Toy’la 33 yıl birlikte olduk. 1980 darbesinden sonra onun tüm kitaplarını Yaz Yayınları’nda yayınladık, yasaklar dönemi olduğu için çok fazla satamadık ama inatla devam ettik.

Ben bir roman veya edebiyat eleştirmeni değilim. Yayıncıyım Mihail Şolohov’un Durgun Akardı Don eseri gibi nehir roman dünyada sayılı yazarlar tarafından yazılmıştır. Erol Toy Azap Ortakları, Kuzgunlar Leşler, Yitik Ülkü, Toprak Acıkınca sıralamasıyla bence nehir roman tarzını gerçekleştirmiştir. Erol Toy‘la o kadar çok anımız var ki anlatmakla bitmez, kendisine ve ailesine sağlıklı günler ve mutluluklar diliyorum.

Cengiz Özgün

Berfin Bahar Ekim 2020

Etiketler

Bir Yanıt Yazın