Burcu Görek

Burcu Görek: “Önlemler kapsamında oyunlarımızı oynayacağız. Umarım seyircimiz de oyunlara gelir”

Polat Yıldız

Geçtiğimiz tiyatro sezonunda Çıplak Vatandaşlar ve Uyandığımda Sesim Yoktu oyunlarında rol alan başarılı ve güzel oyuncu Burcu Görek ile ‘pandemi süreci, sanat ve ‘yeni normal sonrası’ üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.

Polat Yıldız: Pandemi sürecini nasıl geçirdiniz/değerlendirdiniz?

Burcu Görek: Türkiye 11 Mart’ta ilk vakayı açıkladığında biz yoğun bir şekilde (haftada 5 gün) Uyandığımda Sesim Yoktu oyunumuzu oynuyorduk. 12 Mart’taysa Zorlu Psm’de Çıplak Vatandaşlar Oyunu’nu oynadık. Bir gün sonra birçok tiyatro sahnesi etkinlikleri durdurdu. Haliyle ben de eve kapandım. Çok dingin ve stressiz bir zaman geçirdim. Çünkü evde olduğum halde bir şey kaçırmıyordum. Bir şey kaçırmama hissi zihnimi de dinlendirdi. Elbette hasta olanlar ya da hayatını kaybedenler için çok üzüntü duydum.

Tedbirli bir şekilde haftada bir alışverişe gittim. Her gün yalnız yürüyüşler yaptım. Karantina uzayınca annem geldi ve onunla yıllardır geçirmediğimiz kadar uzun ve güzel bir ev tatili geçirdik.

Süreçte bir sürü yemek öğrendim. Ama favorim kuşkonmazlı somondu.

Pandemi döneminde çokça kitap sipariş ettim. Okumadığım, okumak istediğim, tekrar okumak istediğim kırktan fazla kitabı bu sayede bitirmiş oldum. Bir de bu süreçte kendi kitaplarını yazan arkadaşlarım vardı. Onların ilk taslaklarını okuma şansım oldu. Bu da çok keyifli bir şey.

Bu süreçte çok güzel yayınlar keşfettim internette. Gezi’den sonra ilk kez televizyon seyrettim. O da akşam haberleri ve oturumlardı.

Bir de hayvanlarla daha fazla vakit geçirdim. Kuzenimin yavru köpeği Simba bende kaldı. Paha biçilmez bir şey. Sürekli sana sevgi veren bir canlı. Onların gözünden dünyayı görebilmek belki mümkün değil ama buna çok yaklaşmak, en ilkel duygularla bir şeyi sevmek, sonra onu özlemek hayata başka bir anlam katıyor. -Ben Simba’yı rüyamda görüyorum mesela. Sonra koşarak onu görmeye gidiyorum.-

Pandemi baya sakin bir hayat yaşattı bana ama o sakin günlerin de kendi içinde bir dinamizmi vardı. Bazı günler yetişemiyordum bile yapacaklarıma. Bazen tahminimden az okuyor, bazen az spor yapıyor, bazen de ev işlerini zor yetiştiriyordum. Tabi bunların hepsi tatlı bir telaş içinde oluyordu. Sakinliğin heyecanı içinde.

Burcu Görek

Polat Yıldız: Geçtiğimiz sezonu nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl bir sezon oldu?

 

Burcu Görek: Geçtiğimiz sezon tabi yarım kalan bir sezon oldu. Aslında gümbür gümbür yeni oyunlar geliyordu. Halihazırda oynanan çok güzel oyunlar da vardı. Yeni alternatif sahneler -örneğin bizim de prömiyerimizi yaptığımız Koma Sahne’si- oyun sahnelemenin yanında çeşitli etkinlikler de yapıyordu. Bence dinamik bir sezondu. Hem oyunlar hem seyirci için dört nala giden bir sezondu.

Polat Yıldız: Peki kontrollü sosyal hayat/yeni normal ile birlikte önümüzdeki sezonda nasıl bir tablo bekliyorsunuz?

Burcu Görek: Şimdilerde aşıya dair çok umut verici konuşmalar oluyor. Tüm felaketler gibi bu da geçecek ama insanoğlu kendine başka bir felaket bulmakta gecikmeyecek. O nedenle biz tedbirler kapsamında oyunlarımızı oynayacağız. Umarım seyircimiz de (bu tedbirler kapsamında) oyunlara gelir.

Polat Yıldız: Pandemi süreci ve karantina, tiyatroların kapanması, setlerin durması ve birçok oyuncunun işsiz kalması gibi olumsuzluklar doğurdu. Bunlar için neler söylersiniz? (Bununla birlikte pandemi sürecinde sanata ve sanatçıya bakışı nasıl değerlendirirsiniz?)

Burcu Görek: Tabi bizim sektör en kırılgan olanlardan biri. O nedenle her ne olursa ilk biz gideriz. Cephenin önünde savaşanlar gibi. Geçtiğimiz senelerde yaşanan korkunç bombalama hadiselerinde de bizim oyunlarımız iptal olmuştu. Bu pandemide de aniden duran işler elbette ödenekli tiyatroları ve orada çalışanları çok kötü etkiledi. Bizim işler tabi eğer güvenceli bir şekilde yapmıyorsanız geçicidir. O nedenle kazanabiliyorken, kazanamayacağınız zamanlar için eğer mümkünse birikim yapmanızı gerektirir. Keşke hem bize hem de diğer işsiz kalan insanlara devlet en azından bu pandemi süreci için destek olabilseydi. Şimdi üç ay aç kalan insanı artık nasıl pandemi var içeri gir diye eve sokabilirsiniz. O da sırça köşkünden konuşana sorar;  “Kiramı sen mi veriyorsun? Alışverişimi sen mi yapıyorsun?” diye.

Polat Yıldız: Bu süreçte tiyatroların/oyuncuların dayanışması için birtakım projeler geliştirildi. Şiirler okundu, etkinlikler gerçekleştirildi, imzalar toplandı… Peki bunlar ne ölçüde karşılık buluyor, başarılı olabiliyor mu?

Burcu Görek Burcu Görek: Dayanışma halinde olmak elbette güzel. Yalnız olduğunu bilmemek. Bazıları başarılı oldu bazılarıysa kişisel tatminin ötesine geçemedi. Diğerlerinin gidişatıysa süreç içinde daha belli olacak.

Polat Yıldız: Pek çok oyuncu/ekip online olarak seyircileriyle buluştu. Bu tür çalışmalar, yayınlar, online paylaşımlar vb. yaptılar. Bunları nasıl karşıladınız? Tiyatroda bu tip çalışmaların devamı gelir mi? Neler söylersiniz?

Burcu Görek: Bunu ben de çok düşündüm. Ekibimle de çok konuştuk. Ancak tiyatro o anda seyircinin ve oyuncunun bir arada olmasıyla cereyan eden bir sanat olması dolayısıyla videolar, online bağlantılar beni pek kesmedi. En çok İngiltere’nin Ulusal Tiyatro’sunun iki günlüğüne açtığı oyunları takip ettim. Onlar da bir tiyatro gibi değil neredeyse sinema filmi gibi çekilmişti. Buna rağmen sadece Frankenstein’ı baştan sona seyredebildim.

Polat Yıldız: Pandemi süreci sizde ne gibi değişikliklere yol açtı, ne gibi durumların öne çıkmasını, sorgulanmasını sağladı?

Burcu Görek: Açıkçası büyük bir aydınlanma yaşadım diyemem. Zaten hayatımda değer verdiğim önceliğim olan şeyler maddi şeyler değildi. Sadece şunu söyleyebilirim; daha az insanla görüşmek daha kötü değil. Zaman kıymetli. Kaliteli zaman geçirmeyeceğimi bildiğim biriyle/birileriyle görüşmek yerine kitap okumayı tercih edecek duruma geldim. Ama kitaplarla da sohbet edilemiyor-yani bildiğimiz anlamda-. Elbette dostlarla , gerçek olan insanlarla görüşmek daha da önemli oldu. Bir de yazma konusuna daha ağırlık vermeye başladım. Neticede söz uçuyor, yazı baki.

Polat Yıldız: Yeni sezon için sizin ne gibi hazırlıklarınız var?

Burcu Görek: Yeni sezon için hem önceden oynadığımız sahnelerle hem de yeni açılan sahnelerle görüşüyoruz. Sahneler yarı kapasiteyle hizmet vereceği için bizim Uyandığımda Sesim Yoktu  oyunumuz bile eskiye göre daha büyük salonlarda oynayacak bir süre.

Yeni projelerimiz için de yönetmenimiz Tamer Levent ile interaktif dijital bir tiyatro ortamını nasıl kuracağımızla ilgili çalışıyoruz.

Biz yeni koşullarla oynamaya devam edeceğiz. Seyircinin de bizimle aynı dayanışma içinde olacağını umuyorum.

Polat Yıldız: Bu sürecin doğru yönetilebildiğini düşünüyor musunuz?

Burcu Görek Burcu Görek: Sanırım süreci yönetmeyi tüm dünya deneyimleyerek öğrendi. Ülkeler hep kendinden önce Covid 19’a yakalanıp yüksek vakalar görülen ülkeler ne yaptı onlara baktı. Misal Türkiye hep İtalya örneği üstünden gitti. Daha doğrusu nasıl İtalya gibi olmayız diye hareket etti. Açıkçası sürecin nasıl yönetildiğini bu süreçten sonra değerlendirebileceğiz ama sanırım ilk vaka tespiti geç kaldığı için iyice memlekete yayılmış durumda pandemi. Bir de hala akıl almaz tedbirsizlikler, korona olduğunu saklama gibi şeyler var ki bunlar inanılır gibi değil.

Polat Yıldız: Pandemi sürecinde en çok hoşunuza giden ve en çok şikâyetçi olduğunuz durumlar ne oldu?

Burcu Görek: Evde vakit geçirmeyi, zorunlu da olsa çok az insanla görüşmeyi sevdim. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, vurdumduymazlık ve kötücülük rahatsız etti beni.

Burcu Görek kimdir?

İstanbul doğumludur. Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği lisans, Kadir Has Film Drama, Oyunculuk bölümü Yüksek Lisans mezunudur. İstanbul’da özel tiyatrolarda, sinema ve reklam filmlerde rol almaya devam etmektedir.

Tiyatro oyunları:

• 2019, Çıplak Vatandaşlar, Jane, Laçin Ceylan
• 2019, Uyandığımda Sesim Yoktu, Kassandra, Tamer Levent
• 2016-2018 Binde Bir Gece Diyalogları, Galip Erdal, Sakm
Burcu Görek• 2015-2018 Frankenstein, Şakir Gürzumar, Sakm
• 2013-2014 Rainman, Kemal Başar, Tiyatro Keyfi
• 2012-2013 Keşanlı Ali Destanı, Ahmet Mümtaz Taylan, Sakm
•2012 Martı, Nina, Mehmet Önder, Sakm
•2010 Kozalar (İngilizce), Kemal Başar, Sakm
• 2009 Antigone, Antigone, Çolpan İlhan, Sakm

Filmleri:

•İdealist, Ülkü, Sinan Çetin 2019
•Fındıklar Kırılırken, Saliha, Tolgay Hiçyılmaz, 2017

Dizileri:

•Sen Benimsim, Hale, Kudret Sabancı, Fox Tv, 2015

Reklam Filmleri:

•Süt Diyarı, 2017-2018-2019
•P&G Milli Takım Reklamı, 2017
•Karaca 2017

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir