British Museum’da Türkiye’den çalınanlar sergileniyor

Yaşam

İngiltere Londra’daki British Museum ’da açılan ‘Troy: Mit ve Gerçek’ sergisi Türkiye’den Heinrich Schliemann’ın çaldığı eserlerden oluşuyor. Müzenin Ödünç Alma Politikaları’nda çalıntı eserlerin kullanılmayacağı belirtilse de müze yöneticileri maddeleri çiğnemekten çekinmiyor.
Londra’daki British Museum’da, Türkiye’den kaçırılan ve dünyadaki çeşitli yerlerde tutulan eserlerden oluşan Troya Sergisi açıldı. Özel bir salonda ziyarete açılan “Troy: Mit ve Gerçek” adlı sergide, yaklaşık 300 eser yer alıyor.

Alman tüccar ve amatör arkeolog Heinrich Schliemann’ın Osmanlı’dan kaçırdığı ve günümüzde tutuldukları ülkelerden kiralanan Troya eserleri, serginin parçalarını oluşturuyor.

Sergiyle bir tezat oluşturacak biçimde, British Museum’un Ödünç Alma Politikaları arasında şu madde bulunuyor: “British Museum Heyeti, çalındığı, yasa dışı bir şekilde ihraç edildiği veya yasadışı olarak kazıldığı bilinen nesneleri içeren hiçbir sergiye katkıda bulunmayacaktır.” Maddeye rağmen müze yöneticileri hiç bir geri adım atmadı.

Almanya’daki Berlin Müzesi, İngiltere’deki Ashmolean Müzesi ve Danimarka Ulusal Müzesi’nden getirilen eserler arasında, çömlekler, gümüş kaplar, bronz silahlar, heykeller ve lahitler bulunuyor.

Ancak Rusya’nın başkenti Moskova’daki Puşkin Müzesi’nde sergilenen Altın Troya Hazineleri’nin orijinalleri yerine sadece iki takının 19. yüzyılda yapılan imitasyonuna yer veriliyor. British Museum sergiyi şu sözlerle anlatıyor: “Helen’in kaçırılmasından, Truva Atı aldatmacasına ve kentin çöküşüne kadar, bu olağanüstü yeni sergide mit ve gerçeklik arasındaki çizgiyi takip edin.Troy: Mit ve Gerçek sergisi, 8 Mart 2020’ye kadar devam edecek.

PROTESTOLU AÇILIŞ

Homeros’un ünlü İlyada ve Odysseia destanlarına konu olan ve Çanakkale sınırları içinde bulunan kente ve yaşanan savaşa ilişkin Roma İmparatorluğu ve sonrasındaki dönemlerde yapılan eserler de sergi kapsamında görülebiliyor. Sergi açılışı protestolara da ev sahipliği yaptı. Göstericiler hem serginin sponsorunun BP olmasına hem de sergide çalıntı eserler kullanılmasını protesto etti. Müze yöneticilerini istifaya davet eden göstericiler, üzerinde müzedeki eserlerinde çalıntı olduğu yazan dev pankart açtı.

YAĞMALARINI HALKTAN SAKLIYORLAR

Geçen haftalarda önde gelen insan hakları avukatı Geoffrey Robertson, British Museum’u en büyük çalıntı kültürel eser sergileyen kurum olmakla suçlamıştı. Geoffrey Robertson, “British Museum dünyanın en büyük çalıntı mal alıcıları haline geldi ve yağmalarının büyük çoğunluğu halka açık sergilenmiyor” dedi. Robertson, British Museum, Paris’teki Louvre ve New York’taki Metropolitan gibi “saldırganlık, hırsızlık ve ikiyüzlülük savaşları ile çalınan halkların kıymetli mirasını kilitleyen” müzeleri eleştirdi.

TELAFİNİN YOLU İADE

Robertson’ın bu görüşleri yazdığı, Who Owns History? Elgin’s Loot and the Case of Returning Plundered Treasure (Tarihin Sahibi Kim? Elgin Mermerleri Talanı ve Yağmalanmış Hazinenin Geri Döndürülmesi Meselesi) kitabında da geçiyor. Robertson, “Politikacılar, eski imparatorluklarının suçları için az ya da çok samimi özür dileyebilirler, ancak şimdi bunu telafi etmenin tek yolu Mısır, Çin, Afrika, Asya ve Güney Amerika toplumlarının yıkımını iade etmektir” diyor.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir