Caner-Karavit

CANER KARAVİT’İN “MANZARA TAPINAKLARI” RESİM SERGİSİ BAKRAÇ SANAT GALERİSİ’NDE

Sergi

Caner Karavit’in “Manzara Tapınakları” Resim Sergisi 3 Nisan’da Bakraç Sanat Galerisi’nde açılıyor. Sergi 23 Nisan 2021’de sonlanacak.

MANZARA TAPINAKLARI ÜZERİNE

İnsanın yerkabuğunu biçimlendirme içtepisi ilk olarak ihtiyaçlarından doğmuştur. Bu öncelikler barınma, savunma, tarım ve ticaret için yapılan ilk müdahalelerdi. Bu gereksinimler giderildikçe, ruhani içtepilerini karşılayacak başka biçimlendirme eylemleri doğdu; atalarını anmak için mezarlar, Tanrı ihtiyacı için tapınaklar vs. Bu iki doğayı biçimlendirme eylemi beraberinde estetik ihtiyaçları da getirdi. Manzaranın tapınaklar için seçimi ve şekillendirilmesinde, Tanrılara mesaj iletme, büyü yapma, doğayı taklit içtepisi, kötü ruhlardan ve doğa olaylarından korunma gibi konular temel alındı. İnsan, doğa olayları sonucunda manzaranın aldığı görünümlerden hep bir ifade çıkarmaya çalıştı. Güneşin uğursuz tutulmasının ve aniden öfkelenen gök gürlemesinin ne anlama geldiğini merak etti. Ağaç veya taşın ürkütücü bir aradalığı sonucu onların dünyasına aniden giren yaratıklar, kışın sert esen rüzgarların dehşet verici sesleri, yünsü bulutların uzaktan hayaleti andıran görünümlerinin oluşturduğu manzaralar atalarımızı çok korkutmuş olmalı. Hele doğada ufuk çizgisi ve odak noktasının kaybolduğu zamanlarda… John Berger: “Odak noktası olmayan manzara sessizlik gibidir. Size sırtını dönmüş bir sessizlik. Tanrı bile görsel bir tanık değildir orada, zira oraya bakmaya lüzum görmez Tanrı; görmeye değecek bir şey yoktur çünkü. Sırtı dönük manzaranın kuşatılmış bir sesin müziğidir. Son derece derin ve insani olup hayvan çığlığı gibi yankılanır” der. Öyleyse, bu manzaraların bir kehaneti olmalıydı. Böylece, manzara tapınaklarının görevlileri türedi. Kahinler Tanrıların sırtını döndüğü bu kapalı yolları açmak için uygun manzaralar seçtiler. Bu nedenle, derinleştirici vadiler ve dağlık manzaralar kutsallık kazandılar. Dağların ulaşılamaz yüce zirveleri, gökyüzü ve yer arasında ay ve güneşe ulaşmaları için bir aracıydılar. Böylece, zirvelerin aracılığından sonra insanoğlu kendi arabulucusunu kendi yaratmaya başladı. Manzaraları tapınaklaştırmakla yetinmediler, manzaranın elvermediği yerlerde yapay tepeler hatta dağlar da yarattılar. Cennetin kendilerinden uzaklaştığını hissettiklerinde, manzaralarını sahte cennete çevirdiler. İnsanın manzaralarına ruhanilik kazandırmak için tapınaklaştırma çabaları hiç durmadı ve yaptığı anıtsal işlerde aldığı mesafe bugün bile hepimizi şaşırmaktadır. Karavit, “Manzara Tapınakları” serisini oluşturan resimlerinde, bu manzaralara ev sahipliği yapan hayvanlarla, dağlardaki mağaraların oyuklarından veya vadilerin derinleştirici karanlık boşluğundan fırlayıp gelen sesiz müziği yakalamaya çalışıyor.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın