Devabil Kara

Devabil Kara’nın Ara Durum Sentezi sergisi Odunpazarı Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde

Sergi

Devabil Kara‘nın  Ara Durum Sentezi başlıklı kişisel resim sergisi, Eskişehir Odunpazarı Çağdaş Sanatlar Galerisi‘nde 19 Kasım‘da  açıldı. Sergi, 6 Ocak 2020‘ye dek sürecek.

Devabil Kara sergiyle ilgili kaleme aldığı metinde şöyle yazıyor:

Ara durum sentezi

Bu sergi sanat yolculuğumda “İzler ve Gölgeler” sergisi ile başlayıp “Dilin Söyleyemedikleri’’,’’ Yolculuk, İz, Bellek’’, ‘’ Gölge-Bellek’’ “Sis” ve ‘’Gölge- Bellek/ Ara Durumlar’’ ile devam eden sergilerimin dayandığı kavramların sentezi olma özelliğini taşıyor.

Resim izleyicisinin imgelem dünyasına şiirsel bir izlek kurgulamaya çalışıyorum. Şiir kendisini oluşturan kelimelerin çok ötesinde bir anlam gücüne sahiptir. Ben de üzerinde durduğum kavramları nesnelleştirirken, hem kavramların hem de görünen dokunun, çizginin, rengin ve formun ötesinde bir anlama ulaşmayı hedefliyorum. Yaşamın içinde karşılaştığımız ister doğaya isterse insana dair her doku aynı zamanda bir şeylerin, bir sürecin izini taşır. Yaşama dair, öze dair, zamana dair, duygulanıma dair pek çok öğeyi içerisinde taşıyan doku benim resim dilimin önemli bir elemanı olarak iz ile buluşur.

İz kavramı negatif-pozitif ya da yok- var ilişkisinden ibaret değildir. Bütün bunların ötesinde varın yoğa dönüşürken yarattığı farklı bir varoluşu, dün ve bugünü birbirine bağlayan bir bellek edimini de içinde barındırır. Bir varlığın şu andaki yokluğunun varoluşu olarak “iz” bir belirsizliği imler. Bu im bir ara- dünyayı, mekan ve zamanı birbirine bağlayan, insanı farklı bir algı ve sezgi boyutu ile  kendisini kavramaya yönlendiren kişisel ve toplumsal belleği harekete geçiren bir sanat nesnesi gibi her izlendiğinde, izleyicinin zihninde tekrar tekrar yaratılır.

Var ve yok arasında ki ara duruma dair ikinci bir kavram da gölgedir. Varlığın bütünlüğünün dışında adeta onun bir uzantısı olan gölge, var oluşun göstergesi, kanıtı olurken, aynı zamanda varlığın iz bırakmayan izidir. Varlık ve yokluk arasında bir ara durum olarak hem gerçekliğin hem de gel-geç olmanın göstergesidir. Gölge başka bir formun üzerine düştüğünde hem ait olduğu nesneyi temsil etmeye devam ederken hem de buluştuğu formun şekline de uyum göstererek başka bir görsel ara durum haline dönüşür. Şeylerin gölgesi üst üste yüzeye düşmeye başladığında ise ortaya çıkan görüntü karanlığa aralanan kapı gibi, hem ait olduğu nesneden hem de üzerine düştüğü formdan ayrıksı bir algı oluşturur. Gölgeler de izler gibi zihnimizde nesnel anlamlarının ötesine geçerek metaforlar oluştururlar. Ve artık salt düşüncenin değil duyumsamanın, kodlanmış belleğin, öznelliğin de kapsamına girerler. Zaman zaman resimlerimde yer alan siyah ve beyaz gölge farklı anlamlılığa sahiptir. Siyah gölge bedenin, beyaz gölge zihnin uzantısıdır. Bedenin uzantısı olan siyah gölge varlığını borçlu olduğu ışığın kontrolünde boyut kazanır. Ona muhtaçtır. Zihnin uzantısı olan beyaz gölge sağduyu ve aklın denetimindedir. İz bırakarak var olduğu yüzeyle bütünleşir.

Resimlerimde varla yok arası gölgesi ya da izi sıklıkla yakalanan imgelerden biri sandalyedir. Benim kişisel belleğimin bir objesi olan sandalye resimlerimde gölgeleşerek toplum belleğinde güç ve statünü göstergesi olmaktan uzaklaşıp kişisel anıların elamanına dönüşür.

Yaşamın içinde insana var ve yok arasındaki ilişkiye benzer bir algılama v duyumsama halini  yaşatan fiziksel bir doğa olayı var: sis. Sis algımızın gelişmesi için gerekli olan şeyler açısından bize bir laboratuvar ortamı sağlar. İster görsel alanımızda, isterse de zihin dünyamızda sis, bizi keşfetmeye, yeniden tanımlamaya, çözümlemeye yönlendiren ve korkularımızı yenmek için deneyimlediğimiz bir şeydir. Yaratıcılık ancak bilinen kalıpların, sınırların yok edilip tekrar yapılandırılması ile ortaya konulabilir. Sisin anlamı bu bakış açısı ile çok derin ve üstünde düşünülmeye değerdir.

İnsan algısını günlük sıradan nesne ve uzam algısından farklı düzeye taşıyan izler, gölgeler ve sis metaforlarını resimlerimde çok katmanlı yapılar kurgulayarak imgenin sınırlarını aşmak, görünen ve görünmeyen, adı koyulan ve koyulamayan sezgisel bilginin gizemlerini yakalamak için kullanıyorum. Aradığım şey minimal bir etki ya da hiçlik duygusu yaratmak değil, gerçek ile hayal arasında sıkışmış yaşamın akışı içinde görmezden gelinen derinlikli ara duruma dikkat çekmek.

Resimlerimde şeylerin bilgisi yüzey üzerinde belli belirsiz okunur. Monokrom  resim, sise benzer nitelikte tek rengin çağrıştırdığı sonsuzluk etkisiyle izleyende yüce (sublime) duygusunun doğmasına neden olur. Renk artık resim yapmak için var olmaz; boşluğu görünür kılmak için vardır. Zamanın ötesini işaret eder. Bu nedenle resimlerime izleyicinin daha dikkatli bakmasını öneriyorum. Eğer dikkat edilirse izleyicinin kendine ait bir şeyler bulacağına inanıyorum.  Görülen şey belki de  sadece zamandır. Belki de, resmin mahkûm olduğu kelimeler kadar nasırlaşmış bakışın yerine,  dokunma duyusunu harekete geçirerek beden ile görmeyi öneriyorum.

Resimlerde belleğin metaforu olan çok katmanlı yapı, imgelerin sınırlarını aşarak var ile yok arasında, görünen ile görünmeyen mesafesinde izleyicinin tenine gönderme yapar. Resimlerde kullanılan selülozun tene çevirdiği zemin mum ve doğal pigment ile birleşerek ten gibi eskir ve kırışır. Nesne ve nesnenin dışındaki boşluğun varlığı, yüzey üzerinde belleğin görselleşmesi olarak yapıta dönüşür. Yüzey artık belleğin taşıyıcısı ve boşluğun kendisidir.

Aranan şey minimal etki yaratmak ya da hiçlik vurgusu yapmak değil, gerçek ile hayal arasında varlık bulan bir ara durum oluşturmak. Ayrıntılar azalarak nerdeyse hafızada fazla bir şey bırakmayacak kadar silikleşiyor. Tek rengin temsiliyetine bürünüyor. Boşluk görünür kılınıyor.

Monokrom resim, sise benzer nitelikte tek rengin çağrıştırdığı sonsuzluk etkisiyle izleyende yüce (sublime) duygusunun doğmasına neden olur. Renk artık resim yapmak için var olmaz; boşluğu görünür kılmak için vardır. Zamanın ötesini işaret eder. Sis ayırt etme beklentisi yaratır, gri renkte varlık bulmasına rağmen, yeşil ile derinleşir. Sis dağıldıkça yeşilin huzuru galip gelir.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir