Doğuyorum / Lirik Bir Yolculuk

“Doğuyorum” Sanat Grubu: Süper Beşli…Prof. Dr. Erol Kılıç yazdı

Sergi

Aynı bölgede doğan, doğum tarihleri ve üniversiteden mezuniyet yılları birbirine yakın ve  aynı fakültede öğrenci beş bıçkın delikanlı. Öğrenciliklerinden beri tanıdığım, her aşamalarını takip ettiğim, yaşamın her türlü dayatmalarına aldırmaksızın ve yaşamdan ve birbirlerinden kopmadan, inadına mücadele ve gayretleriyle bu günlere gelebilen örnek bir beşli. Tıpkı bir elin beş parmağı gibi. Onlar doğadan beslenseler de bir elin parmakları gibi üslupları da farklı beş kıymetli sanatçı. Bu beş değerli insanla (şimdi orta yaş sanatçılarımız)  nedenini bilmediğim bir bağ ile bazen bir hoca çoğu zaman bir arkadaş olarak yaklaşık 25 yıllık dostluklarımız devam etti. Onlardan uzak kentlerde yaşadığım dönemlerde bile İstanbul’u sık sık ziyaretlerimde onları hiç pas geçmedim.  Onların sanatlarının, gayretlerinin, mücadelelerinin ve sanattaki kaydettikleri aşamaların tanığıyım. Bu beş bıçkın sanatçı Mustafa Albayrak, Tolga Boztoprak, Musa Güney, Kadir Ablak ve İsmail Tetikçi.

Mustafa Albayrak ve Tolga Boztoprak’ın fakülte yıllarında dört yıl atölye derslerine girdim. Kadir Ablak ve İsmail Tetikçi’nin de benden kuramsal dersler aldılar. Musa Güney ise Grafik bölümü öğrencisi olmasına rağmen onun resme karşı olağan üstü ilgisinin olduğunu ve sanatla ilgili birçok kitapları öğrencilik yıllarında okuduğunu biliyorum. Fakülte kantininde çoğu zaman sanat tartışmaları yapardık. Ondaki cevheri daha o zaman fark ettiğimi hatırlıyorum. Musa’nın daha sonra İstanbul’a taşınarak sanat yapması ve atölye ziyaretlerimde, onun deneysel çalışmaları beni yanıltmadı. Daha öğrenci iken Mustafa Albayrak ve Tolga Boztoprak’ın birlikte sanat aktivitelerine katılmaları, sergilere ilgileri onları diğer öğrencilerden ayıran farklılıklardı. Erzurum küçük bir yerdi ama sanata ve etkinliklere açık bir şehirdi. 1994 ‘de Atatürk Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Fakültesi‘ni kurduğumuzda Mustafa Albayrak, Tolga Boztoprak ve Musa Güney ikinci dönem öğrencilerimizdi. Kendilerinden önce örnek alabilecekleri daha üst sınıflar ağabey öğrenciler yoktu. Fakülte’nin hem Dekan Yardımcısı hem de Resim Bölümünün başkanıydım, aynı zamanda atölye ve kuramsal derslerin hocasıydım. Aslında ben de gelişmeye ihtiyacı olan sanatın öğrencisiydim. Zamanımızın çoğu gece geç vakitlere kadar fakültede geçerdi. Mustafa ve Tolga atölyeden pek ayrılmazlardı.

Mustafa öğrenci olasına rağmen 1997’de Erzurum’da Rönesans Sanat Evi’ni kurdu. Burada çalışmalarını sürdürürken aynı zamanda hazırlık kursları verdi. Bu iki sanatçı aynı zamanda evli ve ailelerine bakmakla yükümlü idiler. Tolga o zaman Sümer Fabrikası‘nda geceleri güvenlik görevlisi olarak çalışıyor, gündüzleri ise derslere geliyordu. Aynı zamanda aile babası olan İsmail Tetikçi ve Kadir Ablak farklı atölyelerde farklı hocalardan ders alıyorlardı. Onlar da öğrenci iken hocaları ile birlikte sanatın içinde aktivitelerde yer alıyorlardı. Sanatlarında aşama kaydetmek için tüm imkânları kullanmaya gayret ediyorlardı. Bu gün sanatlarında önemli bir yere gelen bu beşli daha öğrencilik yıllarında sanatın ana rahmine bir tohum olarak düşmenin gayreti içindeydiler ve bunu öğrencilik yıllarında başarabildiler. Doğumun ilk sancıları ise İstanbul’a taşınmaları ile başladı. İsmail Tetikçi akademisyen sanatçı olarak sanat çalışmalarını sürdürürken, Mustafa ve Tolga eğitimci, Musa ve Kadir ise bir müddet kurumlarda çalışarak sanattan kopmadan hayata tutunmaya çalıştılar. Kadir radikal bir kararla çalıştığı kurumdan ayrılarak tamamen sanata döndü.

Mezuniyetlerini takiben 1999’dan itibaren peyderpey İstanbul’a yerleşen sanatçılar sanatın merkezi Taksim Beyoğlu’nda atölyelerini açarak sanatta varlıklarını kanıtlamak için yoğun bir çalışma içine girdiler. Desteklerini birbirlerinden esirgemediler, çoğu zaman bir atölyeyi paylaştılar. Tüm sanat etkinliklerinde kendilerini gösterme çabaları devam etti. Ve doğum sancıları sonuç vermeye başladı. Beşli grup bir araya gelerek “doğuyorum”  Sanat Grubu’nu oluşturdu. 2008’de 18. İstanbul Sanat Fuarı‘nda “doğuyorumSanat Grubu ile seslerini duyurarak İstanbul’da sanatın içinde var olduklarını, doğduklarını herkese ilan ediyorlardı. O tarihten bugüne bu beş sanatçı her türlü sanat organizasyonlarında birlikte sergiler açarak sanat çevresine yetkinliklerini gösterdiler. Mustafa Albayrak Beyoğlu’nda Greyart adını verdiği kendi atölyesinde, Kadir Ablak Bakırköy’de, Tolga Boztoprak Avcılar’da, Musa Güney Eyüp-Yeşilpınar’da, İsmail Tetikçi Bursa’da kendi atölyelerinde çalışmalarını sürdürmektedirler. 20 yıl aralıksız devam eden süreçte bu beş sanatçımız sanatında kemale ermiş orta kuşak sanatçılar olarak sanatın tüm organizasyonlarında, yurtiçi ve yurt dışı tüm etkinliklerde var olmaya devam etmektedirler.

Sanatlarında yetkinliklerini ispatlamış beş değerli sanatçı Corpus Galeri‘de açacakları sergi ile yeniden bir araya geliyor ve “doğuyorum” Sanat Grubu’nu tescil edercesine anlamlı bir sergiye daha imza atıyorlar. Serginin ismine ve içeriğine de göndermeler yaparak serginin adını Doğu-Yorum Lirik Bir Yolculuk olarak biçimlendiriyorlar. Doğulu bu beş sanatçı kendi aralarındaki dostluğa lirik bir gönderme yaparak ürettikleri eserlerdeki lirizmin de izleyici tarafından algılanmasını istiyorlar. Gerçekten de bu beş sanatçının eserleri üslup olarak farklılık gösterseler de ortak özellikleri; doğadan-kentten beslenmeleri ve renk dokunuşlarındaki coşkulu lirizmdir.

Bu beş sanatçının ileriki yıllarda da bu birlikteliklerini sürdürecekleri ve sanatlarında çok daha fazla aşama kaydedecekleri ve ürettikleri yapıtların belleklerimizde kalıcı izler bırakacağı kanaatindeyim.

Prof. Dr. Erol KILIÇ

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir