agah-özgüç

Agah Özgüç’ün ardından

Derken yaprak dökümü başladı… Alim Şerif hoca, Nijat Özön, Rekin Teksoy, Giovanni Scognamillo yitip gittiler… Bir baktık ki tarih yazanlar, birer birer tarih oldular… Agah Özgüç, sözünü ettiğim kuşağın son temsilcisiydi… Derken; sanki hiç aramızdan ayrılmayacakmış gibi gözüküp, onca yaşına rağmen hala sinemanın peşinde koşup, kitaplar yazıp, yazamadıklarını “gelecek yıl” yaparım derken, o da gitti… 

Tamamını Okuyun
Kütüphane

Kütüphanelerin altın dönemi…

Kimisi devlet, çoğu yerel yönetimler, pek azı da kişisel çabalarla yapılan heykel, kütüphane ya da müzeler ne yazık ki, ne istenilen, ne de arzu edilen bir ihtiyacın karşılığını verebiliyorlar. Bu alanlarda yapılan her bir şey, taşıdıkları isimlerin bir açıdan içini boşaltıp bir gariplikler, basitlikler, dahası uyduruk olarak tanımlayabileceğimiz bir zevksizliğe dönüşüveriyor.

Tamamını Okuyun
Karıncaezmez Şevki

Karıncaezmez Şevki

Bir zamanlar, İstanbul caddelerinde giysileri gibi dolmuş yaptığı otomobili de baştan aşağı sarı – kırmızılı renklerle bezenmiş garip bir adam dolaşırdı. Yalnızca boya fıçısına düşmüş gibi renkli giysileri ve arabasıyla değil tavırlarıyla da da garipti. Yolun tam ortasında durur, sağ elini bir saygın kişiyi selamlarcasına havaya kaldırır, öylecene bir on dakika hiç kımıldamadan dururdu

Tamamını Okuyun
istiklal-caddesinde-insan-seli

Bir Kentin İki Yüzü

Şamatacı bir turist güruhu ile bir çırpıda, her bir ayrıntıyı ıskalayarak gezildiğinde size oyalar, dahası büyüler. Sonraları anımsandığında aklınızda hep vitrinlerinden caddeye düşen ışıltılar, renkler, kalabalıklar, kısacası bir çırpıda hayran olduğunuz anlamlı ya da anlamsız görüntüler kalır.

Tamamını Okuyun
Atatürk Kültür Merkezi

Atatürk Kültür Merkezi’nin yazgısı

Yapıların yazgılarını belirleyen olgular yalnızca; yangınlar, depremler, ranta kurban ediliş ile kentsel dönüşümler ya da imar hareketleri değildir. Sayılanlar kadar olmasa da akla gelmedik kimi değişik olaylar/olgular da onların sonunu belirler. Örneğin, siyasal tarihimizin sayfalarında kara bir leke gibi duran 6-7 Eylül olayları, meydan açılmasına ilişkin hiçbir manisi yokken, yok yere kayıplara karışan D’aranoca Usta’nın dini mimaride ilk kez denenen, bir biblo güzelliğinde, art nouveau tarzındaki Karaköy’deki Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Cami/mescidinin yok edilmesi gibi…

Tamamını Okuyun
Rekin-Teksoy

Rekin Teksoy’un ardından

Türkiye’deki sinema yazarlığı alanında en önde gelen isimlerden biri olan ya da bu mesleğin gerçek anlamdaki duayenlerinden Rekin (Teksoy) Abi’de aramızdan sessizce ayrılıp gitti. Sessizceyi sözün gelişi kullanıyorum, zaten, bütün ölümler sessizce olmaz mı? O ise uzun bir süre bedenini hırpalayan hastalıkla mücadele etmek zorunda kalp direndi.

Tamamını Okuyun
Eski-Beyoğlu

Geçmişe İlişkin Ne varsa

Her daim geçmişiyle övünmeyi neredeyse bir yaşam biçimi yapan ama ona ilişkin her bir şeyin yok oluşu karşısında da sessiz kalmayı tercih eden bir coğrafyada yaşıyoruz… Bu sessizliğin ardında ise; sahiplenememenin acizliği ile vurdumduymazlığın o bilinen, ama bir türlü dile getirilemeyen kahredici bir ilgisizliği vardır…

Tamamını Okuyun
Restorasyon

Bir Müzeyi Açarken Bir Diğerini Yok Etmek

Hani kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimi vardır ya, inanın tam bize göre… Yapmak ile bozmak arasındaki o hassas dengeyi bir türlü tutturamıyoruz. Kimi zaman yaparken bırakın bozmayı tümüyle de yok ediyoruz. İnanmayanlar onlarca değil, abartmıyorum, restore edilen –daha doğrusu edilmek istenen- yüzlerce tarihi eserin son haline bir baksın, inanın eskisiyle yenisi arasında bırakın yedi benzeri, bir tekini bile bulamazsınız…

Tamamını Okuyun
SİNEMA

Türk sineması belleğini mi yitiriyor?

Önce; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Merkezi’nde rektör ile merkez arasında yaşanan olaylar, ardından sinemamızdaki tüm meslek örgütlerinin bir arada bulunduğu binadan ansızın sokağa atılmaları, ve en son olarak da Şehir Üniversitesi’nin kurucu vakfı olan Bilim Sanat Vakfı’na el konulup bu vakfın bünyesinde yer alan Türk Sineması Araştırmaları biriminin durumu, ister istemez her biri Türk sinemasının belleği açısından çok önemli konumda bulunan bu kurumların geleceğine ve de bağımsızlığına ilişkin bir dizi kuşku ve korkuları da beraberinde getirmekte gecikmedi.

Tamamını Okuyun
Rafadan Tayfa 2 Göbeklitepe

Geçen yılın sinema bilançosu

İyi ki meslektaşımız ve değerli dostumuz Deniz Yavuz var… Yıllar yıllı büyük bir titizlik ve de sabırla oluşturduğu “Sinema Vizyon Raporu” nu bu yıl da -her zaman olduğu gibi- bizlerle paylaştı. Bizler de sizlerle paylaşıyoruz. Tarihe not düşmek için değil, yalnızca sinema ortamımızın günümüzdeki durumuna tanıklık etmek için.

Tamamını Okuyun
Sinema Müzesi

Bakanlığın sinema müzesi

Tüm sinema meslek kuruluşlarının davet edildiği davette, önce Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan tüm davetlilere Atlas Pasajı’ndaki yapılmakta olan –daha doğrusu restore edilen- yeni müze hakkında bilgiler verdi, ardından da, müzenin hemen karşısında yer alan Grandpera’da da tanıtımını yaptı.

Tamamını Okuyun
Radyo Müzesi

Radyo Müzesi

Oysaki üzerinde yaşadığımız, nice kavimlere/medeniyetlere/kültürlere vatan olmuş Küçük Asya, bir bakıma dünyada eşine benzerine rastlanmayacak denli kendiliğinden bir müze vatan olma konumundadır. Prehistorik dönemlerden günümüze değin bu topraklar üzerinde kurulmuş medeniyetlerin zenginliği bu konuda iddialı ülkeleri bile kıskandıracak düzeydedir.

Tamamını Okuyun