Hologram Yaşam

Bireysel gelişim ve yaşam

Ve dünyaya geliş. Bir diğer deyişle anne karnındaki havuzdan teşbih bu ya, ev havuzuna geçiş. Evde yaşananlardan etkilenmeye başlayacaktır. Sevgi, sıkıntılar, gerginlik, hüzün, neşe, sevinç. Evde eğer dinleniyorsa çalınan müzikler. Evdeki eşyalar da dikkatini çekmeye başlayacaktır. Bütün bunlara karşın annesi onun tek sığındığı limandır. Uzmanlar babalara da düşen sevgi paylaşımının altını çiziyorlar. Bebeğin baba ile de yakın, tensel temasın önem ve değeri. Kokular ne derin köktür hayatlarımızda. 

Tamamını Okuyun
Doğadaki Matematiksel Düzen

Doğadaki Matematiksel Düzeni Dil’e Benzetmek Yanlıştır

Öncelikle, insanın icât ettiği matematik için dil benzetmesi yapılabilir. Zira matematik de aynı konuştuğu dil gibi insan zihninin ürünüdür. Ancak doğadaki matematiksel düzen için dil benzetmesi yapmak yanlıştır. Zira dil gibi bir düzene dayalı unsurlar oluşturulmak, yani amacı doğrultusunda veya neyi gerektiriyorsa ona göre yapılandırılarak inşa edilmek zorundadır. Dolayısıyla bu gibi yapısal düzenekler kendi kendine oluşamaz. Ayrıca dil gibi yapısal bir unsurun yapılanması, oluşması zamana bağlıdır, uzun zaman alabilir. Oysa doğanın dili dediğimiz matematik, Planck zamanının hemen başlarında devreye girmiştir. Ki büyük patlama tümüyle matematiksel düzende başlamıştır.

Tamamını Okuyun
Fikret Kızılok'un “Zaman Zaman

Hep ve Hiç Zaman İşte

Bir görüntüye odaklandığımızda, bir gün öleceğini bilen tek canlı olan insanın zamanı kendi dışında bir oluş-ölüş diye algıladığı kanısına varabiliriz.  Zaman bulmak, zaman geçirmek, boş zaman, zamana bırakmak, zaman öldürmek vb. sözler zamanı kendi dışımızda bir olgu olarak algılamanın ve anlatmanın ifadesidir.  İnsan zamanın kendisi olduğunu kavradığında, tıpkı doğanın ve evrenin bir parçası olduğu gibi, şeyleri okuma yolculuğu çok bilinmeyenli bir denklemin çözüm sevinciyle aydınlanacaktır. 

Tamamını Okuyun
Ersin KURT

12.00 – 08.00

Gözlerimi irin kaplar

Sözlerimi küfür

Vücudumu yorgunluk

Oracıkta biterim

Üşüyen bir yaprak gibi titrer dizlerim

Ben, yani emek neferi

Aş uğruna işbaşında çalışırken

Evlerde ışıklar söner,

Yatıya gelir uyku

Mahpus bile, esarete inat

Düş üretir ranzasında

Tamamını Okuyun
Polat-yıldız-foto

Yaşadığımız ve Öğrendiğimiz Hayatlar

Bu yaşamı sürdürme esnasında ise çeşitli aktivitelerde bulunuyoruz. Pek çok bilgi ediniyor, tecrübeler biriktiriyor, aktarımlar sağlıyoruz. “İnsanlar insanlar ile güzeldir”, diye bir düşünce içerisindeyim. Evet biz yaşıyoruz ama bizimle birlikte (bizimle hiç alakası olmayan insanlar ile birlikte) başka insanlar ile bu dünyayı ve bu dünyanın nimetlerini paylaşıyoruz.

Tamamını Okuyun
Gece-gezmeleri

Gece gezmeleri / Gölge oyunu

Uçan balon yapıyoruz Harflerden Kuş uçar da ah Söz uçmaz mı hiç Söylemiş olmalıyım Uzağı yakın eylediğini Harflerin Simyası işte hep Zamanla mekânı aşmanın Pamuk şeker yapıyoruz Bulutlardan Düş-düşün üstünde ah Kimin düşü var Harf ikiletmeden hep Oynadığımız Ufkunda göğün Hep aynı güneş Batarken doğması vaktin Kaç harfe dokunur ki ışık Mehtaba çıkılan şarkılarda 29 […]

Tamamını Okuyun

Ateşi suyla söylemek

Nar ağacı güneşin eğimine göre nisan, mayıs, haziran aylarında selamlar hayatı çıngıl çiçek. “Ayva sarı nar kırmızı sonbahar” diyene dek şair koca bir yaz, yaka kavura, soldurup sararta geçecektir elbette.  Gün gelip de güneşi yüzüne sürerken ayva, iç yüzleri apak çiçeklerine benzer şüphesiz. Nar ise içi dışı bir meyvelerdendir, çiçeğinin rengini demler durur yaz boyu. 

Tamamını Okuyun
toros dağları

Dağların Çağrısı

“Gönül Dağı”, bir İç Anadolu kasabasının; acıları, sevinçleri, umutları, aşkları ve dostlukların abartısız, sahici bir dille anlatıldığı, severek izlediğim, TRT-1’deki bir dizinin adı. Ortada bir çelimsiz dağ görünüyor, ama Hacı Bektaş’ın, Neşet Ertaş’ların engin insanlık kültürüyle beslenip demlenmiş Orta Anadolu insanının yüce gönlüyle o dağ bir başka heybetli görünüyor. Dağ deyince, Köroğlu’nun sırtını dayadığı efsanevi Çamlıbel unutulur mu?… 

Tamamını Okuyun
Ersin KURT-Aralık

Aralık

Mutluluk yoksunu evimde bir pazar sabahı;
Tül aralık,
Perde aralık
Odamda dağınıklık almış yürümüş
Bir ben eksiğim odada
Odam hâlinden şikâyetçi, odam hâlinden yakınmakta
Odam dağınık
Bir yalnızlık dolaşmakta koridorda

Tamamını Okuyun
Çin-kültürü

Batı, Avrasya Ve Çin Kültürü-3

Dönüşümler Kitabı’ndaki temel düşünce birikimi, ikisi de aynı dönemde (MÖ. 7. veya 6. yy) yaşadığı tahmin edilen Laozi ve Konfüçyüs tarafından geliştirildi ve sistemleştirildi. Birincisi, doğa ve insan ilişkisini, ikincisi ise, toplumsal ve siyasal ilişkileri merkeze alan iki karşıt felsefi akımı temsil etti. Diyebiliriz ki, Çin felsefesi ve kültürü, yaklaşık 2500 yıllık gelişiminde bu iki farklı düşüncenin birbiriyle çatışan, ama aynı zamanda birbirini geliştiren ve tamamlayan evrimi içinde yetkinleşti.

Tamamını Okuyun
Açmayı Unutan Çiçek

Açmayı Unutan Çiçek

Suskunun şarkısıydı Kaktüs çiçeği Açmayı unutan   Kumru yuva yapmış saksısına Küçük harf uçuracak Yakında   Kısa belgesel çekiyoruz balkonda Açmayı unutan çiçek Küçük harf uçurmak’çün Kuluçkaya yatan kumruyla   İlk ışıklarına sabahın Hu çeken o kuş bir de Müziği belgeselin   Açmayı unutan çiçeğe hatırlatan Sevincin şarkısını Sevgiyle hep   09 Aralık 2021

Tamamını Okuyun
iç-dökmek

İç döküm ve şiir

Hikâye-öykü sözcüklerini eşanlamlı kullanıyoruz çokluk. “Herkesin bir hikâyesi var” cümlesindeki “hikâye” ise apayrı bir anlam. Yaşamdan bir kesit acısı, balı, zehriyle. O yaşanmışlığın edebi anlamda bir hikâye-öyküye dönüşmesi ise bir dil ve kurgu ustalığı. Aynı boyut şiirin de olmak ya da olmamak hâli… Ne hece/aruz, kafiye düzeni ne de kırık merdiven hani şu serbest vezin dediğimiz. Şiirin tanımlanamaz oluşu ise vurgun yemiş süngerci hâli sözün. Kendine has bir kokusu, ışığı var şiirin. Kendini görmeden daha kokusu gelen iksir. 

Tamamını Okuyun
Dursun Özden-Ayan Oros

Ayan Oros (Meryem Bahçesi)

Ayan Oros; Meryem Bahçesi demektir. Ben de, bu kutsal toprakların Yazmasından (kutsal suyundan) içmek ve oradaki yaşamı belgeleyip yazmak için, çılgınca bir yolculuğa çıktım… Kadınların, dişi olan canlıların ve Ortadoks olmayanların ayak basmasının günah ve yasak olduğu Erkekler Cumhuriyeti Ayan Oroz’ta 5 gün Orta Çağı yaşadım… Zorlu bir 5 gün…

Tamamını Okuyun
Bey Dağları

Bey Dağları mı, Çoban Dağları mı?

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanının kahramanı Mümtaz ise gördüğü güzellikler karşısında şunları söyleyecektir. “Bey Dağları’nın üstünde güneş, sanki kendi ölümünün ayinini ve kendi yaldızdan ve koyu lacivert gölgelerden lâhdini hazırlıyormuş gibi, bu dağların kıvrımlarına altın ve gümüş zırhlar geçirir, sonra alçalan ve arkaya devrilen kavis, bir altın yelpaze gibi açılır, büyük ışık parçaları şuraya buraya ateşten yarasalar gibi uçar, kayaların üstüne asılırdı. Bu bir mevsim gibi bereketli velût saatti.” 

Tamamını Okuyun
Çin-Kültürü

Batı, Avrasya ve Çin Kültürü-2

Çin kültürünün yatağında mayalanarak gelişen ve özgünleşen Çin Sosyalizminin -ve Çin ulusunun- başarısının arkasındaki temel bir etken olarak en çok merak edilen ve tartışılan konu, sanırım Çin felsefesi ya da Çin bilgeliğidir. Bir kültürün ya da uygarlığın en etkin ve yetkin ögesini oluşturan felsefe, aynı zamanda etik/ahlaki, estetik/sanatsal, dinsel, siyasal, hukuksal vb önemli ögeleri de kucaklar; onların en üst düşünsel çerçevesini, çatısını oluşturur.

Tamamını Okuyun
Güzel-ahlâk

Milli Devlet 

 Milli Devlet her hangi bir sınıf ve zümreye imtiyaz tanımayan devlettir. O bütün tabakaların, bütün içti mai birimlerin hak ve menfaatini koruyan savunan dengeleyen ve milletin vicdanında saygı ve itibar bulan ve  bizzat milletin teşkilatlanmasından doğan bir otoritedir.  Mazlumlar ve mağdurlar haklarını alamazlarsa, kin ve  intikam duygularıyla teşkilatlanarak, devlet kurarlar. Onun için  Milletler Devletlerden hak ve adalet beklerler.

Tamamını Okuyun
Günlük

Günlüğün simyası

Suzan Sontag (1933-2004) 1947’den beri günlük tutan bir yazar. Defter sayısın 100’ü bulmuş. 31 Aralık 1957 tarihli güncesinde şunları söylemektedir. “Günlük yazarken kendimi başkalarının karşısında yapamadığım kadar açık yüreklilikle ifade etmekle kalmıyor, kendimi yaratıyorum.” 

Tamamını Okuyun
Silivri-barikat

Devrimci Bir Kuvvet Merkezi Yaratmak

Bu ana kadar ana hatlarıyla belirginleşen tablo, -ki Atatürkçülük yorumundaki bütün farklılıklarıyla birlikte- neye karşı olunduğunun açık beyanı niteliğindedir. Kuşkusuz bu gerekliydi, çünkü karşı olunan emperyalizm güdümlü Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı ikili çıkmazının, bütün “milli ve yerli”ci, sahte “milliyetçi”, “Atatürkçü”, “Cumhuriyetçi”, “demokrasici” söylemlerine rağmen, Kemalist ilkelere ihanetçi duruşları ve emperyalist sisteme, NATO’ya bağımlı nitelikleriyle Türkiye’nin hiç bir sorununu çözemeyecekleri gerçeğinin iyice bilince çıkarılması gerekiyordu. Sanırım bu, büyük ölçüde gerçekleşti.

Tamamını Okuyun
Mahalleme Dokunma

Mahalleme Dokunma

Önce kondular, sonra apartkondular, ardından sınıf atlama simgesi gibi görülen kentsel dönüşümle gelen “temiz, bakımlı, estetik” binalar. Mahalle kültürü, yerini “kente kültürü”ne bıraktı. Kentin belleğini yok ederek ilerliyor

Tamamını Okuyun
Bisiklet

Bisiklet ve yazı

Bisiklete binmek nasıl süreklilik isterse yazı yolculuğu da süreklilik isteyen bir uğraştır. Harf pedallarını çevirdikçe giden bir yazı nasıl da özgürlüktür, anlatamam. Harf-sözcük aralarından geçersiniz bir vakitten bir vakte. Çocukluktan ilk gençliğe geçiş kaç dize, kaç satırdır ki?  Yazı yokuşa geldi mi yoracaktır sizi şüphesiz. Ancak her yokuşun bir de inişi vardır, hiç pedal çevirmeden gider yazı. Bisikletle yola çıkmak nasıl kendi rüzgârını yaratmaksa yazı da kendi rüzgârını estirecektir. 

Tamamını Okuyun
ilimli-islam-projesi

Püritenizm – Protestan İslam Ve İslam Ahlakı (3)

Batının toplumsal gelişmesi, buna karşı İslam toplumlarının gerileyişinin aynı tarihlere rastlaması tesadüf değildir. İstanbul’un fethiyle birlikte (1453) doğunun ve batının ticari merkezleri Osmanlı’nın eline geçmiştir. Batının dünya sömürü sistemi büyük bir darbe almıştır. Ancak Batı yeni koloniler oluşturmak ve yeni sömürü merkezleri oluşturmak üzere keşiflere koyulmuştur. 

Tamamını Okuyun
Püritenler

Püritenizm – Protestan İslam Ve İslam Ahlakı (2)

Püritenler’in eski ahitten aldıkları düşünce bilinçli bir biçimde tanrı’nın seçilmiş halkına ait olan vaat edilmiş topraklardan Kenan halkını yok etmek misyonudur. Katliam uygulayan Püritenler yaptıkları bu insanlık dışı uygulamaları kendi dini liderlerinin kontrolünde gerçekleştiriyorlardı. Kutsal misyonlarını yerine getiriyorlardı.  Öyle ki Kızılderili erkek, kadın ve çocuklar tümüyle Eski Ahit kurallarına göre katlediliyorlardı. Batı dünyasının tarihi boyunca […]

Tamamını Okuyun
Foto foto içinde

Suret Suret İçinde

  Acının rengini arıyordu Harfler Yeşil bir nehrin  Salınımında   Gelincik biliyordu rengini Şüphesiz O kelebek ömürlü  Kırmızıyı   Salkımsöğüttü eğilen Irmağa Hem gök, denizdi hem Baktıkça suretine   “Ölürse ten ölür” der ya Yunus, “canlar ölesi değil” Suret, suret içindeydi hep Işığı sevginin   Hep ve hiç işte   30 Eylül 2020 Gazanfer Eryüksel

Tamamını Okuyun
Doğadaki Matematik

Matematik İnsanın Keşfidir, Ancak Doğa Bu Matematiği Kullanmaz

Önceki bölümde “Eğer enerji var olmasaydı matematik olur muydu?” Sorusunu sormuş ve muhtemel cevapları kısaca vermiştim. Oradan devam ediyorum;

Görülüyor ki fiziğin başlaması için tekillik durumdaki enerjiye kesin olarak matematik gerekiyor. Ki Bigbang oluşsun. Bu iki şekilde olabilir. Birincisi; saf enerjide matematiksel tüm kodlar, varyasyonlar içkindir. Hâlihazırda enerjinin içinde matematik de vardır ve evreni oluşturmuştur. İkincisi; enerji kendi dışında bir şekilde buluştuğu matematiğin denetimindeki bir yöntemle başlayıp evreni oluşturmuştur. Başka türlü bu evren oluşmuyor.

Tamamını Okuyun
Su-Damlaları

Şiirle suyun hâlleri

  Bazı şiirler yağmurun şarkısı, karın zarif süzülüşüyle inerler. Kendinizi bir an Kuğu Gölü balesinde hissedersiniz. Ya da dingin bir yağmur altında kumsalda birbirine koşarak kavuşan iki sevgilinin yavaş çekiminde.  Çığ düşmesi, yanardağ patlaması misali öfkeli olanları da vardır şüphesiz. Malum şiirin de şairin de bir eşref saati vardır çünkü.  Yağmur misal inen harflerle sözcüklerin […]

Tamamını Okuyun
Ayvadere HES Projesi

Ayvadere HES Projesi Araklı’yı Yokedecek!

Uzman olmaya gerek yok. Kafayı kuma gömmeye de. Ayvadere HES Projesi, önce Karadere’yi sonra da Araklı’yı yok edecek. Uzman olmaya gerek yok dedik ama isterseniz uzmanlara sorun, Ayvadere HES Projesi baştan aşağı yanlış bir projedir.. Ayvadere ile ilgisi olmayan bir projeye Ayvadere adını vermek, hukuktan gerçekleri saklamak değil midir?

Tamamını Okuyun
Türk Aydınlanması

Türk-İslam Aydınlanmasının Temelleri (3)

Medeniyetler tarihine bakıldığında, bütün medeniyetlerin öncelikle eylem planında ortaya çıktıkları, daha sonra düşünce ve estetik çerçevesinde bir dünya nizamı sundukları görülür. Bir düşüncenin, bir hareketin medeniyet haline gelmesi düşünce gelişimi ve estetik etrafında bir dünya kurmasıyla mümkündür. Bu manada estetik medeniyetin kimliğine ait bir unsur olarak önümüze çıkar.

Tamamını Okuyun
Çeviri

Her okuma bir çeviridir

Coralli’nin Madolini adlı romanı okurken sinemaya uyarlandığını okumuştum gazetede. Filmi merakla bekledim ve izledim elbette. Romandan aldığın lezzeti sinemada bulamamıştım ne yazık  ki. Her okuma nasıl bir çeviriyle her uyarlamanın kurgusu da bir çeviridir.

Tamamını Okuyun

İzahat

Ayrılık gerçeği düşünce usa
Hâlden anlamaz bir gergeftir yatak
Yalnızlık denilen kavram bir ayağı kırık masa
Yahut ağır bir hasta, yatalak

Aşk ışıltılar saçan bir opal taşı
Veda, sözsüz bir gerilim
Çaresizliğin sembolüdür iki damla gözyaşı
Terk eden her gidiş, acımasız bir devinim

Tamamını Okuyun
Ruhi Su-cenaze 01

Ruhi Su’nun cenazesi

20 Eylül 1985’de Ruhi Su hayata veda ettiğinde Türkiye bir genel seçim yaşansa da 12 Eylül 1980 darbesinin etkilerinden kurtulamamıştı. Darbenin toplum üzerindeki yarattığı yılgınlık sürüyordu. Ruhi Su’nun kanser tedavisi için yurtdışına gitmesi de pasaport verilmeyerek engellenmişti.  Cenazesi Şişli Camisi’nden kaldırılacaktı. Tarih 22 Eylül 1985 Pazar… 

Tamamını Okuyun
su dağ ışık

Su, ışık ve dağ

Onca dili içinde doğanın neden yağmura bu denli ilgi ve sevgi gösterdiğini düşünürken yazdım yukardaki dizeleri.. Ve buldum, dedim.. Yağmurdu hep evlerinin yakınındaki dereye karışıp öte yüzüne geçen dağın.  Gün gelip de görünce öte yüzünü dağını, hiç şaşırmadığını söylemişti.. Rüyaların aynısıydı çünkü., Harfi harfine. 

Tamamını Okuyun
islam'da aydınlanma

Türk-İslam Aydınlanmasının Temelleri (2)

Arapça bir kelime olan ahlak, “Huy” manasındaki “Hulk” kelimesinin çoğuludur. Hulk kelimesi ise din, tabiat ve seciye manalarına gelir. Nefis anlamını da ifade eder. 

Ahlakın bir çok tarifi yapılmıştır. Bunlar arasında İmam Gazali ve Kınalızade Ali Efendi gibi ulemanın benimsediği ahlak, “Nefiste iyice yerleşen melekedir ki fiil ve davranışlar fikri bir zorlamaya tabi tutmadan bu meleke tarafından ortaya çıkan huydur.” şeklinde yapılan tariftir.

Tamamını Okuyun
Eskihisar

Yaşlı Adam ve Deniz

Halikarnas Balıkçısı 

Kendisini uzun zamandır tanıyordum. ..

Eskihisar’ın balıkçı köyünde rastlamıştım ona.

Adı Nevzat herkes ona Halikarnas Balıkçısı diyor köyde.

Hikâyesini çok öğrenmek istedim. Çünkü bu suskunluğun altında bir yaşanmışlık yatıyordu.

Bu balıkçı köyüne nasıl gelmişti?

Tamamını Okuyun
Barınma hakkı

Uygarlık Değişimi Girdabında Gençlik…Ve Yenilik Yanılsamaları

Gençlik ve yenilik kardeş kavramlardır; birbirini çağrıştırır, tetikler, güçlendirirler. Büyük maddi ve manevi altüst oluşların, beklenmedik kırılma ve kopuşların yaşanmadığı, hayatın olağan, evrimsel akışında yenilik ve gençlik, daha çok birbirine koşut, örtüşen bir seyir izler. Gençlik genellikle yenilikçidir; yeni şeyleri öğrenmeye ve benimsemeye, ilerici ve devrimci fikir ve eğilimlere yatkındır.

Tamamını Okuyun
Ayrılık

İki rengi bir bestesi

  Bazı harfleri yazmak’çün Oradasın Bu ayrılık değil elbette O son cümle söylediğin Pusulası yüreğimin Görüşürüz İşte yazıyorum her şeyi Divası ey şarkıların Işığın var ya O güneş Biricik sebebi Giderek genişleyen yüreğimin Gök kubbesinden zamanın Ses seçiyoruz Şarkılara Lirik, dramatik Yitik hayatlar söylencesi Harflerle Segâh kanatlarıyla Renklerin Dokunup geçiyoruz Eviç perdesine gecenin Kendine örtünen […]

Tamamını Okuyun
Kuantum Elektrodinamiği

Varoluşta Enerji Olmasaydı, Matematik Olur Muydu?

Enerji ile ilgili çok önemli birkaç ayrıntı daha var önce onlardan bahsedeceğim. Bigbangden sonra enerji hızla genişlerken dışında hiçbir şey olmadığı, dolayısıyla şişmeye engel bir durum olmadığını daha önce de belirttim.  Bu demektir ki bigbang öncesinde de enerjinin dışında hiçbir şey yoktu, ona engel bir durum yoktu. Öyleyse bu enerji, ister yavaş yavaş çoğalarak, isterse de miktarı sabit olarak var olsun farklı bir etki yoksa Büyük Patlama olmaması gerekir. Öyle ya! Çevresinde onun sıkışmasına neden olacak, engel olacak bir alan, bir dış mekân yoktu. Dolayısıyla sabit bir şekilde, mevcut hali ne ise sonsuza kadar devam etmesi mümkündü. Mevcut durumunu neden bozdu? Neden patlasın?

Tamamını Okuyun
Vakit

Tekrarı olmayan bir vakitte

  Yaz yağmuru edasıyla ah Süzülen sözcüklerdi Fiske öpüşlerle  Dokunan tenime Düş zerresiydi onca harf Uçuşan kuş misal Göğünde göğüs kafesimin Yüreğine nazire Dedim, dedim de Doğaçlama bi(r) şiirdi süzülen O özge can güzelleme Eylül’üne ömrün Tekrarı olmayan bir vakitte 09 Eylül 2021 Gazanfer Eryüksel (Işıkla Hasbıhâl adlı dosyadan)

Tamamını Okuyun
Narmanlı

Yoklar

Baba bana  bir Beyoğlu anlat, içinde sinemalar, tiyatrolar, kitapçılar ,meyhaneler, pasajlar, Markiz Pastanesi, İnci Pastanesi, Asmalı Mescit olsun.  Sokakta yaşayan efendileri  olsun, fotoğraf Markiz Pastanesi son yılbaşı kutlaması ve son vitrin  fotoğrafı olarak kaydediyorum. Tünelden çıkınca önce Narmanlıhan sonra Markiz Pastanesi ve başlar  sağlı sollu kitap evleri, tiyatrolar, pastaneler, muhallebiciler… İster yürüyerek, istersen tramvayla yol […]

Tamamını Okuyun

Ya Emperyalizm, Ya Taliban Sefaleti: Antiemperyalizmin Karikatürleşmesi

  Ya emperyalizm ya ortaçağ sahte ikilemine mecbur muyuz? Bazılarının devrimcilere dayattığı, Taliban’ı Atatürk’le aynılaştırmak bie bilinç çarpıklığı değil mi? Çağımızda ülkemiz ve İslam coğrafyasında çokça tanık olduğumuz Vahabi-Selefi etiketli sahte antiemperyalizm ve devrimcilik soytarılıklarının kaynağı nedir?… Her şeyin açıklamasını belli bir “öz”e hapseden “özcülük” denilen düşünsel kuruluk ya da çoraklık, tıpkı her şeyi görünüşüyle, […]

Tamamını Okuyun
Çağrışım

Çağrışım kuşları

  I Çelişme / çatışma doğasıydı şeylerin  Suda kuruyandı kök  Çölde yeşerten kendini  Zahiren fiziki bir yakınlık olarak bilinen eşlik etmenin görünende görünmeyen boyutu evrensel genişliğidir şeylerin. Aynayı ayna yapan sır…  II Unutulmuş eşyalar  Emanetçi dükkânındaki  O eskil bavul mesela  İçindekileri kitabın  Hayatın / hayatının, eski izlerini / eskizlerini taşıyan bavulu neden, niçin unutulduğu üzerine […]

Tamamını Okuyun
30 Ağustos Zafer Bayramı

Zafer Günlerimiz, Tarihimizin En Pırıltılı, En Coşkulu Yılları…

Değerli dostlarım bugün sizlere zafer günlerinden söz edeceğim tarihimizin en pırıltılı, en coşkulu yıllarından bahsedeceğim. Bir haftalık sizlerden izin rica ediyorum. Ülkemizde güzel bir haber yok  (Milli kadın voleybol takımımızın başarıları dışında.) Ülkemizde ekonomi çökmüş, işsizlik ve umutsuzluk artmış, hayat pahalılığı vatandaşı bezdirmiş. Küresel ısınma ve aşırı hava olayları ülkenin bir tarafında yangınlar ve yok […]

Tamamını Okuyun
Ferhan-Şensoy

Ferhan Şensoy’un unutulmaz yazıları

Türk tiyatrosunun ünlü sanatçısı Ferhan Şensoy, unutulmaz yazıları ile yine karşımızda. “Kedittin Direniş” adlı kitabı, onun özel ve öznel köşe yazıları ile yayınlanışı büyük ilgi uyandırdı. Aydınlık’ta uzun süre yazmış olduğu yaşam ve günlük toplumsal sorunları içeren usta işi eleştirileri onun nasıl mizah yüklü bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Sahne oyunları, Türk Tiyatrosuna […]

Tamamını Okuyun
Ersin Kurt-At

İyisi Mi Uzak Duralım

Biz tanışsak olay olur biliyor musun? Hecelerine ayırıyorken Henüz yeni öğrendiğim ismini Diyarbakır Surları’ndan ölüme atlar gece, Dünya aydınlığa erişir Bunu kimse istemez, lanetleniriz. Duyuyor musun? Biz öpüşsek kolay hallolur sorunlar Çocuklar ekmek almaya giderken Ölmezler örneğin Dönmeyin davanızdan demiş oluruz emekçilere Onurlu duruşlarıyla sevilir direnişçiler, biz de seviniriz. İkimiz, toplum onay vermeden sevişsek Ne […]

Tamamını Okuyun

“İtibardan Tasarruf Olmaz!”, Ama Simitten Olur!..

  AKP yöneticileri, “açım”, “işsizim”, “tükendim, bittim” diyen herkese tasarruf, “sabır”, “aza kanaat” talkınları verirken, bütün devlet kurumlarında tasarruf genelgesi yayınlarken Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’i bunun dışında tutarak salkımı götürmeye devam ediyorlar. Gerekçe olarak da “itibardan tasarruf olmaz” deniyor. Dolayısıyla devlet yönetimi ve saygınlığın (itibarın) ne olduğu konusunda etik bir tartışma gündeme geliyor. Konu bu olunca […]

Tamamını Okuyun
Olimpiya Pavyonu

Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu…

Neler yaptılar sana. Seni o kadar değiştirmek için mücadele vermişler ki sen bile kendine inanmıyorsun. Sana ait izleri silmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ara sokaklara meraklıyımdır. Mahalleleri  dolaşıp  bir iz arıyorum. Hepsi de sana ait olmayanlar  tarafından bir şekilde elden çıkarılmış.. Dedim ya bir iz arıyorum diye buldum Acara Sokağı… Sokakta durdum ve öyle bir […]

Tamamını Okuyun
İstiklal

Yaşam eski canlılığına kavuşuyor mu ne?

Durdu… Elinde bavulu, torbası , Üzerinde bornozu ve sırtında gitarı. Uzun uzun baktı İstiklâl’e. Sanırım uzun süre yoktu. Beyoğlunun eskilerindendi. Arkadaşların bazıları ölmüşlerdi hayatda olanlar da gelmiyorlar. O güzel insanlar yok olmuşlardı.. Aklıma Art Sanat Galerisi geldi.  Rahmetli Haşmet Zeybek, Oktay Güzeloğlu, Zafer E .Bilgin… O kadar güzel sohbetler ve anlatılar olurdu ki Beyoğlu’nda yaşayan  […]

Tamamını Okuyun
Ersin-KURT

Esasen

  Az uzağımda durur musun? Her şeyi lanetleme hastalığına yakalandım Tükenişim esrarlı olsun istiyorum Yaşayacağım kadar bir alan bırak bana Gazabım sana bulaşmasın. Bana hak ver, Annemle dahi paylaşmak istemiyorum yaşımı Beni atıl ve en belirgin yerinde büyüt Alnının kırışıklığında sakla beni Sar bütünümü kadınlığını kullanmadan Serbest, dokunabildiğin kadar dokun uzaktan ölü hücrelerime Kadınlığının zaaflarından […]

Tamamını Okuyun
Fahri İşık-Dursun Özden

Medeniyet Anadolu’dan mı doğdu? Fahri Işık Aydınlığı…

  Kimi günlemler vardır, belleklerden silinmez. Kimi kişi ve olaylar vardır, tarihin her döneminde var olurlar. Belleğimize ve oniks mermer sutunlara kazınırlar. Uygarlığın bu izlerine tanıklık ederler… Anadolu Medeniyetinin özünsüz ve çıkarsız savunucusu olan değerli bilimadamı, arkeolog Prof. Dr. Fahri Işık hoca da bunlardan biridir… Bu bağlamda kendisiyle bir özel röportaj yaptım. Siz kıymetli okurlarımla […]

Tamamını Okuyun
Kıbrıs

Kuzey Kıbrıs’a Gidelim…

Kuzey Kıbrıs’a iki türlü ulaşım var. En pratik ve yaygın olanı uçakla gitmek. İstanbul’dan ve Adana’dan neredeyse her saat başı, diğer birçok büyük şehirden de günde üç dört tarifeli sefer düzenleniyor. Biraz zahmetli ama uçmaktan çekinenler için diğer bir ulaşım da gemi. Girne’den ve Mağusa’dan Mersin/Taşucun’a tarifeli gemi seferleri düzenleniyor. Arabalı gemilerle yapılan seferler gece […]

Tamamını Okuyun
Ersin-KURT

Gurbet

Uğraşmayın anlayamazsınız Akıl ermez ölümcül yalnızlığıma. Kurtulmak için yüksünen karanlığımdan Mazbut adımlarımı kararlılıkla atıyorum kalabalıklara Dışarısı hazin bir gurbet, İki sokak ötesi yabancı Hiç kimseyi sevmez mi insan, Sevmez mi cumartesi günlerini, Yaz yağmurunu, Baharda yeşeren bir ağacı? Nerden bileceksiniz Belirsiz bir hüznün kiracısıyken Acı acı gülümsüyorum Ağlarken içim Hiçbir ‘boş’ almıyor doluluğumu İstemesem de […]

Tamamını Okuyun
Çürüme

Mafya-Tarikat Sarmalında Çürümeye Dipten Bir Bakış

  AKP iktidarıyla devleti ele geçiren karşıdevrim güçlerinin küresel emperyalizm güdümlü mafya ve tarikatlar ağı olduğunu başından beri vurguladık. Böyle bir yapının, kökü 1980‘lere dayanan, sadece siyasal-ekonomik değil, ideolojik ve kültürel çok boyutlu bir nitelik taşıdığını da… Kirlenme ve çürümenin, her türlü ahlak dışılığın, vurguncu ve soyguncu yapılanmanın, emperyalizmin asalak ve mafyatik karakteri ile doğrudan […]

Tamamını Okuyun
Osmanlı-Modernleşmesi

Osmanlı’da Aydınlanma Çabaları

  Rönesans, hümanizma, aydınlanma denilen bütün bu terimler, modernleşmeyi anlatmaya çalışmaktadır. Modernleşme terimi Latince  “modernus” kelimesinden alınmıştır. Modernus ise “Moda”dan türetilmiştir. Moda ise eski Latince’de “Hemen şimdi” demektir. Modernleşme ise, eski zamanların toplum tipinden günümüzdeki toplum tipine doğru bir değişme anlamına gelir. Tarihsel süreçte toplumsal bazda meydana gelen olaylar devamlı bir değişim ve gelişim içerisindedir. […]

Tamamını Okuyun
Büyük-Patlama

EVRENİN YOKTAN VAR OLMASI İÇİN ÖNCE YOK’UN VAR OLMASI GEREKİYOR!

SANAT MANİFESTOM: 7 Önceki yazıda miktarı sabit, değişmez enerjiyi içecek kutusuna benzetme yaparak inceledik, şimdi de enerjinin varoluşunu miktarı sabit değil de var olduktan sonra giderek çoğalarak büyük patlamaya geldiğini varsayarak irdeleyelim. Tabi bu varsayım, sadece spekülasyon değil, bilimin de dışına çıkmak olacaktır. Ancak ilgili akademisyenler ve konuya iyi derecede hâkim kişiler dışında birçok insan […]

Tamamını Okuyun
devlet-tiyatroları

63. Yılında Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Baleleri

10 Haziran 1949 yılı, Devlet Tiyatro’su, Opera ve Balesi’nin 63. kuruluş yılıdır. Cumhuriyet yönetimine geçişimizden sonra, çağdaş uygarlık düzeyini tutturmak için ülkenin hızlı bir kalkınma program uygulaması gerekiyordu. Bu uygulama alanlarının tümü Cumhuriyet Aydınlanması doğrultusunda gelişiyordu. Aydınlanma batıya öykünme (taklit) değildi. Doğu batı kültürünün sentezi gerekiyordu. Bu sentezin analizini Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’in kuruluşundan önce […]

Tamamını Okuyun
Çığ

Ufa Gençlik Tiyatrosu’ndan “Çığ” oyunu

Başkurdistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında kültürel ve ekonomik ilişkiler giderek artmaktadır. Bu cümleden olmak üzere Başkurdistan her yıl Mayıs ayının sonundan genel olarak İstanbul’da, seyrek te olsa Ankara’da geleneksel Sabantoy Ekim Bayramı’nı kutlamaktadır. 25 Mayıs’ta İstanbul’a Başkurdistan’ın başkenti Ufa’dan halk dansları ile müzik topluluğu ve Ufa’nın ödenekli tiyatrolarından olan Gençlik Tiyatrosu geldi ve İstanbul’daki Sabantoy […]

Tamamını Okuyun
Edip-Akbayram

Edip Akbayram ve ‘Mayıs’ın güzelliğinde oluşan türküleri

“Ben en çok Mayıs ayını seviyorum, ayların gülüdür, insanların yüreklerinin kıpır kıpır olduğu bir aydır. Siyasal olarak baktığınız zaman ise, 1 Mayıs’ların, 6 Mayıs’ların, 19 Mayıs’ların, 27 Mayıs’ların yaşandığı bir umut yılıdır.” 19 Mayıs’da yeni albümü ile ilgili ilk konserini Samsun’da verdi. Samsun, Kuvay-ı Milliye’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç noktasıdır. 19 Mayıs bir tarihtir, silinemez. […]

Tamamını Okuyun
Rasin

Rasin ve söyleşen gözler

17 Mayıs’ta* Astoria’da açılan, “portrelerine sığmayan gözleri”yle tanıdığımız Rasin’in sergisi, bakışın ve gözlerin anlamına yeni bir boyut kattı. Bu serginin önemli tarafı da Rasin’in sergiyi çok yakın bir zaman önce vefat eden eşi İrem Hanım için açması… Serginin açılma süreci içersinde çok kısa süre de olsa İrem Hanım’ı tanıma fırsatı buldum. Rasin’le yaptığım sohbetlerde ise […]

Tamamını Okuyun
Uğur-Dündar

Uğur Dündar Tabelası

  Tabela sözcüğünü bilerek kullandım. Aslında Uğur Dündar bir markadır. Ancak markaların logosu vardır ve ne olduğunu da ilgilenenler bilir. Tabela ise üzerinde yazılanın ilgili, ilgisiz herkesin okuyabileceği nesnelerdir. Sayın Dündar, yarım asırdan fazladır her türlü suçlular, mafyalar kısaca şer odaklarıyla mücadele etmiştir. Öyle oturduğu yerden yazmamış, suçluların mekânlarında bazen adeta cephede süngü savaşı vererek […]

Tamamını Okuyun
Şiir Ödülü

Şiir ödülleri ve mafiyözi

Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği (CSKSD) olarak 2015’te Cemal Süreya Şiir Ödülleri’ni sona erdirdiğimizi halâ okuyup işitmeyen birçok şair var. Edebiyatçı demiyorum, okuryazar da demiyorum, birçok şair işitmemiş… Nereden mi biliyorum? 18. şiir kitabını çıkaran bir şair arıyor örneğin; “Seçici Kurul’da kimler var, göndersem ilgi görür mü?” diye sorup ekliyor: “Boşuna katılmayayım.” Bu cümleleri 2013’te […]

Tamamını Okuyun
Harika çocuk yasası

‘Harika Çocuk’ Yasası İşliyor mu?

Kamuoyunda uzun zaman “harika çocuk” yasası olarak bilinen, ama yasanın uygulamada hangi somut esasları içerdiği konusunda net bilgilerden çok, bu olanaktan yararlanarak masrafları devletçe karşılanmak üzere yurt dışında eğitime gönderilen isimlerin gündemdeki yerlerini korudukları yasadan bu gün pek söz edilmiyor. Böylece yasa yaygın deyimle “kadük” mü oldu, yoksa bu yasadan yararlanmak amacıyla başvuranlar ortalarda görünmediğine […]

Tamamını Okuyun
Nazım-Hikmet

Nâzım uyarmıştı: Düşeceksin Menderes

Nâzım‘ın 1953’te ABD’yi açıkça hedef alan “23 Sentlik Askere Dair” şiiriyle başlattığı toplumsal yergi, 1955‘te, “Gerileyen Türkiye Yahut Adnan Menderes’e Öğütler” şiiriyle doğrudan DP‘ye yönelir. Nâzım, bu şiirde, “bindiğin dalı kesiyorsun, ağaç seni üzerinden atacak” diye Menderes‘i uyarır. Şiir, DP iktidarını ve Menderes‘i eleştiren ilk şiir oluşu kadar, kapsamlı bir politik yergi oluşuyla da öne […]

Tamamını Okuyun
Renkler

Renkleri görebilmenin ayrıcalığı

  I Onu o tümcede bulacağını biliyordu. Sözcükler, takımadaları dil ülkenin, açık sulara çekiyor, çekiyordu onu. Bomboştu deniz… Balıklar, yosunlar, planktonlar, denizyıldızları, denizkestaneleri, denizanalarına rağmen bomboştu deniz. Rüzgârdı kursağında bırakan yağmur, hevesini bulutların. Sanki daha bir boşaldı deniz. Fırtınayı kokusundan bilen som mavi yağmurcuk kuşu taflanlardan havalanıp, yitip gitti mavisinde denizin. Deniz fırtınaya, tümceler onları […]

Tamamını Okuyun
Tünelleme

Kuantum Kuramı ve Doğu Felsefesi

  Maddenin ve yaşamın en küçük birimleri foton ve elektronların “dolanıklık” ve “tünelleme” olarak ifade edilen, bir türlü tam belirlenemeyen şaşırtıcı, gizemli davranışlarından yola çıkarak felsefe, psikoloji, sanat alanlarında ilginç bir çok yorum ve tartışmaya tanık olmaktayız. Bunların kimi, Batı merkezli bilim ve felsefedeki tıkanıklığa ve çıkış yoluna ilişkin ciddi düşünsel arayışlar içermekte, kimi de […]

Tamamını Okuyun
Ersin KURT

Sözün Bittiği Yer

  Yıkabilirdik tabuları Taptıkları parayı yakabilirdik gözler önünde Dosdoğru durunca yol alabilirdik Belki de yoldan çıkabilirdik, bilinmez Lakin bir eylem lazımdı bize Acaba güdülmeye dünden razı olmasak, Hakkımızı arasak, Ya da bize armağan edilen boyunduruğa Boynumuzu hiç düşünmeden uzatmasak; Taşralarımız dönüşür müydü ki denize? Yanlış anlaşılma, Yalnız kalma pahasına da olsa Konuşabilseydik yüksek sesle Aslında […]

Tamamını Okuyun
Çeviri

Her metin çeviridir

  I Zamanın akışında sanatçı/şair, kendi penceresindeki cam derecesiyle görebildiklerini resmederek yeniden üretmektedir. Görülebilen, oluşan metnin hem öznesi hem de nesnesi olarak kurgulanmaktadır yeniden. Okur-metin ilişkisi boyutunda ise okurun penceresi ve cam derecesiyle metin yeniden üretilmektedir. Aynı boyut, metin-eleştirmen ilişkisinde de söz konusudur. Metnin üretim aşamasında sanatçının düş-düşün terazisindeki salınımı ile okurun metni algılamak  için […]

Tamamını Okuyun
Rekin-Teksoy

Rekin Teksoy ardında önemli eserler bıraktı

Sinema tarihçisi-eleştirmen, yazar, çevirmen, eğitmen ve yayın yönetmeni Rekin Teksoy (İstanbul 1928-30 Mayıs 2012 Antalya) ölümünden derin bir üzüntü duydum. Dostluğumuzun ve arkadaşlığımızın başlama yıllarının tarihini bile anımsamakta zorlandığım bir sırada, onun acı ölümü üstüne yazı yazmak gerçekten zor bir durum. Son telefon konuşmamızda, sinema sözlüğünü bitirdiğini ve bütün yapıtlarının basıldığı Oğlak Yayınları’nda çıkacağını söylemişti. […]

Tamamını Okuyun
kız-kumu-plajı

Gülümseyen Koy: Hisarönü

  Deniz kıyıya küsmeden, yelkenler sizinle dansa başlar, yeniden… Yolunuz Marmaris’e düşerse, mutlaka Hisarönü’nde mola verin… Karayolu ile Marmaris’ten Datça’ya giderken, Hisarönü köyünde inmeniz gereklidir. Hisarönü Körfezi: Ege bölgesi, Muğla il sınırlarında, Ege Denizi‘nin güneydoğusu, Anadolu‘nun güneybatısında yer alan körfez. Kuzeyinde Datça Yarımadası, doğusunda Bozburun Yarımadası, güneyinde Sömbeki Adası bulunur. Girintili çıkıntılı kıyılara sahiptir. Körfezde […]

Tamamını Okuyun
Devridaim

Devridaim

  Kalmam gerek, dedi Tam da giderken Oradaydı hep Hâlbuki Işığında sevginin   Çölü oynayan denizdi Saklısında ömrün Uzaylı harflerle Rüyasında hep Mavi eşiğinde göğün Atom-altı bir vakitte   Göçü sardı kervan Tan atımında Nasıl da akşamdı yükü harflerin Gök-yazıydı semah dönen ışıkla Ah ile hicranıydı hep Kelebeğin   Kendine aitti ışık O ay-güneş tutulması […]

Tamamını Okuyun
dursun-özden

Kültür ve Sanat Emekçilerinin İsyanı…

  Korona nedeniyle, merkezi ve yerel yöneticilerin sanatçılara yapılan, çok sınırlı sayıdaki desteği gündemde… Özellikle müzik ve tiyatro çalışanları önde… Elbette bu alanda çalışan dostlar da çok mağdur… Ama sanat ve kültür alanında çalışan ve geçimini sanatsal ve kültürel çalışmalarıyla sürdüren başka iş kollarındaki çalışanların maddi ve manevi sorunlarını hiç gündeme taşıyan yok… Anadolu’nun aydınlık […]

Tamamını Okuyun
Yaşam

Devridaim

  I Çarpım tablosu matematiğin alfabesidir. Kerrat cetveli de derlerdi bizim çocukluğumuzda… Zaman/hayat ise teori ve pratiğin, söylem ve eylem diyoruz şimdilerde, sağlama iklimidir şeylerin. Geriye dönük okumalar, örneğin dergi taramaları bu bağlamda sayısız örnek sunar bize. Filanca şairi, şu romancıyı yere göğe sığdıramayan yazılar. İmzalarına bakarsınız… Yüzünüzde ünlemler çizilir. Ne o şair vardır, ne […]

Tamamını Okuyun