Osmanlı Toprak Düzeni

Osmanlının Düzeni ve Edebiyatı (2)

İSLAMİYET VE DÜZEN Türklerin İslamiyet’i kabullenmeleri büyük ölçüde hayvancılıktan tarıma, göçebelikten de yerleşik bir düzene geçme sonucu olmuş, göçebe kültür yerleşik kültüre yenik düşmüştür. Çünkü İslamlık yalnız gönüllerde egemen olan bir din değil, toplumsal hayatı da düzenleyen, yönetimi etkileyen, tarımsal ekonominin hukuk sistemini oluşturan bir dindir. Hz. Muhammet yalnızca Tanrı buyruğunu insanlara ileten bir peygamber […]

Tamamını Okuyun
Osmanlı Edebiyatı

Osmanlının Düzeni ve Edebiyatı

GİRİŞ Bir toplumun kültür ve sanat ürünlerinin niteliğini ortaya koyabilmek, her şeyden önce, o toplumun ekonomik ve sosyal yapısının araştırılmasını gerektirir. Kültür ve sanat ürünleri salt kendi kuralları içinde, ürünü oldukları toplumdan bağımsız düşünülemezler. Çünkü o ürünleri yaratanlar, o toplumun bir ferdi olmakla kalmazlar, toplumsal yaşayışın işleyişini düzenleyen bir etken olarak da faaliyete katılırlar. Hiç […]

Tamamını Okuyun
MAARİF-İ UMUMİYE NİZAMNAMESİ

1869 Maarif-İ Umumiye Nizamnamesi ve Türk Eğitim Tarihindeki Yeri

XIX. yüzyılın ikinci yarısında batılılaşmanın etkisiyle Osmanlı eğitim sisteminde gerçekleştirilmeye başlanan modernleşme çabaları toplumsal bir destek görmemiş ve mahalli mektepler dışında eğitim konusu halk arasında rağbet görmemiştir. Ancak Osmanlı toplumunda Tanzimat sonrası reformların gayrimüslimler lehine hissedilir hale gelmesi, batı nüfuzunun artması ve özellikle de 1856 Islahat Fermanı ile birlikte Müslümanlar karşısında gayrimüslimlerin ekonomik ve sosyal […]

Tamamını Okuyun
Şinasi Şair Evlenmesi

Düzyazının Gelişimini Belirleyen İlk Tarihsel Olgular

İlk Türk gazetesi Takvim-i Vekayi 1831 yılında devlet eliyle çıkarılır. 1844‘te müverrih (tarihçi) Hayrullah Efendi’nin yazdığı, yayımlanmayan, teknikçe tiyatro bile denilemeyecek «Hikâye-i İbrahim Paşa be-İbrahim-i Gülşeni» adlı oyun görülür. Ama Batılı anlamda ilk tiyatro denemesi, 1860‘ta Tercümân-ı Ahvâl gazetesinde tefrika edilen Şinasi‘nin «Şair Evlenmesi» dir. İlk roman ise Yusuf Kâmil Paşa‘nın Fenelon‘dan çevirdiği Telemak‘tır. Yukarıda […]

Tamamını Okuyun
Felsefenin Işığında Modern Resim

Felsefenin Işığında Modern Resim…İsmail Tunalı’nın kaleminden

Yüzyılı aşan bir süredir ‘modern sanat‘ insan için bir sorun olmuş ve bu süre içinde sanat düzeyinde kendini gösteren sanat anlayışları ve akımları da daima ‘modern‘ olma kaygı ve amacı ile ortaya çıkmışlardır. Dün olduğu gibi, yaşadığımız günler için de sanat, yine ‘sorun olma‘ niteliğini sürdürmektedir. Geçmiş dönemlerin hiçbirinde sanat, bu derece uzun süreli çözümlenmemiş […]

Tamamını Okuyun
Atatürk

Türk Devrimi’nin İki Temel Yönelimi

Namlu Altında Türkiye İtilaf donanması, Çanakkale’den geçip İstanbul kıyılarına demirledikten sonra İstanbul, üzerine çevrili top namlularının gölgesinde yaşamaya alıştı. Saray ve sultan kendi varlığını korumak için işgalcilerin isteklerine ülkenin bağımsızlığı pahasına boyun eğdi, tahtın ve İstanbul’daki yaşamın tehlikeye girmemesi için İngiltere’ye ülkenin ekonomisini, her ilin yönetimini bırakan, ülkenin 15 yıllığına işgalini ve Türk topraklarında yeni […]

Tamamını Okuyun

Atatürk’ün Milliyetçilik Anlayışı…Yard. Doç. Cemal Avcı yazdı

Bir ülkenin birlik ve beraberlik içinde gelişebilmesi için millet bilincine sahip olması gerekmektedir. Orta Çağda kalan çok milletli, hanedana dayalı ve teokratik devlet anlayışları zamanla yok olmuş, Fransız ihtilâli‘nin etkisi milletlerin kendi devletlerini kurmaları için aradıkları düşünsel temelleri oluşturmuştur. Eski düzende kalanlar, bir hanedan etrafında ya da bir din etrafında devlet olmaya çalışanlar, sürekli bunalımlarla […]

Tamamını Okuyun
Mihri Belli

Millet Gerçeği… Mihri Belli’nin kaleminden

Türkiye Sosyalist hareketinin önder şahsiyetlerinde Mihri Belli’nin, 1969’da bir konferans metni olarak kaleme aldığı, aynı yıl Aydınlık dergisinde yayımlanan, “millet! ulus“, “milliyetçilik!ulusalcılık” olgusunu ve bunların sosyalizmle ilişkisini kapsamlı olarak ele alan makalesi, hem içeriği, hem de düzeyi ve derinliği açısından önemini, güncelliğini hâlâ korumaktadır. Bu nedenle, Türkiye’nin, Türk aydınının en temel ve güncel sorununa katkı […]

Tamamını Okuyun
Tanzimat Romanı

Tanzimat Romanı Üzerine Düşünceler

  Günümüz Türk romanının değerlendirilebilmesi, her şeyden önce tarihsel gelişiminin bilinmesine, bu gelişimin doğru bir yorumuna bağlıdır. Oysa bir edebiyat türü olarak Batı’dan ithal edilen romanın, hangi toplumsal koşulların ürünü olduğu, üzerinde durulmamış bir konudur. Çıkış noktamız olan sorun şudur: Türk romanı, toplumsal gelişimin koşullarına bağlı olmakla birlikte, bu koşulların doğal sonucu olarak değil, tıpkı […]

Tamamını Okuyun
Tercüme Odası

Kültür Değişmeleri ve Çeviri

  Türk edebiyatı tarihine bakıldığında toplumsal gelişimle çeviri arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu görülür. Toplumsal yapıya bağlı olarak bir kültür değişiminin gündeme geldiği her dönemde çeviri konusu da önemli bir ağırlık taşımıştır çünkü. Başka deyişle çeviri eylemi, yeni bir kültürü aktarma işlevini yüklenmiştir doğal olarak. Dolayısıyla önce dil, sonra da edebiyat çeviriyle beslenerek gelişmiştir. Üstelik […]

Tamamını Okuyun

Halk ve Sanat… Şefik Hüsnü’nün kaleminden

    Halk dediğimiz zaman kimleri kasd ediyoruz? Ve sanat nedir? Ekseriya sırf kelimelere verdiğimiz manayı layıkıyla tarif etmediğimizden, ifade etmek istediğimiz fikir, muhtelif kariler tarafından, muhtelif tarzlarda anlaşılıyor; ve bazen yazarken hiç tahmin ve tasavvur edemediğimiz tefsirleri mucib oluyor. Ben bu mahzuru bertaraf etmek için geniş halk kitlelerini hakiki kadroları içine koyduktan sonra, onların […]

Tamamını Okuyun
Aydınlık

Hürriyet Telakkileri… Sadreddin Celal

Hürriyet, adalet, hak. . . gibi bir takım mücerred mefhumlar vardır ki mütefekkir-i beşeriyet, asırlardan beri bunlar üzerinde birleşememiştir. Bunlardan bilhassa “hürriyet” mefhumu gayet muhtelif ve zıd suretlerle tefsir edilmektedir. Teferruat farklarından sarf-ı nazar edecek olursak görürüz ki bugün, hürriyet mefhumu başlıca iki suretle telakki ediliyor: Biri; ferdiyetçi ve liberallerin suret-i telakkisi ki bu nokta-i […]

Tamamını Okuyun
Mimar Sinan Ün.

Sanatçı Yetiştirmek…

Türkiye’de sanat eğitiminin tarihi, özellikle plastik sanatlarla sahne sanatları açısından bakıldığında oldukça kısadır. Osmanlı döneminde gerek süsleme – bezeme sanatları, gerekse müzik alanında ileri düzeyde çalışmalar görülmekle birlikte sanat eğitimi usta – çırak çizgisinde yürütülmüş, sanat çevresinin dışına çıkılmadığı gibi halka dönük, toplumsal ve çağdaş gelişime koşut bir yol da izlenmemiştir.

Tamamını Okuyun