Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Avrupa ve Amerikan’ın zorlamasıyla; Zoraki Demokrat!

Bu başlık, bana da hemen Yakup Kadri’nin “Zoraki Diplomat” kitabını hatırlattı. 1932’de eski Marksist yeni CHP’li birkaç arkadaşıyla kurdukları Kadro dergisi, devlet eliyle zengin yaratma politikasına karşı çıkınca, rejim için sakıncalı görünerek kapatılmış, Yakup Kadri de zoraki diplomat yapılarak Tiran elçiliğine atanmıştır. Zor insana neler yaptırmaz ki? Hiç ilgileri olmadığı halde, devrin ve koşulların gereği […]

Tamamını Okuyun
İzmir Deprem

İzmir Depremi Bunu Da Öğretmiş Olmalı

30 Ekim 2020 günkü İzmir depreminden sonra ortaya konulan dayanışma be yardım imecesi, göz yaşartacak boyutta. Olay yerinden yapılan yayınlarda da görüldüğü gibi Arama Kurtarma Ekiplerinin geceli gündüzlü özverili çabalarına çevre halkının depremde zarar görenlere gösterdikleri şefkat, başka doğal afetlerde de görüldüğü gibi insanlığa büyük bir ders veriyor. İnsanları kaderi birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Biri […]

Tamamını Okuyun
Ezo Gelin

Ezo Gelin Çık Suriye Dağlarının Başına…

Ezo Gelin! Senin için yakılan türküde söylendiği gibi Suriye dağlarının başına çık. Bir kurt sürüsü kadar çok olan çocuklarını da yanına al. Elini gözlerinin üstüne çöl güneşine karşı siper edip uzaklara bak. Bir harabeye dönmüş köyüne, başka köylere bak. Bomba ve silah seslerine kulak ver. Uzaklara, biraz daha uzaklara göz gezdir. Ülkende bir çekirge sürüsü […]

Tamamını Okuyun
29-Ekim

Cumhuriyeti Demokrasi İle Taçlandırmak

 “Halkçı cumhuriyet” ve “halk iktidarı” tohumları şimdiden atılmazsa, gelecekte altın başaklarını topladığımız bereketli ekin tarlalarımız olmaz… İlan edilişinin 97. Yılında Cumhuriyet’i nasıl anmalıyız? Bu konuda üç eğilim olduğu görülüyor. Birincisi iktidar çevrelerinin eğilimidir. Yalnız 1923 Cumhuriyeti’ni değil, Tanzimat’tan beri girişilen modernleşme hamlelerini, parantez içine alıyorlar ve kendi iktidarlarıyla bu parantezi kapattıklarını söylüyorlar.  Fakat bu kapanışın […]

Tamamını Okuyun
Mustafa filmi

Dile Getirilmeyen Gerçekler

Tek Parti Dönemi tartışması nerden çıktı? CHP’nin Tek Parti Dönemi ile özdeşleştirildiği için iktidara gelecek kadar oy alamadığı gerçeğinden. Bu saptama ile bazı okurların ilk kez karşılaştığı anlaşılıyor. İçlerinden bazıları bunu benim de ilk kez yazdığımı sanıyorlar. Tek Parti Dönemi tartışmalarında görüşlerimin yeni olmadığını anlatmak için bir belge sunuyorum.  Aşağıdaki yazı bundan 12 yıl önce […]

Tamamını Okuyun
mahmut goloğlu tek partili cumhuriyet

Atatürk Eleştirilemez mi?

Tek Parti Dönemine yönelttiğim eleştiriler, bazı arkadaşların hop oturup hop kalkmasına sebep oluyor! Önüme Atatürk’ü çıkarıyorlar. Onun ve döneminin eleştirilemez olduğunu sanıyorlar. Eleştiriyi bir düşmanlık olarak gördükleri de açık. Zaten bunu ifade de ediyorlar. Okuyucuların çoğu da bu konuda bir yorum yapmaktan çekiniyor ve yazıya herhangi bir işaret koymaktan bile kaçınıyor. O zaman doğrudan doğruya […]

Tamamını Okuyun
Mahmut Esat Bozkurt

Mahmut Esat Bozkurt Neden İstifa Ettirildi?

2 Ekim günü paylaştığım “Tek Parti Döneminin Milliyetçiliği” başlıklı yazımda “Medeni, Kanun’un kabulünde önemli rol oynamış Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’un ‘Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır’ diyebilmiştir” diye bir cümle vardı. Zaten yıllardır bilinmekte olan bu sözleri bazı okurlarımız ilk kez duymuş olabilirler ve Medenî Kanun’un kabulünde […]

Tamamını Okuyun
Okul

Şu Lanet Salgın da Olmasaydı… Hoş Gedin Yavrum!

Bir yıldır, okula giden çocuklara özeniyordun. “Büyüyünce ben de okula gideceğim” diyordun. Artık kocaman bir çocuk oldun. Anneciğin o güzel ellerinden tutarak seni okula getirdi. Hoş geldin, okulumuza sevinç, mutluluk getirdin. Senin için yepyeni bir hayat başlıyor. Ana kucağındaki mutluluk verecek bir hayat olacak bu. Burası senin ikinci evin. Sakın yabancılık çekme. Biz öğretmenlerin burada […]

Tamamını Okuyun
Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Paşa mı? Atatürk mü?

Biz bugün “Mustafa Kemal Atatürk” diyoruz ama geçmişte onun çeşitli adları oldu. İlk adı yalnızca “Mutafa” idi. Rüştiye öğretmeni matematikteki başarısından ötürü ona “Kemal” adını da verdi.  Öğrenciliğinde soyadı yerine memleketinin adı ile kayıt usulden olduğu için künyesine “Mustafa Kemal Selanik” diye yazıyorlardı. Samsun’a çıktığı zaman “Muafa Kemal Paşa” idi. Kısaca “Kemal Paşa” olarak ün […]

Tamamını Okuyun
Beyceli

Köycü Gencin Andı: Köylüyü Kurtaracağız!

Günlüğüme “Bir köy bilgesi olmak istiyorum” diye yazdığımda yıl 1963’tü. Altı yıllık ilköğretmen okulunun beşinci sınıfındaydım. Elimizden, gazete, dergi, kitap düşmüyordu. Günümüz lise öğrencilerinin içinde bulundukları duruma bakınca aramızdaki uçurumun büyüklüğü daha da belirginleşiyor. Gerçi bütün arkadaşlarımız aynı duyguyu taşımıyorlardı. İçlerinde gece gündüz ders çalışıp Yüksek Öğretmen Okuluna seçilmek, buradan bir fakülteye geçmek isteyenler az […]

Tamamını Okuyun
Beyceli

Köy Bilgeliği Düşü

Çok uzun yıllar, Türkiye’nin en önemli sorunu köylülüktü. Çünkü nüfusun ezici bir çoğunluğu köylerde yaşıyordu ve köylüler yoksulluk, sömürü ve cehalet içinde yüzüyorlardı. Devleti yöneten burjuva-bürokrat sınıfının köylülerle ilgili projeleri olmamış değildi. Geçen yüzyılın başından beri, milletin temelini köylülerin oluşturduğunu bilen aydınlar arasında bir köycülük hareketi görüldü. Köye Doğru adını taşıyan dernekler kuruldu. Hatta okullarda […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan

Bunlar Beni Konuşturmayacaklar Anlaşılan!

Fatsa Savcılığı Korona salgınından ötürü, doğum tarihime bakıp beni Fatsa’ya çağırmadığına göre, ifademin talimatla alınacağı anlaşılıyor. Günlerdir bir polis veya jandarmanın Ankara’da kapımı çalmasını bekliyorum! Ben bu yollardan geçmemiş değilim. Sözlerimden ve yazılarımdan ötürü 53 yıldır dönemin iktidarları tarafından sorgulandım. Mahkemelere verildim. Okuldan atıldım, sürgüne gönderildim. Hapiste de yattım! Hepsinden aklandım. Bu soruşturmadan da aklanarak […]

Tamamını Okuyun
fatih gemisi tayyip erdoğan

Niçin Gaza Gelmedim?

“Partili” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta içinde yaptığı bir konuşmada Cuma günü bir müjde vereceğini söyleyerek halkı merak içinde bıraktı. Bu müjdenin Karadeniz’de doğal gaz bulunması olduğu basına sızdı ise de bu müjdenin ne olması gerektiği konusunda sosyal medyada geyikler yapıldı. Bunların içinde en anlamlı olanı Cumhurbaşkanının “İstifa ediyorum” diyeceği beklentisiydi.

Tamamını Okuyun
CHP

CHP Nasıl İktidar Olabilir?

Muharrem İnce hırsına yenilip yeni bir parti kurar ve CHP’den bir dilimi koparırsa bu partinin iktidar olma hayalleri şimdilik suya düşer. Oysa Parti,  son kongresinin adını “İktidar Kurultayı” koymuştu. İktidara geleceği vaadi ve bunun çabası yeni değilse de bu kurultayın iktidar hedefine bağlanması, Parti yöneticilerinin bu konuda iyice umutlandığını gösteriyor. CHP’yi umutlandıran gelişmeler de yok […]

Tamamını Okuyun
Ali Erbaş

Minberdeki Kılıç

Ali Erbaş, 86 yıl sonra yeniden camiye çevrilen Ayasofya’da 24 Temmuz’da kıldırdığı ilk namazda hutbe okuduğu minbere elinde bir kılıçla çıkmıştı. Gerek yaptığı konuşmada Ayasofya’yı müzeye çevirenlere ad vermeden okuduğu lanetler, gerek elindeki bu kılıç eleştirilere neden olmuştu.

Tamamını Okuyun

350 Bin Müslüman Ayasofya’da Neden Toplandı?

24 Temmuz 2020 Cuma günü, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla, onun verdiği rakama göre 350.000 kişi Ayasofya ve çevresinde toplu Cuma namazı kıldı. Bu olay Türkiye tarihine bir gericilik hareketi olarak geçti. 16 milyonluk bir kentte, dışarıdan gelenlerle de takviye edilen bu kalabalık gözlerde büyütülmesin. İçlerinden önemli bir kısmı da, tarihî sayılan bu olaya tanıklık etmek […]

Tamamını Okuyun
Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak Romanı Üzerine

Türk edebiyatının ünlü isimlerinden Adalet Ağaoğlu’nun ilk romanı “Ölmeye Yatmak”ı, yayımlandığı yıl (1973) Mamak Askeri Cezaevi‘nde okumuş ve roman hakkında görüşlerimi sarı defter yapraklarına aşağıdaki gibi kaydetmiştim. Bu yazının 37 yıl sonra Adalet Ağaoğlu’nun toprağa verildiği gün paylaşılması, onun talihinin bir cilvesi olduğu kadar, bu roman vesilesiyle genç bir devrimcinin edebiyattan ne anladığını göstermesi bakımından […]

Tamamını Okuyun
Kâbe

Muhammed-Ül Emin

Çocukluk yıllarımda beni en çok etkileyen anlatılardan biri, Hazreti Muhammet için söylenen şu olaydır. Mekke’deki aşiretler, daha putlara taptıkları dönemde, Kâbe’yi onarmışlar. Sıra Hacer-ül Esved’i yerine koymaya gelince aralarında anlaşmazlık çıkmış. O dönemde Kâbe bekçiliği yapmak aşiretlere saygınlık kazandırıyor. Hacer-ül Esved-i yerine koymak da bunun bir parçası. Taşı kimin yerine koyacağında anlaşamayınca içlerinden biri “Muhammed’i […]

Tamamını Okuyun

Kimin ekmeğini yiyorsan…

Türkiye’de maddi karşılığı olmayan mesleklerin başında yazarlık gelir. Sayısı çok az ünlü bazı yazarlar ve gazeteciler dışında hemen her yazarın geçimini sağladığı Öğretmenlik, doktorluk gibi başka bir mesleği vardır. Yazarlık bir hevesin sonucudur. Kendini, düşüncelerini ifade etme, topluma bir şey anlatma güdüsünden kaynaklanır. Yazının maddi karşılığını bulmaması, meslekler arasında haksız bir işbölümüdür. Bir birikimin ve […]

Tamamını Okuyun

“Basın Bıçağı!”

Elazığ’ın Ağın ilçesinde 1960’ta öğretime açılan bir ilkokulun çatısında Amerika’dan gönderilmiş 70 teneke bitkisel yağ bulunmuş. Tenekelerin üstünde biri ABD’yi biri Türkiye’yi temsil eden iki el resmi varmış ve bu yağların ABD halkının armağanı olduğu yazılıymış. Bu haber, 1960 sonrasında köy ilkokullarında görev yapan öğretmenlere çocuklara içirdiği Amerikan süt tozunu hatırlatmış olmalıdır. Ben de öğretmenliğe […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan

Eşim Ev Kadını Oldu!

Eşim Ev Kadını Oldu! Koronalı Hayatın Günlüğü-5 1 MAYIS 2020 Cuma: 1 Mayıs kutlanmasın diye sokağa çıkma yasağını bugünden başlattılar. Eskişehir’de oturan arkadaşım Aydın Nefesoğlu ile sohbet ettik. Hava kapalı, yerler ıslak. Tıp elemanlarının günümüzde öne çıkması üzerine “Devirlere Göre Öne Çıkan Meslekler” yazımı yazıp paylaştım. 2 MAYIS 2020 Cumartesi: Independent Türkçe’ye “Kurtuluş Savaşı Yıllarında […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan - Evimizin yanı

Bardağın Yarısı…

Koronalı Hayatın Günlüğü-4 20 NİSAN 2020 Pazartesi: Gece bilgisayardan başımı kaldırıp dinlenmek için tv kanalları arasında gezinirken TRT-1’de Kelebeğin Rüyası filminin başladığını gördüm. Yıllar önce izlediğim filmi yeniden zevkle izledim. 1940’lı yılların Zonguldağında iki genç şairin hevesleri anlatılan filmde o günkü toplumsal yaşam, sınıflar ve özellikle madenlerde köle gibi çalıştırılanlar başarıyla verilmiş. İyi bir film […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan

Tarım İşlerine El Attım!

Koronalı Hayatın Günlüğü-3 9 NİSAN 20020 Perşembe: Sokağa gelen bir sebzeciden sebze alırken ilk kez maske taktım. Maskeyi Şenal’ın eczacısı dün kurye ile adresimize göndermişti. Korgan’da bizim köylerde de hissedilen 4.1 şiddetinde deprem olmuş. İndependent Türkçe’de, “Millî Mücadele’de İstanbul’da Açılan Dayanışma Kampanyaları” başlıklı araştırmam yayımlandı. Gazete, kitap okudum, bir süredir alışkanlık haline getirdiğim bulmaca çözdüm. […]

Tamamını Okuyun
Elma

Koronadan Temize Çıktık

Koronadan Temize Çıktık Koronalı Hayatın Günlüğü-2 29 MART 2020 Pazar: Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut’a telefon ederek hatırını sordum. Prof Ahmet Saltık ve Tekirdağ’dan Hasan Akarsu ile de telefonlaştım. Korona salgını ile ilgili kaygılar artıyor. Bir kentten diğerine gitmek için valiliklerden özel izin almak gerekiyor. Sokaklar daha da ıssızlaştı. Büyük çoğunluk evlere kapandı. Sigara […]

Tamamını Okuyun
Ankara

Karanlık Bir Dehlizden Geçiyoruz

Koronalı Hayatın Günlüğü-1 10 Mart 2020 Salı: Türkiye’de ilk Koronavirüs hastası saptandı. Bütün Dünya Dergisinin Nisan sayısı için Umutsuz Bir Yedek Subayın Anıları yazımı hazırlayarak gönderdim. “Eğitim-Sen ile Eğitim-İş Birleşmeli mi?” yazımı gözden geçirerek paylaştım. “Doğru Oturalım Doğru Konuşalım” adını verdiğim dosyamdaki yazılarımı düzeltmeye devam ettim. Otuz beş saattir, sigaradan uzaktayım. Kendimi bir boşluktaymışım gibi […]

Tamamını Okuyun

Herif Namaz Geçiyor!

Rahmetli babam elinde günü geçmiş bir gazete parçasına daldığında, kendisini ailenin ahret hayatından da sorumlu sayan annem: “Herif, namaz geçiyor!” diyerek onu uyarırdı.   İlk Müslümanlardan Habeşli Bilal’ın Kâbe’nin damına çıkarak inananları namaza çağırması ile annemin babama namaz vaktinin geçmekte olduğunu hatırlatan seslenmesi aynı işlevi yerine getiriyordu. Ezanın sözleri Habeşli Bilal’e mi aittir, yoksa bunları Peygamber […]

Tamamını Okuyun
ATATÜRK

Atatürk İstese Sultan Olabilir miydi?

Mustafa Kemal Atatürk’ün Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişi olarak Samsun’a gelişinin 101. yılı nedeniyle Atatürk edebiyatına yeni kitaplar ve makaleler ekleniyor. Bu vesile ile o dönemin koşullarını hiç hesaba katmayan yorumlarla da karşılaşıyoruz. Son olarak Sözcü gazetesinin 17 Mayıs 2020 tarihli sayısında Uğur Dündar’ın yazısındaki görüşe dikkat çekmek istiyorum. Amerikalı Sean McMeekin adlı bir profesör, “Osmanlı’da […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan

Ne Yaptıysam Güven Veremedim!

Bağımsız 94 evden oluşan sitemizde kedilerle haşır neşir yazıyoruz. Bunlardan kimisi ev kedisi, kimisi sokakları mekân tutmuş. Bizim kapıyı da sık sık yokluyorlar. Komşulardan biri, her gün süt verdiği bir sokak kedisinin hamile olduğunu, sütünü içip bizim bodruma yöneldiğini haber verdi. Bizim Bodrumun kuş penceresi, kedimizin biz evde olmadığımız zaman dışarıda kalmaması, istediği zaman girip […]

Tamamını Okuyun
Ayhan Sarıhan kitapları

Ayhan Sarıhan’dan İki Yeni Gezi Kitabı

Korona salgını, ülkeler arasındaki bağlantıyı kopardı. Bütün ülkelerin turizmine büyük bir darbe vurdu. Başka ülkelerdeki hayatı, diğer halkların kültürlerini merak edenler, öyle anlaşılıyor ki bir süre bu meraklarını gezi kitapların okuyarak giderecekler. Son yıllarda değişik yollarla, özellikle sık düzenlenen turlarla yurt dışı gezileri artmıştı. Fakat otuzdan çok ülke gezmek her babayiğidin kârı değildir. Bunun için […]

Tamamını Okuyun
Babıali Baskını

Darbe Korkusu

Türkiye’de darbe ihtimalinin sıfır olduğu bir dönemdeyiz. Buna rağmen iktidar çevrelerinin kendilerine karşı bir darbe niyetinin bulunduğu konusundaki iddiasının ardı arkası kesilmiyor. Amacın darbe korkusu yaratarak kamuoyunu hükümete bağlamak olduğunu sanırım. Hükümete karşı bir darbe hazırlığı bulunduğunu en kolay saptayacak olan MİT gibi kuruluşlar vardır. Bir darbe hazırlığı varsa bunu açığa çıkarmak ve darbeciler hakkında […]

Tamamını Okuyun
2007 İzmir Cumhuriyet Mitingi

Darbeci Değil Devrimciyiz

Darbeler, daha çok Türkiye gibi sınıflar arasında dengelerini kuramamış, parlamenter gelenekleri oluşmamış Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde görülüyor. Siyasi darbeler, sınıf mücadelesinin yöntemlerinden biridir. Sınıf mücadelesi, yalnız emekçi sınıflarla hâkim sınıflar arasında sürmüyor. Hâkim sınıflar arasında da, hatta bu sınıflar arasında daha şiddetle sürüp gidiyor. Türkiye’deki darbelerin tümü, bir hâkim sınıfın iktidarı öteki hâkim sınıfın […]

Tamamını Okuyun
Galaksi

Allah’la Bir Konuşma

Allahım! Seni hatırlamamın nedeni, Corona salgını nedeniyle çile çekmek için kendini eve kapatmış bir derviş gibi uhrevi âleme dalmış olmam veya mübarek Ramazan ayında bulunmamız değildir. Bir ayağımın çukurda olmasından ötürü de seni hatırlamış değilim. Çocukluğumdan beri hiç aklımdan çıkmadın. Namazlarımı senin rızan için kıldım, oruçlarımı sena olan borcumu ödeyebilmek için tuttum. Benim için bu […]

Tamamını Okuyun

Damat Ferit 23 Nisan’ı kutluyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışından beri 100 yıl geçti. Savunma savaşı başta olmak üzere milletin önemli sorunlarına ancak meclisle çözüm bulunabileceğine inananlar için anılması gereken önemli bir tarihi dönemeç. 1920’den önce de Türkiye’de Meclisler vardı. 1876’da açılan ilki hükümetin işlerine karışıyor diye 1878’de İkinci Abdülhamit tarafından feshedildi. 1908’den sonra açılan meclisleri, İttihatçılar çalıştırmadılar. İttihat Terakki’nin […]

Tamamını Okuyun
Köy Enstitüsü

17 Nisan Duyguları

Takvimler 17 Nisan’ı gösterdiğinde bizi bir hüzün alır. 17 Nisan 1940’ta kurulan Köy Enstitülerini hatırlarız. Zaten onu hiç unutmamışızdır.  Onu açanlara minnet duyar, kapatanları lanetleriz. Türkiye’yi mahvetmiş olan kafasızlığa, gericiliğe karşı ağzımıza geleni söyleriz. Bu eğitim imecesinin önünü kesenleri hayırla anacak halimiz yok. Eğitimden yoksun köy çocuklarını eğiterek, onları bir sanat sahibi yaparak, kapalı köy […]

Tamamını Okuyun

Korona Salgınının Öğrettikleri

Şimdiye kadar ne kadar yaşlı olurlarsa olsunlar, ana babalar, nine ve dedeler evlatları ve torunları için koruyucu davranırlardı. “Aman kendine dikkat et, terli iken su içme” gibi öğütlerde bulunurlardı. Salgınla birlikte roller değişti. Gençler, ana babaları başta olmak üzere yaşlıları korumaya aldılar. Yaşlılardan başlayarak çocuklar ve sonra hepimiz sokağa çıkma yasağına tabi tutularak evde kalmanın […]

Tamamını Okuyun
Hilali Ahmer

Yamalı Gömlek…

Koronavirüs felaketi karşısında bazı belediyelerimiz yardım kampanyası açtı. Hükümet, iflah olmaz bir partizanlıkla bu kampanyaları durdurup kendisi bir yardım kampanyası başlattı. Ancak bu kampanyaların geniş halk kitlelerini kapsadığı söylenemez. Özellikle Hükümetin açtığı kampanyaya katılanlar arasında devlet şirketlerinin adları öne çıkıyor. Oysa bir kampanyada toplanan miktar kadar ona katılanların sayısı da önemlidir. Savunma savaşlarında olduğu gibi […]

Tamamını Okuyun
TEKÂLİF-İ MİLLİYE

Tekâlif-İ Milliye İle Erdoğan’ın Kampanyası Arasındaki Farklar

Bazı insanlar vardır. Bir şeyi yeni öğrendiklerinde başkalarının bunu bilmediklerini zannederek bilgiçlik satarlar. Cumhurbaşkanı 3 Nisan 2010 akşamı televizyonlardan yaptığı konuşmada böyle bir gaf yaptı. Açtığı yardım kampanyasının biçimini eleştirenlere ders vermek için Mustafa Kemal Paşa’nın Tekâlif-i Milliye(Millî Yükümlülük) emirlerini örnek verdi. Erdoğan veya konuşmayı hazırlayıp önüne koyan kişiye göre, Atatürk Tekâlif-i Milliye’yi “Kurtuluş Savaşı’nın […]

Tamamını Okuyun
İleri

Bari Engel Olmayın!

Bütün halklar, küresel bir salgınla savaş halindeyiz. Bu savaşla, yurdu istila eden bir düşmanla savaş sırasında aynı olağanüstü yasalar işler. Düşmandan kurtulup selamete ulaşmak için ilk koşul millî seferberliktir. Beceriksiz komutanların yönetiminde bu seferberlik işe yaramaz. Onlar böyle olağanüstü zamanlarda bile keselerini doldurmaya, eş dost zengin etmeye bakarlar. Halk ile bütünleşmiş, kaderini halkın kaderiyle birleştirmiş […]

Tamamını Okuyun

Kefen Paramıza Ne Oldu?

Eskiden bir gelenek vardı: İnsanlar daha orta yaşlarında ne olur ne olmaz diye kefenlerini hazırlayıp bir kalıp sabunla sandıklarının dibine yerleştirirlerdi. Devletin kefen parası ise Merkez Bankası’nın yedek akçeleridir. Varlık fonudur. Bu fon kriz günlerinde halkın güç bela da olsa yaşamasına yetmeyecek kadar küçültülmüşse o zaman ne olacaktır? Toplumsal krizler iki şeyle sonuçlanır. Birincisi bu […]

Tamamını Okuyun
Tahıla Karşı

Bu Kriz Ne ile Sonuçlanır?

İnsanlık tarihinin hatıra defteri, büyük krizler kaydediyor. Bunlardan bir kısmı yazının bulunmasından binlerce yıl önce olduğu için bilim insanları onu iskeletlerden, mağaralardaki besin kalıntılarından ve duvarlara çizilmiş resimlerden okuyorlar. Toprağa yerleşip tarım yaptıkları, hayvanları evcilleştirdikleri, kentler kurup çevresini duvarlarla çevirdikleri, tapınaklar inşa ettikleri devirde yazı da kullanılmaya başlandığından insanlığın talihi ve talihsizlikleri kap ve kaçaklardan […]

Tamamını Okuyun
Virüs

Bir Rüyada Gibiyiz!

Bir süredir bütün insanlık, bir rüyada kâbus görüyor gibiyiz. Hepimiz, ciğerlerimize ölümcül bir mikrop girmesi, akciğerlerimizi şişirmesi ve bizi boğması riski taşıyoruz. Kim hasta, kim hastalığa yatkın, kim sağlam şüpheli. Öldürücü mikrop yeryüzünde her gün katlanarak yayılıyor. Korona’nın elinde tırpanla gezen korkutucu, merhametsiz bir Azrail gibi bugün bu gece kimi biçeceği belli değil. Albert Camus’nun […]

Tamamını Okuyun
Nevruz

Nevruz’dan Balo Kültürüne Geçiş

Ortadoğu halkları tarafından binlerce yıl kutlanan ve halen de kutlanmaya devam edilen Nevruz, Kurtuluş Savaşı’nın son yılı olan 1922’de Ankara’da resmî törenle kutlanmıştı. Tarihi çok eskilere giden ve üç bin yıldan beri kutlanan Nevruz’un İran kökenli olduğu bir gerçek. Kuzey Yarımkürede gündüz ve gece uzunluklarının eşitlendiği bu günün  baharın ve yeni yılın başlangıcı olarak kabul […]

Tamamını Okuyun

Öğretmen Okulları 172 yaşında

Öğretmen Okulları 172 yaşında ETEM NEJAT SESLENİYOR! Kuruldukları 16 Mart 1848’den beri yüz binlerce öğretmen yetiştirmiş olan Öğretmen Okullarının kuruluş yıldönümü öğretmenler artık sosyal medyadaki yazı ve notlarıyla kutluyorlar. Türkiye’deki yenilikçi, devrimci aydın ocaklarının başlıcalarından biri olan öğretmen okullarının eski adı Darülmuallimîn idi. İkinci Meşrutiyet döneminde yetişmiş eğitimci aydınlardan Ethem Nejat, dönemin birçok aydını gibi […]

Tamamını Okuyun
Karantina

İstanbul’da 100 Yıl Önceki Salgınlar

İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük salgın olan 1918’deki İspanyol nezlesinden dünya nüfusunun yüzde 15’i eksildi. Bu hastalıktan 50-100 milyon arası kişi öldü. Mart 1918’da ABD’de ortaya çıkan bu salgına İspanyol Nezlesi denmesinin nedeni, savaş içindeki ülkelerde sansür nedeniyle hastalıktan söz edilememesi, İspanya savaşta değildi. Birinci Dünya Savaşında, cephelerdeki açlık, soğuk, sağlık koşullarının elverişsizliği gibi nedenlerle […]

Tamamını Okuyun
Eğitim

Eğitim-Sen ve Eğitim-İş Birleşmeli mi?

Geçtiğimiz aylarda, Eğitim-İş Sendikası, Diyarbakır annelerini sendikadan izinsiz ve sendikanın da adını kullanarak açıklama yaptıkları gerekçesiyle Vatan Partisi taraftarı “Hepimizin Sendikası” sözcülerini disiplin kurulu kararıyla sendikadan ihraç etti. Bununla kalmayarak düzenlediği bir olağanüstü kongrede bu kararına delege çoğunluğuna da onaylattı. İki sendikanın birleşme niyetinde olduğu bu tartışmalar sırasında ortaya atıldı. Kongreye başkanlık yapan Eğitim-İş’in ilk […]

Tamamını Okuyun
Abdullah Özkucur

Abdullah Özkucur 100 Yaşında!

Köy Enstitülerinin ilk ürünlerinden 1920 doğumlu Abdullah Özkucur 100 yaşına bastı. Bu vesile ile Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı, Ankara’daki merkezinde onun için bir jübile düzenledi. Başka illerden gelen öğrencileri ve Ankara’da oturan dostları, salona sığmadılar ve üç saat süren toplantıyı ilgiyle izlediler. Hakkında konuşmalar yapıldı ve onun için hazırlanan armağan kitap satışa sunuldu. […]

Tamamını Okuyun
Ebubekir Hâzım Bey

Ebubekir Hâzım Bey Valilikten Nasıl İstifa Etti?

“Dünya yuvarlaktır” sözü boşuna söylenmemiştir. Türkiye gibi bazı ülkelerin tarihlerinde idam sehpasından bakanlığa, cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık gibi yüksek görevlerden idam sehpalarına gidenler konusunda bol örnek vardır. Mütarekenin ilk yıllarında Bursa Valisi Ebubekir Hâzım Bey’in öyküsü tam da dünyanın yuvarlak olduğu sözüne verilecek örneklerden biridir. Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti siyaseten bir deprem yaşamıştır. İttihat […]

Tamamını Okuyun
Zeki Sarıhan

Tevhidi Tedrisat’ın 96. Yılı: Bu Da Bize Ders Olsun!

3 Mart, devrim tarihimizin önemli günlerinden biri. 96. Yıldönümünü bazı toplantılarla ve yazılarla anıyoruz. Buruk bir psikoloji içinde… Ankara’da faaliyet gösteren İzmirliler Kültür ve Dayanışma Derneği, bu yıl erken davrandı. 29 Şubat’ta, Olgunlar Sokak’taki genel merkezlerinde Öğretim Birliği Yasası ile ilgili bir konuşma yapmamı istedi. Bir buçuk saat kadar bu konuda bildiklerimi aklımın erdiği, dilimin […]

Tamamını Okuyun
İdlip

İdlip olayları: Dilimizde Tüy Bitti…

İdlip’te olayların kızışması üzerine önceki akşam yeni bir yazı kaleme almak için bilgisayar başına oturduğumda, yeni acı haberi aldım. Gece boyu haber kanallarından olayın doğrusunu ve ayrıntılarını öğrenmeye çalıştım. Sabah oldu, felaketin boyutu büyüdü. Gene mutsuz bir akşama ulaştık. Bütün yurttaşlar, ülkemizin yönetimi ve geleceğimizle ilgilenmek zorundayız. Görüşlerimizi dile getirmek de en doğal hakkımızdır. Yeni […]

Tamamını Okuyun
Muzaffer İlhan Erdost

Muzaffer İlhan Erdost

Bazı insanlar ölünce dünya biraz ıssızlaşır. Önünüzü görmeye yarayan bir ışık sönmüştür. Muzaffer İlhan Erdost’un böyle özgün bir şahsiyetti. Ölümünü duyunca içim cızz etti! Yıllarca yayıncılık ve kitapçılık yaptığı Ankara’da onunla karşılaşmamış aydın herhalde pek azdır. Ülkemizde Muzaffer Erdost’la karşılaşmamış bile olsalar, ona minnet borcu olan yüz binlerce aydın vardır. Şimdi bir kısmı aramızdan ayrılmış […]

Tamamını Okuyun
TBMM

“Homo Ahretikus”

Tarihçi Sina Akşin’in uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ve uzun aralıklarla yayımladığı “İstanbul Hükümetleri ve Millî Mücadele” dizisinin IV. cildi olan “Savaş ve Etnik Temizlik (Yumuşatılmış Sevr Dönemi)” adlı kitabı da yayımlandı. (Eylül 2019, İş Bankası Kültür Yayınları) Akşin dipnotlar ve dizin de içinde olmak üzere büyük boy 485 sayfalık bu hacimli kitabında Kurtuluş Savaşı’nın Tevfik […]

Tamamını Okuyun
TİİKP Savunma

Halkçılıkta Diretmek

Solcularımız, sosyalistlerimiz birbirlerine kızdıkları zaman içlerinde kabuk bağlamış bir hıncı dile getirmekten geri kalmıyorlar. Geçmişte yaşadıkları keskin ayrılıklar depreşiyor. Birbirlerini 30-40 yıl önceki dille suçlama yolunu seçiyorlar. Benim de eski bir Aydınlıkçı olduğum zaman zaman yüzüme vuruluyor. Bundan alınmıyorum. “Ne Amerika ne Rusya tam bağımsız Türkiye” diyen, halkların kardeşliğini savunan Aydınlıkçı kalmaya devam ediyorum. “Ne […]

Tamamını Okuyun
Sosyalist Hareket

Hangisi Daha İyiydi?

Yeni koşullarda, Türkiye sosyalizmini yaratmak için yeni yollar arayıp bulmak ve sosyalistlerin birliği için uğraşmak, bunu da bir halk cephesinin önderliğine taşımak varken kimilerinin hâlâ kin haline getirdikleri eski fraksiyonculuklarına devam ettikleri görülüyor. 1960’’tan sonra Türkiye’de güçlü bir devrim rüzgârı esti.  O zamana kadar şiddetle bastırılmış sosyalist düşünceler pıtrak gibi uç verdi ve aydınlar, gençler, […]

Tamamını Okuyun
Öğretmen Dünyası Yazı Kurulu

Osman Nuri Poyrazoğlu Öldü!

İnsan, yıllarca birlikte çalıştığı dost canlısı ve çalışkan bir arkadaşını kaybedince hangi duyguları taşırsa (ki bunun adı derin bir üzüntüdür) o duygular içindeyim. Osman Nuri Poyrazoğlu 9 Şubat 2020 günü, gelecek güzel günleri göremeden Adana’daki oğlu Selçuk’un evinde kalırken hastanede hayata veda etmiş. Birkaç yıldır alzaymır hastasıydı. 86 yaşındaydı. Osmaniye’nin Bahçe köyünde doğmuş, vekil öğretmenlik […]

Tamamını Okuyun
Yunus Emre

Ben Yazarım Yana Yana…

Son zamanlarda yazılarımı beğenmeyen arkadaşlardan bazıları: “Yaşın kemale erdi. Bırak artık bu işleri. Evde otur, emeklilik maaşını yemeye bak…” diyorlar. Bu isteği yerine getirmek mümkün mü? Hani derler ya: “Bu can bu tende kaldıkça, dilim döndükçe, elim kalem tutmaya devam ettikçe” yazmaktan ve söylemekten vazgeçemem. “Artık bırak!” tavsiyelerini duydukça Koca Yunus’un yüzyıllardır dilden dile aktarılan ilahisini […]

Tamamını Okuyun
Ekrem İmamoğlu

Eleştirinin Yararı

30 Ocak günü paylaştığım “Tatilde Kayak Keyfi” yazım, sosyal medyada beş gündür tartışılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu’nun Elazığ deprem bölgesine uğradıktan sonra Palandöken’de ailesiyle birlikte kayak yapmaya gitmesini ve bu hareketini savunurken kullandığı cümleleri eleştirmiştim. Beklendiği gibi okurların bir kısmı eleştirimi doğru bulurken, herhalde daha fazlası eleştiriyi yersiz, zamansız, hatta haksız gördü. Doğaldır, […]

Tamamını Okuyun
Ekrem İmamoğlu kayak

Tatilde Kayak Keyfi!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kurtarma ve yardım ekibiyle Elazığ deprem bölgesinde bir gün geçirdikten ve Tunceli’ye de uğradıktan sonra ailesiyle birlikte Elazığ’da kayak yapmaya gitmesi doğru muydu? Televizyonda bu haberi duyduğum anda “İşte bu olmadı!” dedim. İstanbul seçimlerini büyük bir farkla kazanmış ve ülkenin her yanında büyük bir sempati toplamış olmakla birlikte, ellerinden […]

Tamamını Okuyun
Deprem

Deprem Sosyalizmi

“Deprem sosyalizmi” kavramını ilk kez 21 yıl önce 17 Ağustos 1999’da Adapazarı depreminden sonra yayımlanan bir yazımda başlık olarak kullanmıştım. (Deprem Sosyalizmi, Aydınlık, 26 Eylül 1999.) Bütün Türkiye depremin açtığı büyük yaralara bir parça olsun merhem olabilmek için seferber olmuştu. Biz de Ankara’dan Öğretmen Dünyası Yazı Kurulu üyeleri, bir otomobile doluşmuş, devrem bölgesine giderek gözlemlerde […]

Tamamını Okuyun
Fatsa Siyanür

Maden Keşfetmek

Bir maden keşfetmek ve onu işletmek marifettir. Madenler, çok değerli yer altı zenginliğidir. Bulanı ve işleteni zengin eder. Siyasetin de keşfettiği maden değerinde psikolojik ve sosyal kaynaklar vardır. Bunları kullananlar politikada hızla yükselirler, sırtları kolay kolay yere gelmez. Türkiye gibi henüz yeteri kadar uyanmamış, aydınlanmamış ülkelerde en verimli siyasi maden dindir. Kitlelerin inandıkları din, bu […]

Tamamını Okuyun

Sen Yazmasan, Ben Yazmasam…

2019’da Yazı Hayatım: 2019 yılında 1921 Maarif Kongresi ve Milli Mücadelede Maarif Ordu kitaplarım ikinci baskılarını yaptılar. Yayıncılara ilettiğim dosyalarından yalnız birinin 2020 Şubat veya Martında basılacağı karşılığını aldım. Üç dosyanın durumu hakkında henüz bir yanıt alamadım. Günümüzde bir gazetede köşesi olmayan kişiler için görüşlerini açıklayabileceği en uygun ortam dijital ve sosyal medyadır. 2013’ten beri […]

Tamamını Okuyun
KANAL İSTANBUL

Kanal İstanbul Yerine

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çılgın projem” dediği ve kendisinin saygınlık eseri olarak gördüğü Kanal İstanbul’un, kamuoyunun bütün karşı duruşuna rağmen yapılacağı anlaşılıyor. 75 milyar maliyeti hesaplanan bu kanala ihtiyaç var mıydı? Bu devasa inşaat daha çok kimleri zengin edecek? İstanbul Boğazı’na paralel bu yeni kanalın uluslararası deniz araçlarının geçişini nasıl etkileyecek? Kanal olası […]

Tamamını Okuyun
Öner Yağcı

2019’da Okuduğum Kitaplar

2018 yılında tam tamına 50 kitap okumuş ve bunların listesini sizlerle paylaşmıştım. Bu yıl okuduklarımın sayısı 43’te kaldı. Bunların 30’u yerli, 13’ü yabancı. Toplam sayfa sayısı 9.033. Kitapların ortalama kalınlığı 210 sayfa. Baskı tarihi belli olan 36 kitabın 22’si son üç yılda basılmış. 43 kitabın 11’i roman, 7’si tarih, 6’sı şiir, 5’i anı, Kalan 14 […]

Tamamını Okuyun

“Bula Bula Bu Softayı mı Buldun?”

Sosyal Demokrasi Derneği İstanbul Şubesi, geçen hafta sonu etkinliğini ölümünün 83. Yıldönümü nedeniyle Mehmet Akif’e ayırdı. Dernek Başkan yardımcısı Ahmet Akküçük’ün yöneticiliğinde İlahiyatçı Cemil Kılıç’la ikimizin konuşmacı olduğu panelde bana verilen Konu “Kuruluş Savaşında Din Adamları ve Mehmet Akif” idi. Kurtuluş Savaşıyla ilgili araştırmalarım sırasında hemen bütün kayakların altından girip üstünden çıktığım, ayrıca Akif’in başyazar […]

Tamamını Okuyun

Dünya Yalan Üstüne Kurulmuş

Doğa yalan söylemez. İnsanlar dışındaki canlılar da yalan söylemeyi bilmezler. Yalan söylemek insanlara özgüdür. Bu kolay açıklanamayacak çok yönlü olguyu nasıl yorumlamalıyız? İnsanlar birbirlerine niçin yalan söylerler? Bunun muhataplarını aldatmak, kendi niyet ve kabahatlerini gizlemek, bir çıkar elde etmek gibi birçok nedeni var. Yalanın en koyulaştığı ve toplumsallaştığı, dolayısıyla en vahim bir hal aldığı dönem, […]

Tamamını Okuyun
Libya

Ey Gaziler Yol Göründü…

Hükümet Libya’ya savaşmak için asker gönderemeye hazırlanıyor. “Ey gaziler yol göründü benim garip serime” diye başlayan Cezayir Marşı’nı söylemeyi öğrenelim. Libya’ya gönderilecek olanlara gerekli olacak… AKP iktidarı Türkiye’nin çivisini çıkardı. Partinin genel başkanı önce emperyalist Amerika’nın yelkenine bindi. ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesinin eş başkanı olarak atandı. Bölge ülkeleri, Türkiye yönetimini örnek alarak ABD ile […]

Tamamını Okuyun
Beyin

Şeyhim Ne Derse Odur

Geçenlerde siyasetin tepelerinde ilginç bir olay yaşandı. Kömürle çalışan enerji santrallerinin bacalarına, çıkan dumandaki zehri süzecek düzenekler takılmasını 2.5 yıl erteleyen yasa iktidar partisi milletvekillerinin olarıyla Meclisten geçti. Bu dumanların havayı ve dolayısıyla insanlar da içinde olmak üzere canlı hayatını nasıl zehirlediği günlerce dile getirilmiş, muhalefet partileri iktidarı uyarmıştı. Fakat bu fabrikaların sahiplerinin yürüttükleri lobi […]

Tamamını Okuyun
Ulusal Eğitim Derneği Yürüyüşte

Kitle Örgütlerinin Bağımsızlığı

Meslek mensuplarının zorunlu üyeliğini öngören kuruluşlar gibi, belli bir amacı gerçekleştirmek, aralarında dayanışma sağlamak için gönüllü üyelerden oluşmuş kitle örgütlerinin nasıl çalışmaları gerektiği hakkında şimdiye kadar epey yazı yazdım, söz söyledim. Bunun nedeni, bazı derneklerde görülen bir partinin yan örgütü gibi davranma eğilimleriydi. 1971’de kurulup 1979’da işlevsiz hale gelen TÖB-DER’de böyle bir durum yaşandığını o […]

Tamamını Okuyun
Öğretmen Dünyası bir yürüyüşte

Zorunlu Ayrışma

Ulusal Eğitim Derneği, siyasi partilerden emir almayan ve onun istediği eylemlere katılmayı parti görevi saymayan bir ekibin elinde devam edebilir. Aksi halde onu feshederek başarılarının anısını geleceğe taşımak herkes için daha faydalı olacaktır. Yakın tarihimiz partinin arka bahçesi yapılmak istenen bazı kitle örgütlerinin nasıl mahvedildiğine tanıktır. Öğretmen Dünyası dergisi 480. sayısıyla yayın hayatını sonlandırdı. 1980’da […]

Tamamını Okuyun
Öğretmen Dünyası

Öğretmen Dünyası’nın Vedası Üzerine

Fotoğrafını gördüğünüz aylık Öğretmen Dünyası dergisinin 408. son sayısı. Kapağa konulan figür veda eden bir el! Bu sayıda yer alan yazıların çoğu son sayıyla ilgili. Bunların tümünde 40 yıl kesintisiz olarak yayın hayatında kalan derginin eğitime hizmetleri ve biriktirdiği olumlu miras övülüyor ve kapanmasından doğan üzüntü, hayal kırıklığı ve onun kapanması kararını alanlara değil, öğretmenleri […]

Tamamını Okuyun

İyilik Yapmadığı Gün…

İnsanlar çeşit çeşit. Türümüzü bu kadar dallanıp bulandıran, biyolojik farklılığımız kadar yaşadığımız sosyal ve kültürel çevre ve aldığımız eğitimdir. Hepimiz aynı tornadan çıkmış gibi olsaydık hiç de iyi olmazdı. Hiçbir insan mutlak iyi veya kötü değildir. Her iki özelliği de barındırır. Bunlardan biri baskın olabilir. Veya bir insan hayatının belli dönemlerinde iyi işler yapmışken, başka […]

Tamamını Okuyun
Öğretmen Sizi Çok Seviyor

Öğretmen Sizi Çok Seviyor

Öğretmen sizi kendi çocukları gibi seviyor. Nasıl sevmesin ki, ana babanızın kucağından alındınız, minik ellerinizden tutularak okula getirildiniz ve ona teslim edildiniz.  Adına “sınıf” denilen odalardaki sıralara boy sırasına göre ikişer üçer yerleştirildiniz. O her sabah, yeni, güzel bir güne başlamanın heyecanıyla evinden çıkıyor. Hava soğuk, yağmurlu, sisli olsa da onun içini ısıtan bir sınıf […]

Tamamını Okuyun
Mümtaz Soysal

Mümtaz Hoca İçin

(Bu yazı Hoca’nın ölümünden hemen sonra yazılıp 12 Kasım’da paylaşılmıştı. Fakat Google -herhalde yapılan şikâyet üzerine- ikinci kez sayfamı bloke ettiği için yazı alıcılara ulaşmamıştı. Bir arkadaşın yardımıyla bolokajı aşarak yazıyı yeniden gönderiyorum. Yazılarımı almak istemeyenlerin Google’a şikâyet yerine, adreslerini listeden silmem için bana bildirmeleri veya sistemin engelleme programını kullanmaları yeter.) Anayasa Profesörü, siyasetçi, yazar […]

Tamamını Okuyun
Savaş

Savaş Konusunda Temel Gerçekler

Her millet kendi kaderini tayin hakkına sahiptir. İster bağımsız yaşamayı tercih ederler, ister başka bir milletle federasyonu, bir devlet içinde özerk bölge kurmayı isterler. Başka devletlerle bölgesel veya uluslararası birlikler kurarlar. Bunların hangisini tercih ettikleri tamamen onların tercihine bağlıdır. Hiçbir devletin başka bir devletin iç işlerine karışmaya, başka bir milletin nasıl bir rejim içinde yaşayacağına […]

Tamamını Okuyun
Komünistler Moskovaya

“Komünistler Moskova’ya!”

Bazı dönemlerin temel bir suçlama konusu vardır. Bunun sloganı, iktidarın ihtiyaçlarına göre saptanır. Günümüzde, tek adam rejimine karşı demokrasi ve parlamenter sistemi savunanlara “Terörist destekçisi” denmesi gibi. Propaganda makineleri çok baskınsa bu sloganlar her türlü kötülüğün nedenini açıklar ve kitlelerde de taraftar bulur. İkinci Dünya Savaşı sonrası iki kutup oluşunca ve Türkiye de kapitalist emperyalist […]

Tamamını Okuyun

Hedef Halkçı Cumhuriyet

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yılı, her yıl olduğu gibi çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bir süredir cumhuriyeti anma ve onu yüceltme çabası, AKP iktidarından sosyal demokrat belediyelere ve sivil kuruluşlara geçti. Hükümetin zoraki kutlamaları ise protokol kabilinden soğuk bir anmadan ibarettir. Türkiye’de “Cumhuriyet” kavramı ve onun somut ifadesi olan 29 Ekim 1923 cumhuriyeti […]

Tamamını Okuyun

Kral Gerçekten Çıplak!

Okuyucularım Andersen’in ünlü “Kralın Yeni Giysileri” öyküsünü duymuş olmalılar. Kendini beğenmiş, gösteriş düşkünü kralın biri kendisine eşi bulunmaz bir giysi dikilmesini istemiş. Açıkgöz bir terzi, ona dünyanın en güzel giysisini dikeceğini vaat etmiş ve bunun için yükü bir ücret de almış. Ancak bu giysiyi yalnız akıllı insanlar görebilecekmiş! Günlerce sözüm ona provalar yapılmış, hayali elbise […]

Tamamını Okuyun

Tarih Bize Fısıldıyor

Saray‘a doğrudan bağlı bir medyamız var. Onun hangi olay karşısında ne yazacağı, ne söyleyeceği önceden belli. Bir de sözüm ona iktidara muhalif basınımız, oralarda kalem oynatan yazarlarımız bulunuyor. Hem de bunların kalemleri son derece keskindir. Çünkü ülkemizde iktidara karşı oldukça geniş bir çevre eksik değil. Bunlar tarafından sevilmek, okunmak gerekir değil mi? İşte bu kalemi […]

Tamamını Okuyun
Yunanlıların İzmir'da karşılanışı

Milletler Niçin Savaşır?

    Savaşların tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bütün canlılar, doğa belgesellerinde de gördüğümüz gibi, yaşamak, nesillerini sürdürmek için birbirleriyle savaş halindedirler.  O âlemde yalnız güçlülerin yaşama hakkı vardır. İnsan türü diğer bütün canlılardan farklı olarak sosyaldir. Zamanla hak ve hukuk kavramları oluşmuş, topluluklar ve devletler arasında anlaşmalar yapılır olmuş, savaşın getireceği muhakkak olan korkunç […]

Tamamını Okuyun

Kâbus…

  Birçok gün yaptığım gibi sabah gazetelerini okuyordum. Karşımda bir haber kanalı da açıktı. Gece uykumu alamamış olacağım ki dalmışım. Bir kâbus görmeye başladım! Komşu ülkelerden biri, Türkiye topraklarından bir kısmını işgale hazırlanıyordu. Tanklarını, toplarını, hava araçlarını sınıra yığmıştı. Yer yer sınırdan içeriye de girmişti! Emperyalist ülkelerin müdahaleleri yüzünden Türkiye bir süredir güçsüz düşmüş ve […]

Tamamını Okuyun

İşşiz ve Evsiz!

  Arabanın teknik kontrolünü yaptırmış eve dönüyordum. Ankara Karşıyaka‘dan Ķonutkent‘teki semtimize doğru yol alırken tam bir dönemeci almıştım ki köylü olduğu anlaşılan kara kuru bir erkek el kaldırdı. Yolda kalıp araç bulamamanın ne demek olduğunu herkes bilir. Bu nedenle el kaldıran adamın biraz ilerisinde arabayı kenara çektim. Arka koltuklardan birine oturunca “Nereye gidiyorsun?” diye sordum. […]

Tamamını Okuyun

Denize Düşen…

  CHP’nin düzenlediği Suriye Konferansı, umarım aşağıdaki anlayışın da dile getirilmesine vesile olmuştur. Yılan hikâyesine dönen Suriye sorununda can sıkıcı birçok husus var. Bunların en başında egemen bir ülkeye, başka devletlerin müdahalede bulunarak ülkenin rejimini değiştirmeye, hatta bu ülke topraklarını nüfuz bölgesi gibi adlarla şurasından burasından el koymaya kalkmasıdır. SURİYE SURİYELİLERİNDİR Antiemperyalist bir bağımsızlık savaşıyla […]

Tamamını Okuyun
Akşam, 15 Eylül 1921

Sakarya Savaşı, Suriye Savaşı… Zeki Sarıhan yazdı

13 Eylül 2019, Sakarya Savaşı’nın 98. Yıldönümü idi. Bu yıl Polatlı’daki Dua Tepe’de bir tören yapılmış ve bazı yöneticiler bu zafer nedeniyle bazı kısa mesajlar paylaşmış da olsalar, bunlar 22 gün 22 gece aralıksız süren bu ölüm kalım savaşının önemiyle orantılı değildir. Bu ilgi yetersizliğini Türkiye gündeminin bu günlerdeki yoğunluğuna versek bile, Sakarya Zaferi, hakkı […]

Tamamını Okuyun
korkmak

Zaman Kötü, Korkuyorum Sevgilim!.. Zeki Sarıhan

Bu ülkenin evsiz, barksız, işsiz, garip insanları için ortam hiçbir zaman iyi olmadı. Halk için eşitlik, demokrasi ve aydınlık bir gelecek için mücadele edenler için de geçmiş zamanların iyi olduğu söylenemez. Bunların çoğu işkence hanelerde eziyet görmüşler, ömürlerinin bir bölümü hapishanelerde, sürgünlerde geçmiş, işsiz kalkmışlar, yazar ise kitapları, besteci iseler plak ve kasetleri toplatılmıştır.

Tamamını Okuyun
İttihat ve Terakki

Daha Kötüsü Olamaz!.. Zeki Sarıhan yazdı

Tayyip Erdoğan’la yollarını ayıran bazı siyasetçilerin yeni partilerle milletin karşısına çıkma hazırlıkları uzun süredir gündemde.  Hiç de acele etmiyorlar. Erdoğan’ın biraz daha yıpranmasını bekliyor gibiler. Buna karşılık Erdoğan bunların siyasette hiçbir varlık gösteremeyeceklerini ileri sürüyor. Seçimlerde alabilecekleri birkaç puanla onun oyunu yüzde ellinin altına düşürüp iktidarına son vermek istediklerini tekrarlayıp durmasına bakarak bu yeni partileşmelerden […]

Tamamını Okuyun

Herkesin Bir Mevsimi Var… Zeki Sarıhan yazdı

“Fuardan Dönüş” yazımda, Edremit 3. Kitap Fuarının ilk günü olan 17 Ağustos Cumartesi günü, kitap imzası için açtığım masaya pek az kişinin uğraması ve yalnız iki kitabın satılması üzerine, ikinci ve üçüncü günlerdeki katılımdan vazgeçtiğimi anlatmış, bu ilgisizliğin nedenini bir sonraki yazıda belirteceğimi yazmıştım. Fuar düzeni bu ilgisizliğin nedenleri arasında önemsizdir. Asıl neden herkesin bir […]

Tamamını Okuyun

Fuardan Dönüş… Zeki Sarıhan yazdı

Bir süreden beri Çanakkale’den Bodrum’a kadar uzanan kıyı kentlerimizin belediyeleri, yaz aylarında içinde kitap fuarlarının da bulunduğu çeşitli kültürel etkinlikler düzenlemeyi gelenek haline getirdiler. Böylece, hem buralara yığılmış yazlıkçıların kültürel ihtiyaçlarını karşılamış hem de sosyal demokrat belediyelerin propagandasını yapmış oluyorlar. Bu yıl üçüncüsü yapılacak Edremit Kitap Günleri’nin haberini alınca telefonla, benim de Ayvalık’ta tatil yapmakta […]

Tamamını Okuyun

İnsan Kazanmak…Zeki Sarıhan yazdı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sorunlarından biri, birlikte uyum içinde çalışabileceği kadroları oluşturmak. Biraz ağırdan almakla birlikte Belediye şirketlerinin müdürleri istifa etti. Daire başkanlarından biri geçmişteki paylaşımlarından ötürü, istifa etmek zorunda kaldı. İmamoğlu, İETT Genel Müdürü ile çalışabileceğini beyan etti ve Belediye’de geçmiş hükümetlerin yaptığının aksine kadrolaşmaya gitmeyeceğini bir kez daha ilan etti. Onun […]

Tamamını Okuyun

Dostum Tuncer Cücenoğlu…. Zeki Sarıhan yazdı

Üretken tiyatro yarımız Tuncer Cücenoğlu da 18 Temmuz 2019 günü aramızdan ayrıldı. Onun hakkında yazmazsam üzerimde hakkı kalır diye düşünüyorum. Aynı yaşta olduğumuz, eserleri 30’dan hazla dile çevrilen bu değerli aydınımızla hiç yüz yüze görüşmedik. Kültür hayatıyla ilgilenen herkes gibi yalnızca adını duyardım. Doğrusu nasıl bir yazar olduğu hakkında bir bilgim yoktu. Çünkü hiçbir oyununu […]

Tamamını Okuyun