Hüseyin Mert

Asya Portreleri

Hüseyin Haydar

Gök Ekini Biçmiş Gibi

 

Trabzon limanında bir martı ağlıyor,

Ağlama garip martı ağlama!

Bırak ağlasın diyor eski deniz feneri:

Doya doya ağlasın bugün.

Çakar yine bir fedainin ışığı gökten beri,

Gözyaşı aydınlatır gölgeli yürekleri.

 

Dolunaylı pencerede bir kadın ağlıyor,

Ağlama garip anam ağlama!

Bırak ağlasın diyor Yomra çeşmeleri:

Gözyaşları yıkar paklar yaralı bedenleri.

Yazgı değil, kayadan kopmuş belli:

Kendini soğuk su ile yuyanlar,

Vatanın gülü sizin, dikeni bizim diyenler

 

Çıkmadan yola, doldurdu evi ruhu.

Dedi ki karayemiş ağaçları:

Görüyor musunuz karayel döndü geri,

Büyüdükçe umudu, şenlenirdi Karadeniz.

Bırakın bu işleri dedi Eren Bülbül:

Böyledir, gülden önce çiçeklenir gülün nuru.

 

Hayır, diyor Yomra camisi, bu bir ilahi,

Aynı imanla inler, sen ne dersen de!

Giderken söyler yükselen Asya türküsünü.

Ağasar dereleri bulanık aksa da,

Görünürdü birden gönlünün en derin yeri.

 

Dedi ki Hüseyin Mert de: Eren haklı abi,

Bizim biçilen varlığımız baştan ekili:

Kimimiz biter kimimiz yiter!

İliğimizden verdik, dönüp bakmadık ki,

Vatanda göz açıp vatanda yumduk,

Verin beni toprağıma, dönüp bakmayın geri!

Hüseyin Haydar

Etiketler

Bir Yanıt Yazın