Mustafa Günen

Hiçlik Tanımlanabilir Mi?

  Sanat manifestomun tanıtım yazısında, varlığın izahını önce yokluk ve hiçlik kavramları açısından irdeleyeceğimi belirtmiş ve kısa başlıklar halinde vermiştim. Oradan devam edeyim. “Yok” tanım olarak deneyimlenmiş bir var’ın ortada veya artık mevcut olmaması anlamına gelir.  Kısaca bulunmayış, eksiklik durumudur. Bu durumlar, herhangi bir şey için “yok” cevabı aldığımızda  “Niye yok, hiç mi yok?” gibi […]

Tamamını Okuyun
Atatürk

Atatürk Devrimleri ve Evrimsel Müdahaleleri

Atatürk, inanç dâhil sosyal hayat düzeniyle ilgili devrim niteliğinde bazı büyük değişiklikler yapmıştır. Ben burada Atatürk’ün ağır iftira ve haksızlıklara maruz kaldığı için onun sadece inanca, dine yaptığı değişiklileri yazacağım. Çünkü Atatürk’ün dine, inanca ilişkin yaptığı uygulamalar devrimin ötesindedir. Hatta evrim niteliğindedir. Ve de Kuran’a çok uygundur.  Peki, neden evrim olarak nitelendirdim? Evrim: Zaman içinde […]

Tamamını Okuyun
Hiçlik Kavramı

Hiçlikten Varlığa, Vardan Hiçe Sanatsal Bakış

  Başlıktaki sorular benim yazmakta olduğum sanat manifestomun konularıdır. Peki neden bunları sorguluyorum, yazıyorum? Çocukluk yaşlarında yaptığım resimli romanlar dönemi hariç, tam elli yıldır resim yapıyorum. Dünya literatüründe deniz ressamı olarak biliniyorum. Ancak yirmili yaşlardan beri soyut resme büyük bir ilgi ve tutkum var. Doksanlı yılların sonuydu Merhum Sayın Kaya Özsezgin ve Sezer Tansuğ hocam […]

Tamamını Okuyun
Mustafa-Kemal-Çanakkale

Çanakkale ve Atatürk Zihniyeti

  Dostlar, 105 yıl önce Çanakkale’de yalnızca büyük bir zafer kazanılmadı, aynı zamanda bir zihniyetin tohumları atıldı. Bu zihniyetin adı Atatürk zihniyetidir. Yaşam ve inanca ilişkin her şeyi akla, bilime, hakkaniyet ve vicdana dayandırmak, korku ve kin olmadan hareket etme ve gereğini yapma özelliğidir. Atatürk gibi büyük zaferlere imza atmak çok zor hatta imkânsızdır. Zira […]

Tamamını Okuyun
Soyut

Soyut Resimde Benzerlik Sorunu

  Soyut resimlerdeki renk, form düzeneklerinin birbirine benzer olması hususu hep kafa karıştırır. İzleyiciler haklı olarak başka sanatçıların resimlerine veya birbirine benzediği için bir tereddüt yaşarlar. “Falancanın resimlerine benziyor” derler.  Ya da görsellerden yola çıkarak dijital çıktılara yani bilgisayar görüntülerine benzetirler. Kimi resimler için de canlı organizmaların mikroskobik görsellerine benziyor gibi çok çeşitli benzetmeler yaparlar. […]

Tamamını Okuyun

Resim Sanatının İdeal Süreci

  İnsan türü doğduğundan itibaren konuşmak, yürümek gibi tüm yaşamsal işlevlerini taklit yoluyla öğrenir. İnsan beyninin resme ilgisi de önce gördüğünü taklit ederek başlamıştır. Sonra korku, sevinç inanç gibi soyut duygularını renkler ve şekillerle sembolleştirmiş ya da tasvir ederek görsel hale getirmiştir. Resmin natürel ve soyut haldeki yapısı çok az farklarla günümüzde de geçerlidir. Natürel […]

Tamamını Okuyun
Pierre Pinoncelli

Kuşku-Suz Sanat

Sanat ve Kuşku Sanatçı olmak için gerekli olarak genellikle yetenek, yaratıcılık ve sezgi gibi çeşitli özellikleri sayarlar. Oysa sanatçı için asıl gerekli olan şey kuşkudur. Maalesef bu, bizde bir türlü doğru kavranamamış olan sanatın en önemli eksikliğidir. Bahsettiğim kuşku, korku veya endişe kaynaklı kuşku değildir. Kendisine sunulan gerçekler veya uygulamaların arkasında duran etkenlerin, izahların doğruluğu konusunda […]

Tamamını Okuyun
Pierre Pinoncelli

Doubt-Less Art

    Art and Doubt A variety of traits, such as talent, creativity, and intuition are often counted as necessary to become artist. However, what is essential for the artist is doubt. Unfortunately, this is the most important deficiency of art, which has not been understood properly. The doubt I am talking about is not […]

Tamamını Okuyun

Mustafa Günen, Ceyda Hüseyinoğlu’nun Denge sergisini yazdı

  Geçen Cuma genç sanatçı dostum Ceyda Hüseyinoğlu’nun sergisini ziyaret ettim. Onun ilginç Sürrealist eserleriyle ilgili uzun uzun konuştuk. Eserlerinin ilginçliğini anlatmak için önce Sürrealizm’den kısaca bahsedeyim SÜRREALİZM Dadist düşünceye yakın olan Fransız şair, yazar Andre Breton savaş gibi kahredici olaylar için aklın bilinçli yapılanmasını sorumlu tutmuştur. Bilinçli aklın ürünü olan başta ahlak, din gibi […]

Tamamını Okuyun

Kavramsal Cümbüş

Geçen bölümden devam ediyorum. Maalesef kavramsal sanat olarak güzel sunuları gerçekleştiren sanatçılar, gerçekte sanat olduğu bile tartışılan bu yapıtları izah ederlerken adeta  megaloman derecesinde abartmışlardır. Sanatsal yetkinliği, sanat yapma yetkisine dönüştürmüşlerdir. İşte kavramsal cümbüş de bu noktadan sonra başlamıştır. Örnekleri vererek devam edeyim. Kavramsal sanatın hareket noktası sanatçısı olarak kabul edilen Marcel Duchamp ” Ben bir endüstriyel üretim parçasına ‘sanat eseri’ diye […]

Tamamını Okuyun
Duchamp

Conceptual Razzle-dazzle

I continue from the last chapter. Unfortunately, the artists who make beautiful presentations as conceptual art have exaggerated up to a megalomanic degree while explaining these works which are even disputed for being art. They have transformed artistic competence into art-making authority. This is where the conceptual razzle-dazzle began. Let me continue with examples. Marcel […]

Tamamını Okuyun

Kavranan kavramsal sanat – bölüm 2

İçinde kavram olmayan sanat yoktur. Mağara resimleri de dahil bütün sanat oluşumları dolaylı yada doğrudan kavram içerir. Kavramsal sanatın iyi örneklerinden devam ediyorum. Belçikalı gerçeküstü (Sürrealist) sanatçısı René Magritte, 1929 tarihli yağlı boya bir pipo resmi yapmış ve tuvalin hemen altına da “Bu bir pipo değildir” diye yazmıştı. Bu resme de İmgelerin İhaneti ismi vermişti. […]

Tamamını Okuyun
Kosuth Bir ve Üç Sandalye

Kavranan Kavramsal Sanat 1

Kavramsal sanat; belli bir amaç için dizayn edilip üretilmiş eşyalar veya zaten var olan nesneler… İnsanın onu tanıdığı, kavradığı kendi yapılış amaçlarından çıkarılıp, bir düşünce, bir kavram ya da nükteyi temsil  eden, çağrıştıran sanatsal bir obje olarak sunulmasıdır. Adından da anlaşılacağı üzere, kavramsal sanat, dilin yapısal özellik ve ilginçliğinden faydalanır. Sanatçı fikirlerine uygun nesneleri dilbilimsel çözümlerle dayanarak […]

Tamamını Okuyun
Piero Manzoni

Sanat ve sıcaklık…Mustafa Günen yazdı

Otuzlu yaşlarda ölen genç İtalyan sanatçı Piero Manzoni, 1961’de Milano Palazzo Reale‘de açtığı bir sergide, içine 30 gr. dışkı koyduğu kutuları, altın fiyatına (37 dolar) satışa sunmuştu. Bugün o dışkıların değeri birkaç yüz bin Euro olduğu söyleniyor. Şimdi bu örneği neden verdiğimi açıklayayım. Bilirsiniz köpeklerini sokakta gezdirenler yanlarında plastik poşet taşırlar. Hayvan dışkıladığında ortada bırakmayıp […]

Tamamını Okuyun

Selahattin Kara’nın Kazlıçeşme Kültür Tesisleri’ndeki sergisi üzerine izlenimlerim…Mustafa Günen yazdı

Açılışını Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı Selahattin Kara Sergisi‘ne protokolde katıldık. Dostlarım Yalçın Denizyılmaz, Hülya Gören ve eşim Ruhsarla birlikte açılışa kadar keyifli bir sohbet yaptık. Geçtiğimiz Cuma günü Zeytinburnu Belediyesi‘nin Kazlıçeşme Kültür Tesisleri’nde düzenlediği Selahattin Kara Sergisi‘ndeydim. Sevgili Selahattin’in sanatıyla ilgili görüşlerimi kısaca aktarayım. Selahattin Kara impresyonist (izlenimci) akımında İstanbul kompozisyonları yapan çok değerli bir sanatçımızdır. […]

Tamamını Okuyun
Joseph Kosuth

Kavranamayan Kavramsal Sanat (2)…Mustafa Günen yazdı

Ne sanat değildir Kavranamayan kavramsal sanat başlıklı yazıya devam ediyorum. Bu başlığa kavranamayan ifadesini iki nedenden dolayı koydum. Birincisi; kavram, çeşitli türevleriyle, var kabul edilen her şeyi kapsayan bir dil unsurudur. Dildeki bu yapısından dolayı kavramsal sanat, yorumlayanlar tarafından giderek kavram kargaşasına dönüştürülmüştür. İkincisi de, kavramsal sanat yapan sanatçıların ortaya koydukları yapıtlardan ve ifadelerinden dolayıdır. İş o noktaya gelmiştir ki bırakın kavramsal sanatı, neyin […]

Tamamını Okuyun
Atatürk

Atatürk Zihniyetini Kavramak…Mustafa Günen yazdı

  Konuya Atatürk gibi çok özel değerleri tanımlarken sıklıkla kullandığım bir özdeyişimle başlayayım. Büyük zaferler, durum veya skor ne kadar aleyhine olursa olsun asla mağlup olmayan zihinlerin, karakterlerin işidir. İşte Atatürk böyle bir zihne sahip nadir bir insandı. İstanbul işgal olmuş, Anadolu paylaşılmış ve dört bir yandan kuşatılmıştı. Buna rağmen o hiçbir zaman “Ne olacak […]

Tamamını Okuyun
Marcel Duchamp

Kavranamayan Kavramsal Sanat!… Mustafa Günen yazdı

Duchamp’ın pisuvar adlı orjinal eserinin Pasadena Sanat Müzesi’ndeki sergisinden sonra birçok galeri ve müze yoğun ilgi göstermiş ve bu sebepten Duchamp orjinal eserin kopyalarının yapılmasına izin vermiştir. 1964 yılında Galeri Schwarz, Milan “Pisuvar”ın sekiz adet kopyasını orjinal eserin fotoğraflarından yapmış ve bunlar da Duchamp tarafından imzalanmıştır1.Yoruma geçmeden önce şunu belirteyim; Duchamp ilk pisuvarını 1917 yılında […]

Tamamını Okuyun

Soyut resim ama hangi soyut?.. Mustafa Günen yazdı

Dostlar bu yazımın konusu “Soyut resim ama hangi soyut?”sorusudur. Bu oldukça önemli bir sorudur ve de sorundur. Çünkü birçok sanatçı, soyut resim algısını neredeyse soyut kavramının yalnızca belirsizlik anlamına indirgemiştir. Oysa soyut resimde çok farklı bağlamlar vardır. Buna bağlı olarak da sanatçının zihnindeki soyut gerçekliğin ne olduğu ve yapısı çok farklılıklar gösterebilir. İşte sorun dediğim husus […]

Tamamını Okuyun