KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ

GÜNÜN MASALI: 27 MART; KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ

Masal masal matitas, tingir elek tıngır tas. Çalışma yanın hali budur. Testim dolu sudur. Elim hamur, karnım aç. Kim dedi sana baklava, börek aç. Yapacaksan yap bir somun, çoluk çocuk doyun. Uykulardan ayamadım, koyunları sağamadım, oyunlara doyamadım. Zaman geçer, derler, geçmişe mazi. Soğan yerler derler kuzu. Sana ne elin üç koyunu beş keçisi. Otur yerine […]

Tamamını Okuyun
Kuşlar

GÜNÜN MASALI: 26 MART; KUŞLAR NE SÖYLEDİ?

Türkler, Alpaslan‘ın komutasında 1071 Malazgirt Zaferi‘yle Anadolu‘yu Bizanslıların elinden alarak burada Anadolu Selçuklu Devleti‘ni kurdular. Selçuklular uzun süre Anadolu‘yu yönetti. Sonunda Selçuklu Devleti parçalandı. Türkler, o zaman, küçük küçük beylikler kurarak Anadolu’daki varlıklarını sürdürdüler. Tutunmaları pek kolay olmadı. Kimileri aralarında savaşarak birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyorlardı. Kimileri de ele geçirdikleri topraklardaki halka zorbaca davranıp acı çektiriyordu. […]

Tamamını Okuyun
Mutluluk

GÜNÜN MASALI: 25 AĞUSTOS; MUTLULUĞUN YOLU

Bir zamanlar yeni evlenmiş iki genç vardı. İlk günlerin de çok mutlu oldular. Yaşamları boyunca bu mutluluğu sürdürmek istiyorlardı. Bunu bir bilgeye sordular: -Efendim bize mutluluğun yolunu gösterebilir misiniz? dediler. Bilge düşünüp taşındıktan sonra: -Hiç sorunu olmayan bir evli çift bulacaksınız, dedi. Onların giydiği keten giysilerden bir parça alacaksınız. Bu parça yanınızda bulunduğu sürece siz […]

Tamamını Okuyun
Erik-Kelebek

GÜNÜN MASALI: 22 ŞUBAT; YALNIZ ERİK AĞACI

Ben bilirim, ben bilirim. Ben çiçekleri resimlerden bilirim. Kelebekleri fotoğraflardan tanırım. Bahçede çiçek yetiştiremem, bahçem yok. Apartmanın bahçesine büyükler otomobillerini park etmeyi sever. Balkona annem çamaşır asar. Odam güneş almaz. Çiçeksiz, çaresiz kalmak benim gibi çocuğa yakışmaz. Ben de bir kutu bulurum tenekeden, dibini delerim çiviyle, içine taş koyarım, toprak koyarım. Bir çekirdek dikerim. Bir […]

Tamamını Okuyun
Çorba

GÜNÜN MASALI: 1 ŞUBAT; USTA AŞÇI VE CİMRİ KÖY

Ben bilirim, ben bir kitap bilirim. Uzak ülkelerin masalları var içinde. Resimleri renk renk. Ama dili benim dilime benzemez. Bakar bakar resimlere uydururum türlü öykü. Söylerim türlü şarkı, türlü türkü. Bir zamanlar bir gezgin varmış. O köy senin, bu köy benim dolaşırmış. Her köyde köye yararlı bir iş yapar, karnını doyururmuş. Bir gün, çitleri tamir […]

Tamamını Okuyun
Keçi

GÜNÜN MASALI: 30 ARALIK ; OYUNCU KEÇİ

Miyav vardı, miyav yoktu. Bir köyde birbiriyle arkadaş bir keçi, bir koyun, bir de dana vardı. Köy halkı her yıl baharda sürüleriyle yaylaya çıkar, güz ortasında köye dönerdi. Yine güz ortasıydı, keçi, dana ve koyun bir başlarına gözden uzak bir yerde otluyorlardı. Bir de bakmışlar ki köy halkı sürüleri alıp köye dönmüş. Bizim üç arkadaşın […]

Tamamını Okuyun
Üç Bilecenler

GÜNÜN MASALI: 29 ARALIK ; ÜÇ BİLECENLER

Bir zamanlar üç oğul vardı. Bunlar öyle duyarlı çocuklardı ki karyolanın altına bir asma yaprağı konulduğunda karyolanın yükseldiğini söyleyerek durumu anlarlardı. Duyarlı oldukları kadar da akıllıydılar. Her şeyi önceden sezip bilmekte üstlerine yoktu. Babaları bu üç akıllı kardeşi gurbete göndererek görgülerini arttırmalarını istedi. Onları yolcu ederken: -Gördüğünüz her şeyden kendinize bir ders çıkarın, dedi. Bunlar […]

Tamamını Okuyun
Terlik

GÜNÜN MASALI: 28 ARALIK ;TERLİK MASALI

Ben bilirim, ben bilirim, ben terlikçiğimin, püsküllü minderi kıskandığını bilirim. Terlikçiğime arkadaş olsun diye bir minder aldım odama, kıskandı… Hay kıskanç hay… Neden kıskandı? Çünkü minder incili. İncili desem küsecek, boyuna püsküllü diyorum, saçaklı desem, minder küser. Of! Of! İncisi Japon denizlerinden çıkmış gibi minderde bir kurum bir kurum. Neyse bugün anneme gerekti de, terlikçiklerimle […]

Tamamını Okuyun
ŞEYTANIN ALTINLARI

GÜNÜN MASALI: 27 ARALIK ; ŞEYTANIN ALTINLARI

Eskiden zengin mi zengin bir çiftçi varmış. Bir gün bütün topraklarıyla sürüleri dolaştıktan sonra evine gelip kasasını açarak çil çil altınlarını saymaya başlamış. Tam o sırada bir ses duymuş: -Bunca mal mülk, para sahibisin, çevrendeki insanlara hiç iyilikte bulundun mu, yoksa servetine servet katmaktan başka bir şey düşünmedin mi? Adam, kalbi korkuyla çarparak cevap vermiş: […]

Tamamını Okuyun
Masal Devi

GÜNÜN MASALI: 26 ARALIK ; AKIL EN ÖNEMLİ SİLAHTIR

Manisa’dan Tire’den. Şimdi de geçtim oradan.  Konarak göçerek lale sümbül biçerek, ayran gazoz içerek,  sulu yerde peynir ekmek, susuz yerde kavun karpuz yiyerek… Güzellere gömlek fistan biçerek, az gittim, uz gittim, bir de ardıma baktım taa nerden kalkmış da nerelere varmışım. Hiç almaz akıl, hadi sen de peşime takıl. Bir zamanlar bir köyde Ali adında […]

Tamamını Okuyun
Aydın-Engin

GÜNÜN MASALI: 25 ARALIK ; NOEL ANISI

Almanya bir Orta Avrupa ülkesidir. Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu döneminden başlayarak Almanya ile yakın ilişkilerde bulunmuş, I. Dünya Savaşı‘na birlikte girmiştir. Endüstri bakımından gelişmiş bir ülke olan Almanya‘ya yaklaşık kırk yıldır başka ülkelerden pek çok işçi çalışmak için gitmektedir. Toplumsal ve ekonomik rahatlık bu işçilerin çoğunun oraya sürekli yerleşmesine yol açtı. Almanya‘da çok sayıda Türk işçi […]

Tamamını Okuyun
Beyazıt Yangın Kulesi

GÜNÜN MASALI: 24 ARALIK ; BEYAZIT YANGIN KULESİ

İstanbul‘un Galata Kulesi‘nden sonra ikinci büyük kulesi Beyazıt Kulesi‘dir. Beyazıt‘ta İstanbul Üniversitesi‘nin bahçesinin içindedir. Bu kulenin de hoş bir öyküsü var. II. Mahmut yenilikçi bir padişahtı. Yeniçeri Ocağı‘nı kaldırarak yerine daha düzenli bir askeri güç olan yeni bir ordu kurdurmuştu. Bugünkü üniversitenin bulunduğu Bizans döneminden kalma eski saray, Asker Kapısı adıyla bu ordunun yönetim yeri […]

Tamamını Okuyun
Bey Oğlunun Altın Elması

GÜNÜN MASALI: 23 ARALIK ; BEY OĞLUNUN ALTIN ELMASI

Miyav vardı, miyav yoktu. Kız çocuklarının erkek çocuklarından daha değersiz sayıldığı zamanlar vardı. O zamanlarda adamın birinin altı kızı, bir komşusunun da altı oğlu vardı. Oğulların babası kızların babasını ne zaman görse alay eder, çirkin sözler söylerdi. Bir gün kızlar babalarını üzgün görüp nedenini sordular. Adamcağız anlatınca, kızların en küçüğü, “Hiç evladın kızı oğlanı olur […]

Tamamını Okuyun
Keloğlan

GÜNÜN MASALI: 22 ARALIK ; KURNAZ KELOĞLAN

Bir zamanlar üç arkadaş vardı. Bunlardan biri kör, biri kel, biri de topaldı. Bunlar birlikte gurbete çıkmaya karar verdiler. Az gittiler, uz gittiler, dere tepe düz gittiler derken kentin birine vardılar. Akşam olunca yatacak yer bulmak için bir kapıyı çaldılar. Kapıyı açan hizmetçi ne istediklerini sordu. İçlerinde en akıllı ve hazırcevap olan Keloğlan: -Efendim, dedi. […]

Tamamını Okuyun
maabar

GÜNÜN MASALI: 21 ARALIK; TERZİSİ OLMAYAN KENT

Marko Polo’nun Seyahatnamesi‘nde okumuştum. Marko Polo, Çin’den ülkesine dönerken Hindistan’da uğradığı büyük ve zengin bir eyalet olan Maabar‘ı anlatır. Bu kentte terzi yoktur. Kumaş satan ya da kumaşları kesip biçene de rastlayamazsınız. Maabar sıcak bir yer çünkü. Ama havası boğucu ve bunaltıcı değil. ….. Kışın soğuk olmadığı gibi yazın da boğucu sıcaklardan rahatsız olunmazmış. Onun […]

Tamamını Okuyun
Kedi İle Papağan

GÜNÜN MASALI: 20 ARALIK ; KEDİ İLE PAPAĞAN

Ben bilirim, ben bilirim, ben bütün canlıların birbirleriyle anlaşabildiklerini bilirim. Kuşların ötmesi yalnız sevinci anlatmazmış, bilirim. Kuşlar arkadaşlarını uyarırlarmış, “Beş kişi geliyor, üçü tüfekli,” diye. Biz kuşların konuşması diyoruz, terlikçik, “Konuşan kuşa papağan denir,” diyor. Papağan konuşmaz, şaşkın terlik. Papağan sesleri taklit eder. Kedi nasıl ne söylendiğini anlıyorsa, papağan da konuşmaları anlıyordur. Ama bu anlayışa […]

Tamamını Okuyun
On İki Genç Avcı

GÜNÜN MASALI: 19 ARALIK ; ON İKİ GENÇ AVCI

Eskiden bir prens, bunun da sevdiği bir hükümdar kızı varmış. Ara sıra kızın oturduğu kente gidip onunla görüşürmüş. Bir gün yine kızın yanındayken babasının hastalandığı haberi gelmiş. Sevdiği kızdan ayrılırken de onu hatırlaması için kızın parmağına bir yüzük takıp onunla nişanlı olmuş. Prens ülkesine döndüğünde babası ölmek üzereymiş. Oğluna: -Ben ölmeden önce sana uygun bir […]

Tamamını Okuyun
Balıkçı

GÜNÜN MASALI: 18 ARALIK ; BALIKÇI GÜZELİ

Zaman mekân içinde, mekân zaman içinde, elek duvara dayalı, kalbur saman içinde. Samana bir kıvılcım düştü, fareler toplanıp kaçtı, balıklar kavağa uçtu, aklım tüm bunlara şaştı. Aklımı pazara çıkardım kimseler beğenmedi. Aklım da bana küstü. “Aman aklım, canım aklım, akıl akıldan üstünse de bana uyan sensin, kış günü duyan sensin,” dedim kandıramadım. Bahçeden gül, ormandan […]

Tamamını Okuyun
Rumelihisarı

GÜNÜN MASALI: 17 ARALIK; BİR ÖKÜZ DERİSİ KADAR YER

İstanbul Boğazı‘nın Rumeli yakasındaki Rumelihisarı‘nın yapılışının ilginç bir öyküsü vardır. Bakın nasıl? Bizans döneminde, Rumelihisarı‘ndaki tepelerden birinde bir kilise vardı. Kilisenin papazı gizlice müslüman olmuş, kendisi gibi müslüman olan 300 dervişin başına geçmişti. Fatih Sultan Mehmet‘in padişah olduğunu öğrenince, ona: -İstanbul’u alacak olan ulu emir sensin. Anadoluhisarı’nın karşısına bir kale yaptırıp Boğaz’ı iki yandan kesersen […]

Tamamını Okuyun
Kadı

GÜNÜN MASALI: 16 ARALIK; EĞLENCELİ MAHKEME

Miyav varmış, miyav yokmuş. İki-üç yüz yıl önce mahkemelerde yargıç olarak kadılar varmış. O zamanlarda tekkelerdeki dervişler dolaşır yardım toplarlarmış. Bir gün böyle bir dervişe tüccarın biri yanlışlıkla bir altın vermiş. Biraz sonra alışveriş yapacağı sıra yaptığı yanlışı fark etmiş. Hemen dervişe yetişmiş. Doğrudan doğruya, “Sana verdiğim altını geri ver,” demeye utanmış. Bir şarkı tutturmuş: […]

Tamamını Okuyun
Mısır Padişahının Oğlu Keloğlan

GÜNÜN MASALI: 15 ARALIK ;MISIR PADİŞAHININ OĞLU KELOĞLAN

Bir zamanlar yoksul ama çok kurnaz bir Keloğlan vardı. Her gün kuyumcunun önünden geçerken: -Ah bir altınım olsa neler alır, neler yapardım, diyordu. Keloğlan‘ın bu sözlerini merak eden kuyumcu, ‘Şuna bir altın vereyim de neler alıp neler yaptığını göreyim,’ diyerek Keloğlan‘ı dükkâna çağırıp bir altını eline tutuşturdu. Keloğlan bu, durur mu? Altını alır almaz aşçıya […]

Tamamını Okuyun
Karagöz Baba İle Hacivat Usta

GÜNÜN MASALI: 14 ARALIK ;KARAGÖZ BABA İLE HACİVAT USTA

Bursa’da Osmanlı padişahlarının gösterişli türbelerinin yanı sıra çok da göze batmayan bir başka mezar vardır. Bunun Karagöz’ün mezarı olduğu söylenir. Anlatacağım öyküyü, bu mezarı görmeye gittiğimde Bursalılardan dinledim. Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi‘nin oğlu Orhan Bey, Bursa’yı Bizanslılardan alınca hemen kentin yapılanması işine girişir. Bu arada kendi adına da bir cami yaptırmak ister. Uzun yıllar […]

Tamamını Okuyun
Dövüş Horozu

GÜNÜN MASALI: 13 ARALIK; DÖVÜŞ HOROZU

Ben bilirim, ben bilirim. Ben horozların sabahları, tabii köylerde, öterek insanları uyandırdığını bilirim. Sen sevgili, minik, dünya bilmez terlikçiğim, sen bilmezsin. Ben horozların süslü kuyruklarını bilirim. Ama horozların dövüştüklerini bilmezdim. Bir öyküde okudum. Biraz üzüldüm. Öykünün yazarının adı: Fazıl İskender. Hayır Türk değil Abhaz. Abhazlar Gürcistan Cumhuriyeti‘nde yaşıyorlar. Fazıl İskender, Horoz adlı öyküsünde çocukluğunda gördüğü […]

Tamamını Okuyun
Bir Göze Bir Gül

GÜNÜN MASALI:12 ARALIK ; BİR GÖZE BİR GÜL

Eskiden çok yoksul bir karıkoca varmış. Bunların hiç çocuğu olmamış. Her gece Tanrı’ya dualar ederek bir çocuk vermesini isterlermiş. Tanrı, dualarını kabul edip bunlara nur topu gibi bir kız çocuğu vermiş. Çocuk doğar doğmaz odaya üç derviş gelmiş. Üçü de çocuğu ayrı ayrı kucağına alarak bir dilekte bulunmuş. Birincisi: -Bu kız gülünce yanağında güller açılsın! […]

Tamamını Okuyun
İfriti Korkutan Kadın

GÜNÜN MASALI: 11 ARALIK; İFRİTİ KORKUTAN KADIN

İndim derelere taş bulamadım, altın yüzüğe kaş bulamadım, ustam kovdu dükkândan, iş bulamadım. Nalbant oldum nallayamadım katırı, hamama gittim, kaçırttım natırı, kahveci oldum dost ahbap hatırı derken sermayeyi yükledim kediye. Ha diye, hi diye, saat geldi yediye, kız kardeşim evlendi, alamadım hediye. Bu masalı alladım, armağan diye yolladım. Bir zamanlar bir köyde bir oduncuyla karısı […]

Tamamını Okuyun
üç ördek masalı

GÜNÜN MASALI: 10 ARALIK; ÜÇ ÖRDEK

Safranbolu dolaylarında yörük köylerine gidilirken kırlık düz bir alanda Büyük Göl ile Küçük Göl adında iki göl vardır. Bu göllerden Küçük Göl‘ün dibinin bulunamayacak kadar derin olduğunu söylerler. Dediklerine göre bu gölün bulunduğu yerde vaktiyle bir hamam vardı. Günlerden bir gün bu hamamda kadınlar gelin hamamı yaparlarken hamam çöktü. Hamamın suları sel olup her şeyi […]

Tamamını Okuyun
Ürkek Tavşan ve Kurbağalar

GÜNÜN MASALI: 9 ARALIK; TAVŞANDAN KORKULUR MU?

Miyav vardı, miyav yoktu. Bir beyaz tavşan vardı. Çok korkaktı. Çıt olsa hoplar, pat olsa kaçardı. Bir kedi miyav dese aslan kükrüyor sanırdı. Haksız değildi. Avcılar onu avlamak isterler, tilkiler onu kovalardı. Tavşan da ne yapsın tek silahı kaçmaktı, kaçamayıp yakalanacağından korkardı. Bu korkusu yüzünden onun adını ‘Ürkek’ koydu arkadaşları. Onunla alay etmeye başladılar. Bu […]

Tamamını Okuyun
Göztaşı

GÜNAN MASALI: 8 ARALIK; GÖZTAŞI

Bir zamanlar üç oğlu olan bir padişah vardı. Bu padişah kördü. Sabahları gözlerine sürdüğü bir taşla o gün akşama kadar gözü görüyordu. Bir gün sarayın havuzunda yüzerken havuzun kenarına koyduğu bu taşı sihirli bir kuş gelip kaptı. Bunun üzerine padişah üç oğlunu da yanına çağırdı: -Sevgili oğullarım, dedi. Gözlerimin yeniden görmesini istiyorsanız derhal uzak ülkelere […]

Tamamını Okuyun
Ağrı Dağı

GÜNÜN MASALI: 7 ARALIK;AĞRI DAĞI’NIN ÖYKÜSÜ

Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı, Doğu Anadolu‘da Iğdır Ovası’nın güneyindedir. Nuh’un gemisinin tufandan sonra Ağrı’nın üstüne oturduğu söylenir. Geminin kalıntılarına Ağrı’nın yüksek tepelerinde rastlandığı tartışmaları günümüzde de sürüp gitmektedir. Biz gelgelim öyküsüne. Nuh’un gemisi kırk gün kırk gece suların üstünde sürüklendi. Kırk gün kırk gece durmamacasına yağmur yağdı. Kırk birinci günün sabahı yağmur kesildi. […]

Tamamını Okuyun
Kuş Evleri

GÜNÜN MASALI: 6 ARALIK; KUŞ EVLERİ

Ben bilirim, ben bilirim. Ben kuşların kışın aç kaldıklarını bilirim. Bazı ülkelerde bahçelere küçücük oyuncak gibi evler asarlar. Bu evlerin yemlikleri de vardır. Çocuklara böyle evler yapmanın önemi anlatılır. Ninemin dergilerinden birinde gördüm. Sordum, bizim ülkemizde kuşlara neden evler yapmıyoruz? diye Ninem güldü… “Bizim büyük yapılarımızın çoğun da kuş evleri, kuş sarayları var,” dedi, “birçok […]

Tamamını Okuyun
Aynada güzel

GÜNÜN MASALI: 5 ARALIK; AYNA

Eskiden köylünün biri kente pazara inmiş. Satacaklarını satıp alacaklarını aldıktan sonra ailesinin eğlenmesi için köyde hiç kimsede olmayan bir ayna almış. Adam, aynaya bakıp yüzünü biçimden biçime sokmuş yol boyunca, sonra bu oyuncaktan öylesine hoşlanmış ki kimseye göstermeye kıyamamış. Bir gün karısı, kocasının kendisinden köşe bucak sakladığı bir şeye bakarak göz kırptığını, tatlı tatlı güldüğünü […]

Tamamını Okuyun
Çiğdem

GÜNÜN MASALI: 4 ARALIK; ÇİĞDEM İLE ÜÇ ŞEHZADE

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir gün zaman erişti, ben de bilmem ne işti… Vardım gittim otluğa, Tanrı düşürmesin yokluğa. Otlukta koyun kuzu, ince belli bir tazı. Belimde ağrı sızı, elimde var bir yazı… Yazımı okudular, masalı dokudular. Bir ülkenin padişahı bir gün hastalanmış, hastalığı gün günden ağırlaşmış. Üç oğlunu baş ucuna çağırtıp demiş […]

Tamamını Okuyun
Deniz Kızı

GÜNÜN MASALI: 3 ARALIK; DENİZ KIZININ BİLİCİLİĞİ

Beyazıt, İstanbul’un Rumeli yakasında geniş bir alanı kapla yan bir semttir. İstanbul’un yedi tepesinden biri üstünde bulunmaktadır. Beyazıt Alanı, bugünkü adıyla Hürriyet Meydanı çok eski bir yerleşim yeri. İstanbul Üniversitesi merkez binasıyla Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı bu alanın çevresindedir. Alanda yer alan Osmanlı padişahlarından İkinci Beyazıt‘ın yaptırdığı görkemli bir cami vardır. Yüzyıllık çınar ve kestane […]

Tamamını Okuyun
Çömlek Kapağı

Günün Masalı: 2 Aralık; Çömlek Kapağı

Miyavlar derler ki, gezmek isteyen delikanlılar, ailelerine ya eşya iş aramak için gittiklerini söylerlermiş. Miyavlar böyle yalanlara gerek duymazlarmış. Onlar, “Miyav miyav biraz gezip gelirim,” derlermiş. Haber vermeden gidilir mi? İşte Macar krallarından birinin üç oğlu da kendileri için güzel eşler aramak için çıkmışlar yola. Dolaşa dola ulaştıkları ülkede yaşlı mı yaşlı bir ninenin evine […]

Tamamını Okuyun
padişah ve karısı

Günün Masalı: 1 Aralık; Talih Kuyusu

Bir zamanlar çok yoksul bir karıkoca vardı. Bunlar her gün pırasa yerlerdi. Yiye yiye canlarına tak dedi. Bir gün kadın kocasına: -İkimiz de gidip kısmetimizi ayrı ayrı arayalım, dedi. Böyle diyerek yola düştüler. Biri bir köye, öteki başka bir köye gitti. Akşam, geç vakit olmuştu. Kadın, sarayın kapısına geldi, içeri girmek istedi. Kapıcılar bırakmak istemedi. […]

Tamamını Okuyun
Truva atı

Günün Masalı: 30 Kasım; Tahta At

Anadolu uygarlığının en önemli kentlerinden olan Truva, Çanakkale Boğazı‘nın Anadolu yakasında, kıyıdan biraz uzakta bulunan bugünkü Hisarlık yöresinde, kayalık bir tepe üstüne kurulmuştur. Bundan yüzyıllarca önce Truva, güzel yapıları, görkemli tapınakları ve göz alıcı saraylarıyla çok zengin bir kentti. Halkının mutlu bir yaşamı vardı. Kent, saldırganlara karşı sağlam duvarlarla korunmuştu. Yüksek burçlarına tırmanıp kenti ele […]

Tamamını Okuyun
Nilüferler

Günün Masalı: 29 Kasım; Kırmızı Yağmur ve Nilüfer

Ben bilirim, ben bilirim, ben kırmızı yağmur yağmadığını bilirim, ben Kızıldeniz’in renginin neden kırmızı olduğunu bilirim. Sen ne bilirsin ukala terlikçik? Yolda yürümesini bile bilmez, banyoda kayar, beni düşürürsün. Bir daha böyle bir dikkatsizlik yaparsan seni hiç giymem bilesin!  Hadi hadi sus bakayım, ağlama. Seni banyoda giymemeliydim, bak bak ıslanmışsın da, şimdi kuruturum seni. Üşüdün […]

Tamamını Okuyun
Sihirli Yakut

Günün Masalı: 28 Kasım; Sihirli Yakut

Eskiden ırmak kenarındaki mermerden güzel bir şatoda bir prenses yaşıyormuş. Çok zengin olan bu prenses ırmağın geçtiği bütün yerlerin de sahibiymiş. Prenses kimseyle evlenmek istemezmiş. Evleneceği adamın çok yürekli, yiğit biri olmasını istiyormuş da ondan. Bir gece şatonun balkonundan çevreyi seyrederken karşı dağın tepesindeki eski, yıkık bir binada ışıkların yandığını görünce çok şaşırmış. Hizmetçisine o […]

Tamamını Okuyun
Yıldızlar

Günün Masalı: 27 Kasım; Kavuşamayan Yıldızlar

Bir kalbur boncuğum var, akşam atarım; sabah toplarım. Nedir bu? Tekerleme değil, döşeme değil, bilmece. Peki yanıtı ne? Yıldız. Ne çok yıldız masalı var duymadığınız. İşte bir tane masal size, ta Japonya’dan. Hem masal da değil söylence. Bir köyde Mikeran adında bir çiftçi varmış. Her akşam tarlasından dönerken, yolunun üstündeki göle girer yıkanırmış. Bir akşam […]

Tamamını Okuyun
Süleymaniye Camii

Günün Masalı: 26 Kasım; Mücevherli Minare

Kanuni Sultan Süleyman tahta geçip adına bir cami yaptırma ya karar verdiğinde bu caminin şimdiye kadar yapılanların en görkemlisi olmasını istedi. Düşüncesini mimarbaşı Sinan’a açtı. Sinan: -Bana bir hafta izin verin, kenti dolaşıp caminizin yerini saptayayım, deyip ayrıldı. Bir sabah dolaşırken yolu Beyazıt‘a düştü. Eski Saray dedikleri bugünkü üniversite binasının bulunduğu alana yürüdü. Alanın sonuna […]

Tamamını Okuyun
Şeytanın Dokuz Sorusu

Günün Masalı: 25 Kasım; Şeytanın Dokuz Sorusu

Miyav varmış, mırnav varmış… Bir zamanlar Macaristan’da yoksul bir delikanlı varmış. Bir gün annesine, “Gidip kendime bir eş bulacağım, evleneceğim,” demiş. Annesi, “Oğlum paran yok, doğru dürüst işin yok, nasıl evleneceksin? Yarın karın tuz deyince yüreğin cızz der,” falan demiş ama dinletememiş. Delikanlı hem gezmek hem de uygun bir eş bulmak için yollara düşmüş. Dağ […]

Tamamını Okuyun
Şerbetçi Güzeli

Günün Masalı:24 Kasım; Şerbetçi Güzeli

Bir zamanlar bir ana baba, onların da Hasan adlı bir çocukları vardı. Hasan yedi yaşına gelince okula başladı. Derslerini çabucak ezberleyip herkesten önce okuma yazma öğrendi. Öğretmeni helva istedi. Cimri bir adam olan babası bunu duyunca Hasan‘ı evden kovdu. Orta yerde kalan Hasan, annesinden de yüz bulamayınca teyzesine gitti. Teyzesi onu çok sevdiği için yanına […]

Tamamını Okuyun
Kadın Savaşçı Amazonlar

Günün Masalı: 23 Kasım; Kadın Savaşçı Amazonlar

Anadolu uygarlığının anıt kentlerinden olan Efes, İzmir yöresinde bugünkü Selçuk kasabasının yakınındadır. Bu kentin kuruluşunun da bir öyküsü var. Çok eskiden Karadeniz kıyılarından kopup Anadolu‘nun dört bir yanında at oynatan kadın savaşçı Amazonlar, günün birinde Ege kıyılarında soluğu aldılar. İçlerinden biri atından hiç inmedi. Kıyıya geldiklerinden beri atıyla bir o yana bir bu yana gidip […]

Tamamını Okuyun
Alis'in Kedisi

Günün Masalı: 22 Kasım; Alis’in Kedisi

Ben bilirim, ben bilirim. Terlikçiğim ben hem masal bilirim hem öykü, hem de bilmece. Sen de bilir misin?  Bak şimdi soruyorum, “Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı…” Ooo! Mızıkçılık yapma püsküllü minder, “Çarşıdan alınmaz,” dedim. Hiç şeker ya da kurabiye çarşıdan alınmaz mı? “Mendile konulmaz,” ne demek? Şey, sormuştum nineme. Tamam, paketlenmez gibi bir şey. […]

Tamamını Okuyun
İnci Dalı Masalı

Günün masalı: 21 Kasım; İnci Dalı

Eskiden adamın birinin üç kızı varmış. Bunlar okumuş, aklı başında kızlarmış. Bir gün babaları geziye çıkmaya hazırlanıyormuş. Kızlarıyla karısına gezi dönüşü neler getirmesini istediklerini sormuş. Karısı bir bilezik, iki kızı da birer top inci istemişler. En küçüğü ne isteyeceğini bilemediğinden öğretmenine danışmış. Öğretmeni de: -İnci dalı iste, demiş. Yalnız babana söyle aklında iyi tutup unutmasın […]

Tamamını Okuyun
Dilek Kutusu

Günün Masalı: 20 Kasım; Parmak Kadar Bir Adam

Memleketin birinde, bahçelerin gülünde, bir masal vardır yeni, ağlatır bilmeyeni… O masalı bulmuşlar bir kundağa sarmışlar, beslemişler bal ile, süslemişler gül ile… Gele gele gelmişler, masalı bana vermişler. Ben masalı kokladım, çocuklara yolladım. Memleketin birinde büyük bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte çok usta bir aşçı çalışır, çiftliğin işçilerine çok lezzetli, doyurucu yemekler pişirirmiş. Bir bahar […]

Tamamını Okuyun
Kırkçeşme Suyu

Günün Masalı: 19 Kasım; Kırkçeşme Suyu

Kanuni Sultan Süleyman dönemi, Osmanlı İmparatorluğu‘nun en parlak dönemidir. Hem sınırları genişlemiş hem de her taraf köprüler, hanlar, hamamlar, camiler, kervansaraylarla bezenmişti. Başkent İstanbul‘da da halk mutluydu. Yalnız susuzluk dayanılır gibi değildi. Kentte çok az çeşme vardı. Kent gittikçe kalabalıklaştığından Fatih döneminden kalma Halkalı suları yetmiyordu. Zaten bu sular daha çok köşklere, saraylara, büyük yapılara […]

Tamamını Okuyun
Kediler

GÜNÜN MASALI: 18 KASIM; NEHIRDEN ÇIKAN TAŞ

Nehirden Çıkan Taş Miyav vardı, miyav yoktu, bir köyde iki kardeş vardı. Birinin çok altını vardı ama tek bir çocuğu yoktu. Ötekinin bir kalbur dolusu denecek kadar çok çocuğu vardı ama evinde tek bir bakır kuruşu bile yoktu. Çok çocuklu yoksul kardeş balıkçılık yapardı. Tuttuğu balıkları eve götürür, eğer fazla balık tutabilirse satardı. Bazen evde […]

Tamamını Okuyun
Pembe Kız

Günün Masalı: 17 Kasım; Pembe Kız

Bir zamanlar iki erkek kardeş vardı. Bunlardan biri zengin öteki de yoksuldu. Zengin olanın oğlu, yoksul olanın da bir kızı oldu. Yoksul kardeşle zengin kardeş hiç görüşmezlerdi. İkisinin de çocukları büyüdü. Gel zaman git zaman zengin olanı öldü. Yoksul kardeş ağabeyinin öldüğünü duyunca karısına: -Ölüm Allah’ın emri, hiç değilse başsağlığına gidin, dedi. Babalarının bu sözü […]

Tamamını Okuyun
Uludag

GÜNÜN MASALI: 16 KASIM; CENNET BURSA

Bursa, doğal güzellikleri bakımından en zengin illerimizden biridir. Uludağ’ın eteklerinden başlayıp yamaçlara yaslanarak geniş bir alanı kaplar. Bağ ve bahçelerinin çokluğu burada yetişen şeftalilere kentin adını verdirmiştir. Son zamanlarda ise bir endüstri kenti olarak gelişmiştir. Gelelim Bursa’nın öyküsüne. Derler ki Hazreti Süleyman büyük bir peygamber ve çok ünlü bir hükümdardı. Yalnız dünyaya hükmetmekle kalmamış, kurda […]

Tamamını Okuyun
Hazıra Dağ Dayanmaz

Günün Masalı: 15 Kasım; Hazıra Dağ Dayanmaz

Ben bilirim, ben bilirim, ben atasözlerini bilirim. Sen bilir misin püsküllü mindercik? Söyle bakalım ‘Damlaya damlaya göl olur‘ ne demek? Musluk açık bırakılmış demek değil, hayır hayır musluk bozuk demek de değil minderciğim. Evet geçen gün musluk açık kalmış yalnız damlayacak kadar. Lavabonun deliği de tıkanmış. Musluk damlaya damlaya lavabo dolmuş, taşmış, mutfak da göl […]

Tamamını Okuyun
Canavar-Kız

Günün Masalı: 14 Kasım; Canavar Kız

Bir zamanlar padişahın birinin üç oğlu olmuştu. Karısı dördüncü çocuğa gebeyken padişah bir düş görmüş. Düşünde karşısına biri çıkıp demiş ki: -Doğacak çocuğun kız olursa başına birçok bela gelip ülken mahvolacak. Erkek olursa böyle bir tehlikeyle karşılaşmayacaksın, haberin olsun! Ertesi gün padişah karısını çağırıp: -Bana bak, demiş, doğuracaksan erkek doğuracaksın, kız doğuracak olursan kendini yok […]

Tamamını Okuyun
Buğday tarlası

Günün Masalı:13 Kasım; Yer Yarılsa Yere Girse

Var varanın, sür sürenin, izinsiz bağa girenin hali yamandır derler. Parasız lonkantaya giden kalırmış aç, sen bana başka bir kitaptan sayfa aç. Vara vara varalım, güzelleri görelim, çiçekleri derelim, biraz hayal kuralım. Bir zamanlar bir ülkede iki kardeş varmış. Kardeşlerin anası babası ölünce kalmışlar kimsesiz. Bir zaman birlikte çalışmışlar, birlikte yaşamışlar ama pek de geçinememişler. […]

Tamamını Okuyun
Akıl Satıcısı

Günün Masalı: 12 Kasım; Akıl Satıcısı

Bir zamanlar köylünün biri, para kazanmak için gurbet ellere çalışmaya gitti. Karısını köyde bırakan adam yabancı diyarlarda çalışıp didindi. Köyde karısıyla birlikte rahatça geçineceği kadar para kazandıktan sonra memleketine dönmeye karar verdi. Yolda giderken bir köşenin başında bir adamla karşılaştı. Adam: -Akıl satarım, akıl satarım! diye bağırıyordu. Köylü buna bir anlam veremediği için adamın önünden […]

Tamamını Okuyun
Kurt Murt İle Tilki Milki

Günün Masalı: 11 Kasım; Kurt Murt İle Tilki Milki

Miyav zamanlarda bir adamın üç oğluyla bir keçisi vardı. Keçisini otlatmak için büyük oğluna verdi. Oğlan keçiyi akşam eve getirdiğinde adam keçiye tok olup olmadığını sordu. Keçi, bütün gün güneş altında boşu boşuna dolaştığını anlattı. Adam oğluna kızdı. İkinci gün ortancanın, üçüncü gün küçüğün otlatmaya götürmelerinden sonraki sorulara keçi hep aç olduğunu söyleyerek yanıt verdi. […]

Tamamını Okuyun
Mustafa Kemal Atatürk

Günün Masalı: 10 Kasım; Ölümsüz Atatürk

Cumhuriyetin onuncu yıldönümü, 1933 yılının 29 Ekim’in de büyük bir coşkuyla kutlanmıştı. Türkiye’nin dört bir yanı demir ağlarla örülmüş, her yerde bacalarından duman tüten fabrikalar kurulmuş, tarım makineleşmiş, ulusal bankalar kurulmuş, yeni okullar açılmıştı. Yabancı şirketlerin yerini Türk şirketleri almıştı. Mustafa Kemal Atatürk, cumhurbaşkanı olarak tam on beş yıl ülkenin çağdaş uygar lığa kavuşması için […]

Tamamını Okuyun
küp altın

Günün Masalı: 9 Kasım; Dardağan Darısı

Bir zamanlar adamın birinin aptal bir karısı vardı. Bir gün bu adam bir küp altın bulup eve getirdi. Karısına: -Sakın bu küpe dokunma, buna ‘Dardağan Darısı’ derler, dedi. Bir gün kapının önünden çanak çömlek satan biri geçiyordu. -Çanak çömleklerim var, darıya da veririm, arpaya da… diye bağırıyordu. Kadın, pencereyi açıp: -Dardağan Darısı’na da verir misin? […]

Tamamını Okuyun
Zeytin

Günün Masalı: 8 Kasım; Zeytinin Zaferi

Atina şehri, komşumuz olan Yunanistan‘ın başkentidir. Cumhuriyet ile yönetilen Yunanistan Avrupa‘nın güneydoğusunda, Balkan yarımadasının ucunda yer alır. Yunanistan, sınırları içindeki adalarıyla hem Ege‘de hem Doğu Akdeniz‘de kıyısı olan bir ülke olarak da adlandırılabilir. Yunanistan dağlık bir ülkedir. Atina da dağlık bir bölgede yer alır. Pire adlı limanı ile önemli bir liman şehridir. Atina’nın hemen hemen […]

Tamamını Okuyun
Portakal Bahçeleri

Günün Masalı: 7 Kasım; Portakal Bahçeleri

Ben bilirim, ben bilirim, ben portakalın Çin‘den geldiğini bilirim. Ne o terlikçik, niye gülüyorsun o kadar? Dikişlerin patlayacak. Ben portakal Türkiye‘ye Çin‘den geliyor demedim. Cahil terlikçik. Çin‘den Akdeniz‘e gelmiş dedim. Portakal ağacının anayurdu Doğu Asya. Çin‘den Hindistan‘a uzanan bölge. Öyle vara yoğa gülenlere arsız derler. Ben bilirim dediğimde yalan söylemem. Yanlışım olabilir. Söylersin kitaplara bakarız. […]

Tamamını Okuyun
İnatçı-Fil-Yavrusu

Günün Masalı: 6 Kasım; İnatçı Fil Yavrusu

Bir zamanlar, ormanın birinde bir fil ailesi yaşıyormuş. Bunların en küçüğü olan fil yavrusu, inatçının tekiymiş. İnatçılığının yanı sıra bir de yaramazmış ki sormayın. Bir gün ailece yakın akrabalarını ziyarete gideceklermiş. Yavru fil gitmek istememiş. Baba fil: -Bizimle gelirsen iyi olur, dediyse de dinletememiş. -Siz gidin, ben gelmiyorum, demiş. Anne fil endişeli bir sesle: -Ama […]

Tamamını Okuyun
Kediler

Günün Masalı: 5 Kasım; Kediler Masalı

Edi medi, kuyruklu kedi. Kuyruk ama ne kuyruk, hem de başına buyruk. Hele hele gözleri sanki adem, mis gibi badem, aman sanki mestane, rengi de kestane.  Miyav dedi mav dedi, hani bana av dedi. Avlar avlandı, demirler tavlandı… Şerbetler aşlandı, masala başlandı. Bir zamanlar yoksul bir aile varmış bir ana baba ile bir de kızları. […]

Tamamını Okuyun
Keloğlan

Günün Masalı: 3 Kasım; Keloğlan Keleşoğlan

Bir zamanlar bir Keloğlan vardı. Her gün anasına: – İlle git, padişahın kızını bana iste! deyip dururdu. Sonunda annesi usanıp saraya gitti. Onu dilenci sanıp eline bir  parça ekmek vererek savdılar. Ertesi gün, yeniden saraya gidip hanımın huzuruna çıktı ve kızını oğluna istedi. Hanım da: – Akşam babasına söylerim, sonucu sana yarın bildiririm, dedi. Ertesi […]

Tamamını Okuyun
Dalgıcı Yutan Balık

Günün Masalı: 2 Kasım; Dalgıcı Yutan Balık

Evliya Çelebi‘nin Seyahatname’sinde okumuştum. Kitapta deniz dalgıçlarının anlatıldığı bir bölüm vardır. Orada Hacı Nasır adlı bir dalgıç, dostunun ilginç öyküsünü onun ağzından anlatır: Bir gün Mustafa Paşa‘nın buyruğuyla inci çıkarmak için denize daldım. Bıçağım elimdeydi. Birden ejderha büyüklüğünde bir balık önüme çıkıp beni yuttu. Karanlık, buz gibi bir yere girdim. Ama hiç de korkuya kapılıp […]

Tamamını Okuyun
kebap kokusu

Günün Masalı: 1 Kasım; Kokunun Ücreti

Ben bilirim, ben bilirim, ben kokunun çoğunlukla tattan daha önemli olduğunu bilirim. Hele portakal  kokusu, çilek kokusu, kavun kokusu… İnsanın canı çeker hemen. Bir de şeftali. Otlar da var güzel kokulu,  parmaklarında ezdiğinde nasıl güzel kokuyor nane, fesleğen… Ama ben öyle otları yalnız koklamayı seviyorum, yemeğe katılmalarını değil. Peki terlikçiğim sen hiç acıkmışken fırının önünden […]

Tamamını Okuyun
Okuma Yazma Bilmeyen Sincap Yavrusu

Günün Masalı: 31 Ekim; Okuma Yazma Bilmeyen Sincap Yavrusu

Bir zamanlar, ormanın birinde bir sincap yavrusu yaşıyormuş. Ormandaki bütün hayvanların sevdiği sevimli bir yavruymuş bu. İşte bu yavru, yaz tatilinin bitip okulların açıldığı gün okula gitmek istememiş. -Okumadan da ormanda dolaşarak birçok şey öğrenebilirim, diyormuş kendi kendine. Ama sincabın bütün arkadaşları okula gidince bizim yavru sincap tek başına kalmış. Evde oturup televizyon izleyerek, oyuncaklarıyla […]

Tamamını Okuyun
Cimrinin Mirası masalı

Günün Masalı: 30 Ekim; Cimrinin Mirası

Az iken uz iken, anam evde kız iken, çakıltaşı koz iken… Hepten hoptan, bir ev yaptım çerden çöpten, kapı tokmağı turptan, merdiveni öksürükten. O yalan,  bu yalan, fili yuttu bir yılan, bu da mı yalan? Al sana bir yalan, biraz da sen oyalan. Bir zamanlar İstanbul‘da üç çocuklu bir kadıncağız varmış. Çocuklarının üçü de kızmış. […]

Tamamını Okuyun
Cumhuriyet

Günün Masalı: 29 Ekim; Cumhuriyetin İlanı

Türkiye‘nin bağımsızlığını kazandığını onaylayan Lozan Antlaşması‘nın imzalandığının ertesindeydi. Takvimler 1923 yılının Temmuz sonlarını gösteriyordu. O günlerde bir sabah, Mustafa Kemal, Özel Kalem memurlarından Hasan Rıza‘yı yanına çağırdı. Yeleğinin cebinden ikiye katlanmış birkaç kâğıt parçası çıkardı. Bir sır verircesine gözlerinin içine bakarak şunları söyledi: -Bunları al, temize çek. Okuyamadığın ya da anlayamadığın bir şey olursa gelip […]

Tamamını Okuyun
Kubilay hanın Askerleri

Günün Masalı: 26 Ekim; Kubilay’ın Askerleri

Bu öyküyü Marco Polo‘nun gezilerini anlattığı kitabında okudum. Olay 1268 yılında geçiyor. Kubilay Han Japonya‘nın zenginliğini duyarak burayı da topraklarına katmaya karar verir. Bu konuda iki komutanını görevlendirir. Bunlar büyük bir donanmayla yola çıkarlar. Okyanusu geçip Japonya‘ya ayak basarlar. Önemsiz bir iki yeri ele geçirdikten sonra aralarında anlaşmazlık başgösterir. Günlerden bir gün güçlü bir fırtına […]

Tamamını Okuyun
Düşler

Günün Masalı: 25 Ekim; Düşler Alırım

Ben bilirim, ben bilirim. Ben eski eşyaları satın alan satıcılara ‘Eskici’ dendiğini bilirim. Bu eskicilerin bazıları bir el arabasıyla sokaklarda dolaşarak fırın, televizyon gibi küçük eşyaları, hurdalaşmış tencere, çaydanlık, tava, madeni araç gereçleri, eski dergileri, gazeteleri satın alırlar. Madeni araçlar, demir, bakır, alüminyum gibi türlerine göre ayrılarak eritilip yeniden kullanılacakları yere; eşyalarsa onarılıp satılacakları dükkânlara […]

Tamamını Okuyun
Keloğlan

Günün Masalı: 24 Ekim; Keloğlan’ın Bilyesi

Keloğlan‘ı bilirsiniz. Saçı yok, aklı çok bir oğlancık. İşte bu Keloğlan bir gün avare avare dolaşırken yolda bir bilye bulur. Bilyeyi koluna silerek parlatır. Sonra da onu elinde atıp tutarak koşmaya başlar. Evine gelince evde de güzel bilyesiyle dolaşarak oynamayı sürdürür. Ama bilye yere düşüp yuvarlanarak tahtanın aralığından aşağı düşer. Ne yaptıysa bilyesini düştüğü yerden […]

Tamamını Okuyun
Oduncunun Mutluluğu

Günün Masalı: 23 Ekim; Oduncunun Mutluluğu

Zaman zaman ama asıl zaman o zaman idi. Çekirge bineğimdi, karınca yedeğimdi. Darı topuzumdu, çavdar kalkanımdı. Bir tüfeğim vardı, ayran ile doldurur, şerbet ile avzutlardım. Çıkardım dağlar başına, “Broy! Broy!” der gezerdim. Çamlıbel‘de çamur dizde, yetmiş karga ayağa kalkardı, “Hanım geliyor,” diye… Dünya yeni kurulduğunda, tam yeni yetiştiğim çağlarda… Bir oduncu vardı. Bir de bunun […]

Tamamını Okuyun
Kurbağalar

Günün Masalı: 22 Ekim; Kuru Gürültü

Engerek yılanı her gün bir dereden su içiyordu. Bu dereye yuva yapan suyılanı da buna çok içerliyordu. Günlerden bir gün engerek yılanı yine dereden su içmeye geldi. Bu kez suyılanı karşısına çıkıp bağırıp çağırarak ağzına geleni söyledi. -Senin derede ne işin var anlamıyorum. Sen git çayırda dolaş. Burası benim kendi yerim. Bir daha buralarda görmeyeyim […]

Tamamını Okuyun
Köylü ve Kazlar

Günün Masalı: 28 Ekim; Köylü ve Kazlar

Miyav vardır, miyav yoktur. Rusya diye bir ülke vardır. Bu miyavlayacağım masal o ülkeden. Yazan da Tolstoy. Bu çok eski bir masaldır belki. Bana anlatan dedemin dedesi. Bir kış çok miyay bir soğuk olmuş. Mirnavlar sokağa bile çıkamamış. Yoksul bir köylünün de ambarında ekmeklik buğdayı, çavdarı kalmamış. Gidip tarla sahibi ağadan biraz ekmeklik borç istemeye […]

Tamamını Okuyun
Tasa Kuşu

Günün Masalı: 27 Ekim;Tasa Kuşu

Bir zamanlar bir padişah, bunun da bir kızı vardı. Bu kız bir gün sarayın bahçesinde gezerken dadısının üzüntülü olduğunu gördü. Nedenini sordu. Dadısı: -Tasam var, dedi. Kız, bunun ne olduğunu bilmiyordu. -Tasa nedir ki? diye sordu. Bunu üstüne dadı, bir tasa kuşu alıp kıza getirdi. -Buna tasa kuşu derler, diyerek kuşu kıza verdi. Kız da […]

Tamamını Okuyun
Kaya

Günün Masalı: 21 Ekim; Köylü Ve Taş

Miyav yoktu, miyav vardı. Bir zamanlar Rusya‘da Tolstoy diye bir yazar vardı. Konttu ve kedileri severdi. Kocaman bir çiftliği vardı. Bu yazar köylüleri çok sever onları savunan öyküler yazardı. Bu öykülerden birinde bir şehrin alanındaki kocaman bir kayayı anlatır. Bu kaya kentin bütün güzelliğini bozmaktadır. Mühendisler toplanır, bilim adamları gelir ama taşın oradan taşınmasının olanaksız […]

Tamamını Okuyun
Kubilay-Han

Günün Masalı: 19 Ekim; Aslan Tuzağı

1254 yılıyla 1324 yılı arasında yaşayan Venedikli Marco Polo, ünlü bir İtalyan gezgini. Asya’yı baştan sona dolaştıktan sonra yaşayıp gördüklerini ‘Seyahatname‘ adlı gezi kitabında yazdı. Bu öyküde, Çin‘de Hanbalık, bugünkü adıyla Pekin‘deki sarayında Kubilay Han‘la tanıştıktan sonra ülkesine dönerken gördüğü Fu-çau kentini anlatmaktadır: Önce kenti şöyle bir gezdik, kimi yerlerini öğrendik. Kentin ortasından büyük bir […]

Tamamını Okuyun
Anı-Kutusu

Günün Masalı: 18 Ekim; Anı Kutusu

Ben bilirim, ben bilirim, ben anıların değerini bilirim. Bak bu kutu anı kutusu küçük terlikçiğim. Bu küçük düğme, benim ilk terliğimden kaldı. Nasıl ışıldıyor, değil mi? Bu ponponu da annem verdi, bebeklik başlığımdan kalmış. Mavi bir başlığa simli ponpon olur mu?.. Olur mu ne demek, annem yaptığına göre mutlaka güzel durmuştur. Bu kalem de benim […]

Tamamını Okuyun
Kabak Çocuk

Günün Masalı: 17 Ekim; Kabak Çocuk

Eskiden bir padişahla iki oğlu, bir de bahçıvan kadın varmış. Bu kadının çocuğu hiç olmuyormuş. Bir gün Tanrı’ya yalvararak kendisine bir çocuk vermesini dilemiş. Duanın arasında: -Ulu Tanrım, demiş. Bir çocuk ver de isterse kabak olsun! Aradan dokuz ay on gün geçtikten sonra bu kadın gerçekten de kabaktan bir çocuk doğurmuş. Tabi buna çok üzülmüş. […]

Tamamını Okuyun
Müşkülpesent Usta

Günün Masalı: 16 Ekim; Müşkülpesent Usta

Günün Masalı: 16 Ekim; Müşkülpesent Usta Annek mannek dostum, ben sana küstüm. Anam yoğurt getirdi, kedi burnunu batırdı. Bu kediyi ne yapmalı, minareden atmalı. Minarede bir kuş var, kanadında gümüş var. Eniştemin cebinde türlü türlü yemiş var. Bu yemişi yediler bana miskin dediler. Ben miskinden beterim, kapı kapı gezerim. Vardım Halep yoluna, girdim güzellerin koluna. […]

Tamamını Okuyun
Maymun İle Yunus

Günün Masalı: 15 Ekim; Maymun İle Yunus

Maymunun biri sahibi ile birlikte bir deniz yolculuğuna çıkmıştı. Açık denizlerde yolculuk ediyorlardı. Yolculukları günlerce sürdü. Günlerden bir gün kara göründü. Kara göründü görünmesine ya, o sırada şiddetli bir fırtına kopmaz mı? Koca koca dalgalar arasındaki gemi sulara batıp çıkıyordu. Sonunda üstüne saldıran dalgalara dayanamayan gemi sulara gömüldü. O zaman gemidekiler karaya doğru yüzmeye koyuldu. […]

Tamamını Okuyun
Ayna

Günün Masalı: 14 Ekim; Aynanın Öyküsü

Miyav var mı, miyav yok mu? Aynayı bilmeyen var mı? Bir zamanlar ayna yokmuş. İnsanlar çaydanlıkların, tepsilerin parlak yüzlerine bakıp tararlarmış saçlarını. Miyav, biz kedilerin aynaya hiç ihtiyacı yoktur, mıırr! Sonra yalnız saç taramak, yüzlerine bakmak için parlak madenlerden aynalar yapmışlar. Ancak 17. yüzyılda o zaman İtalya’dan ayrı bir devlet olan Venedik‘teki ustalar ayna yapmayı […]

Tamamını Okuyun
Sabır Taşı

Günün Masalı:13 Ekim; Sabır Taşı

Bir zamanlar ülkelerin birinde yalnız başlarına yaşa yan bir ana kız vardı. Bunlar çok yoksuldu. Kız güzel mi güzeldi ama onu istemek için kapısını çalan hiç kimse yoktu. Bir sabah erkenden kalkmış, pencerenin önüne oturmuş, bu kötü yazgısına sessiz sessiz ağlıyordu. O sırada pencerenin pervazına bir kuş kondu. Kuş: -Senin kısmetin yedi dağın ardında. Orada […]

Tamamını Okuyun
Harran Medresesi

Günün Masalı: 12 Ekim; Dünyanın İlk Üniversitesi

Dünyanın ilk üniversitesinin hangi ülkede ve hangi şehirde olduğunu biliyor musunuz? Bu sorunun doğru yanıtı: ‘Dünyanın ilk üniversitesi, Türkiye’deki Şanlıurfa şehrinde kuruldu’dur. Bu üniversitenin adı Harran Medresesi‘dir. Yunan ve Anadolu felsefe kitaplarının önce Süryaniceye, sonra Yunancaya çeviri merkezi olan Harran, 7-8. yüzyıllarda İskenderiye’nin yerini almıştır. Harran Medresesi’nde felsefe dışında din, tıp, matematik ve gökbilim çalışmaları […]

Tamamını Okuyun
Madara

Günün Masalı: 11 Ekim; Bir Söylence

Ben bilirim, ben bilirim. Ben kaleleri bilirim. Sen hiç kale gördün mü püsküllü minder? Futbol maçı kalesi değil, taştan kale. Yarın gösteririm. Ya sen minik terlikçiğim? Böyle bir kalenin öyküsünü dinledim geçen gece. Biraz uyuklamışım, öykü masala dönüştü. Ülkemizin komşularından Bulgaristan ile ilgili bir söylence. On iki yüzyıl önce, Tuna‘ya yakın Pliska diye bir yer […]

Tamamını Okuyun
Turfanda Salatalık

Günün Masalı: 10 Ekim Turfanda Salatalığın Fiyatı

Ortaçağ Bağdat‘ında yöneticiler, beyler, eli açıklıklarına, eli sıkılıklarına göre değerlendirilirdi. Emir Muin bin Zeyd eli  açık, aşırı cömert tanınanlardandı. Anlatılanlara göre, bir gün avdan dönerken yolda eşeğine binmiş şehre giden bir Arap gördü. Selamlaştıktan sonra, ne işle uğraştığını, nereye gittiğini sordu. Arap, “Bahçemde bin zorlukla turfanda salatalık yetiştirdim,” dedi, “onları satmaya Bağdat’a gidiyorum.” Emir Muin […]

Tamamını Okuyun
mutlu karı koca

Günün Masalı: 9 Ekim; Hem Güzel Hem Akıllı

Hoppala hoptan, bir mintan gördüm yakası karpuz kabuğu, düğmesi turptan. Turp yemesi güzeldir, güzellik bir hünerdir. Her güzele güzel denmez huyu güzel olmayınca, güzelin değeri olmaz dünyayı bilmeyince. Dünya bilmek akılla olur. Ödünç akılla yola çıkılmaz, bir yere varılmaz akıl kendinin olmayınca. Akılla övünülmez. Akıl akıldan üstündür, hüner üstündür hünerden. Aklı, hüneri bırakırsan başına dert […]

Tamamını Okuyun
Yedi Uyurlar

Günün Masalı: 8 Ekim; Yedi Uyurlar

Zalim bir kral olan Nemrut, başveziriyle birlikte bütün vezirlerin boyunlarının vurulmasını buyurunca, başvezirle altı adamı ülkeden kaçmaya karar verdi. Yolda bir çobanla karşılaştılar. Çoban, böyle kan ter içinde nereye gittiklerini sordu. -Nemrut’un kötülüklerinden kaçıyoruz, dediler. Canımızı güç kurtardık. Çoban: -Ben de sizinle gelebilir miyim? diye sordu. Çektiklerim canıma yetti. Kollukçular her gün gelip dövüyorlar, koyunlarımı […]

Tamamını Okuyun
Koca Ninenin Sütü

Günün Masalı: 7 Ekim; Koca Ninenin Sütü

Miyav mırr, miyav mırr… Bir köyde, Koca nine diye çağrılan bir kadın vardı. Hemen anlayacağınız gibi çok yaşlıydı. Koca ninenin bir ineği vardı… Bu ineğin sütünü sağar, satar, geçinirdi. Bir gün yine sütü sağdı, bakracı bahçeye bırakıp içerden atkısını almaya gitti. Dönüp geldi ki bakraç boşalmış. Ertesi gün de aynı şey oldu. Daha ertesi gün […]

Tamamını Okuyun
Tembel Kız

Günün Masalı: 6 Ekim; Tembel Kız

Bir zamanlar bir kız vardı. Tembelin biri olan bu kız iplik eğirip örgü örmekten hoşlanmazdı. Annesi ne etse işe razı edemezdi onu. Bir gün kadının kafası kızıp kızını bir güzel patakladı. Kız da ağlamaya başladı. O sırada arabasıyla kapının önünden geçen kraliçe, kızın ağlamasını duyup içeri girdi. Annesine kızını neden dövdüğünü sorunca, kadıncağız kızının tembel […]

Tamamını Okuyun
Karaman

Günün Masalı: 5 Ekim; Karaman’ın Koyunu Sonra Çıkar Oyunu

Karaman ilinin kuzeyi düz, güneyi engebelidir. İlin bir bölümü İç Anadolu, bir bölümü Akdeniz Bölgesi sınırları içindedir. Çok eskiden Karaman, Hisartepe‘deki kale içinde kurulu bir kasabaydı. Bir gün kaleyi korumakla görevli askerlerin kaleden bir sefer için ayrılmasını fırsat bilen düşman kaleyi kuşatır. Kaledeki halk duruma çare düşünür. Memiş adındaki bir çoban, “Karaman’da ne kadar koyun, […]

Tamamını Okuyun
Kaplumbağa Gelin

Günün Masalı: 4 Ekim; Kaplumbağa Gelin

Ben bilirim, ben bilirim. Ben masallarda hep aynı çocuğun başarılı olduğunu bilirim. Şiişt küçük terlikçiğim, gülme. Bütün masallarda en küçük kardeş başarılıdır. Neden peki büyük kardeşler kötü, büyük kardeşler beceriksiz?.. Demek benim kardeşim olsa ben onu sevmeyeceğim. Masal işte. Ben de masalı bu sefer tersine çevirdim. Bir varmış, bir yokmuş, ülkenin birinde çook çok eskiden […]

Tamamını Okuyun
Çamaşırcının Kızı

Günün Masalı: 3 Ekim; Çamaşırcının Kızı

Eskiden yoksul bir çamaşırcı kadınla kızı varmış. Çamaşırcının kızı yetişkin, güzel bir kızmış. Anası, konaklarda çamaşır yıkar,  kız da evin işlerini görürmüş. Bir gün genç kız, zenginlerin gittiği çift kubbeli kent hamamına gitmiş. Peştamallara sarınıp takunyaları giyerek yıkanılan bölüme geçmiş. En güzel kurnalardan birinin başına oturmuş. Daha ilk suları dökünmeye başlarken hamamcı kadın koşup gelmiş. […]

Tamamını Okuyun
Billur Köşk

Günün Masalı: 2 Ekim; Billur Köşk

Zaman zamandayken, kalbur samandayken ben ak saçlı nineyken, dedemin beşiğini tıngır mıngır sallardım. Beşik ırgalandı, dedem dalgalandı. Bekçi bağırdı, ben de kalkıp kale kapısına vardım. Bir de baktım müjdeciler geliyor: “Baban dünyaya geldi, baban dünyaya geldi,” diye. Soktum elimi cebime, vereyim diye bir hediye. Çıkardım üç akçe, birinin yazısı yok, birinin turası yok, birisi hiçten […]

Tamamını Okuyun
Güreş

Günün Masalı: 1 Ekim; Yaşlı Güreşçi

Sadi’nin Gülistan kitabında okuduğum güzel bir öykü var. Bu öyküyü size de anlatmak istiyorum. Ben çok beğendim, sizin de beğeneceğinizi sanıyorum. Bir zamanlar usta bir güreşçi vardı. Bu adam üç yüz altmış oyun biliyor, her gün ayrı bir oyunla güreşiyordu. Yetenekli gördüğü öğrencilerinden birine bu oyunların üç yüz elli dokuzunu öğretti. Yalnız birini öğretmekten çekinmişti. […]

Tamamını Okuyun
Güzel

Günün Masalı: 30 Eylül; Nazlı Güzel İle Şehzade

Mırnav mırnav varmış mıırmır. Bütün insanlardan nerdeyse yaşlı bir kadıncık varmış. Bu kadıncığın da kendi gibi yaşlı bir kızı varmış. Kadın akşamları kızını bahçeye çıkarır nazlandırırmış: “Ah benim inci kızım, güzellikte birinci kızım. Güneş daha batmadı çok açma yüzünü kararırsın. Aman o menekşeye dokunma incinirsin.” Kadının kızı anasının bu övücü sözlerine kahkahalarla yanıt verirdi. O […]

Tamamını Okuyun
Rapunzel

Günün Masalı: 29 Eylül; Rapunzel

Bir zamanlar bir karıkoca vardı. Bunların hiç çocuğu olmuyordu. Tanrıya yalvararak bir çocukları olsun istediler. Tanrı dileklerini kabul etti ve kadın bir süre sonra gebe kaldı. Oturdukları evin arka odasının penceresi, güzel bir bahçeye bakıyordu. Etrafı içine girilmez duvarlarla çevriliydi. Bahçe, kötü yürekli bir büyücüye aitti. Herkes ondan korkup çekinirdi. Günlerden bir gün kadın pencereden […]

Tamamını Okuyun
Konya

Günün Masalı: 28 Eylül; Gez Dünyayı Gör Konya’yı

Orta Anadolu‘nun şehirlerinden biridir Konya. Onun dünyaya bedel bir şehir olduğunu anlatmak isteyen bir söz vardır: ‘Gez dünyayı, gör Konya’yı.’ Bu şehrin tarihi yapıları ve doğal güzellikleri bu övgüyü hak edişinin nedenlerinden biridir. Konya, Anadolu Selçuklu Devleti‘nin başkentidir. Bu yüzden şehirde pek çok Selçuklu eseri vardır. Bu eserlere Osmanlı döneminde de külliye diye adlandırılan cami, […]

Tamamını Okuyun
Kılıç Balıkları

Günün Masalı: 27 Eylül; Kılıç Balıkları

Ben bilirim, ben bilirim, ben insanların her şeyi isimlendirme meraklarını bilirim. Her gördüklerine isim takar insanlar, değil mi terlikçiğim? Tere iyi gelen demek terlik. Yalnız sana terlik denmez minik şey, bir zamanlar takkeye de terlik derlermiş. Belki de hâlâ derler… Baş için yapılan giysinin adı başlık, ayak konan kabın adı ayakkabı, eli boyayan çiçek kına […]

Tamamını Okuyun
Saşkın Nişanlı

Günün Masalı: 26 Eylül; Saşkın Nişanlı

Bir zamanlar bir kadının delikanlı bir oğlu varmış. Biraz safçaymış. Kadın, oğlunun saflığını bir erdem gibi gösterip, onu komşu köyden güzel bir kızla nişanlamış. Ama bakın bu yüzden neler gelmiş kadıncağızın başına. Nişanın ertesinde delikanlı düşüp yola, nişanlısının köyüne gitmiş. Dönüşte annesi sormuş: -Hans bir pot kırmadın değil mi? -Hiçbir şey kırmadım anne. -Ne götürdün […]

Tamamını Okuyun