Altın Yağmuru

Günün Masalı: 22 Eylül; Altın Yağmuru

Bir zamanlar, ülkelerin birinde, anası babası olmayan küçük bir kız yaşıyordu. Bu kız o kadar yoksuldu ki yatıp kalacağı bir yeri, içinde uyuyacağı bir yatağı bile yoktu. Sırtındaki giyeceklerden, elindeki bir parça ekmekten başka bir şeye sahip değildi. O ekmek parçasını da merhametli biri acıyarak tutuşturmuştu eline. Buna karşılık kızın altın gibi bir kalbi vardı. […]

Tamamını Okuyun
Hattuşaş

Günün Masalı: 27 Eylül

Hattuşaş Nerede ? Tarihte yazanlara, onunla ilgili kanıtları gördüğümüzde inanırız. Hititler diye bir devletin yüzyıllar önce var olduğunu biliyoruz. Onun başkentinin Hattuşaş olduğunu da biliyoruz. Peki Hattuşaş nerede? Size kısacık bir yanıt verebilirim: Çorum‘da. Karadeniz bölgesinin İç Anadolu ile kesiştiği sınır bölgesinde. Bugün adı: Boğazköy. Bu kasabaya Çorum‘da Sungurlu‘dan gidebilirsiniz. İsa‘nın doğumundan 2000 yıl önce, […]

Tamamını Okuyun
Tavus Kuşu Söylencesi

Günün Masalı: 20 Eylül

Tavus Kuşu Söylencesi Ben bilirim, ben bilirim… Ben tavus kuşunu bilirim. Sen bilir misin terlikçiğim? Hani başı ve boynu mavimsi, sırtı ışıltılı yeşil tüylü, kocaman benekli tüylerden oluşan kuyruğu yelpaze gibi açılan bir kuş var ya… Evet, evet minderciğim, hindiye benziyor. Erkeğinin rengi güzel, dişisi hindi gibi… Hayır uçmaz canım. Daha doğrusu ben uçtuğunu görmedim. […]

Tamamını Okuyun
Büyülü Balık

Günün Masalı: 19 Eylül

Büyülü Balık Bir deniz kenarında yaşarmış balıkçıyla karısı. Küçücük, derme çatma bir barakaları varmış. Balıkçınınsa ağı, sandalı bile yokmuş. Oltayla tutarmış balıklarını. Bir gün oltasına kocaman bir balık takılmış. Oltadan balığı çıkarınca, dile gelivermiş kocaman balık: “Bırak beni denize. Ben balık değil büyülü bir prensim, kıyma. Hem balık etine benzemez etim de.” Balıkçı, “Aman aman […]

Tamamını Okuyun
Ayna

Günün Masalı: 18 Eylül

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Evele me, develeme, devekuşu kovalama… Estek, pestek, katıra palan, deveye köstek. Bir masal anlatsalar da dinlesek. Dinleyen ağam, dinlemeyen paşam. Masal koymuşlar adını, okumayan, yazmayan ne bilecek tadını. Bir zamanlar bir uzak ülkede bir padişah varmış. Bu padişah her sabah ‘Devran Aynası’ dediği bir aynaya bakar, her işini o […]

Tamamını Okuyun

Günün Masalı: 17 Eylül

Hangisi Akıllı? Bu öyküyü Mevlana’nın Mesnevi’sinde okudum. Beni düşün dürmüştü o zaman. Okuduktan sonra siz de düşünüp kimin  akıllı olduğuna karar verin. En sıcak yazlardan biriydi. Güneş kızgınlığından herkese ateş püskürtüyordu. Çiçeklerin boynu bükülmüş, ağaçların yaprakları kurumuştu. Çayırlar bozkırlaşmış, dereler akmaz olmuştu. Hayvanlar, karnımızı nasıl doyuracağız, diye kara kara düşünüyordu. Ot yiyenlerin durumu daha da […]

Tamamını Okuyun
Harun Reşit

Günün Masalı: 16 Eylül

Şakacı Halife Miyav vardı, miyav yoktu, bundan yüzlerce yıl önce Abbasi devletinin Harun Reşit adında bir yöneticisi vardı. Bu hükümdar halife olarak adlandırılıyordu. Ülkesinin başkenti Bağdat‘tı. Harun Reşit, kimi günler kılık değiştirerek dolaşır, ülkesinde yaşayanların dertlerini dinlerdi. Bir gün, Ebül Hasan adında bir gençle ilgili bir öykü duydu. Bu delikanlı, akşamları Bağdat‘a giriş yolundaki bir […]

Tamamını Okuyun
Açıl Susam Açıl

Günün Masalı: 15 Eylül

Açıl Susam Açıl Bir zamanlar, ülkelerin birinde biri yoksul, biri zengin iki kardeş yaşıyordu. Zengin olan, yoksul olana hiç yardım etmezdi. Yoksul kardeş kendi yağıyla kavruluyor, kıt kanaat geçiniyordu. Günlerden bir gün, arabasıyla ormana gitti. Ormanın kıyısında kel tepeli kocaman bir dağ gördü. Şimdiye kadar bu dağı hiç görmemişti. Şaşkın şaşkın bakınırken ilerden bir tarafa […]

Tamamını Okuyun
Peri Bacaları

Günün Masalı: 14 Eylül

Peri Bacaları ‘Peri Bacaları’nı duydunuz mu? Doğa olaylarının ve hava koşullarının sonucunda oluşan bu oyuncak benzeri doğal kaya şekilleri, Orta Anadolu’da Ürgüp, Nevşehir ve Avanos’un ortasındadır. Kayaların bir orman gibi sıralandığı bu yer bir masaldan çıkmış gibidir. Kimi tarihçi yazarlar buraya 4. yüzyılda Kayseri Başpiskoposu Aziz Basileus‘un ve onun gibi şehir yaşamından bıkmış olanların sığındığını […]

Tamamını Okuyun
Balık

Günün Masalı: 13 Eylül

Balıklar Sultanı Ben bilirim, ben bilirim, ben balıkların sihirli olduğunu anlatan çok masal bilirim. Sen ne dersin küçük terlikçik, terlikçiğim benim? O yuvarlak kavanozdaki balık da mı sihirli? Ne yapıyor peki?.. Hı hı hı… Sen sihir ne bilmiyorsun bile… Neyse dinle bakalım. Bir zamanlar bir tüccar varmış. Bir geziden dönerken bir fırtınaya yakalanmış, toz bulutlarının […]

Tamamını Okuyun
Küçük Tencere

Günün Masalı: 12 Eylül

Küçük Tencere Eskiden yoksul bir ana ile kızı varmış. Küçük bir kulübede oturuyor, geçimlerini yaşlı ananın eğirdiği ipliklerle sağlıyorlarmış. Bu iplikleri genç kız pazara götürür satarmış. Böylece yarı aç yarı tok yaşayıp gidiyorlarmış. Günün birinde eğrilen iplikleri iyi bir paraya satan genç kız, eve yiyecek öteberi almadan pazarı dolaşmaya çıkmış. Pazarda dolaşırken bir dükkânda gözüne […]

Tamamını Okuyun
Genç Kız

Günün Masalı: 11 Eylül

Şah Yusuf Masal masal matlarsa, iki sıçan atlarsa, kurbağa kanatlanır, tüm yayalar atlanır. Masal masal maniki, tırnakları on iki, on ikinin yarısı, masalcının karısı, saydım baktım altı, yüzü sözü tatlı, bir masala başlamış, dinlemeyeni haşlamış. Ben de masal düşledim, işimi gümüşledim. Bir zamanlar ülkenin birinde bir yoksulun üç kızı vardı. Babalarına yardım olsun diye iplik […]

Tamamını Okuyun
Kel Papağan

Günün Masalı: 10 Eylül

Kel Papağan Anlatacağım öyküyü, on üçüncü yüzyılda yaşamış şair ve düşünürlerimizden olan Mevlana‘nın Mesnevi adlı kitabında okudum. Ben çok güldüm. Siz de güleceksiniz. Kasabaların birinde ak sakallı yaşlı bir adam vardı. Evinin altında küçük bir bakkal dükkânı olan bu adam, akşama kadar orada oturur, alışveriş etmeye gelenlerle kimi zaman uzun uzun sohbet eder, kimi zaman […]

Tamamını Okuyun
Ayı

Günün Masalı: 9 Eylül

Miyav vardı, miyav yoktu, cikcik vardı… Cikcikler küçük ayılar büyüktür. Cikciklerin yuvaları ağaçlarda, ayıların inleri dağlarda. Cikciklere kuş denir, tüyleri vardır. Bazıları sonbaharda sıcak ülkelere giderler. Ayıların kürkleri vardır, post denir. Ayılar armut yerler, bal severler. Kışın da inlerine çekilir bütün kış uyurlar. Doğu Anadolu‘nun dağlarından birinde de bir ayı varmış… Bir kış günü iki […]

Tamamını Okuyun
Kuzucuk İle Balıkçık

Günün Masalı: 8 Eylül

Kuzucuk İle Balıkçık Bir zamanlar biri kız, biri oğlan iki kardeş vardı. İkisi de bir birini çok severdi. Öz anneleri öldüğünden üvey annelerinin yanında yaşıyorlardı. Üvey anneleri onlara çok kötü davranıyordu. Günlerden bir gün, iki kardeş, öteki çocuklarla birlikte evin önündeki çayırlıkta oynuyordu. Çayırın yanında bir gölcük vardı. Bir ucu onların evlerine kadar uzanıyordu. İki […]

Tamamını Okuyun
Koyun sürüsü

Günün Masalı: 6 Eylül

Ben bilirim, ben bilirim. Ben köyler nasıl olur bilirim. Sen bilmezsin terlikçiğim, ne ahır gördün ne ağıl. Ne pınar bilirsin ne çeşme… Yaramazlık etmezsen seni  de götürürüm gittiğim yere, sen de köy görürsün. İşte köyün birine şehirde okumuş bir molla yerleşmiş. Molla ne? Hayır molla eskiden üniversite gibi olan din okulunun öğrencisi. Bu mollaya hoş […]

Tamamını Okuyun
Cesur Terzi

Günün Masalı: 5 Eylül

Bir Vuruşta Yedi Can Bir zamanlar, bir şehirde bir terzicik varmış. Ufak tefek, cılız olduğundan anası onun yorulmasını istememiş de terzi yanına çırak vermiş. O da kısa sürede usta bir terzi olmuş. İşte bu terzicik, bir yaz günü, dükkânın kapısı penceresi açık dikiş dikerken, oradan pekmez satan biri geçmiş. Terzicik pekmeze imrenip hemen bir dilim […]

Tamamını Okuyun
Yoksul Oduncu

Günün Masalı: 4 Eylül

Kısmetse Ayağıma Gelir Hey harani harani, yedim kırk kazan borani, hele dinleyin bakalım söyleyeceğim yalanı. Aferin desin ağalar, pek güzel desin paşalar. Hanımlar dinlesin hikâyeyi, kızlar etsin şikâyeti. Dinleyen alsın şeker tadı, dinlemeyeni dövsün kör kadı. Bu masalı uyduran bir tembel, sen de dinlerken yatıp yan gel… Bir varmış, bir yokmuş, bir zamanlar yaşlı ve […]

Tamamını Okuyun
Atlı

Günün Masalı: 3 Eylül

Akıllının Sopası Mevlana Celaleddin Rumi, kısaca, Mevlana, sekiz yüz yıl önce Konya‘da yaşamış dünyaca ünlü şair ve düşünürlerimizdendir. Onun kurduğu Mevlevilik, bir hoşgörü yolu olarak, insanları, hiçbir ayrım gözetmeden sevgide birleşmeye çağırır. Mevlana’nın şiirlerden oluşan ‘Mesnevi’ adlı kitabında genellikle hayvanlar arasında geçen öğüt verici birçok öykü bulunmaktadır. Bu anlatacağım da onlardan biri. Bir atlı geniş […]

Tamamını Okuyun
Çar Kızıyla Budala

Günün Masalı: 2 Eylül

Çar Kızıyla  Budala Mır mır mırnav, komşu kızı Dürnev. Dün bir masal söyledi. Bütün mahalle dinledi. Masal ta Rusya’dan gelmiş, bunu Dürnev bir kitaptan öğrenmiş. Bir zamanlar Moskova’da üç kardeş varmış. En küçüğüne Budala derlermiş. Çünkü tembelmiş. Ona iş yaptırmak için hep bir şeyler alacaklarını söylerlermiş: “Budala, odun kes getir de ağabeyin sana çizme alsın, […]

Tamamını Okuyun
Kurbağa Prens

Günün Masalı: 1 Eylül

Kurbağa Prens Bir zamanlar ülkelerin birinde bir kral vardı. Kralın da güzel mi güzel bir çok kızı olmuştu. Ama içlerinden en küçüğünün güzelliği dillere destandı. Küçük prenses her sabah saraydan çıkıp ormana gider, orada bulunan serin bir kuyunun başında oturup dinlenirdi. Prensesin bir de altın topu vardı. Onu havaya atıp tutarak oyun oynayıp vakit geçirirdi. […]

Tamamını Okuyun
Kızılderililerin Gecesi

Günün Masalı: 31 Ağustos

Kızılderililerin Gecesi Amerika kıtası, dünyanın Asya’dan sonraki en büyük kıtasıdır. Kıta, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Güney Amerika olarak üçe ayrılır. Konuşulan dillere göreyse ikiye ayrılır kıta: Başlıca dilin İngilizce olduğu bölüm Amerika (Anglo Sakson) diye adlandırılır. İspanyolca ve Portekizce konuşulan ülkelerin tümü Latin Amerika diye adlandırılır. Adını, bu toprakların yeni bir kıta olduğunu ilk […]

Tamamını Okuyun
Başkumandanlık Meydan Savaşı

Günün Masalı: 30 Ağustos

Büyük Zafer Anadolu’da çeşitli cephelerde düşmanın bozguna uğratıldığı günlerdi. Artık düşmana son darbeyi vurmak gerekiyordu. Düşman durmadan geri çekiliyor, Türklerse ilerliyordu. Başkomutan Mustafa Kemal, hem cepheden cepheye koşuyor, hem de Meclis Başkanı olarak Ankara‘da hükümet işlerini yönetiyordu. 22 Ağustos 1922 gecesi, kimseye haber vermeden Ankara’dan ayrıldı. Çankaya‘daki köşke, hükümet işleri için onu aramaya gelecek olanlara […]

Tamamını Okuyun
Kavun-karpuz

Günün Masalı: 29 Ağustos

Bahçıvanla Şah Ben bilirim, ben bilirim, ben şahların, padişahların masallarda kılık değiştirip başkası gibi görünmek istediklerini bilirim. Böylece dünyada neler olup bittiğini öğrenmek isterlermiş. Biz ne yapıyoruz dünyada olup bitenleri öğrenmek isteyince, bilmiyor musunuz küçük terlikler, ya siz püsküllü minderler? Televizyonu açıyoruz, radyoyu açıyoruz ya da gazete okuyoruz… O zaman gazete yokmuş, radyo yokmuş, televizyon […]

Tamamını Okuyun
Küçük At Arabası

Günün Masalı: 28 Ağustos

Eskiden bir göl kıyısında duran küçük bir at arabası varmış. Bu at arabasını göl kıyısına doğru bir at çekip getirmiş. Sonra da küçük arabayı orada bırakıp kırlara otlamaya gitmiş. Bir daha da geri gelmemiş. Küçük at arabası soğuktan üşüyor, rüzgâr estikçe titreyip duruyormuş. Ama oradan ayrılıp da arkadaşlarının yanına dönemiyormuş. At olmayınca at arabası nasıl yürüsün? Öylece orada çakılıp kalmış.

Tamamını Okuyun
Nergis

Günün Masalı: 27 Ağustos

Bir varmış, bir yokmuş, herkesin karnı tokmuş. Toklu denirmiş kuzuya, kuzular yayılırmış yazıya. Yazı yaban, bahar gelir şenlenir, kış gelir dinlenirmiş. Sözü dinlenen hem okuma bilirmiş hem yazı, hem de çalgı çalarmış bazı bazı. Toplayıp ördeği kazı, bir pazara gidemedim, satıp harçlık edemedim. Ne zaman varsam pazara, uğrattılar nazara. Üç beş kuruş kazansam kazara, o da kızara bozara. Var yok harcandı borca harca.

Tamamını Okuyun
Altın Keçi

Günün Masalı: 26 Ağustos

Miyav vardı, hav hav yoktu. Bir zamanlar dünyada herkesin karnı toktu. Bu tok ülkelerden birinde, bir padişahın pek güzel bir kızı vardı. Miyavlar gibi sürmeli gözler, pisiler gibi edalı bir yürüyüş, miyav da miyav. Böyle bir kızla kim evlenmek istemez. Ama ülkenin veziri bu kızın kimseyle evlenmesini istemiyordu. Çünkü ona âşıktı. Ama padişaha da bunu […]

Tamamını Okuyun
Çoban

Günün Masalı: 23 Ağustos

Cömertlik Zenginlikle Mi Yiğitlikle Mi? Ben bilirim, ben bilirim, ben şaşılacak masallar bilirim, çoğu birbirine benzer. Sen ne dersin bu benzerliklere terlikçiğim? Dur dur yorulma… Onarırlarken çok yanmadı değil mi canın? Ay dikişlerin çok cici olmuş. Artık dikkat edelim de yırtılma bir daha. Bak dinle sana biraz uzaklardan bir masal anlatayım. İran’da bir şah varmış. […]

Tamamını Okuyun
Peynir Tulumu Masalı

Günün Masalı: 21 Ağustos

Bir varmış, bir yokmuş, pireler berberken, develer tellalken. Develerin sesi çok, pirelerin fesi yok. Her şey birbirine karışmış, âlem buna alışmış. Bir ülkenin birinde bundan bin yıl önce bir ihtiyarcık yaşarmış, bir başına. Bir gün bakın ne gelmiş başına. Kapısı çalınmış. Kadıncağız kapıyı açmış ne görsün, bir peynir tulumu. Adam gibi de konuşuyor: “Aman teyzem, […]

Tamamını Okuyun
Selimiye Camii

Günün Masalı: 20 Ağustos

Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra oğlu II. Selim, Osmanlı ülkesinin başına geçti. Padişahlığının üçüncü yılında kendi adına bir cami yaptırmaya karar verdi. Baş Mimar Koca Sinan’ı çağırttı. Cami yaptırmak istediğini söyleyince, Mimar Sinan, İstanbul’da cami yapabileceği güzel bir tepe kalmadığını söyledi. Edirne’de böyle bir tepenin olduğunu padişaha anlattı.

Tamamını Okuyun
kral ve küçük oğlan

Günün Masalı: 19 Ağustos

Oduncu çok acıkmıştı. ‘Askerler talimden sonra yemek yerler, beni de çağırırlar,’ diye bekledi. Gerçekten askerler talimden sonra yemek yemeye başladılar ama kimse oduncuyu çağırmadı. O da gidip bir karavanadan kendine yemek aldı. Yemeğini yedikten sonra yoluna devam etmek istedi ama askerler, “Burada kendiliğinden yemek yiyen beş yıl hizmet eder,” dediler.

Tamamını Okuyun
Koşan Çocuk

Günün Masalı: 18 Ağustos

Bir zamanlar Hans adında bir çocuk vardı. Ailesini geçindirmek için, nerde iş bulursa çalışıyordu. Birinin yanında yedi yıl çalıştıktan sonra evine dönmek istedi. Bunu ustasına söyledi. Alacaklarını istedi. Ustası çalışmalarının karşılığını fazlasıyla ödeyeceğini söyleyerek bir külçe altın verdi.

Tamamını Okuyun
AT

Günün Masalı: 17 Ağustos

Anadolu’nun birçok yerinde erkek çocukları sünnet sırasında kucağında tutan kişiye ‘Kirve’ denir. Bu adam çocuğun güvendiği biridir. Çoğunlukla sünnetin masraflarını  yüklenir. Ömrü boyunca da çocuğu korur. Çocuk da kirvesine babası gibi saygı duyar. Hıristiyan dininden olan bebeklere de kilisede törenle ad konur. Bu törene vaftiz töreni denir. Törende bebeği kucağında tutan kadına vaftiz anası, erkeğe […]

Tamamını Okuyun
Bağdat halifesi

Günün Masalı: 16 Ağustos

Bir zamanlar insanlar sorunlarını çözemeyince en büyük yöneticiye çözdürürdü. Bağdat halifesine de böyle zor davalar gelmişti. Bir çocuğun gerçek babası, bir atın sahibi, bir torba altının sahibi saptanacaktı. Ortada tanık da olmadığından sorunu hiçbir yargıç çözememişti. Bağdat halifesi de davaya kardeşi Bilge Behlül’ün bakmasını istedi.

Tamamını Okuyun
Kara Kedinin Kısmeti

Günün Masalı: 14 Ağustos

Bir zamanlar, bir ülkenin padişahı, kızlarını isteyenlere vermek için değişik bir yol düşünmüş. Tüm isteklileri bir alana toplamış, kızlardan büyüğünün eline de bir altın top verip, topu istediğine at, demiş. Kızcağız topu gözünün görüp gönlünün istediğine atmış ama top yuvarlana tekerlene gidip bir kulübenin kapısına vurmuş.

Tamamını Okuyun
Füzeci Hasan Çelebi

Günün Masalı: 13 Ağustos

Hasan Çelebi’nin buluşu yedi ağızlı bir roketti. Ağızlara ateşlenmesi için altmış, yetmiş kilo barut macunu yerleştirilmişti. Çelebi bu roketin üstüne binerek gökyüzüne yükselmeyi düşünüyordu. Bütün hesapları tamamdı. İniş için yanında götüreceği iki kartal kanadını kullanacaktı. Yalnız bu denemeyi nerede, ne zaman ve nasıl yapacaktı?

Tamamını Okuyun
Balıkçı

Günün Masalı: 10 Ağustos

Güney Afrika’da, Cape eyaletindeki Fatse körfezinde Zulu adında bir balıkçı yaşardı. Yardımlaşmayı seven, doğaya saygılı bir gençti. Bir gün ağına garip bir canlı takıldı. Kaplumbağaya benziyordu biraz ama rengi kırmızıydı. Zulu onu yeniden denize atmak isteyince, ağdaki canlı konuştu: “Beni kayığına al lütfen! Ben denizden kovuldum, denize dönemem!”

Tamamını Okuyun
Halife

Günün Masalı: 9 Ağustos

Bir zamanlar başkenti Bağdat olan bir devlet vardı. Bu devletin yöneticisine halife denirdi. Bu halifelerden birinin bilge bir erkek kardeşi vardı. Adı Behlül’dü. Üstüne başına dikkat etmez, anlatmak istediklerini bazen şakalarla söylerdi. O yüzden kimi kişiler bu adamı deli sayar, onu Behlül Divane diye çağırırdı…

Tamamını Okuyun
Kurt

Günün Masalı: 8 Ağustos

O gün kurdun işleri hep ters gitmiş. Önce bir tuzağa yakalanıp canını güçlükle kurtarmış. Tam ormana doğru, gizlenmek için koşarken avcılarla karşılaşmış. Yolunu değiştirmiş. Avcılar kurdu fark edince peşine düşmüşler. Kurt, yolda sırtında çuvalıyla yürüyen bir köylü görmüş

Tamamını Okuyun
Han

Günün Masalı: 2 Ağustos

Bir zamanlar Anadolu’da çok sevip sayılan bir bey vardı. Bu beyin  iyi eğitim görmüş, üç delikanlı oğlu vardı. Üçü de babalarının yerine yönetici olmak istiyordu. Babası üçünü de çağırıp dedi ki: “Üçünüze de onar bin altın verilecek. Bu on bin altınla hanginiz daha çok han yaparsa benim yerime o geçecek. Ötekiler de başarılarına göre görev alacaklar.”

Tamamını Okuyun
Karga

Günün Masalı: 1 Ağustos

Karganın Aklı Eskiden bir karga varmış. Bu karga kendini beğenmişin biriymiş. Kendini kartalla bir tutmaya kalkmış. Hayvanların ona gösterdiği saygıyı kıskanır, onun gibi olmak istermiş. Kendi kendine: -Ben de onun gibi bir kuşum, ondan ne farkım var? diye düşünüyormuş. Kanatlarının biraz daha büyük, tırnaklarının azıcık daha sivri olması mı onu benden üstün kılıyor?.. En kızdığı […]

Tamamını Okuyun
Hızmalı Köprü

Günün Masalı: 31 Temmuz

Hızmalı Köprü Vardı, yoktu. Azdı, çoktu. Güller açardı, kokular saçardı. Gülü toplar katarlardı gül suyuna. Herkes hayrandı güzelin hem boyuna bosuna hem huyuna. Güzeli seyreden kırk günde doymuş da, güzel huya doyulmamış kırk yılda. Bana ne güzelin boyundan bosundan, gözünden kaşından. Elin gümüş kaşığından, altın tasından. Bana gerek Amasya’nın elması, şehirlerin Urfa’sı, bir masalın ortası, […]

Tamamını Okuyun

Günün Masalı: 30 Temmuz

Gerçek Sevgi Bir vardı, bir yoktu, ülkelerin birinde padişahın üç kızı vardı. Bir gün padişah kızlarını yanına çağırdı. Büyük kızına: “Söyle bakalım, beni ne kadar seviyorsun?” diye sordu. Kız, babasının boynuna sarılarak: “Seni altınlar, gümüşler, elmaslar kadar seviyorum babacığım,” dedi, “sen benim için mücevherler kadar değerlisin.” Padişah, buna çok sevindi. Aynı soruyu ortanca kızına sordu: […]

Tamamını Okuyun

Günün Masalı: 29 Temmuz

Miyav vardı, miyav yoktu. Bir zamanlar iki kardeş vardı. Büyüğü tüccardı. Bir karısı vardı, çoluğu çocuğu yoktu ama çok malı vardı. Ne ki çok cimriydi. Küçük kardeşin ise iki oğlu vardı. Çok yoksuldu, avcılık yapıyordu. Bir gün ormanda ışıl ışıl parlayan bir tüy buldu. Alıp ağabeyine götürdü. “Ağabey,” dedi, “bu tüyü al da bana bu akşamlık […]

Tamamını Okuyun
Kaz Çobanı Prenses

Günün Masalı: 28 Temmuz

Bir zamanlar yaşlı bir kral vardı. Bu kral çok sevdiği güzel kızını bir kralın oğluyla nişanlamıştı. Kral, kızının düğününü göremeden öldü. Annesiyle sarayda yalnız başına kalan prensesin evlenebilmek için nişanlısının ülkesine gitmesi gerekiyordu. Prensesin düğün eşyaları hazırlandı. Yanına da hizmetçisini kattılar. İkisine de birer at hazırlandı. Prensesin atı, Fallada adlı konuşabilen bir attı. Yol hazırlıkları […]

Tamamını Okuyun
Viyana

Günün Masalı: 27 Temmuz

Viyana, bir Orta Avrupa ülkesi olan Avusturya‘nın başkentidir. Pek çok kişi Viyana sözcüğüyle müziği, özellikle vals denen dans türünü anımsar. Pastane meraklıları içinse Viyana bir kahve ve pasta cennetidir. Tarih bilenler, Türklerin Viyana ile ilişkisini anlatırlar. Yazar ve çevirmen Azra Erhat, ‘Gülleyla’ya Anılar‘ adlı kitabında çocukluğunun Viyana’sını da anlatır. 1924 yılındaki Viyana’yı anlatmadan önce Osmanlı […]

Tamamını Okuyun
Ay Yolculuğu

Günün Masalı: 26 Temmuz

Ay Yolculuğu Ben bilirim, ben bilirim. Ben ayın dünyanın çevresinde döndüğünü bilirim. Ayda kimsenin yaşamadığını da bilirim. Sen de bilir misin küçük terlikçik? Bir zamanlar ayın başka türlü olduğu sanılırdı. Öyle kitaplar yazılırdı ki ay için, masallara benzerdi. İster misin terlikçiğim sana öyle bir masal anlatayım? Bak 17. yüzyılın başlarında İngiltere Piskoposu Goddard aya yolculukla […]

Tamamını Okuyun
Uğurböceği

Günün Masalı: 25 Temmuz

Eskiden uğurböceği bir anneyle onun pelerini kırmızıya daha dönüşmemiş kara benekli, turuncu renkli, küçücük bir yavrusu varmış. Yumurcak bir gün bir ağlama tutturmuş. Bütün gün de susmamış. Annesi kucağına almış olmamış, ninni söylemiş olmamış, ne yaptıysa yumurcağı bir türlü susturamamış. Üzüntüsünden o da ağlamaya başlamış.

Tamamını Okuyun
Benusen

Günün Masalı: 24 Temmuz

Bir varmış, bir yokmuş, Diyarbakır’da bir yoksul ana oğul varmış. Öyle yoksulmuşlar ki oğulun başı kel olmuş da doktora gidememişler. İşte bu kel oğul her gün bir tarlada çalışmaya gidermiş. Çalışmaya gitmeden önce de bir tuzak kurar, eğer bu tuzağa düşen bir kuş olursa, kuşu anasına götürürmüş. Bir gün tuzağına bir serçe düşmüş.

Tamamını Okuyun
Hazine

Günün Masalı: 23 Temmuz

Bir zamanlar ülkelerden birinde eşitlikten, kardeşlikten yana bir padişah vardı. Ülkesinde yoksulluk olmasın isterdi. Ancak yöneticileri hiç de onun gibi düşünmez, yoksulu gözetmez, insanları yoksul-varlıklı, okumuş-bilgisiz, köylü-şehirli diye ayırırdı. Haksızlıklar sonunda yoksul sayısı artmış, halkın kimi başka ülkelere göçmüş, kimi hırsız olup çeteler kurmuştu.

Tamamını Okuyun
Elma

Günün Masalı: 21 Temmuz

Bir zamanlar ülkenin birinde bir kral vardı. Bu kralın tek çocuğu narin bir kızdı. İkide bir hastalanırdı. Prenses yine hastalanıp yataklara düşünce doktorlar krala dedi ki: “Elma diye bir meyve vardır. Kızınız o meyveden bol bol yerse, güçlenip kuvvetlenebilir. Her gün bir elma yemeyi sürdürdüğünde de hiç hastalanmaz.”

Tamamını Okuyun
Sakkara Piramidi

Günün Masalı: 20 Temmuz

Piramitler Ülkesi  Mısır Mısır, bir Kuzey Afrika ülkesidir. Çok eskilere dayanan bir tarihi ve uygarlığı vardır. Bu ülkenin yaşam damarı da Nil ırmağıdır. Nil, Mısır dışında yedi Afrika ülkesinden daha geçer. Ama Mısır denildiğinde herkesin aklına Nil‘den önce piramitler gelir. Bu taş anıtlar firavunlara mezar olarak yapılmıştır. Piramitlerin biçimi Mısır ile o kadar özdeşleşmiş ki […]

Tamamını Okuyun
Tilki

Günün Masalı: 18 Temmuz

Bastonlu Tilki Tilkinin biri bir gün yiyecek aramaya çıkmış. Ormanda dolaşırken bir baston bulmuş. Bastonu alıp dolaşmasına devam etmiş. Aramış taramış, ne ağzına layık bir av ne de bir lokma yiyecek bulabilmiş. Akşama doğru bir köye varmış. Gördüğü ilk evin kapısını çalmış. Kapıya çıkan adama: -Yolcuyum, bir geceliğine evinize konuk alamaz mısınız beni? demiş. Ev […]

Tamamını Okuyun
Pazar

Günün Masalı: 17 Temmuz

Satıcının Düşleri Bir vardı, bir yoktu. Bir zamanlar Bağdat’ta büyük bir pazar vardı. Bu pazarda yok yoktu. Ne ararsan bulunurdu, derde devadan gayri. Ne var ne yok diye  sorma gayri. Bu pazar kurulurdu her pazar. Bu pazara uğramayan işitirdi azar. İşte bu pazara bir gün bir delikanlı uğramış. Pazarı dolaşmış. Bardak çanak satıcılarının yeterli olmadığını […]

Tamamını Okuyun
Kız Kulesi

Günün Masalı: 16 Temmuz

İmparatorun Kızı İstanbul’daki Kız Kulesi‘nin nasıl ortaya çıktığını anlatmıştım. Bu kuleye neden bu adın verildiğini merak edenleriniz vardır. İşte öyküsü:  Bizans İmparatoru’nun uzun süre hiç çocuğu olmadı. Tahtını bırakacağı kimsesi yoktu. Sonunda bir kızı oldu. Büyüdükçe serpilip güzelleşti. İmparator, kızının kraliçeliğe hazırlanmasını, ona göre eğitilmesini istiyordu. Sarayın bilginlerinden biri bir gün imparatora, kızıyla boşuna uğraştığını, […]

Tamamını Okuyun
Sultanahmet Meydanı Dikilitaş

Günün Masalı: 13 Temmuz

Bir Dikilitaş  Öyküsü İstanbul’da yaşayanlar Sultanahmet Meydanı‘nı  görmüştür. İstanbul‘da olmayanlar bile, resimlerden, kartpostallardan, filmlerden, televizyondan Sultanahmet Meydanı‘nda  bir dikilitaş olduğunu bilirler. Bu dikilitaşın üstünde hiyeroglif denilen Eski Mısır yazısı bulunur. Çünkü bu taş Mısır‘dan getirilmiştir. Yazar Gülten Dayıoğlu iyi bir gezgindir. Üstelik birçok kitabında gezdiği ülkeleri çocuklar için anlatır. Mısır’a Yolculuk adlı kitabında Mısır’daki dikilitaşların […]

Tamamını Okuyun
Kırmızı Kurbağa

Günün Masalı: 11 Temmuz

Kırmızı Başlıklı  Kurbağalar Eskiden, yemyeşil bir vadinin ortasındaki küçük bir gölde iki küçük kurbağacık yaşıyormuş. Bu iki kardeş de yeşil renkten hiç hoşlanmazlarmış. Çünkü çevrelerindeki her  şey yeşilmiş. Öyle ya, orman yeşil, göl yeşil, kendileriyse yemyeşil… Bu yeşil vadinin yeşillikleri arasında kaybolup gittiklerini sanıyorlarmış. Yeşilden de bu yüzden hoşlanmıyorlarmış. Büyük kardeş, üzüntüyle: -Sırtındaki bu yeşil […]

Tamamını Okuyun
Kız Kulesi

Günün Masalı: 9 Temmuz

Kız Kulesi Kız Kulesi, İstanbul Boğazı’nın girişindedir. Gülhane Parkı’yla Topkapı Sarayı’nın bulunduğu İstanbul limanı girişindeki Sarayburnu ile Harem ve Salacak kıyısı arasındaki bir kayalığın üstündedir. Denizin ortasındaki bu kayalığın ortaya çıkışının bir öyküsü vardır. Bir zamanlar, Üsküdar sırtlarında büyük bir tapınak vardı. Bu tapınakta genç kızlar rahibelik yapıyordu. Her yıl baharın gelişini karşılamak, doğanın yeniden […]

Tamamını Okuyun
Kedi

Günün Masalı: 8 Temmuz

İnsanlarla Miyavlar Miyav vardı, miyav yoktu. İnsanların kedilerle ilgili masalları vardı. Kimi insan miyavların uğurlu olduğuna inanırdı, kimi insanlar miyavları cadı sanırdı. Özellikle geceleri gözleri parlıyor diye. Aman ne mirnav şey! Ama açık renk kedilerin olduğu evde gümüş, koyu renk kedilerin olduğu evlerde altın tükenmez inancı hiç kötü değil. Ne çok pisicik ev bulmuştur kendine […]

Tamamını Okuyun
Buğday

Günün Masalı: 7 Temmuz

Şeytanla Pazarlık Eden Köylü Bir zamanlar bir köylü vardı. Hem çalışkan hem de kurnazdı. Kendisine dürüst davranana dürüst davranır ama hileye hurdaya kalkışan oldu mu, dersini verirdi. Ona, ‘Şeytana pabucunu ters giydirir o,’ derlerdi. Bu sözü o kadar çok söylediler ki, sonun da şeytanın kulağına da gitti. Ve şeytan, köylüyle boy ölçüşmek için köylünün tarlasına […]

Tamamını Okuyun
İki Güvercin

Günün Masalı: 4 Temmuz

İki Güvercin Hiçbir yer insanın kendi evi gibi olmaz derler. Çünkü ana sıcaklığını başka hiçbir yerde bulamazsınız. Güvercinin biri kendi yuvasını bırakmış da sonra başına neler gelmiş? Dinleyin bakın… Eskiden ormanın birindeki bir ağacın kovuğunda iki güvercin birlikte yaşıyormuş. Bunlar çok iyi arkadaşmışlar. Birbirleriyle iyi geçinirler, içtikleri su ayrı gitmezmiş. Sessiz, sakin, güven içinde yaşayıp […]

Tamamını Okuyun
Servi

Günün Masalı: 3 Temmuz

Gümüş Servinin  Kızı Masal masal incidir. Masalım birincidir. Masal masala benzer. Masal söyleyen şeker ezer. Şeker şerbet ezilir, çarşı pazar gezilir. Yoruldum geze geze. Olamadım hiç geveze. Anlattılar öğrendim, soranlara anlattım. Bu masalı da herkese dinlettim. Siz de dinleyin şimdi. Bir zamanlar çocuksuz bir kadın varmış. Öyle çok severmiş ki bebekleri, bir servi dalını bebek […]

Tamamını Okuyun
Ayakkabıcı

Günün Masalı: 2 Temmuz

Üç Çırağın Tekerlemesi Bir zamanlar çocukların meslek öğrendikleri okullar yoktu. Çocuklar seçtikleri meslekleri ustaların yanında çalışarak öğreniyorlardı. Bunun için köyden şehre inenler bazen uygunsa ustalarının evinde ya da dükkânında kalıyordu. Eğer usta ve karısı iyi insanlarsa çocuklar kendi evlerindeymiş gibi rahat ediyorlardı. Ama çocukları sevmeyen, onlara özen göstermeyen ustalar da vardı. Bu yüzden çırak çocuklar […]

Tamamını Okuyun
Çizmeli Kedi

Günün Masalı: 30 Haziran

Çizmeli Kedi Bir zamanlar bir değirmenci vardı. Bu değirmenci üç oğlu, eşeği, bir de kedisiyle birlikte yaşıyordu. Adam günün birinde ölünce değirmen büyük oğluna, eşek ortancaya, kedi de küçüğüne kaldı. Küçük oğlan: -Bu kedi ne işe yarar ki? diye kendi kendine söylendi. Olsa olsa derisinden bir çift eldiven çıkar. Bunu duyan kedi: -Öyle söylemeyin, ben […]

Tamamını Okuyun
Bremen Mızıkacıları

Günün Masalı: 29 Haziran

Bremen Mızıkacıları Bremen, Almanya’nın kuzeyinde bir şehirdir. Weser Irmağı üzerinde kurulan şehir, ırmağın Kuzey Denizi‘ne döküldüğü noktadan 65 kilometre içerdedir. Bremen bugün Almanya’nın en küçük eyaleti olan Bremen eyaletinin de başkentidir. Şehir aynı zamanda büyük ve zengin bir ticaret merkezidir. Bremen şehrinin bu zenginliği 9. yüzyılda başlar. Her yüzyılda biraz daha gelişen şehrin ünü bütün […]

Tamamını Okuyun

Günün Masalı: 28 Haziran

İtfaiyeci Köpek Ben bilirim, ben bilirim. Ben itfaiyecileri bilirim. Yangınları söndürürler, yanan evlerin içinde kalanları kurtarırlar. Hiişt terlikçiğim sol teki, orada kibritle mi oynuyorsun bakayım? Çocuklar kibritle oynamaz, bilmiyor musun? Her yıl bir sürü çocuk bu yüzden yanıyor, yaralanıyor, evsiz kalıyor. Benim yaramaz terlikçiğim oynama dedim kibritle… Bak sana bir öykü anlatayım. Öykünün hangi ülkede […]

Tamamını Okuyun
Kaplan

Günün Masalı: 26 Haziran

Yaşlı Oduncu ile Kaplan Bir varmış, bir yokmuş, iki varmış, üç varmış. Mış mışmış da mış. Hey o mışmış değil, mışmış. Kayısıya derler mışmış, sanki bal ile pişmiş. Mis kokulu bal tadında bir yemiş. Malatya’da yetişmiş, yiyen ona doymamış. Her bir yemeğe katmış. Mışmış yiyen kocamamış, kocayan bunamamış. İşte bu çok kayısı yiyen kocamışlardan biri […]

Tamamını Okuyun
At

Günün Masalı: 25 Haziran

Bir Mıh Bir Nal Kurtarır Bir zamanlar komşu iki tüccar, birlikte yakın şehirlerden birindeki bir panayıra gittiler. Mallarını satıp yeni siparişler aldılar. Eve dönmeye hazırlanırken biri ötekine dedi ki: “Yola çıkmadan atlarımızı bir nalbanta götürüp bakım yaptıralım.” İkinci tüccar önce kabul etti atının nallarını kontrol ettirmeyi ama nalbantta sıra bekleyenleri görünce vazgeçti beklemekten. Tam yola […]

Tamamını Okuyun
Gengoro

Günün Masalı: 24 Haziran

Komik Balığın Öyküsü Miyav vardı, miyav yoktu, Japonya’da Gengoro adında komik bir adam vardı. İşi gücü herkese şaka yapmaktı. Bir gün bir davul buldu. Çalarken kendine göre bir şarkı uydurdu: “Dan dan da dan, dan dan da dan, ben isterim bal kaymaktan, ben isterim baklavadan.” Söyledi söyledi bıktı. Bu sefer yeni sözler uydurdu: “Dan da […]

Tamamını Okuyun
Yüz Yıl Uyuyan Prenses

Günün Masalı: 23 Haziran

Yüz Yıl Uyuyan Prenses Bir zamanlar, bir kralla kraliçe vardı. Bunların hiç çocukları olmuyordu. İkisi de bunun için çok üzülüyordu. Günlerden bir gün kraliçe sarayın havuzunda yüzerken karşısına bir kurbağa çıktı. -Artık üzülmeyin yakında bir çocuğunuz olacak, diyerek suya daldı. Gerçekten de dokuz ay on gün geçtikten sonra kurbağanın dediği oldu. Kraliçe çok güzel bir […]

Tamamını Okuyun
Ayakkabıcı

Günün Masalı: 22 Haziran

Kralın Ayakkabıcısı Batı Avrupa’da bulunan Fransa, batısında Atlantik Okyanusu, kuzeybatısında Kuzey Denizi ile Manş Denizi, güneyinde Akdeniz, güneybatısında İspanya, güneydoğusunda İtalya, doğusunda İsviçre, kuzeydoğusunda Almanya, Belçika ve Lüksemburg ile çevrilidir. Fransa’nın başkenti ünlü Eyfel Kulesi‘yle bilinen Paris’tir. Bir zamanlar, Fransa’da Paris’in arka mahallelerinden birinde bir kunduracı vardı. Dükkânının vitrininde, ‘Krallara yaraşır ayakkabılar yapılır!’ yazıyordu. Bir […]

Tamamını Okuyun
Tavşan Yuvası

Günün Masalı: 21 Haziran

Yenilikçi Tavşan Yavruları Ben bilirim, ben bilirim, ben çocukların her yeniliği sevdiğini bilirim. Bir zamanlar bir ormanda üç yavru tavşan vardı. Yuvalarından yeni ayrılmışlardı. Gülme bakalım terlik teki… Tavşanlar bir yaşında ayrılırlar evlerinden. Biliyor muydun? Sen de her şeyi bildiğini sanıyorsun. Biliyorsan söyle bakalım, tavşanlar nerde yaşar?.. Efendim? Bilemedin işte. Tavşanlar yerin altına kazdıkları yuvalarda […]

Tamamını Okuyun
Güvercin

Günün Masalı: 20 Haziran

Güvercin ile Karınca Bir zamanlar, uzak ülkelerin birindeki bir ormanda çok güzel, gösterişli mi gösterişli bir güvercin yaşıyormuş. Onu uzaktan görenler bile güzelliğinin büyüsüne kapılırmış. Öyle iyi kalpliymiş ki kimseyi kırmak istemez, herkese yardımcı olurmuş. Bir anne kadar sevecen bir kuşmuş. Ama güzelliği nereye gitse başına iş açıyormuş. Gittiği her yerde renklerinin parlaklığından dolayı hemen […]

Tamamını Okuyun
on iki başlı kara ejderha

Günün Masalı: 19 Haziran

Ongol Çongol  Ejderi Bir vardı, bir yoktu. Tanrının kulu çoktu. Çok çalışmak doğruydu. Çok konuşmak ayıptı. Tembellik yasak, kıskançlık kayıptı. Kimse de aramazdı. Arasa bulamazdı. Zamanların erinde, ülkelerin birinde çok çok ihtiyar bir adam yaşardı. Bu adamın karısı da herkesten yaşlı, kendinden gençti. Bütün gün adamın keçilerini sağar, yoğurt, peynir yapardı. İhtiyar adamın dağdan topladığı […]

Tamamını Okuyun
Şeytanın Pasaklı Kardeşi

Günün Masalı: 18 Haziran

Şeytanın Pasaklı  Kardeşi Bugünkü Almanya topraklarında çok eskiden Roma İmparatorluğu, daha sonra da Germen İmparatorluğu vardı. Öyle çok savaş yapıldı ki bu yıllarda, bu savaşlar için paralı askerler kullanıldı. İnsanlar savaşa belli bir para almak için katıldılar kısacası. Bu paralı askerlerin yaşadıkları zorluklar pek çok masala konu oldu. Almanya’nın ünlü halkbilimci ve masalcıları Grimm Kardeşler‘in […]

Tamamını Okuyun
Sivrisinek Savaşı

Günün Masalı: 17 Haziran

Sivrisinek Savaşı Miyav vardır, miyav yoktur. İnek vardır, sinek yoktur… Ah sinekler yok olsa. Tüm sinekler yok olsa kurbağa kalmazdı dünyada. Kurbağalar olmasa leylekler yaşamazdı. Bunun adı beslenme çemberi… Yoktur dünyada miyavların benzeri. Belki Kızılderililerin avcılığı, güzelliği benzer bize. İşte bir Kızılderili masalı miyavladım size. Bundan yüzlerce kış öncesinde, Amerika’da nehirden iki dev sivrisinek çıkmış. […]

Tamamını Okuyun
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Günün Masalı: 16 Haziran

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Bir zamanlar bir kralla bir kraliçe vardı. Bunların çok sevdiği Pamuk Prenses adlı, kar gibi beyaz tenli, simsiyah saçlı bir kızları olmuştu. Hep birlikte mutluluk içinde yaşıyorlardı. Günlerden bir gün kraliçe öldü. Kral bir başka kadınla evlendi. Bu kadın kendini beğenmişin biriydi. Kendini herkesten daha güzel sanıyordu. Sihirli bir aynası […]

Tamamını Okuyun
Oduncunun Baltaları

Günün Masalı: 15 Haziran

Oduncunun Baltaları İngiltere, Avrupa kıtasının batısında Atlas Okyanusu’nda, Britanya Adaları’nın en büyüğünde yer almaktadır. Geniş otlaklarla ormanlık bölgelere sahiptir. İşte bu ormanların birinde bir zamanlar Nikels adlı yoksul bir oduncu yaşıyordu. Günün birinde orman yanınca Nikels büsbütün işsiz kaldı. Gelecek kış ne yapacağını kara kara düşünüyordu. Bir gün dört oğlunu da yanına çağırdı. -Biliyorsunuz, durumumuz […]

Tamamını Okuyun
Akşamsefası

Günün Masalı: 14 Haziran

Geceyi Seven Çiçek Ben bilirim, ben bilirim. Ben pek çok çiçeğin adını bilirim, rengini bilirim. Kitaplarda gördüğüm çiçek resimlerine dikkat ederim. Parklardaki çiçeklerin adını sorarım. Kimi çiçek güzel kokar, kimisinin kokusu  yoktur, kimi tohumla çoğalır, kimi soğanla. Kimi ağaçlar çiçek açar, meyve vermez. Hepsini sorarım. Sen bilir misin yeni terlik? Sen bilmezsin. Yeni geldin bu […]

Tamamını Okuyun
Tavşan ile Kaplumbağanın Yarışı

Günün Masalı: 13 Haziran

Tavşan ile Kaplumbağanın Yarışı Tavşan ile kaplumbağanın yarışını bilmeyen yoktur. Tavşanın kendini beğenmişliğinin onu nasıl kötü bir yenilgiye uğrattığını da herkes hatırlar sanırım. Biriyle alay etmeye kalkarken bir gün seninle de alay edebileceklerini unutmayacaksın. Şimdi gelelim masalımıza. Ormanın birinde kendini beğenmiş, kibirli bir tavşan yaşarmış. Bu tavşanın kötü bir huyu varmış. Her hayvanın eksiğini, yapamayacağı […]

Tamamını Okuyun
Değirmen

Günün Masalı: 12 Haziran

Yazılan Bozulmaz mı? Yaz geldi yazı geldi, yazıya tazı geldi. Tazı av için beslenirmiş. Yazı öğrenmek için istenirmiş. Bilgiye ekle görgüyü yaşamak için. Yaşamada yeni bir aşama için. Dolaş Hanya’yı, Konya’yı, düşle yeni dünyayı. Yeni dünya düş ister, masallar gülüş ister. Güvercin, kaz beslerler, tekerlemeyi komik isterler. Komik olmayan tekerlemeyi yarısında keserler. Bir vardı bir […]

Tamamını Okuyun
Anadolu

Günün Masalı: 11 Haziran

Anadolu’nun Öyküsü Türkler, Anadolu’yu 1071 Malazgirt Zaferi‘nden sonra ele geçirmeye başladılar. Burası Bizanslıların egemenliğindeki bir ülkeydi. Asya’nın uzantısı olan, eski uygarlıkların beşiği bu ülke, Küçük Asya diye de anılır. O zamanlar Doğu Roma İmparatorluğu ya da Bizans toprakları olarak bilinirdi. Türkler bu topraklara yerleştiği sırada Anadolu adını almıştır. Bunun da bir öyküsü vardır. Türklerin ilk […]

Tamamını Okuyun

Günün Masalı: 10 Haziran

Kuşların Şarkısı Miyav vardı, miyav yoktu. Burdan çok uzaklarda, Amerika’da Kızılderililer vardı. O Kızılderililere göre eskiden kuşların şarkıları yoktu. Yalnızca insanlar şarkı söyler, bütün dünya da onları dinlerdi. Bir gün dünyadaki tüm canlıları yaratan’ dünyaya indi. Çevreyi dolaştı. Dünyada bir eksiklik var gibi geldi ona. Dolaştı, dolaştı. Ormandaki sessizlikte hoşuna gitmeyen bir şey sezdi. Sonra […]

Tamamını Okuyun
Hansel ile Gretel

Hansel ile Gretel

Hansel ile Gretel Bir zamanlar yoksul bir oduncu vardı. Oduncu, karısı, oğlu Hansel ve kızı Gretel yoksul bir yaşam sürüyorlardı. O kadar yoksullardı ki yiyecek bir şey bulamıyorlar, çoğunlukla aç yatıp aç kalkıyorlardı. Bir gün karısı, oduncuya çocukları hiç değilse onların bu yoksulluktan kurtulmaları için ormana bırakmayı önerdi. Çocuklar açlıktan uyumadıkları için anneleriyle babalarının konuşmalarını […]

Tamamını Okuyun