Abdülkadir-Günyaz

ABDÜLKADİR GÜNYAZ’IN ARDINDAN…

Nevzat Yılmaz

1 ay önce konuştuğunuz ve geleceğe ilişkin planlar yaptığınız bir değerin ölümü yıkıyor insanı. Ölüm bu kez Abdülkadir Günyaz’ın yolunu gözlüyormuş meğer.

2020.. Keşke bu yıl, iki 20’nin yan yana yazılışı kadar basit olup yaşamımızdan çekilip gidiverseydi. Olmuyor. Biz şimdilik yolumuza kaplumbağa hızında, Pirus Zaferi kazanmış gibi koyulmuş gidiyoruz.

ÖLÜMÜN KAYIT TUTUCUSU OLDUK

Abdülkadir Günyaz, Bab-ı Ali’nin el yordamı ile kurumsallaşmaya açılan yıllarının tanığı oldu. Kimleri tanıdı, kimlerle çalıştı? Sonunda sanat eleştirmenliğinde karar kıldı.

1932 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu. 1956 yılında gazeteciliğe adımını attı. Yaşamında TRT önemli bir yer tutsa da Bab-ı Ali’nin belleği gibiydi.

İşte bu pırıl pırıl bir belleği ile ansiklopedilerin yazamayacağı, özel anılara, bilgilere sahipti. Bir ay kadar önce telefonla konuşmuş, küresel salgın sonrası için sözleşmiştik. O anlatacak, ben kaydedecektim. Heyecanlandı. “Olur mu Ağabey” dedim. “Onur duyarım” yanıtını verdi.

Aslında ben kendime yenilmiştim.  Kendimin koyduğu ve çiğnenirse bir daha yakalanmayacak o fırsatı, olanağın geri gelmeyeceğini bile bile küresel salgın korkusundan tepmiştim. Ya Abdülkadir Günyaz’a virüs bulaştırırsam, taşıyıp onu tehlikeye atarsam…

Benim bulaştırmama gerek kalmadan bulaşmış meğer… Azraille sözleşmemiz yok ama zamanı dolu dolu değerlendirmek elimizde.

Kaçırdık işte… O özel anılar, bilgiler, o değerin virüse yenilmesiyle tarihin karanlık sularına gömülüverdi. Kuşkusuz anılarımızda, belleklerimizde o bilgiler bir süre daha yolculuklarını sürdürecekler. Kayda geçmeden, gelecek kuşakların erişiminden uzak, sonra unutulacaklar…

Küresel salgına dek Abdülkadir Günyaz, uzattığım mikrofona, kayıt düğmesine bastığım kameraya nazlanmadan, görev bilerek her ay 7-8 sergiyi değerlendirdiğini gerçeğini gözardı edemem.

Renkli kişiliğiyle o da Kaya Özsezgin gibi, her etkinliği ama özellikle de sergileri kaçırmamaya çalışan bir değerdi. Sanat dünyasında izler bıraktı.

MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ YAŞAMINI KARARTI

Araba devrildikten sonra yol göstermek gibi olmasın ama, Levent’te Abdülkadir Günyaz’a kurye ya da motosiklet sürücüsü çarptı ve kaçtı. Düşenin 90’ına merdiven dayamış bir insan olduğunu hiç düşünmeden…

KIRIK-ÇIKIKLARLA UZUN SÜRE SAVAŞTI

Bir yığın kırık çıkıkla savaştı ilerlemiş yaşında. İlaçlar, tedaviler, yan etkiler, ağrılar, sızılarla geçen neredeyse 2 yıl. Yaş etkeni eklenince, direnç düştü ve küresel salgına yenildi.

Sanat Hayatı’nın 22 Kasım 2020 tarihli bölümünde konuk ettik onu. 10 Kasım’da 15 Kasım’daki iki konuşmamızda izlencenin çekim tarihini kararlaştırdık.

O yazdıklarıyla hep aramızda olacak. Genç bir ressamın sergisi ya da usta bir adın sergisi olduğunda eksikliğini duyacağız.

Küresel salgın nedeniyle ölümün kayıt tutucusu olduk. Ve dostlarımızın ardından şu da artık yok, bu da artık yok demekten başka elimizden bir şey gelmiyor.

Güle güle Abdülkadir Günyaz, güle güle Bab-ı Ali’nin kıdemli adı…

Güle güle Abdülkadir Ağabey…

NOT: Abdülkadir Günyaz’ın Sanat Hayatı’nda Zafer Bilgin’in sorularını yanıtladığı son program 22 Kasım 2020 tarihine taşıyor. Anısına saygıyla anımsatmak istedim…

Etiketler

Bir Yanıt Yazın