Eskihisar

Yaşlı Adam ve Deniz

Halikarnas Balıkçısı 

Kendisini uzun zamandır tanıyordum. ..

Eskihisar’ın balıkçı köyünde rastlamıştım ona.

Adı Nevzat herkes ona Halikarnas Balıkçısı diyor köyde.

Hikâyesini çok öğrenmek istedim. Çünkü bu suskunluğun altında bir yaşanmışlık yatıyordu.

Bu balıkçı köyüne nasıl gelmişti?

Tamamını Okuyun
Narmanlı

Yoklar

Baba bana  bir Beyoğlu anlat, içinde sinemalar, tiyatrolar, kitapçılar ,meyhaneler, pasajlar, Markiz Pastanesi, İnci Pastanesi, Asmalı Mescit olsun.  Sokakta yaşayan efendileri  olsun, fotoğraf Markiz Pastanesi son yılbaşı kutlaması ve son vitrin  fotoğrafı olarak kaydediyorum. Tünelden çıkınca önce Narmanlıhan sonra Markiz Pastanesi ve başlar  sağlı sollu kitap evleri, tiyatrolar, pastaneler, muhallebiciler… İster yürüyerek, istersen tramvayla yol […]

Tamamını Okuyun
Olimpiya Pavyonu

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu…

Neler yaptılar sana. Seni o kadar değiştirmek için mücadele vermişler ki sen bile kendine inanmıyorsun. Sana ait izleri silmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ara sokaklara meraklıyımdır. Mahalleleri  dolaşıp  bir iz arıyorum. Hepsi de sana ait olmayanlar  tarafından bir şekilde elden çıkarılmış.. Dedim ya bir iz arıyorum diye buldum Acara Sokağı… Sokakta durdum ve öyle bir […]

Tamamını Okuyun
İstiklal

Yaşam eski canlılığına kavuşuyor mu ne?

Durdu… Elinde bavulu, torbası , Üzerinde bornozu ve sırtında gitarı. Uzun uzun baktı İstiklâl’e. Sanırım uzun süre yoktu. Beyoğlunun eskilerindendi. Arkadaşların bazıları ölmüşlerdi hayatda olanlar da gelmiyorlar. O güzel insanlar yok olmuşlardı.. Aklıma Art Sanat Galerisi geldi.  Rahmetli Haşmet Zeybek, Oktay Güzeloğlu, Zafer E .Bilgin… O kadar güzel sohbetler ve anlatılar olurdu ki Beyoğlu’nda yaşayan  […]

Tamamını Okuyun

BİZİMKİ BİR AŞK MASALI

Uyandığımda yağmur hâlâ devam ediyordu,  az daha tembellik yaptım  kendimi dışarıya attım. Yağmur çisil çisil yağıyordu. Çay ve poğaça için börekçiye girdim. Hem düşündüm, hem çayımı içtim, sonra doğru iskeleye… Yolda İstanbul’a mı yoksa Üsküdar’a mı diye düşünürken iskeleye geldim. Bizim boz renkli köpek havlamaya başladı; biraz sevdikten sonra baktım iskelede sevmediğim vapur var;  bir […]

Tamamını Okuyun
Vecdi Candemir

Ankara’dan Baykuş Gelmiş ..

Bu nedir yahu?..  Gece 03.00 .Uyuduğum odaya gelen çığlıklar… Ne oluyor diye fırladım yataktan. Sanki birini gırtlaklıyorlar. Ne kadar martı varsa hepsi toplanmış gecenin bu saatinde kavga ediyorlar… Bu nasıl nasıl çığlıklar yahu… Gidin başka yerde kavga edin veya sevişin arkadaş, biraz saygı yahu.  Her yeri işgal ettiniz. Lütfen gidin, ben eski mahallemi istiyorum.. Sabah […]

Tamamını Okuyun
Ertuğrul Bulut

Masadan eksiliyor dostlar

Şarkıda dediği gibi: Anason kokarken sofralar Yaşlandırıyor seni aynalar Her geçen yıl birer birer Masadan eksiliyor dostlar  Saat : 17:19 İstanbul’dan  vapurla Kadıköy’e dönüyorum. Bu yeni sevmediğimiz cezaevi nakliye aracı gibi olan vapurlardan… İşin güzel yanı herkes maskeli ve dikkatli.  Gerçi fazlada kalabalık değildi. Neyse herkes seçtikleri yerler oturdular. Vapur yol aldı,  bir süre sonra  […]

Tamamını Okuyun
Sessiz Şehir

Sessiz Şehir

Şuna inandım ki bu şehir’e suskunluk hiç yakışmıyor.  Şehir küskün. Vapurda ne bir ses, ne bir müzik . Ne denizin mavilisi, ne dalgaların güzelli var.  Ne de martıların vapuru takibi var. Çünkü martılar sokak aralarındaki mamaların peşinde. Simite hasretler. Bomboş balık satan tekneler ve meydan. Hastaneden çıktım Eminönü’ne kadar yürüdüm.Fotoğraf çekerim diye. Fakat tadı yok; […]

Tamamını Okuyun
Yaşama menekşe bakış... Ertuğrul Bulut

Yaşama menekşe bakış…

Yılını anımsamıyorum.  O sene İstanbul çok kış oldu. Her yer kar ve buz. Sisden gemilerde çalışmıyordu. Kadıköy Postanesinin karşısında bir gurup kadın ve çocuklar teneke içinde ateş yakıp ısınıyorlardı. Birden bu güzel kızımız fırladı önüme.  Mendil satıyordu, o anda çekilen tek kare. Sonra çok aradım ama bir daha göremedim. Not : o dönemde fotoğraf makinaları […]

Tamamını Okuyun
Ertuğrul Bulut

Yılın son günü

Gece kar yağışında fotoğraf çekmek için 02:30‘da dışarıya çıktığımda, yolda komşularım vardı. Onlar da arkadaşlarına sesleniyor, “Devrim” diye bağırıyorlardı.  Ben de “Aman ha, bu tehlikeli kelime arkadaşım” dedim. “Hocam sorun değil, tabanca var yanımda” dedi ve elini cebine attı tabancasını çıkardı. Bir de baktım Feza marka plastik mantar tabancası, mantarı da takılı.  Tetiğe bastı. Nasıl […]

Tamamını Okuyun

Akdere, Gençlik Parkı ve yitip giden güzellikler… Ertuğrul Bulut yazdı

Pazar akşamı evden çıktım, Kadıköy iskeleye indim. Eski belediye binasının yanındaki parkta oturdum. Banktan gelen geçeni izliyorum. Yan tarafdaki çimlerin üzerinde oynaşan güzelim sokak köpekleri. Önümden gelip geçen insanlar hep meşguller; kiminin kulaklarında kablolar. Çoğu telefonla konuşuyor; bir garip olmuş insanlar. Kimsenin gökyüzüne baktığı yok.. Oysa gökyüzünde o kadar da güzel dolunay var ki. Metro […]

Tamamını Okuyun

Ayrılmaz dostlar: Ali, Nurcan ve Ayhan

Günlerden Cumartesi sevgili kardeşim Ayhan’ın yanına gidiyorum. Şimdi Ayhan’ın çocukluk arkadaşları Ali ve Nurcan da gelmiş; sohbet çok derinleşmiş; anılar, anlatımlar bir birini kovalıyordur… Aynı zamanda da yapılan müthiş yemek için yollar dayım. Eminönü’nden vapura biniyorum. Bende bu anıların bir parçası olmak için can atıyorum. Ali, Nurcan ve Ayhan çok eski dosttular. İstanbul’un en eski […]

Tamamını Okuyun