İçki Masası

Şeref’in Çilingir Sofrası

Bu meraklı da kim dercesine yarım vücut geriye dönünce uzattığı eli sıkmak zorunda kaldım. Şaşkınlığımı görünce “Efendim adım Şeref’tir; Şeref Eliaçık. Kapı komşunuzum; yan taraftaki marketin sahibiyim de… Benden önce birisinin size ‘Hoş geldiniz’ demesine dayanamam. Görevimi yapayım dedim müdürüm. Anlayacağınız öncelik hakkımı kullanmak istedim” şeklinde mahcup bir yüz ifadesiyle meramını açıklayıverdi. Şef’e baktım, gülümseyerek başını salladı, zararsızdır anlamında. Pek anlamamıştım ama anlamış gibi yaparak, nasıl olduğunu henüz bilmediğim odama davet ettim konuğumu. Az kalsın benden önce girecekti…

Tamamını Okuyun
Muayene eden doktor

Yanlış Kimde?

İstediğim gibi olmamıştı, ama bu kadarı da yeterliydi benim için. “Kalanını da ben yaparım” dedim içimden. Yani, biraz da ben dönerdim ne olacaktı… Yıllardır gelip giden, en küçük bir rahatsızlığında beni bulan hastamdan daha fazlasını isteyemezdim. Adı üzerinde hastaydı ve işim onları sıkıntıya sokmak değil, aksine hayatlarını kolaylaştırmaktı. Belki de bu nedenle farklı bir güven duyuyorlardı bana karşı.

Tamamını Okuyun
Öğrenci Yurdu

Fare Avcısı Vali

Yurtta hummalı bir çalışma vardı iki gündür. Bir yandan boya badana yapılıyor; çarşaflar, çamaşırlar yıkanıyor, ütüleniyor, diğer yandan nasıl davranmamız, sorulan sorulara nasıl yanıt vermemiz gerektiği konusunda öğretmenlerimiz açıklamada bulunuyordu. Müdürün talimatıyla biz büyük çocuklar da verilen görevleri yapıyor, anne, baba dediğimiz personele yardımcı oluyorduk. Ayrıca yataklarımızı düzeltmek, odalarımızdaki dağınıklığı, dolaplarımızdaki karışıklığı gidermek ve özellikle varsa yiyeceklerden ve o biçim resimlerden, takımlarımızın posterlerinden arındırmak bizim işimizdi.

Tamamını Okuyun
bayilma

Aranızda Doktor Var mı?

Bir toplantı için Londra’ya gitmiştim. Toplantı Londra’nın merkezine yakın bir oteldeydi. Birçok ülkeden nörologların katıldığı önemli bir eğitim toplantısıydı bu. Biz bazı katılımcılarla birlikte aynı bölgeye yakın başka bir otelde kalıyorduk. Yürüme mesafesinde olduğu için kahvaltıdan sonra yürümeyi tercih ettik, Türkiye’den katılan bir meslektaşımla. Bir gün önce geldiğimizden gerekli keşfi yapmış, konumumuzu belirlemiştik; yolu biliyorduk yani… “Uzaktan gelen erken gelir!” misali toplantı yerine erken vardık.

Tamamını Okuyun
Yolculuk

Aşkın Körlüğü

Sömestr tatiline iki gün kalmıştı. Erkenden uyanan Coşkun, buz gibi odada, telaş içinde bavulunu hazırlıyordu. Kitap, giyecek derken sözlüsüne aldığı eşarpla şekerlemeyi de özenle kitapların arasına yerleştirdi. Odadaki vakitsiz harekete oda arkadaşı Murat da uyanmış, yorganın kenarından sessizce arkadaşını izliyordu. Onun ne yapmak istediğini anlamıştı… “Sabah’ın köründe karga bokunu yemeden ne bu acelen; daha iki […]

Tamamını Okuyun
dokumcu

Dökümcü Yusuf

Gürül gürül yanan ve ağzından alevler saçan ocağın etrafında yoğun bir hareketlilik vardı. Herkes büyük bir ciddiyet ve dikkatle işini yapıyordu. Geleni gideni görecek halleri yoktu. Potada eriyen maden, iki kişi tarafından teskereye benzeyen metal kaplarla taşınarak, kapalı alandaki önceden hazırlanmış kalıplara dökülüyordu. Dışardaki Ağustos sıcağı yetmiyormuş gibi, bir de kupol ocağının yaydığı sıcaklık cehenneme […]

Tamamını Okuyun
Plaj

Kayıp Plaj

Kızı İstanbul’da, oğlu Antalya’da yaşıyordu. Eşini birkaç yıl önce kaybetmişti. Kelaynak gibi tek başına kalmıştı İzmir’de. Arada bir çocuklarının yanına gitse de, ayrılmak zor geliyordu evinden. Başka bir kente alışamıyordu bir türlü. İzmir’den sonra kolay değildi… Arada bir tutan diz ağrıları dışında çok ciddi bir sağlık sorunu yoktu şimdilik. Olsaydı ne yapardı?..  Çocuklara yük olmak […]

Tamamını Okuyun
Ayrılmak

YÜREĞİMDE PATLAYAN BOMBA!

Eylül ayının bütün dinginliği üzerindeydi yine; hırçınlığını bir yana atmış kıpırtısız duruyordu karşımda. Deli poyrazın önünde asabileşen ve bir eşkıya gibi yolları kesen, kayaları tokatlayan, kıyıları döven azgın dalgaların sahibi o değildi sanki. Karadeniz diyorlardı adına; ama ne derlerse desinler ben maviden yanaydım… İlk kez bu kadar yakın olacaktık ona sahildeki evimizde. Böylece seyir halindeki […]

Tamamını Okuyun
Çiftlik

ADRESE TESLİM İŞ

Uzunkuyu’daki çiftliğe iki yıl önce gelmişti. Çiftlik sahibi Ümmühan Şengül onu önce bağ bahçe işlerinde çalıştırmış, bir yıl sonra da Kahya yapmıştı. Güçlü kuvvetli, becerikli ve çalışkandı; elinden her iş gelirdi. Tam da Ümmühan hanımın aradığı adamdı. Ne de olsa yalnız ve dul bir kadındı… Hırlısı vardı, hırsızı vardı; hem bunlarla uğraşacak, hem de işleri […]

Tamamını Okuyun
Gizli-Ortak

GİZLİ ORTAK

Kardeşler Market’in önce kapıları kapandı, sonra da ışıkları söndü. Üç ortak, depoya benzer küçücük bir odada, portatif bir masanın etrafına oturmuş günlük hasılatı ve genel durumlarını değerlendiriyordu. Ticari durum pek de parlak gözükmüyordu; bunu da şimdilik kimsenin duymasını istemiyorlardı. Bu yüzden yaptıkları, yarı gizli bir toplantıydı… Birileri onları bu halde görse, köprü altında karanlık işler […]

Tamamını Okuyun
Kar

BEYAZ SESSİZLİĞİN ÇIĞLIĞI

Lapa lapa yağan karın büyüsüne kapılmış dışarıyı seyrediyordum, bir öğle sonrası, hastalardan arta kalan zamanda. Dağların arasındaki bu yalnız kasabada uçuşan kar taneleri kadar yalnızdım. Üstelik dört gündür, yorulmak nedir bilmeden yağan kar, üstüne tuz biber oluyordu. Saf beyazlığın içindeki sinsi bir acımasızlığın, duygularımı yavaş yavaş körleştirdiğini hissettim ilk kez. Kanada’ya dönmüştü her yer. “Bu, […]

Tamamını Okuyun
Uçan Gelin

Uçan Gelin

Çiçeği burnunda bir lise öğrencisiydim. Kendimce büyümüş, yeni bir statü kazanmıştım. Sınıf atlamak gibi bir şeydi bu…  Daha özgürdüm ve her şeye daha kolay ulaşacağımı zannediyordum. Kalbim, çocukluktan gençliğe geçmenin heyecanıyla kıpır kıpırdı; uçma denemeleri yapan serçe yavrusu gibiydim… Kulağıma gelen dedikodulara göre, okulumun renkli forması içinde havalı bir genç kızdım; yakıyordum ortalığı… Sokaktan aldığım […]

Tamamını Okuyun
Yargılama

Toprağın Çağrısı

Babamın, daha ilkokuldayken başlayan, sonra da durmadan tekrarladığı, “Başka çare yok oğlum; okuyup avukat olacaksın, bizi de bu beladan kurtaracaksın! Tek umudumuz sensin! Göreyim seni!..” gibi telkinleriyle girdiğim Hukuk Fakültesinden 1982 yılında mezun oldum. “Sen bize burada lazımsın” diyen babama rağmen, stajımı Kasaba yerine il merkezinde yaptım. Aynı yerde büro açma konusunda da, “daha geniş […]

Tamamını Okuyun
Restore edilen bina

.ok Yemenin Türkçesi

Büyük Başkan yanına Fen İşleri Müdürünü, teknik elemanlarını ve yüklenici firma yetkililerini almış inşaat halindeki binayı geziyordu. İlk bakışta yoğun bir hareket göze çarpıyordu binada; bir yandan elektrikçiler kablo çekiyor, bir yandan da tesisatçılar tuvaletlere klozet, lavabo ve armatürleri takmaya çalışıyorlardı. Diğer yandan bilgisayar sisteminin kablolarını döşüyordu bir başka ekip. Büyük Başkan odalara girip, yapılan […]

Tamamını Okuyun
İşsiz

Başka İşin Yok Mu Kardeşim?..

Yıllardır işsizim. Yeterli eğitim almadığımı, belli bir mesleğimin olmadığını ileri sürerek, kimse iş vermiyor bana. Evliyim; üç de çocuğum var. Geçimimizi, Nisan ve Mayıs aylarında kırlardan topladığımız orkide soğanlarını satarak, diğer zamanlarda da çöplüklerden kağıt ve şişe toplayarak sağlıyoruz. Aslında bizimkisi geçim değil de, boş midelerimizi, sıcak suda bir iki parça yiyecekle kandırmak; açlıktan ölmeyecek […]

Tamamını Okuyun