26 Eylül Türk Dil Bayramı

26 Eylül Türk Dil Bayramı, Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu…

Orhan Ayber

Bugünkü yazımın ana konusu, 76.  Birleşmiş Milletler toplantısı. “Bu toplantıda dünyanın geleceği nasıl şekillenecek.” konusunu yazacağım.

Ancak öncelikle 26 Eylül Türk Dil Bayramı konusunda düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

Bu bayramı çok önemsiyorum.   Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dili ile ilgili sözleri çok önemli.

– Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyanın en güzel en zengin dilidir;  her Türk dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır.

– Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde; ahlakını, göreneklerini, kısaca bugün kendisini millet yapan her niteliği dili sayesinde koruduğunu görüyor. Türk dili Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.

– Türk milletindenim diyen kişi her şeyden önce kesinlikle Türkçe konuşmalıdır.

– Türk dilinin kendi benliğine, özündeki güzellik ve zenginliğe kavuşması için bütün devlet kurumlarımızın ilgilenmelerini isterim.

–  Başka dillerden alınmış her bir sözcüğe karşılık olarak dilimizde en az bir sözcük bulmalıyız.

Bugün dilimizdeki Arapça, Farsça gibi sözcüklerden dilimizi kurtararak Türkçemizin zenginliğine öncülük yapan büyük Ata’mızın anıları önünde saygı ile eğiliyorum. Ve onun yolundan giden, duru Türkçemizin oluşumuna katkı koyan tüm yazarlarımıza saygılarımı sunarım. Onların bu katkıları ile kitap okuma konusunda Avrupa ülkeleri ile aramızdaki farkı kapatmak şansını yakaladık. Özellikle son günlerde Anadolu’da pek çok ilçemizde kitap fuarlarına tanık oluyoruz.

Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurul Toplantısı ile ilgili görüşlerim ve yorumlarım:

1) BM 76. genel kurul toplantısına; 83 Devlet Başkanı 55 Hükümet Başkanı 23 ülke Dışişleri Bakanı düzeyinde katıldı. 26 ülke ise video konferansla dâhil oldu.

2) Bu toplantıda, dünyanın yeni düzeni uluslararası ilişkilerin yeniden şekillenmesi konuları ön plandaydı. Ancak ülkemizde sadece Sayın Erdoğan’ın ABD başkanı Biden ile görüşüp görüşmeyeceği ön plana çıktı.

Küresel güçler bu toplantıda her konudaki görüşlerini açıkladılar… Bu toplantıdan sonuç çıkarmak için liderlerin konuşmalarına ulaştım.

3) BM 76. Genel Kurulunun en olumlu yanının, iklim krizi ve buna bağlı olarak aşırı hava olayları,  hızla yaklaşan küresel açlık gibi konuların öneminin anlaşılması olarak görüyorum.

4) Bu gelişmelerden etkilenen Sayın Erdoğan’ın Paris İklim Anlaşmasını kabul etmesi ve kasım ayı içerisinde TBMM’ye getirme iradesi oluştu (Umarım muhalefet partileri de Paris İklim Anlaşmasını mecliste destekler.)

5) Genel Kurulda Erdoğan’ın Biden ile görüşme isteğini büyük bir kaygı ile izledim görüşme talebinin reddedilmesini ülkemiz için bir kazanç olarak değerlendirdim. Bizim ülkemizin ABD ile hiç bir ortak çıkarı yoktur. Ülkemiz için uygun gördüğü Ilımlı İslam gibi yaklaşımlarla, ülkemizde laik düzeni yıkmak için pusuda bekleyen bazı tarikat ve cemaatleri cesaretlendirmiş, ülkemizin kurucu önderine saldırmalarına çanak tutmuş,  kendi ülkesindeki cahil bir imamı kullanarak kahraman ordumuza tuzaklar kurulmasına neden olmuştur.

6) ABD Dışişleri Bakanı Bilinken’e (aslında çok kurnaz bir siyasetçidir)  ABD’nin en büyük küresel rakipleri olan Rusya’nın en duyarlı olduğu Kırım meselesinin Ukrayna olduğu, ayrıca diğer rakip olarak gördüğü Çin devletinin çok duyarlı olduğu Sincang-Uygur bölgesindeki Uygur Türklerine sözde zulüm yapıldığını söylettiler ve ülkemiz için çıkarları olan iki ülke ile aramızı açtıktan sonra Biden çok anlamsız bir konuşma yaptı ve New York şehrini terk etti.

Amerika’daki büyükelçimize yapılan davranış affedilemez. Biden Türk büyükelçisinin güven mektubunu halen kabul etmedi. Bu ülkemize yapılan büyük bir hakarettir. Bunun cevabı bizim büyükelçimizi geri çekmek ABD büyükelçisini de istenmeyen adam ilan edip ülkesine geri yollamaktır… Sözüm onurlu şerefli bir TÜRKİYE görmek isteyenlere…

7)  Bu ayın 29’unda Sayın Erdoğan Rusya’ya (Soçi) gidecek. Görüşmelerde hangi konuların masada olacağı Rusya Dışişleri Bakanı tarafından açıklandı.  Bu konu Suriye meselesi olacak. Ancak unutulmasın ki kısa bir süre önce Putin Suriye devlet başkanını ağırladı. Orada Suriye devletinin toprak bütünlüğü teyit edildi ve tüm yabancı güçlerin Türkiye dâhil  (İdlip) Suriye’yi terk etmeleri gerektiği ifade edildi. Yani açıkçası Erdoğan’ın Rusya gezisi biraz sancılı geçecek.

8) İşte tam bu anda yeni bir gelişme oldu haber yandaş medyaya bomba gibi düştü. Haber şöyleydi G20 toplantısında Biden Sayın Erdoğan ile yüz yüze görüşebilirdi Bu haber tam Rusya gezisi öncesi geldi. Türkiye’nin küresel güçlerin kendi aralarındaki çekişmelere alet olmasını asla içime sindiremiyorum.

9) Türkiye Küresel güçlerin aralarındaki gerilimleri ülkemizin çıkarları için kullanmasını sağlamalıdır. Örneğin, Fransa İngiltere’den çok büyük kazık yedi. Hatta Avrupa Birliği, ABD ve İngiltere’nin arası açıldı. Fransa’nın önümüzdeki günlerde Türkiye’ye yaklaşacağını tahmin ediyorum. Önce şu gerekli: Türkiye diplomasisini çok önemsemeli. Önümüzde çok fırsatlar olacaktır.

10) BM 76. Genel Kurulu ülkemiz için sonsuz fırsatlar yaratıyor. (Tüm katılan ülkelerin görüşlerini değerlendirdikten sonra)  Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ümüze layık bir ülke olmalıyız.

Bu yazı 26 Eylül tarihinde yazılmıştır.

Etiketler

Bir Yanıt Yazın