Anlatacak Sözü Olmak Ve Öyküye “Cankurtaran” İpi Atmak

Günümüzden 5 bin yıl sonra 2010’lu, 2020’li yıllarda Türkiye’de gündelik yaşama ilişkin izler bulmaya çalışan dünyalı kardeşlerimiz bir kazı yapsalar; buluntular arasında çıkacak izler, yaşam alanları, eşyalar, kitap vb. arasında Gürel Sürücü’nün “Cankurtaran” adlı kitabı çıksa bir çok yönden merakını giderirdi. Cankurtaran’ı okuduğumda ilk usuma bunlar geldi.

Tamamını Okuyun

Sanat, sanatçı…

“Sanatçı kime denir” insanların kafasını kurcalayan bir sorudur bu. . Öyle ya, “Biz sanatçılar…” diye bir tümce ile başlayan konuşmalara sık sık tanık olmuşuzdur. Sanatçı kime denir sorusunu yanıtlamadan önce, “Sanat nedir” sorusunu yanıtlamamız gerekir. Sanat-zanaat ayrımı ne zaman yapılmalı? Yapılırsa neyin sanat olduğu, ya da olmadığı ortaya çıkar mı? Bu kadar kolay değil, bence… […]

Tamamını Okuyun
Feveran

‘Feveran’ Yıldırım Beyazıt’ın Romanı

Kerem Alp Usal’ın daha önce 2 kitabını okudum. “Handoğan-Orhan Gazi’nin Romanı” ve “Kıran Girdi Çınara-Bir Fetret Devri Romanı”… Şimdi de Kerem Alp Usal’ın kaleminden “Feveran Yıldırım Beyazıt’ın Romanı” karşımızda… Yeni, özgün, kendi yolunu bulmuş, anlatım dilini oluşturmuş genç bir yazarın doğmakta olduğu öngörüsünde bulunmuştum, ilk okuduğum romanında… Yazarın Adana doğumlu olduğunu, Ankara Fen Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu […]

Tamamını Okuyun
Cevdet - Nurcan

Tokat’tan Zonguldak’a bozulan adalet terazisi

Adalet duygusu, düşüncesi sarsılırsa bir daha rayına oturtamazsınız. Ne yazık ki egemen olan gücün düdüğü dün olduğu gibi bugün de daha gür çıkmakta; yoksulu, emekçiyi, haklıyı, ezileni, arkasızı daha bir ezmektedir. Bakmayın şurada, burada yargıçlar var denmesine, yargıçlar gücü arkasına alana daha hoşgörülü, adalet terazisinde darayı güçlüden yana saymaktalar. Alın size iki örnek Gazeteci Cevdet […]

Tamamını Okuyun
Ergüder Yoldaş

İçimde bir Ergüder Yoldaş havası…

İçimde kaçıp gitme isteği; kenti, kentlileri bırakıp doğanın kollarına, insanın olmadığı yerlere, kuş cıvıltısı, arı vızıltısı, ırmak çağıltısı olan kelebek uçuşlu yerlerde olmanın albenisi. İnsan yok, apartman yok, kavga yok, anlaşmazlık yok, su var, ağaç var, çiçek tozu var. İyi mi? Yazın kavurucu sıcak belki, kışın esmer soğuk kim bilir? Akıllı telefon, bilgi yayan iletişim […]

Tamamını Okuyun
Kerime Nadir’i yeniden okumak!

Kerime Nadir’i yeniden okumak!

  Eski kitaplara bayılıyorum. Dizgisinden baskısına, ciltlenişindeki özenden bir köşede saklanışına dek. Eski bir eve girsem gözüm kitaplarda, sararmış fotoğraflarda. Kerime Nadir, sıklıkla okuduğum yazarlar arasında olmamasına karşın, Posta Güvercini’nin 1980 tarihli basımı elime geçince okumadan edemedim. Kitabın önsayfasındaki bilgiye göre; dizgi ve baskısı Gül Matbaası’nda yapılan bu roman, Kısmet Mücellithanesi’nde ciltlenmiş. İnkılap ve Aka […]

Tamamını Okuyun
Ilıcak-Altan

Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a açık mektup

Tepeden tırnağa, A‘dan Z‘ye size, yazdıklarınıza karşıyım. Karşı olmama, Ergenekon ve Balyoz Tertibi sırasında yazdıklarınıza öfke eklenince hiddetimin sınırını çizecek, sözcük, tümce bulamıyorum. Ben genelde elleri bağlı insana sesimi çıkarmam. Ancak sizler, Gladio‘nun temsilcisi ve Fethullah’ın kılıcı olarak bizi uyduruk davalarla yok etmek istediniz. O günlerde kaleminizi, manşetlerinizi kara propaganda aracı olarak kullandınız. Gladio‘ya karşı […]

Tamamını Okuyun

Hatay ve Antakya Çağdaş Sanat Fuarı (2)

Hatay’da yapılan Antakya Çağdaş Sanat Fuarı’na ilişkin izlenimlerimi sürdürüyorum. Mehmet Oflazoğlu, aklı, yüreği, beyni hep Antakya, Hatay için çalışan bir ad. Hatay’ın insanları kucaklayan kültürünü, hoşgörüsünü yansıtma çabasında. Yıllardır Antakya için tasarladığı etkinlikleri yaşama geçirme konusunda da son derece cesur. Asla yılmıyor. İnatçı biri. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Lütfü Savaş, Hatay’da Mehmet dışında bir […]

Tamamını Okuyun
Hatay Kilise-Camii

Hatay ve Antakya Çağdaş Sanat Fuarı (1)

Antakya Çağdaş Sanat Fuarı için Hatay‘daydık. Hatay, üzerinde barındırdığı çok kültürlü ortamı, bugün de korumayı başarabilmiş. Hristiyanlığın olduğu gibi Yahudiliğin ilk yerleşim yerlerinden biri. Kilisenin kapısı camiiye, camiinin kapısı kiliseye bakıyor. Camii avlusu konaklama, dinlence yeri olarak insanların yatıp uyudukları, koyu sohbet ettikleri mekân olarak önemli bir gereksinime yanıt veriyor. İnsan sıcaklığı yitip gitmemiş yaşanılası […]

Tamamını Okuyun

Festivaller ve Marmaris Kısa Film Festivali’nin diğer festivallerden ayrıksı yeri

5. Marmaris Uluslarası Kısa Film Festivali, 15 Ekim – 20 Ekim 2019 tarihleri arasında yapıldı. Şeref Öztürk‘ün başkanlığını yaptığı festival, diğer festivallerden daha ayrıksı bir yere sahip. Festivalleri genel olarak belediyeler ya da kamu kurumları yapıyor. İktidar ve belediye başkanları her değiştiğinde, kapsamdan uygulamaya  her şey değişiyor. Kurumlaşma olgusunu göz ardı eden biz Türkler için […]

Tamamını Okuyun
Ölünce de Kırmızı Ruj Sürüyor musunuz?

Ölünce de Kırmızı Ruj Sürüyor musunuz?

Nihal Güres‘i resimlerinden sonra artık romanıyla da anacağız. Fantastik, uçuk, diline ket vurmadan, gizlemeden, zaten açıkta olanı bir kez daha göstererek bir roman yazmış bana göre. Bir roman dili olarak kendine özgülük var bu romanda. Gündelik yaşamda karşılaştığımız sıradan kavramları ustaca romanın kurmaca dünyasına uyarlamış Güres. Andy Warhol, güncel sanat, 15 dakikalığına ünlenme falan filan. Eğer […]

Tamamını Okuyun

Adapazarı, Gölcük ve Düzce depremleri…Nevzat Yılmaz yazdı

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999… Acının hanesine yazılan iki tarih… Marmara depremleri olarak anılması gerekirken herkes kendi ölüsüne ağlar gibi kendine yakın konum ile anıyor. 17 Ağustos depremine o zaman gece nöbetçi olduğum Yeditepe televizyonunda ayakta ve uyanık olarak Ertuğrul Bulut ile yakalanmıştık. 12 Kasım 1999 Düzce depremine dostum, arkadaşım müzisyen Mustafa Uysal’ın evinde […]

Tamamını Okuyun

Nallıhan’da Bir Sabah…

Ressam-Heykeltraş Halis Başarır’la Belenören köyüne gitmek üzere Nallıhan’dayız. Sabahın 04:30’unda otobüsten inmişiz. Ortalık daha ışımamış. Halis Başarır, “Bir otele gidelim, birkaç saat uyuruz” diyor. Bense, Ankara’nın bu küçük ilçesini kolaçan etmek istiyorum. Bir Anadolu kentinde gece nabız nasıl atar gözlemlemek istiyorum. Sonunda Halis Başarır’ı kandırmayı başarıyorum. Kentin ortasında şaha kalkmış at heykelleri karşılıyor bizi. Ben atların Avni’nin atları mı, Süleyman Demirel’in kıratı […]

Tamamını Okuyun

Direnen Müzik!.. Nevzat Yılmaz yazdı

Müzik her tarihsel dönemde duygu ve düşüncenin aracı olduğu denli direnmenin aracı ve simgesi oldu, bana göre…Aşk, sevgi, acı, sevinç her  ne varsa müziğin konusu oldu. Dönemsel müzik türleri, devrim hareketleri, direniş ve cihat hareketlerinin hepsi propaganda için bile olsa müzikten yararlandı. Dilden dile dolaşan bu bestelerden, parçalardan eleğin üzerinde çok azı kaldı.Müzik, duygu ve […]

Tamamını Okuyun