Eskihisar

Yaşlı Adam ve Deniz

Halikarnas Balıkçısı 

Kendisini uzun zamandır tanıyordum. ..

Eskihisar’ın balıkçı köyünde rastlamıştım ona.

Adı Nevzat herkes ona Halikarnas Balıkçısı diyor köyde.

Hikâyesini çok öğrenmek istedim. Çünkü bu suskunluğun altında bir yaşanmışlık yatıyordu.

Bu balıkçı köyüne nasıl gelmişti?

Tamamını Okuyun
Barınma hakkı

Uygarlık Değişimi Girdabında Gençlik…Ve Yenilik Yanılsamaları

Gençlik ve yenilik kardeş kavramlardır; birbirini çağrıştırır, tetikler, güçlendirirler. Büyük maddi ve manevi altüst oluşların, beklenmedik kırılma ve kopuşların yaşanmadığı, hayatın olağan, evrimsel akışında yenilik ve gençlik, daha çok birbirine koşut, örtüşen bir seyir izler. Gençlik genellikle yenilikçidir; yeni şeyleri öğrenmeye ve benimsemeye, ilerici ve devrimci fikir ve eğilimlere yatkındır.

Tamamını Okuyun
Ayrılık

İki rengi bir bestesi

  Bazı harfleri yazmak’çün Oradasın Bu ayrılık değil elbette O son cümle söylediğin Pusulası yüreğimin Görüşürüz İşte yazıyorum her şeyi Divası ey şarkıların Işığın var ya O güneş Biricik sebebi Giderek genişleyen yüreğimin Gök kubbesinden zamanın Ses seçiyoruz Şarkılara Lirik, dramatik Yitik hayatlar söylencesi Harflerle Segâh kanatlarıyla Renklerin Dokunup geçiyoruz Eviç perdesine gecenin Kendine örtünen […]

Tamamını Okuyun
Kuantum Elektrodinamiği

Varoluşta Enerji Olmasaydı, Matematik Olur Muydu?

Enerji ile ilgili çok önemli birkaç ayrıntı daha var önce onlardan bahsedeceğim. Bigbangden sonra enerji hızla genişlerken dışında hiçbir şey olmadığı, dolayısıyla şişmeye engel bir durum olmadığını daha önce de belirttim.  Bu demektir ki bigbang öncesinde de enerjinin dışında hiçbir şey yoktu, ona engel bir durum yoktu. Öyleyse bu enerji, ister yavaş yavaş çoğalarak, isterse de miktarı sabit olarak var olsun farklı bir etki yoksa Büyük Patlama olmaması gerekir. Öyle ya! Çevresinde onun sıkışmasına neden olacak, engel olacak bir alan, bir dış mekân yoktu. Dolayısıyla sabit bir şekilde, mevcut hali ne ise sonsuza kadar devam etmesi mümkündü. Mevcut durumunu neden bozdu? Neden patlasın?

Tamamını Okuyun
Vakit

Tekrarı olmayan bir vakitte

  Yaz yağmuru edasıyla ah Süzülen sözcüklerdi Fiske öpüşlerle  Dokunan tenime Düş zerresiydi onca harf Uçuşan kuş misal Göğünde göğüs kafesimin Yüreğine nazire Dedim, dedim de Doğaçlama bi(r) şiirdi süzülen O özge can güzelleme Eylül’üne ömrün Tekrarı olmayan bir vakitte 09 Eylül 2021 Gazanfer Eryüksel (Işıkla Hasbıhâl adlı dosyadan)

Tamamını Okuyun
Narmanlı

Yoklar

Baba bana  bir Beyoğlu anlat, içinde sinemalar, tiyatrolar, kitapçılar ,meyhaneler, pasajlar, Markiz Pastanesi, İnci Pastanesi, Asmalı Mescit olsun.  Sokakta yaşayan efendileri  olsun, fotoğraf Markiz Pastanesi son yılbaşı kutlaması ve son vitrin  fotoğrafı olarak kaydediyorum. Tünelden çıkınca önce Narmanlıhan sonra Markiz Pastanesi ve başlar  sağlı sollu kitap evleri, tiyatrolar, pastaneler, muhallebiciler… İster yürüyerek, istersen tramvayla yol […]

Tamamını Okuyun

Ya Emperyalizm, Ya Taliban Sefaleti: Antiemperyalizmin Karikatürleşmesi

  Ya emperyalizm ya ortaçağ sahte ikilemine mecbur muyuz? Bazılarının devrimcilere dayattığı, Taliban’ı Atatürk’le aynılaştırmak bie bilinç çarpıklığı değil mi? Çağımızda ülkemiz ve İslam coğrafyasında çokça tanık olduğumuz Vahabi-Selefi etiketli sahte antiemperyalizm ve devrimcilik soytarılıklarının kaynağı nedir?… Her şeyin açıklamasını belli bir “öz”e hapseden “özcülük” denilen düşünsel kuruluk ya da çoraklık, tıpkı her şeyi görünüşüyle, […]

Tamamını Okuyun
Çağrışım

Çağrışım kuşları

  I Çelişme / çatışma doğasıydı şeylerin  Suda kuruyandı kök  Çölde yeşerten kendini  Zahiren fiziki bir yakınlık olarak bilinen eşlik etmenin görünende görünmeyen boyutu evrensel genişliğidir şeylerin. Aynayı ayna yapan sır…  II Unutulmuş eşyalar  Emanetçi dükkânındaki  O eskil bavul mesela  İçindekileri kitabın  Hayatın / hayatının, eski izlerini / eskizlerini taşıyan bavulu neden, niçin unutulduğu üzerine […]

Tamamını Okuyun
30 Ağustos Zafer Bayramı

Zafer Günlerimiz, Tarihimizin En Pırıltılı, En Coşkulu Yılları…

Değerli dostlarım bugün sizlere zafer günlerinden söz edeceğim tarihimizin en pırıltılı, en coşkulu yıllarından bahsedeceğim. Bir haftalık sizlerden izin rica ediyorum. Ülkemizde güzel bir haber yok  (Milli kadın voleybol takımımızın başarıları dışında.) Ülkemizde ekonomi çökmüş, işsizlik ve umutsuzluk artmış, hayat pahalılığı vatandaşı bezdirmiş. Küresel ısınma ve aşırı hava olayları ülkenin bir tarafında yangınlar ve yok […]

Tamamını Okuyun
Ferhan-Şensoy

Ferhan Şensoy’un unutulmaz yazıları

Türk tiyatrosunun ünlü sanatçısı Ferhan Şensoy, unutulmaz yazıları ile yine karşımızda. “Kedittin Direniş” adlı kitabı, onun özel ve öznel köşe yazıları ile yayınlanışı büyük ilgi uyandırdı. Aydınlık’ta uzun süre yazmış olduğu yaşam ve günlük toplumsal sorunları içeren usta işi eleştirileri onun nasıl mizah yüklü bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Sahne oyunları, Türk Tiyatrosuna […]

Tamamını Okuyun
Ersin Kurt-At

İyisi Mi Uzak Duralım

Biz tanışsak olay olur biliyor musun? Hecelerine ayırıyorken Henüz yeni öğrendiğim ismini Diyarbakır Surları’ndan ölüme atlar gece, Dünya aydınlığa erişir Bunu kimse istemez, lanetleniriz. Duyuyor musun? Biz öpüşsek kolay hallolur sorunlar Çocuklar ekmek almaya giderken Ölmezler örneğin Dönmeyin davanızdan demiş oluruz emekçilere Onurlu duruşlarıyla sevilir direnişçiler, biz de seviniriz. İkimiz, toplum onay vermeden sevişsek Ne […]

Tamamını Okuyun

“İtibardan Tasarruf Olmaz!”, Ama Simitten Olur!..

  AKP yöneticileri, “açım”, “işsizim”, “tükendim, bittim” diyen herkese tasarruf, “sabır”, “aza kanaat” talkınları verirken, bütün devlet kurumlarında tasarruf genelgesi yayınlarken Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’i bunun dışında tutarak salkımı götürmeye devam ediyorlar. Gerekçe olarak da “itibardan tasarruf olmaz” deniyor. Dolayısıyla devlet yönetimi ve saygınlığın (itibarın) ne olduğu konusunda etik bir tartışma gündeme geliyor. Konu bu olunca […]

Tamamını Okuyun
Olimpiya Pavyonu

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu…

Neler yaptılar sana. Seni o kadar değiştirmek için mücadele vermişler ki sen bile kendine inanmıyorsun. Sana ait izleri silmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ara sokaklara meraklıyımdır. Mahalleleri  dolaşıp  bir iz arıyorum. Hepsi de sana ait olmayanlar  tarafından bir şekilde elden çıkarılmış.. Dedim ya bir iz arıyorum diye buldum Acara Sokağı… Sokakta durdum ve öyle bir […]

Tamamını Okuyun
İstiklal

Yaşam eski canlılığına kavuşuyor mu ne?

Durdu… Elinde bavulu, torbası , Üzerinde bornozu ve sırtında gitarı. Uzun uzun baktı İstiklâl’e. Sanırım uzun süre yoktu. Beyoğlunun eskilerindendi. Arkadaşların bazıları ölmüşlerdi hayatda olanlar da gelmiyorlar. O güzel insanlar yok olmuşlardı.. Aklıma Art Sanat Galerisi geldi.  Rahmetli Haşmet Zeybek, Oktay Güzeloğlu, Zafer E .Bilgin… O kadar güzel sohbetler ve anlatılar olurdu ki Beyoğlu’nda yaşayan  […]

Tamamını Okuyun
Ersin-KURT

Esasen

  Az uzağımda durur musun? Her şeyi lanetleme hastalığına yakalandım Tükenişim esrarlı olsun istiyorum Yaşayacağım kadar bir alan bırak bana Gazabım sana bulaşmasın. Bana hak ver, Annemle dahi paylaşmak istemiyorum yaşımı Beni atıl ve en belirgin yerinde büyüt Alnının kırışıklığında sakla beni Sar bütünümü kadınlığını kullanmadan Serbest, dokunabildiğin kadar dokun uzaktan ölü hücrelerime Kadınlığının zaaflarından […]

Tamamını Okuyun
Fahri İşık-Dursun Özden

Medeniyet Anadolu’dan mı doğdu? Fahri Işık Aydınlığı…

  Kimi günlemler vardır, belleklerden silinmez. Kimi kişi ve olaylar vardır, tarihin her döneminde var olurlar. Belleğimize ve oniks mermer sutunlara kazınırlar. Uygarlığın bu izlerine tanıklık ederler… Anadolu Medeniyetinin özünsüz ve çıkarsız savunucusu olan değerli bilimadamı, arkeolog Prof. Dr. Fahri Işık hoca da bunlardan biridir… Bu bağlamda kendisiyle bir özel röportaj yaptım. Siz kıymetli okurlarımla […]

Tamamını Okuyun
Kıbrıs

Kuzey Kıbrıs’a Gidelim…

Kuzey Kıbrıs’a iki türlü ulaşım var. En pratik ve yaygın olanı uçakla gitmek. İstanbul’dan ve Adana’dan neredeyse her saat başı, diğer birçok büyük şehirden de günde üç dört tarifeli sefer düzenleniyor. Biraz zahmetli ama uçmaktan çekinenler için diğer bir ulaşım da gemi. Girne’den ve Mağusa’dan Mersin/Taşucun’a tarifeli gemi seferleri düzenleniyor. Arabalı gemilerle yapılan seferler gece […]

Tamamını Okuyun
Ersin-KURT

Gurbet

Uğraşmayın anlayamazsınız Akıl ermez ölümcül yalnızlığıma. Kurtulmak için yüksünen karanlığımdan Mazbut adımlarımı kararlılıkla atıyorum kalabalıklara Dışarısı hazin bir gurbet, İki sokak ötesi yabancı Hiç kimseyi sevmez mi insan, Sevmez mi cumartesi günlerini, Yaz yağmurunu, Baharda yeşeren bir ağacı? Nerden bileceksiniz Belirsiz bir hüznün kiracısıyken Acı acı gülümsüyorum Ağlarken içim Hiçbir ‘boş’ almıyor doluluğumu İstemesem de […]

Tamamını Okuyun
Çürüme

Mafya-Tarikat Sarmalında Çürümeye Dipten Bir Bakış

  AKP iktidarıyla devleti ele geçiren karşıdevrim güçlerinin küresel emperyalizm güdümlü mafya ve tarikatlar ağı olduğunu başından beri vurguladık. Böyle bir yapının, kökü 1980‘lere dayanan, sadece siyasal-ekonomik değil, ideolojik ve kültürel çok boyutlu bir nitelik taşıdığını da… Kirlenme ve çürümenin, her türlü ahlak dışılığın, vurguncu ve soyguncu yapılanmanın, emperyalizmin asalak ve mafyatik karakteri ile doğrudan […]

Tamamını Okuyun
Osmanlı-Modernleşmesi

Osmanlı’da Aydınlanma Çabaları

  Rönesans, hümanizma, aydınlanma denilen bütün bu terimler, modernleşmeyi anlatmaya çalışmaktadır. Modernleşme terimi Latince  “modernus” kelimesinden alınmıştır. Modernus ise “Moda”dan türetilmiştir. Moda ise eski Latince’de “Hemen şimdi” demektir. Modernleşme ise, eski zamanların toplum tipinden günümüzdeki toplum tipine doğru bir değişme anlamına gelir. Tarihsel süreçte toplumsal bazda meydana gelen olaylar devamlı bir değişim ve gelişim içerisindedir. […]

Tamamını Okuyun
Büyük-Patlama

EVRENİN YOKTAN VAR OLMASI İÇİN ÖNCE YOK’UN VAR OLMASI GEREKİYOR!

SANAT MANİFESTOM: 7 Önceki yazıda miktarı sabit, değişmez enerjiyi içecek kutusuna benzetme yaparak inceledik, şimdi de enerjinin varoluşunu miktarı sabit değil de var olduktan sonra giderek çoğalarak büyük patlamaya geldiğini varsayarak irdeleyelim. Tabi bu varsayım, sadece spekülasyon değil, bilimin de dışına çıkmak olacaktır. Ancak ilgili akademisyenler ve konuya iyi derecede hâkim kişiler dışında birçok insan […]

Tamamını Okuyun
devlet-tiyatroları

63. Yılında Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Baleleri

10 Haziran 1949 yılı, Devlet Tiyatro’su, Opera ve Balesi’nin 63. kuruluş yılıdır. Cumhuriyet yönetimine geçişimizden sonra, çağdaş uygarlık düzeyini tutturmak için ülkenin hızlı bir kalkınma program uygulaması gerekiyordu. Bu uygulama alanlarının tümü Cumhuriyet Aydınlanması doğrultusunda gelişiyordu. Aydınlanma batıya öykünme (taklit) değildi. Doğu batı kültürünün sentezi gerekiyordu. Bu sentezin analizini Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’in kuruluşundan önce […]

Tamamını Okuyun
Çığ

Ufa Gençlik Tiyatrosu’ndan “Çığ” oyunu

Başkurdistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında kültürel ve ekonomik ilişkiler giderek artmaktadır. Bu cümleden olmak üzere Başkurdistan her yıl Mayıs ayının sonundan genel olarak İstanbul’da, seyrek te olsa Ankara’da geleneksel Sabantoy Ekim Bayramı’nı kutlamaktadır. 25 Mayıs’ta İstanbul’a Başkurdistan’ın başkenti Ufa’dan halk dansları ile müzik topluluğu ve Ufa’nın ödenekli tiyatrolarından olan Gençlik Tiyatrosu geldi ve İstanbul’daki Sabantoy […]

Tamamını Okuyun
Edip-Akbayram

Edip Akbayram ve ‘Mayıs’ın güzelliğinde oluşan türküleri

“Ben en çok Mayıs ayını seviyorum, ayların gülüdür, insanların yüreklerinin kıpır kıpır olduğu bir aydır. Siyasal olarak baktığınız zaman ise, 1 Mayıs’ların, 6 Mayıs’ların, 19 Mayıs’ların, 27 Mayıs’ların yaşandığı bir umut yılıdır.” 19 Mayıs’da yeni albümü ile ilgili ilk konserini Samsun’da verdi. Samsun, Kuvay-ı Milliye’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç noktasıdır. 19 Mayıs bir tarihtir, silinemez. […]

Tamamını Okuyun
Rasin

Rasin ve söyleşen gözler

17 Mayıs’ta* Astoria’da açılan, “portrelerine sığmayan gözleri”yle tanıdığımız Rasin’in sergisi, bakışın ve gözlerin anlamına yeni bir boyut kattı. Bu serginin önemli tarafı da Rasin’in sergiyi çok yakın bir zaman önce vefat eden eşi İrem Hanım için açması… Serginin açılma süreci içersinde çok kısa süre de olsa İrem Hanım’ı tanıma fırsatı buldum. Rasin’le yaptığım sohbetlerde ise […]

Tamamını Okuyun
Uğur-Dündar

Uğur Dündar Tabelası

  Tabela sözcüğünü bilerek kullandım. Aslında Uğur Dündar bir markadır. Ancak markaların logosu vardır ve ne olduğunu da ilgilenenler bilir. Tabela ise üzerinde yazılanın ilgili, ilgisiz herkesin okuyabileceği nesnelerdir. Sayın Dündar, yarım asırdan fazladır her türlü suçlular, mafyalar kısaca şer odaklarıyla mücadele etmiştir. Öyle oturduğu yerden yazmamış, suçluların mekânlarında bazen adeta cephede süngü savaşı vererek […]

Tamamını Okuyun
Şiir Ödülü

Şiir ödülleri ve mafiyözi

Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği (CSKSD) olarak 2015’te Cemal Süreya Şiir Ödülleri’ni sona erdirdiğimizi halâ okuyup işitmeyen birçok şair var. Edebiyatçı demiyorum, okuryazar da demiyorum, birçok şair işitmemiş… Nereden mi biliyorum? 18. şiir kitabını çıkaran bir şair arıyor örneğin; “Seçici Kurul’da kimler var, göndersem ilgi görür mü?” diye sorup ekliyor: “Boşuna katılmayayım.” Bu cümleleri 2013’te […]

Tamamını Okuyun
Harika çocuk yasası

‘Harika Çocuk’ Yasası İşliyor mu?

Kamuoyunda uzun zaman “harika çocuk” yasası olarak bilinen, ama yasanın uygulamada hangi somut esasları içerdiği konusunda net bilgilerden çok, bu olanaktan yararlanarak masrafları devletçe karşılanmak üzere yurt dışında eğitime gönderilen isimlerin gündemdeki yerlerini korudukları yasadan bu gün pek söz edilmiyor. Böylece yasa yaygın deyimle “kadük” mü oldu, yoksa bu yasadan yararlanmak amacıyla başvuranlar ortalarda görünmediğine […]

Tamamını Okuyun
Nazım-Hikmet

Nâzım uyarmıştı: Düşeceksin Menderes

Nâzım‘ın 1953’te ABD’yi açıkça hedef alan “23 Sentlik Askere Dair” şiiriyle başlattığı toplumsal yergi, 1955‘te, “Gerileyen Türkiye Yahut Adnan Menderes’e Öğütler” şiiriyle doğrudan DP‘ye yönelir. Nâzım, bu şiirde, “bindiğin dalı kesiyorsun, ağaç seni üzerinden atacak” diye Menderes‘i uyarır. Şiir, DP iktidarını ve Menderes‘i eleştiren ilk şiir oluşu kadar, kapsamlı bir politik yergi oluşuyla da öne […]

Tamamını Okuyun
Renkler

Renkleri görebilmenin ayrıcalığı

  I Onu o tümcede bulacağını biliyordu. Sözcükler, takımadaları dil ülkenin, açık sulara çekiyor, çekiyordu onu. Bomboştu deniz… Balıklar, yosunlar, planktonlar, denizyıldızları, denizkestaneleri, denizanalarına rağmen bomboştu deniz. Rüzgârdı kursağında bırakan yağmur, hevesini bulutların. Sanki daha bir boşaldı deniz. Fırtınayı kokusundan bilen som mavi yağmurcuk kuşu taflanlardan havalanıp, yitip gitti mavisinde denizin. Deniz fırtınaya, tümceler onları […]

Tamamını Okuyun
Tünelleme

Kuantum Kuramı ve Doğu Felsefesi

  Maddenin ve yaşamın en küçük birimleri foton ve elektronların “dolanıklık” ve “tünelleme” olarak ifade edilen, bir türlü tam belirlenemeyen şaşırtıcı, gizemli davranışlarından yola çıkarak felsefe, psikoloji, sanat alanlarında ilginç bir çok yorum ve tartışmaya tanık olmaktayız. Bunların kimi, Batı merkezli bilim ve felsefedeki tıkanıklığa ve çıkış yoluna ilişkin ciddi düşünsel arayışlar içermekte, kimi de […]

Tamamını Okuyun
Ersin KURT

Sözün Bittiği Yer

  Yıkabilirdik tabuları Taptıkları parayı yakabilirdik gözler önünde Dosdoğru durunca yol alabilirdik Belki de yoldan çıkabilirdik, bilinmez Lakin bir eylem lazımdı bize Acaba güdülmeye dünden razı olmasak, Hakkımızı arasak, Ya da bize armağan edilen boyunduruğa Boynumuzu hiç düşünmeden uzatmasak; Taşralarımız dönüşür müydü ki denize? Yanlış anlaşılma, Yalnız kalma pahasına da olsa Konuşabilseydik yüksek sesle Aslında […]

Tamamını Okuyun
Çeviri

Her metin çeviridir

  I Zamanın akışında sanatçı/şair, kendi penceresindeki cam derecesiyle görebildiklerini resmederek yeniden üretmektedir. Görülebilen, oluşan metnin hem öznesi hem de nesnesi olarak kurgulanmaktadır yeniden. Okur-metin ilişkisi boyutunda ise okurun penceresi ve cam derecesiyle metin yeniden üretilmektedir. Aynı boyut, metin-eleştirmen ilişkisinde de söz konusudur. Metnin üretim aşamasında sanatçının düş-düşün terazisindeki salınımı ile okurun metni algılamak  için […]

Tamamını Okuyun
Rekin-Teksoy

Rekin Teksoy ardında önemli eserler bıraktı

Sinema tarihçisi-eleştirmen, yazar, çevirmen, eğitmen ve yayın yönetmeni Rekin Teksoy (İstanbul 1928-30 Mayıs 2012 Antalya) ölümünden derin bir üzüntü duydum. Dostluğumuzun ve arkadaşlığımızın başlama yıllarının tarihini bile anımsamakta zorlandığım bir sırada, onun acı ölümü üstüne yazı yazmak gerçekten zor bir durum. Son telefon konuşmamızda, sinema sözlüğünü bitirdiğini ve bütün yapıtlarının basıldığı Oğlak Yayınları’nda çıkacağını söylemişti. […]

Tamamını Okuyun
kız-kumu-plajı

Gülümseyen Koy: Hisarönü

  Deniz kıyıya küsmeden, yelkenler sizinle dansa başlar, yeniden… Yolunuz Marmaris’e düşerse, mutlaka Hisarönü’nde mola verin… Karayolu ile Marmaris’ten Datça’ya giderken, Hisarönü köyünde inmeniz gereklidir. Hisarönü Körfezi: Ege bölgesi, Muğla il sınırlarında, Ege Denizi‘nin güneydoğusu, Anadolu‘nun güneybatısında yer alan körfez. Kuzeyinde Datça Yarımadası, doğusunda Bozburun Yarımadası, güneyinde Sömbeki Adası bulunur. Girintili çıkıntılı kıyılara sahiptir. Körfezde […]

Tamamını Okuyun
Devridaim

Devridaim

  Kalmam gerek, dedi Tam da giderken Oradaydı hep Hâlbuki Işığında sevginin   Çölü oynayan denizdi Saklısında ömrün Uzaylı harflerle Rüyasında hep Mavi eşiğinde göğün Atom-altı bir vakitte   Göçü sardı kervan Tan atımında Nasıl da akşamdı yükü harflerin Gök-yazıydı semah dönen ışıkla Ah ile hicranıydı hep Kelebeğin   Kendine aitti ışık O ay-güneş tutulması […]

Tamamını Okuyun
dursun-özden

Kültür ve Sanat Emekçilerinin İsyanı…

  Korona nedeniyle, merkezi ve yerel yöneticilerin sanatçılara yapılan, çok sınırlı sayıdaki desteği gündemde… Özellikle müzik ve tiyatro çalışanları önde… Elbette bu alanda çalışan dostlar da çok mağdur… Ama sanat ve kültür alanında çalışan ve geçimini sanatsal ve kültürel çalışmalarıyla sürdüren başka iş kollarındaki çalışanların maddi ve manevi sorunlarını hiç gündeme taşıyan yok… Anadolu’nun aydınlık […]

Tamamını Okuyun
Yaşam

Devridaim

  I Çarpım tablosu matematiğin alfabesidir. Kerrat cetveli de derlerdi bizim çocukluğumuzda… Zaman/hayat ise teori ve pratiğin, söylem ve eylem diyoruz şimdilerde, sağlama iklimidir şeylerin. Geriye dönük okumalar, örneğin dergi taramaları bu bağlamda sayısız örnek sunar bize. Filanca şairi, şu romancıyı yere göğe sığdıramayan yazılar. İmzalarına bakarsınız… Yüzünüzde ünlemler çizilir. Ne o şair vardır, ne […]

Tamamını Okuyun
Kandisky

Kandinsky’den yüz yıl sonra

Soyut sanatın el kitabı olarak 1910’da yayımlandığından bu yana haklı bir ün edinmiş olan Kandinsky’nin “Sanatta Manevilik Üstüne” başlıklı kitabı, neredeyse ana kitaplardan biri düzeyinde bugüne kadar görmüş olduğu itibarı, biraz da her yöne çekilebilen bu kavram konusunda berrak bir düşünce sunmuş olmasına borçludur. Bizde de yakın bir ilgiyle karşılanan kitabın daha eski tarihlerde başka […]

Tamamını Okuyun
Oğuz-Atay

Keynes’e parmak ısırtanlar

Keynes, kapitalizmin iki dünya savaşı arasın da (1929) yaşadığı o büyük bunalıma bulduğu çözümün anlamını daha sonra “rantçının acısız ölümü” olarak nitelendirir. Bu çözüme göre istihdam, yeniden üretim, tüketim ve para politikalarında devlet, patronların elinden tutacak, krizlerini hafifletecek, Bilimsel Teknolojik Devrim (BTD) dahil, her türlü atılımla kapitalizmin ömrünü uzatacaktır. Yanı sıra, özellikle McCarthy‘nin cadı kazanıyla […]

Tamamını Okuyun
Kuantum-Çağı

“KUANTUM ÇAĞI”NIN NERESİNDEYİZ? YA DA ELEKTRON CİLVELERİ

  Çağdaş her aydının, her devrimcinin çağının en ileri ve en yetkin bilimsel bilgisine sahip olması, buna ulaşmayı öncelikli amaç edinmesi, aydın olmanın temel bir koşuludur. Değilse, daha ileri bir toplum düşüncesini, onun gerçekçi, uygalanabilir bir projesini toplumsal misyona yakışır bir düzeyde savunmak mümkün değildir. Peki, çağın en ileri bilimsel düşüncesi nedir, nasıl tanımlayabiliriz? Sanırım […]

Tamamını Okuyun
Hasan Hüseyin Demirel

İşçiler gülümsemese de olur, Burkay gülümsesin yeter!

Bir gül dalından bir goncasını kopardığınızda, o gül eksilir mi ya da deryadan bir katre taşarsa o derya azalır mı? Peki bir şiirden veya bir şarkının, bir türkünün sözlerinden bir dizeyi attığınızda o şiir ne olur? Yine aynı şiir olur mu? Bozlaklarımızın usta yorumcusu Neşet Ertaş “Sözlerden bir kelimeyi çıkarırsanız, o duvardan çekilen bir tuğla […]

Tamamını Okuyun
Potemkin-Zırhlısı

Odessa merdivenleri

Ukrayna gündemde olan bir ülke değil. Ama 1900’lerin başında Odessa Limanı’nı kente bağlayan çok basamaklı merdivenleri üzerinde Çarlık dönemi askerlerinin halk üzerine açtığı yaylım ateşinde ölenlerin anısına ünlü Rus yönetmen Eisenstein’ın çektiği “Potemkin Zırhlısı” filmi, bu merdivenleri ölümsüz kılmaya yetmiş. Uluslararası bir sanat çalıştayı ve sempozyumu nedeniyle gittiğimiz Odessa’da ilk uğrak yerlerimden biri oldu Odessa […]

Tamamını Okuyun
CHP-1977-Taksim-Miting

23 Yaşında bir koro şefi (5)

  Yakılan Atatürk Kültür Sarayı‘nın yeniden bakım ve onarımı devam ederken inşaatta çalışan işçiler greve gitmişlerdi. CHP Fatih İlçesi Kocamustafapaşa Teşkilatı greve giden işçilere destek için bir etkinlik kararı almıştı. Etkinlikte korumuz da bir konser verecekti. Çalışmaları titizlikle sürdürüyorduk. Koromuzdaki Hüseyin‘in devamlı gülüşünün çözümüzü bulamamıştım. Tek çare Nezih Başkan ile görüşerek hiç olmazsa bir kez […]

Tamamını Okuyun
Balasagunlu-Yusuf

Şair Padişahlarla Sanatın İçine Tükürenler

Balasagunlu Yusuf, “Kutsal Bilgi” anlamına gelen “Kutadgu Bilig”i yazdığı sırada (1609-1070), Balasagun’da Karahanlı Sarayı’nda Süleyman Arslan Karahan’ın has hacibi idi. Karahan’ın desteğiyle yazdığı “Kutadgu Bilig”, Türklerin İslamlaşmasından sonraki ilk büyük edebiyat yapıtıdır. Kitap, Türk hükümdarlık ve devlet yönetimi geleneklerinin Arap ve Fars gelenekleriyle karşılaştırılabilecek yetkinlikte olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Belli başlı kişilerin hükümdar-Kün Togdı, vezir-Aytoldı, vezirin […]

Tamamını Okuyun
Yelkenli

Midye kesiği acısı

  Sular yükseldi Tam da çakıllara çalışıyorduk O küçük harflerine Dağla ırmağın   Şişede mektuptu O yelkenli Çekilen suların bıraktığı Rüzgârı özleyen Deniz kokusunu   Dokunmak Dokunulmak hasretiydi O midye kesiği acı Dertleştiği Çakıllarla yosunların Şişedeki yelkenliyle   29 Mayıs 2021 Gazanfer Eryüksel

Tamamını Okuyun
Göl

Anadolu Çığlığı!..

Bireylere ve topluma cinnet geçirten; siyasi, askeri, ekonomik, ruhsal, sınıfsal ve sosyal felaketler; doğal hayatın uzlaşmaz (antagonist) başka çelişkileri unutturuyor. Yapay ve sistematik algı gündemi yaratılıyor… Aman dikkat!.. Bize sunulan ve çocuklarımıza emanet edeceğimiz, tek nefeslik ömür kaynağımız olan: Anadolu’nun mavi gözü-gözyaşı şişesi göllerimiz, Anadolu’nun can damarı nehirlerimiz-akar sularımız,  Anadolu’nun kalbi-su kaynağı boncuk gözelerimiz, Anadolu’nun […]

Tamamını Okuyun
Ersin Kurt - 23 Mayıs

Nasıl Da?

  Günler ne kadar uzun bu aralar Sevinç ne denli kısa Gece nasıl da ışıl ışıl öyle yıldızlar İçimde, sebepsiz yere bir tasa.   Şöyle bakıyorum da ne zaman büyümüş, serpilmiş Daha dün doğan çocuklar Ve nasıl sönmüş bir anda tüm umutlar Ve ben nasıl da dertlenmiş, kederlenmişim Bu mayıs ayında?   Ya şu her […]

Tamamını Okuyun
İstanbul Kültür Sarayı

23 Yaşında bir koro şefi (4)

İSTANBUL KÜLTÜR SARAYI’NI KİMLER YAKTI? Türkiye‘nin adım adım 12 Mart 1971 muhtıra / darbesine sürüklendiği günlerin öncesi İstanbul Taksim‘deki İstanbul Kültür Sarayı 27 Kasım gecesi Arthur Miller‘in “Cadı Avı” adlı oyunu sahnelenirken yakılmıştı. Garip tesadüf o gece ben de oyunu seyredenler arasındaydım. Yangından kurtulup meydana çıktığımızda itfaiye hâlâ görünürde yoktu. İnsanlar şaşkın kaçışıyorlardı. Tam binadan […]

Tamamını Okuyun

Akşamı kutsayan sevgi

  Veda busesi vaktine Hazırlanıyordu gün Özsözüydü akşamın O iki martı   Dip esintisi kesildi Bir anda rüzgârın Desenler çiziyordu bulutlarla Üst akıntısı göğün Ki Vaktin karakalemiydi O karga Eksikliğini hasretin Harflere hatırlatan Ki Kırlangıç sağanağına yakalandık Doyumsuz seyrinde vaktin Sevgiyle kutsayan akşamı   20 Mayıs 2021   Gazanfer Eryüksel

Tamamını Okuyun
kaçkaç

Ruhi Su Ve Adana Kaç-Kaç Olayı*

  «On Temmuz bilseniz ne kara gündü Obalar göç etti ocaklar söndü, Adana bir yangın yerine döndü O günden ruhlarda bir sızı vardı O gün döküldü masumlar kanı Bu kaç kaç ateşi sardı Seyhan’ı Boğulmak istendi Türkün imanı Şafakta Kaç Kaç’ın izler vardı.» (Yusuf Ayhan) 1920 yılında Adana‘da Ermeni-Fransız cinayet işbirliğinin en önemli olayı Kaç-Kaç‘tır. Kaç […]

Tamamını Okuyun
evrenin yokluktan varlık

EVREN; OLMAYAN BİR YOK’TAN, YİNE OLMAYAN BİR MEKÂNDA, KENDİNİ VAR ETMİŞTİR!

SANAT MANİFESTOM – 6 Fark ettiğiniz gibi enerjinin üzerinde çok duruyorum ve de duracağım. Çünkü enerji, tüm evrenin yokluktan varlık alanına gelişiyle ilgili elimizdeki tek kanıt. Aynı zamanda bilime, literatüre göre var olmayan ama merak edilen hiçlik, yokluk dediğimiz durumlarına da sınırdır. Daha da ilginç olanı ise, hem akıllı tasarım(Tanrı) yarattı diyenlerin, hem de rastlantısal […]

Tamamını Okuyun
Koro-Şefi

23 Yaşında bir koro şefi (3)

  Koroyu oluşturan gençler arasında hiç kadın sesi yok. Bir çalgı desteği istedim çalışmalar için. İkinci ve üçüncü çalışmada da çalışmalara bir çalgı desteği sağlanamayınca ben de kanunumu alıp provaya gittim. Tepki inanılmaz. “Bu Osmanlı, saray çalgısının burada ne işi var. Biz devrimciyiz.” Arkadaşlar dedim, “Çalışmalara destek olacak bir çalgı bulunamadı. Benim ses alacağım bir […]

Tamamını Okuyun
Güney doğu bölgemizde kuraklık...

14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ, GÜNEY DOĞU BÖLGEMİZDE KURAKLIK…

Sözde soykırım suçlamalarına karşın mücadele , 14 Mayıs Dünya çiftçiler günü, Güney doğu bölgemizde kuraklık… Sözde soykırım suçlamalarına karşın mücadele Bugün yazımda ilk olarak ülkemize yapılan çok haksız sözde soykırım suçlamalarına karşın mücadele sözümü yerine getirmeye çalışıyorum. Benim gözümde büyük önderimiz Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye Cumhuriyeti sözde soykırım suçlamalarını hak etmeyen tek ulustur… İki ülkeden […]

Tamamını Okuyun
Koro-Şefi

23 Yaşında bir koro şefi (2)

  Sabah oturup bir yerine iki şiir seçtim. Üç deyiş ve Halkları dünyanın… Ezberlemek zor oldu ama başka çarem de yoktu. Bugün hâlâ bir yerlerde şiir oku ısrarı olunca bu şiirlerden birini okurum. “Üç Deyiş” adlı şiirimin bir de yazılış hikâyesi var. O dönemde Asu Maralman diye bir hafif müzik şarkıcımız vardı. Genç kalanlar hatırlayacaktır. […]

Tamamını Okuyun
Avni-Recep İvedik

Avni’den İvedik’e Mizahtaki Dönüşüm Ve Sığlaşma -II

  Ali Şimşek‘in saptamalarıyla, 1980 sonrası dönemde kendini göstermeye başlayan ama gerçek biçimlerini 1990’larda alacak olan, küreselci postmodern ve popüler kültürün belirlediği dört “temsil biçimi”nden, ya da simgesel karakterinden söz edebiliriz. Bu dört temsil biçimi, sadece yeni orta sınıfın “kültürel sermayesi”ni değil, neredeyse 1990’lı yılların kültürel atmosferini de belirleyecektir. Birincisi, maganda (ya da zonta) temsili; […]

Tamamını Okuyun
Yunus-Emre

Tekkeye sığar mı Yunus

Ölümünden bir süre öncesine kadar katkılarını Türk Dili Kurumu’ndan esirgememiş olan Sadri Maksudi Arsal, Türkler için tarih boyunca değişmez anayurdun Türkçe olduğunu çok iyi dile getirmiş bir toplumbilimcimizdir. Kazan Tatar Türklerinden Arsal; Karamanoğlu Mehmet’in 15 Mayıs 1277’de anayasal bir ilke niteliğinde tanımladığı, aynı çağda Yunus’un iliklerinde duyup ömrünü verdiği gerçeği 20. yüzyıla şöyle yansıtır: “Türk […]

Tamamını Okuyun

23 Yaşında bir koro şefi

  1975 sonbahar… İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi‘ni (İ.T.İ.A) bitirdiğim günler. Şubat ayına bir dersin kalsa da okulu bitirmenin verdiği bir ferahlama var. Okul boyunca piyasada müzisyenlik yaparak harçlığını çıkarmışım. Darbuka çalıp para kazanırken, kanun öğrenmeye çalışmışım. Hatta acaba piyasada kanunla işe gidebilir miyim, diye kendime sormaya başladığım günler. Pertevniyal Lisesi‘nden sınıf ve sıra […]

Tamamını Okuyun
Dursun Özden - 1 Mayıs Yarası

1 Mayıs Yarası

  gecenin sahibi rap rap, postal karanlığı yırtan kurşun, hastal ankara karası mamak, ulucan kanayan o türkü taksim-abdal   kazancı başı, 34 can, göz yaşı kan yağdı, düştü, al gelin başı 1 mayıs gül ayı, emek bayramı nöbet sende-al sancağı ve taşı   bugün 1 mayıs-gelin bir zahmet düğün, bayram, çengi, kıyamet kardelen başak-buğday-bereket ve […]

Tamamını Okuyun

1 Mayıs

  Alın terlerinin ufak bir kolu Şehirleri yutan sel Emperyalist kahpe faklarını Bozan el işçinindir Sarayların süslü avizelerinden Çok daha iyi aydınlatır Madenci baretlerinin feneri Yoldaşlar sonsuzluğa uğurlanır tersanelerden Şerefli tenimizde tertemiz bin kir 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, İşçiyiz 1 Mayıs, 1 Mayıs, 1 Mayıs, İşçiyiz Sermayemiz Yakamıza yapışıp yazgıya sığmayan Açlık ve […]

Tamamını Okuyun
Recep-Ivedik/Avni

Avni’den İvedik’e Mizahtaki Dönüşüm Ve Sığlaşma -I

Türkiye‘de mizah ve espri kültürü en silik, en düzeysiz ve sığ dönemini yaşıyor. Oysa toplumun yaşadığı bunca dramatik olaylar tablosunda tam tersi olmalıydı. 150 yıllık çağdaşlaşma tarihimizde, mizah sanatının, mizahi eleştirinin belki de en verimli ve etkili olması gereken dönemini yaşıyoruz. Geçmişten çok iyi biliyoruz ki, en baskıcı ve karanlık dönemleri Türk halkı, aydını ve […]

Tamamını Okuyun
Abdülkadir-Günyaz

ABDÜLKADİR GÜNYAZ’IN ARDINDAN…

1 ay önce konuştuğunuz ve geleceğe ilişkin planlar yaptığınız bir değerin ölümü yıkıyor insanı. Ölüm bu kez Abdülkadir Günyaz’ın yolunu gözlüyormuş meğer. 2020.. Keşke bu yıl, iki 20’nin yan yana yazılışı kadar basit olup yaşamımızdan çekilip gidiverseydi. Olmuyor. Biz şimdilik yolumuza kaplumbağa hızında, Pirus Zaferi kazanmış gibi koyulmuş gidiyoruz. ÖLÜMÜN KAYIT TUTUCUSU OLDUK Abdülkadir Günyaz, […]

Tamamını Okuyun
Ayvalık, Ören'de bir çay bahçesinde, 1966

BEHÇET NECATİGİL ÜZERİNE AYŞE SARISAYIN İLE SÖYLEŞİ

  Türk edebiyatının önemli şair/yazarlarından Behçet Necatigil (1916-1979) üzerine kızı Ayşe Sarısayın ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Keyifli okumalar. Türkiye’ye yapıtları/eserleri ile iz bırakan şair/yazar bir babaya (Behçet Necatigil) sahip olmak nasıl bir duygu yaratıyor sizde? Necatigil’in babam olmasından onur duyuyorum. Doğrudan söyledikleriyle değil de, yaşama biçimiyle, duruşuyla, dünya görüşüyle, en çok da ardında bıraktıklarıyla dolaylı olarak […]

Tamamını Okuyun
Bakış açısı

BAKIŞ AÇISI VE ANLAM

I Anlam, yaratılan, oluşturulan bir şey midir? Bu sorunun yanıtına söylem/eylem bağlamında bakarsak eğer, anlam yaratılan, oluşturulan bir şeydir. Söylem/eyleme bakıp da okumaya çalışana göre anlam onun algı statikleriyle ilintilidir. Ona göre anlamsız olan söylem ve eylem bir başkasına göre anlam içerebilir. İnsanın zaman yolculuğunda ise anlam/mana bir parçası olduğumuz doğayı ve kâinatı okuma boyutuyla […]

Tamamını Okuyun

Çürüme kültüründen “medeniyet tasavvuru”-II

İHVANCI HAYALLERİN “ŞAHLANDIRAN” CAZİBESİ! Uygarlık yaratmak ya da sönen, çöken bir uygarlığı yeniden canlandırıp “şaha kaldırmak”, öyle, keyfi kurgu ve kuruntularla, köpüksü hayallerle, gerçeği “ruh”tan zuhur ettiren Hegel‘den aşırma “dam başında saksağan” türü ucube felsefi gösterilerle olacak şey değil elbet. Bunlar doğru olsaydı, tarihteki bütün cüce krallar, lider bozuntuları, Neronlar, Hitlerler medeniyet kurucusu olurdu. Çünkü […]

Tamamını Okuyun

Olsa Olsa Ayrılıyoruzdur

  I Bir kez olsun aç gözlerini seyret Ve lütfet de kulaklarına çivile sesimi Uzağımda olmanın en yakınındayız şimdi Nankörlük bu yaptığın Bir çocuğun geleceğinden çaldığım zamanı Bölüştüm ben seninle Bunu anlamamış olamazsın. Sonra genişçe halılar serdim ayaklarına Parmaklarına gümüş yüzükler taktım Parmakların kimin sıcağıyla yanıyor şimdi? Sonra ellerin anlamsızdı önceleyin Toz bulutu ellerini anlamlandıran […]

Tamamını Okuyun
atatürke saldırıya DOKUZ YAŞINDAKİ cevabı

DOKUZ YAŞINDAKİ BİR KIZIMIZIN TOKAT GİBİ YANITI

CAATSA uygulaması yürürlüğe girdi, Karadeniz’de sular ısınırken ülkemiz için zor günler, Dokuz yaşındaki bir kızımızın tokat gibi cevabı, İkinci İnönü Muharebesi… CAATSA UYGULAMASI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ ABD’nin hasımlarına yönelik CAATSA uygulaması bugün yürürlüğe girdi. Yaptırımlar listesinde: a) Savunma Sanayisi Başkanı İsmail Demir, b) Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit c) Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Mustafa Deniz […]

Tamamını Okuyun

BİZİMKİ BİR AŞK MASALI

Uyandığımda yağmur hâlâ devam ediyordu,  az daha tembellik yaptım  kendimi dışarıya attım. Yağmur çisil çisil yağıyordu. Çay ve poğaça için börekçiye girdim. Hem düşündüm, hem çayımı içtim, sonra doğru iskeleye… Yolda İstanbul’a mı yoksa Üsküdar’a mı diye düşünürken iskeleye geldim. Bizim boz renkli köpek havlamaya başladı; biraz sevdikten sonra baktım iskelede sevmediğim vapur var;  bir […]

Tamamını Okuyun

NEZİHE MERİÇ ÜZERİNE ASLI ŞENGİL BUICO İLE SÖYLEŞİ

  Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk öykücülerinden Nezihe Meriç (1925-2009) üzerine kızı Aslı Şengil Buico ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Keyifli okumalar. Türkiye’ye yapıtları/eserleri ile iz bırakan (Cumhuriyet dönemindeki ilk öykücülerden olan) yazar bir anneye (Nezihe Meriç) sahip olmak nasıl bir duygu yaratıyor sizde? Ben bunu daha önce bir çok kez paylaştım.  Biraz garip gelebilir söyleyeceklerim ama şöyle […]

Tamamını Okuyun
Yabancılaşma

KÖKSÜZLEŞME VE AYDIN YABANCILAŞMASI (2)

  Tamamı Teori dergisi Kasım 2018 sayısında yayımlanan “Aydın Yabancılaşması”nın iki temel kaynağından ortaçağa, yerel-Osmanlı köklerine ilişkin boyutunu, daha önce bu köşemizde ele almıştık. Bu yazımızda ise, daha çok Batı / emperyalizm kaynaklı etkenlere değineceğiz. *** Türk aydını, büyük bir kimlik krizi yaşıyor; derin içsel çatışmaları içeren, sancılı, kırılmalı bir tarihsel sınavdan geçiyor. Hem kimlik […]

Tamamını Okuyun
Karacaoğlan

ANADOLU’NUN SEVGİ DİLİ: KARACAOĞLAN

Adnan Yücel, “Anadolu bir halklar ve kültürler denizidir” demişti. Çukurova da, halk söylencelerinde bir beşik, insanın toprakla kaynaştığı, kültürlerin harmanlandığı önemli bir kaynaktır. Karacaoğlan, bu topraklarda doğmuştur. Şiirimizdeki tasavvuf geleneğinde Yunus, başkaldırı geleneğinde Pir Sultan neyse maddi aşk ve cinsellik geleneğinde Karacaoğlan oydu… “Ela gözlüm ben bu elden gidersem Zülfü perişanım kal melul melul Kerem […]

Tamamını Okuyun
Memet-Fuat

İZLENİMCİ ELEŞTİRİ

  Yazı yolculuğu bir düş-düşün sürecidir. Bu süreci zenginleştiren boyut ise okurun katılımıdır. Bazı yazılarımda “katılımcı okur” diye ifade etmeye çalıştığım boyut. Okurun hâlince çıkacağı yolculukta açacağı düş-düşün kapıları metni daha bir varsıllaştıracaktır. Metin-okur ilişkisindeki bir üçüncü boyut vardır ki o da eleştiri/eleştirmendir şüphesiz. Eleştiriye bakışta bilimsel/nesnel veya öznel ikilemi karşısında eleştirinin bir sanat olduğunu […]

Tamamını Okuyun
plastik-alisveris-poseti-ucreti

GERÇEK OLAN HER ŞEY SAHTELEŞİYOR YA DA AVM POŞETLERİNDEKİ CAMBAZLIK

Gerçek olan her şey hızla sahteleşiyor, yalana dönüşüyor. Maddi, ve manevi her şey piyasada ve günlük hayatta sahtesi tarafından yerinden ediliyor. Türkiye’de, 1990’lardan günümüze, toplumbilimsel, kültürel, siyasal bütün kavramlar, küreselleşmenin doğrudan bir uygulaması olarak, içeriksel bir sahteleştirme, yozlaştırılma operasyonuna uğratıldı. Yozlaşma bile sözkonusu bozulma ve çürümeyi açıklamaya yetmiyor; çünkü bu içerik dönüştürme operasyonlarında, kavramlar ve […]

Tamamını Okuyun
Postmoderizm

YALNIZCA YARALAYAN MIZRAK İYİLEŞTİRİR YARAYI (3)

Kim ne derse desin ve hangi toplum ya da ulus olursa olsun birey olarak o tarihsel canlı büyük “insan” -her ne kadar pek farkındaymış gibi görünmese de- yakın-uzak geçmişindeki dünyası ile aynı anda yüzleşmeye başladığı yeni bir sürece evrilmiş görünüyor. Üç yazıdır sürdürüyor olduğum “yara” ve “mızrak” metaforu da aslında bu tarihsel yüzleşmenin destansı hoşluğunun […]

Tamamını Okuyun
gulhane-parki-istanbul

KİM DEMİŞ HEYKELLERİ SEVMİYORUZ DİYE

Bu coğrafyanın gündeminden düşmeyen geleneksel konulardan biri de heykellerdir. Yapılışı da, tasarımı da tartışma konusu olduğu kadar, zaman zaman tahrip edilmeleri de söz konusu olmaktadır. Belleğimizi biraz yoklayıp biraz da gerilere baktığımızda bunların bir rastlantı olmayıp hangi amaçlara hizmet ettiği de ortaya çıkmaktadır. Tanzimat’ın ilanından bir yıl sonra Osmanlı sarayı vakanüvisi Ahmet Lütfi Bey, bir […]

Tamamını Okuyun
Ayasofya

Çürüme Kültüründen “Medeniyet Tasavvuru”-I

Son günlerde, Siyasal İslamcılar ve iktidar mevzilerinden peşpeşe gelen, karşıdevrimci stratejinin yeni hamlelerine tanık oluyoruz. Ayasofya‘yla ilgili 1934 kararlarının sahibi Atatürk ve arkadaşlarını ihanetle suçlayan açıklamalar… Kurtuluş Savaşı‘na hilafetçi ihanetin elebaşılarından İskilipli Atıf Hoca‘nın, mezarı başında devlet protokolü düzeyinde anılması… Andımız‘ın Danıştayca yasaklatılması ve bunun AKP‘de ve yandaş camiada Kemalist Devrime karşı bir zafer olarak […]

Tamamını Okuyun
Evrenin-varoluşu

TÜM EVREN ENERJİDEN VAROLMUŞTUR! PEKİ, AMA ENERJİ NEDİR?

  Evrenin varoluşuyla ilgili şunu hep aklınızda tutun.  İster akıllı tasarım desinler, ister rastlantısal, keyfi var oldu desinler ya da farklı herhangi bir teori söylesinler, konu evreninin varoluşu ise enerjiye zorunludur. Hangi matematik, hangi fizik yasası veya hangi teori olursa olsun hepsinin temelinde enerji vardır, enerji olmak zorundadır. Bunu hiçbir inanç, hiçbir evreni izah modeli […]

Tamamını Okuyun
Alaska Toplantısı, Ülkemizi ve dünyamızı ilgilendiren konular ve yorumlarım

ALASKA TOPLANTISI, ÜLKEMİZİ VE DÜNYAMIZI İLGİLENDİREN KONULAR VE YORUMLARIM…

ALASKA TOPLANTISI Alaska da yapılan toplantı sonrası 21. yüzyıl dünya siyaseti nasıl şekillenecek ve ABD ile Rusya arasında karşılıklı katil suçlaması… Büyük sürtüşmeye dönüştü. ABD ile Çin arasında birbirlerini diplomasi nezaketine yakışmayan suçlamalar sonucu dünya iki kampa ayrıldı. Bundan böyle Alaska toplantısı öncesi ve sonrası olarak dünya siyasetini belirleyebiliriz. Şimdi bu küresel kavganın sonucunda jeopolitiği […]

Tamamını Okuyun
Ayrılık

Kendi sebebi olan

  A yönündeydi o ışık Bileşkesi Aşkla ayrılığın Hüznün kırılganlığında Segâhta kararı hasretin Şarkılarla   Ş harfi yönündeydi bulut Sevinç şenliği göklerin Gizem peçesi takan Mahcubiyetinden mehtabın   K harfi yönündeydi rüzgâr Külünden tutuşturan kor ateşi Yanıklarından bildik Kanatlarındaki Işığı seçen pervaneyi Saba faslında sabahın O sevgi nişanesi   Yıldızlardı ağında gecenin Kıskanan güneşi gözlerindeki […]

Tamamını Okuyun
Ersin KURT-Saçma

Saçma

  Ölmek dahil her şey bekleyedursun Düşüncelerim tehditvari cümleler ablukasında Yağız atın sağrısındaki beyazdır alametifarikası Otoyol bariyerlerindeki soğuk demir yalnızlığı var parmaklarımda Yollardan vergi alınmasaydı Yalın ayak koşmak ne güzel olurdu bu mevsim Fakat çelikten mi yapılmıştır nedir botlarım Seğirtmeye yeltenirim umuda doğru Hep, olduğum yere çakılır ayaklarım Herkes bir öğüt verir yapma ihtimalimin olduğu […]

Tamamını Okuyun
iki-sevgili

YEMEKTEN SONRA

Hazırladığı masaya şöyle bir baktı. Her şey tamamdı; yerli yerinde. Bardaklar, kaşıklar, çatallar… Tam üç saat mutfakta yemek yaptıktan sonra nihayet sıra masayı kurmaya gelmişti. O da tamamdı. Brokoli çorbasına bayılırdı, bunu iyi düşünmüştü. Fırında hazırladığı tavuk ve patateslerin tadına bakarken sanki biraz tuzu az olmuş diye kendine kendine söylendi. Tuzlukla bir an bakıştıktan sonra […]

Tamamını Okuyun
Okur

GÖSTEREN, GÖSTERİLEN VE OKUR

  I Anlatmakla göstermek arasındaki fark şiirin yordamlarından biridir. Salt şiirin değil sanatın ifade bağlamında bu noktaya gelmesi insanlık tarihinde upuzun bir yolculuk olmuştur. Çünkü insan ilk anda gördüklerini anlamaya ve ifade etmeye çalışarak çıkmıştır bu yolculuğa. Harf hurufat okudukça insanı, doğayı ve kâinatı onu ve onları hiç okumamış olduğunuzu düşünürsünüz. Bizim şeylerden anladıklarımız ile […]

Tamamını Okuyun
Canan Al

İNSANI İÇİNE ALAN ROMAN

  Aşka Doğru, Canan Al’ın ikinci romanının adı. Yazarın ilk kitabı Araf’a oranla okuyucu içine çeken, rahat okunun bir kitap. Bu aynı zamanda yeni bir yazarın ayak sesleri, yeni filizlenen yazın yolculuğunun ilk adımları olarak nitelendirebilir. Aşka Doğru’yu ilk elime aldığımda doğrusu, polisiye roman adı olamayacağı kanısındaydım. Öyle ya, roman polisiye ise mutlaka bol kan, […]

Tamamını Okuyun
Deprem

DEPREM

  Bir tını eksikti o sözcükte… Ömrünce duymadığı bir kokuydu belki de… Bir ışık hüzmesi… Bir gölgenin pastel tonları belki… Su, sular; salt kayıkları, tekneleri, koca koca şilepleri, gemileri mi kaldırıp taşır kıvrımlı dalgalarının üstünde? Ya o gök? O mavi, apak benekli bulutlar… Rüzgârın fırçasında dağınık saçlı kızların yüzü… Gri pus, yağmur kokusu ve sis… […]

Tamamını Okuyun

ANADOLU-TÜRK İSLAMI VE VEHHABİ İSLAMI

  Türk halkı ciddi bir kültür ve kimlik krizi yaşamaktadır. AKP iktidarı ile derinleşen inançsal-ahlaki kirlenme ve çürümenin ve bundan kaynaklanan çarpık kültürel kamplaşmaların arkasında kuşkusuz bir çok neden var. Ancak bu kültürel kamplaşmayı derinleştiren ve onu tehlikeli çatışma noktalarına tırmandıran en önemli nedenlerden biri, Vehhabi-selefi, İhvancı akımlar ve onların türevi tarikatlardır. Çünkü bunlar Türk […]

Tamamını Okuyun

PARÇA BÜTÜN İLİŞKİSİ

I Bir metnin bütününde tek bakışta görülmesi gereken şeylerle o metni oluşturan parçalara tek tek bakışta görülenler algıyı farklı çıkarsamalara götürür. Bütün parçalardan oluşsa da o farklı bir şeydir. Sözsüz müziklere birer söz, anlam giydirmek dinleyenin kendi iç dünyasında, çağrışım ikliminde uğuldayan özgün bir ifadedir. O müzikle birlikte bir vakitten başka bir vakte geçen dinleyici […]

Tamamını Okuyun
Mustafa Kemal Atatürk

M. KEMAL ATATÜRK’ÜN İZİNDEN YENİDEN ANADOLU’YU KEŞFETMEK- 3

1) Bugün CHP’nin iktidar tarafından yoğun bir saldırı altında olduğunun bilincindeyim. Ancak bu koşullarda bile Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Doster’in işgal altındaki adalar ile ilgili yazısında CHP genel başkan yardımcısı Sayın Ünal Çeviközü şiddetle kınıyorum. Çeviköz yazısında “CHP’li milletvekillerinin Ege adaları ile ilgili basına demeç vermemelerini istedi. Kastettiği adalar, Ege denizindeki tereddütsüz Türkiye’ye ait olan […]

Tamamını Okuyun